Geri Dön

Selektif asitleme protokolleri ile uygulanan farklı adeziv sistemlerin retrospektif olarak klinik performanslarının değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of the clinical performance of different adhesive systems applied with selective etching protocols

  1. Tez No: 1014937
  2. Yazar: GÖKÇE YILDIZ DURAKÇAY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AYŞE TUĞBA ERTÜRK AVUNDUK
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu retrospektif tez çalışmasının amacı, farklı adeziv sistemlerin self-etch ve selektif mine asitleme protokolleri altında uygulanmış Sınıf I kompozit rezin restorasyonların 18 aylık klinik performanslarının Modifiye USPHS ve FDI klinik değerlendirme kriterlerine göre karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesidir. Çalışmaya, Ocak 2024–Haziran 2024 tarihleri arasında Mersin Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Kliniği'nde tek bir operatör tarafından rutin tedavi kapsamında uygulanmış olan 91 hastaya ait toplam 138 posterior Sınıf I kompozit rezin restorasyon dosya kayıtları taranarak dahil edilmiştir. Restorasyonlar, kayıtlarda belirtilen adeziv sisteme ve uygulama protokolüne göre; Clearfil™ SE Bond (CSE), selektif mine asitlemesi uygulanmış Clearfil™ SE Bond (CSE+SE), Tokuyama Bond Force II (TBF), selektif mine asitlemesi uygulanmış Tokuyama Bond Force II (TBF+SE), Gluma Bond Universal (GBU) ve selektif mine asitlemesi uygulanmış Gluma Bond Universal (GBU+SE) olmak üzere altı gruba ayrılmıştır. Tüm restorasyonlar nanohibrit kompozit rezin materyali (Clearfil Majesty Esthetic) kullanılarak restore edildiği kayıtlardan teyit edilmiştir. Klinik değerlendirmeler restorasyon uygulamasından sonraki 3., 6., 12. ve 18. aylarda iki bağımsız ve kalibre araştırmacı tarafından Modifiye USPHS ve FDI kriterleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS ve R paket programları kullanılarak yapılmış; kategorik verilerin karşılaştırılmasında Monte Carlo düzeltmeli Fisher'ın kesin testi ve Bonferroni düzeltmeli Z testi, grup ve zaman etkilerinin değerlendirilmesinde ise Genelleştirilmiş Tahmin Denklemleri (GEE) binary lojistik regresyon modeli kullanılmıştır (p<0,05). Takip sürecinin sonunda 90 hastaya ait 136 restorasyon değerlendirilmiş ve geri çağırım oranı %97,8 olarak belirlenmiştir. Gruplar arasında yaş, cinsiyet ve restore edilen diş dağılımı açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Modifiye USPHS kriterlerine göre 18. ay değerlendirmesinde marjinal renklenme (p=0,002), anatomik form (p=0,016) ve yüzey yapısı (p<0,001) kriterlerinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. GEE analiz sonuçlarına göre CSE+SE grubunda GBU+SE grubuna kıyasla marjinal renklenmede Bravo skorunun görülme olasılığı daha düşük bulunmuştur (OR=0,048; %95 GA: 0,005–0,431; p=0,007). Ayrıca CSE+SE ve TBF+SE gruplarında GBU+SE grubuna göre yüzey yapısında Bravo skoruna geçiş olasılığı daha düşük belirlenmiştir (sırasıyla OR=0,181; p=0,004 ve OR=0,299; p=0,027). Zaman değişkeni değerlendirildiğinde marjinal renklenme ve yüzey yapısı kriterlerinde klinik bozulma olasılığının takip süresi ile arttığı gözlenmiştir (p<0,05).FDI kriterlerine göre tüm adeziv uygulama stratejileri 18 aylık takip süresi boyunca klinik olarak kabul edilebilir performans göstermiştir. Gruplar arasında yalnızca 18. ay değerlendirmesinde marjinal adaptasyon (p=0,003) ve marjinal lekelenme (p=0,007) kriterlerinde anlamlı farklılık belirlenmiştir. İkili karşılaştırmalarda CSE grubunun CSE+SE, TBF+SE ve GBU+SE gruplarına göre daha yüksek klinik performans gösterdiği saptanmıştır. Diğer FDI kriterleri açısından takip dönemleri boyunca gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak, değerlendirilen tüm adeziv uygulama stratejileri 18 aylık takip süresi boyunca klinik olarak kabul edilebilir sonuçlar göstermiştir. Bununla birlikte, adeziv uygulama protokolünün özellikle marjinal kalite ve yüzey özellikleri üzerinde zamanla farklı etkiler oluşturabileceği belirlenmiştir. Modifiye USPHS kriterlerine göre selektif mine asitlemesi ile uygulanan iki aşamalı self-etch adeziv sistemin marjinal renklenmeye karşı daha düşük bozulma riski gösterdiği, FDI kriterlerine göre ise iki aşamalı self-etch adeziv sistemin marjinal adaptasyon ve marjinal lekelenme açısından daha yüksek klinik performans sergilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Özet (Çeviri)

The aim of this retrospective thesis study was to comparatively evaluate the 18-month clinical performance of Class I resin composite restorations placed using different adhesive systems under self-etch and selective enamel etching protocols according to the Modified United States Public Health Service (USPHS) and Fédération Dentaire Internationale (FDI) evaluation criteria. A total of 138 posterior Class I resin composite restorations placed in 91 patients as part of routine clinical treatment by a single operator at the Department of Restorative Dentistry, Faculty of Dentistry, Mersin University, between January and June 2024 were retrospectively identified through patient records and included in the study. Based on the adhesive system and application protocol documented in the clinical records, restorations were allocated into six groups: Clearfil™ SE Bond (CSE), selective enamel etching + Clearfil™ SE Bond (CSE+SE), Tokuyama Bond Force II (TBF), selective enamel etching + Tokuyama Bond Force II (TBF+SE), Gluma Bond Universal (GBU), and selective enamel etching + Gluma Bond Universal (GBU+SE). Clinical records confirmed that all restorations had been restored using the same nanohybrid resin composite material (Clearfil Majesty Esthetic). Clinical evaluations were performed at 3, 6, 12, and 18 months by two independent calibrated examiners using the Modified USPHS and FDI criteria. Statistical analyses were conducted using SPSS and R software. Fisher's exact test with Monte Carlo simulation and Bonferroni-adjusted Z tests were used for categorical comparisons, whereas generalized estimating equations (GEE) binary logistic regression models were applied to evaluate group and time effects (p<0.05). At the end of the follow-up period, 136 restorations in 90 patients were available for evaluation, corresponding to a recall rate of 97.8%. No statistically significant differences were observed among the groups regarding age, sex, or distribution of restored teeth (p>0.05). According to the Modified USPHS criteria, significant intergroup differences were detected at the 18-month evaluation for marginal discoloration (p=0.002), anatomical form (p=0.016), and surface texture (p<0.001). GEE analysis revealed that the probability of receiving a Bravo score for marginal discoloration was significantly lower in the CSE+SE group than in the GBU+SE group (OR=0.048; 95% CI: 0.005–0.431; p=0.007). Furthermore, the likelihood of deterioration to a Bravo score for surface texture was significantly lower in the CSE+SE (OR=0.181; p=0.004) and TBF+SE (OR=0.299; p=0.027) groups compared with the GBU+SE group. Time was identified as a significant factor for marginal discoloration and surface texture, indicating an increased probability of clinical deterioration over the follow-up period (p<0.05). According to the FDI criteria, all adhesive application strategies demonstrated clinically acceptable performance throughout the 18-month follow-up period. Significant differences among groups were observed only at the 18-month evaluation for marginal adaptation (p=0.003) and marginal staining (p=0.007). Pairwise comparisons indicated that the CSE group exhibited significantly better clinical performance than the CSE+SE, TBF+SE, and GBU+SE groups. No significant intergroup differences were detected for any other FDI criteria during the follow-up period (p>0.05). All adhesive application strategies evaluated in this study demonstrated clinically acceptable outcomes over the 18-month follow-up period. However, the adhesive application protocol appeared to exert differential effects on marginal quality and surface characteristics over time. According to the Modified USPHS criteria, the two-step self-etch adhesive combined with selective enamel etching exhibited a lower risk of marginal discoloration. In contrast, according to the FDI criteria, the two-step self-etch adhesive system demonstrated superior clinical performance in terms of marginal adaptation and marginal staining.

Benzer Tezler

  1. Minenin çürüksüz servikal lezyonlarında akışkan kompozit uygulamalarının değerlendirilmesi

    Evaluation of flowable composite applications in non-carious cervical lesions

    MÜNEVVER SÖĞÜT ÇETİN

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Diş HekimliğiEge Üniversitesi

    Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HANDE KEMALOĞLU

  2. 3 boyutlu yazıcı sistemleri ile üretilen kompozit restorasyonların klinik performanslarının direkt kompozit restorasyonlarla karşılaştırılması

    Clinical performance assessment: Composite restorations produced by 3d printing systems and direct composite restorations

    HATİCE KARAGÖZOĞLU

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Diş HekimliğiSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİĞDEM EREN

  3. Farklı asitleme teknikleri kullanılarak uygulanan kompomer restorasyonlarda mikrosızıntının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi

    Comparative evaluation of microleakage in compomer restorations using different etching techniques

    BETÜL BÜŞRA URSAVAŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Diş HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TUĞBA BEZGİN

    PROF. DR. BURAK BİLECENOĞLU

  4. Selektif immünglobulin a eksikliği olan otoimmün ve/veya inflamatuar hastalığı olan ve olmayan hastalarda sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırılarak immünfenotipin değerlendirilmesi.

    Evaluation of immunophenotype in patients with selective immunoglobulin a deficiency with and without autoimmune and/or inflammatory diseases compared to a healthy control group.

    BEGÜM POŞUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DENİZ NAZİRE ÇAĞDAŞ AYVAZ

  5. Recycling and reuse of metals with deep eutectic solvents: A green and circular approach for the resynthesis of NMC cathodes from li-ion battery nmc cathode materials

    Derin ötektik çözücüler ile metallerin geri dönüşümü ve yeniden kullanımı: li-iyon pil NMC katotlarından yeşil ve döngüsel bir yaklaşımla yeniden NMC katot sentezi

    GİZEM BURCU BİLGİN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    Metalurji Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BİLLUR DENİZ KARAHAN