Geri Dön

POLİKİSTİK OVER SENDROMLU HASTALARDA SERUM FRAKTALKİN SEVİYELERİNİN, OKSİDATİF STRES MARKERLARININ VE KOMMON KAROTİS ARTER İNTİMA MEDİA KALINLIĞININ KARDİYOVASKÜLER SONUÇLARA ETKİSİ

POLİKİSTİK OVER SENDROMLU HASTALARDA SERUM FRAKTALKİN SEVİYELERİNİN, OKSİDATİF STRES MARKERLARININ VE KOMMON KAROTİS ARTER İNTİMA MEDİA KALINLIĞININ KARDİYOVASKÜLER SONUÇLARA ETKİSİ

  1. Tez No: 1015049
  2. Yazar: KÜBRA ÖZPINAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEYİT TEMEL CEYHAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Fraktalkin, kardiyovaküler hastalık, kommon karotis arter intima media kalınlığı, MDA, oksidatif stres, PKOS, TOS, Fractalkine, cardiovascular disease, common carotid artery intima-media thickness, MDA, oxidative stress, PCOS, TOS
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Araştırmaları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kadın Araştırmaları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET ÖZPINAR, K. (2025). Polikistik Over Sendromlu Hastalarda Serum Fraktalkin Seviyelerinin, Oksidatif Stres Markerlarının ve Kommon Karotis Arter İntima Media Kalınlığının Kardiyovasküler Sonuçlara Etkisi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Tıpta Uzmanlık Tezi, Ankara, Türkiye. Amaç: Polikistik over sendromu (PKOS); heterojen, multisistem ve kompleks bir durumdur. Kullanılan tanı kriterlerine göre reprodüktif çağdaki kadınların %10-13'ünü ve adölesan kızların %3-11'ini etkiler. Güncel olarak daha çok 2003 Rotterdam tanı kriterleri kullanılmaktadır. Hiperandrojenizm (HA), ovulatuar disfonksiyon ve polikistik over morfolojisi (PKOM) olmak üzere üç özellikten ikisinin varlığında tanı konulur. Majör kardiyovasküler risk faktörleri (diyabet, hipertansiyon, dislipidemi) PKOS'lu kadınlarda anlamlı derecede daha yüksek oranda görülmektedir. Ancak, hücresel yaşlanmanın PKOS ve buna bağlı kardiyovasküler risk üzerindeki etkisi net değildir. Amacımız PKOS tanılı hastaların kardiyovasküler hastalık riskini farklı parametreler kullanarak öngörmektir. Yöntem: 18-45 yaş arası kadın cinsiyette Rotterdam kriterlerine göre PKOS tanısı olan 45 kadın ile 42 sağlıklı kadın çalışmaya dahil edildi. Her 2 gruptan da follikül uyarıcı hormon (FSH), luteinize edici hormon (LH), E₂ (östradiol), prolaktin, tiroid uyarıcı hormon (TSH), serbest testosteron, 17-hidroksiprogesteron (17-OHP), açlık insülin, açlık kan şekeri, dehidroepiandrosteron sülfat (DHEA-S), total oksidan seviye (TOS), malondialdehit (MDA), fraktalkin, total kolesterol (TK), düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (LDL-c), yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol (HDL-c), TG, homosistein, C-reaktif protein (CRP), kommon karotis arter intima media kalınlığı (KKA İMK) verileri ile kardiyovasküler hastalık (KVH) risk değerlendirilmesi yapıldı. Bulgular: PKOS'lularda, fenotip A ve B olanlarda yaş, gravida ve pariteleri diğer gruplardan anlamlı derecede düşük; fraktalkin değerleri PKOS'lu grupta normal kadınlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük idi. Normal grupta vücut kitle indeksi (VKİ) arttıkça MDA değerlerinde anlamlı artış olduğu, PKOS'lularda ise yaş artıkça total oksidan seviye (TOS), değerlerinde artış olduğu, VKİ artıkça fraktalkin değerlerinde azalma olduğu ve bunların istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. PKOS'lularda normal gruba göre CRP, serbest testosteron, LH, LH/FSH, DHEA-S, 17-OHP değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek kommon karotis arter intima media kalınlığı sağ ve sol için ise anlamlı derecede düşük bulundu. PKOS'lularda normal gruba göre CRP tüm fenotipler için yüksek, LH/FSH oranı A, C ve D fenotipinde yüksek, DHEA-S ise yalnız A fenotipinde diğer gruplara göre anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. Normal grupta HDL-c yüksek olanların TOS değerleri de yüksek, LH yüksek olanların MDA sonuç değerleri istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olduğu, PKOS grubunda FSH'ın artması ve açlık insülin değerlerinin azalması fraktalkin değerlerini istatistiksel olarak anlamlı derecede artırdığı bulunmuştur. Sonuç: PKOS'lularda yaş artıkça TOS değerlerinde artış olması, KVH hastalık riskini göstermede erken safhada kullanılmaya uygun bir belirteç olabileceğini göstermektedir. Normal grupta VKİ arttıkça MDA değerlerinde anlamlı artış olması, VKİ artışının normal grupta hormonal parametrelerden etkilenmekle birlikte kardiyak belirteç olarak uygun olduğunu düşündürmektedir. Fraktalkin değerlerin PKOS'lu grupta normal kadınlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olması ve PKOS grubunda FSH'ın artması ve açlık insülin değerlerinin azalması ile fraktalkin değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı derecede artması fraktalkinin ovulasyon ve menstrüel siklustaki hormonal parametrelerin değişiminden etkilenmesi nedeniyle olabilir. PKOS'lularda normal gruba göre KKA İMK sağ ve sol için anlamlı derecede düşük olarak bulundu. PKOS grubunda düşük çıkması KVH riskinin düşük olması yönündeydi. Ancak sonuçların yaşam tarzı farklılıkları ve genetik özellikler gibi bireysel değişkenlerden etkilendiği öne sürülebilir. Hormonal parametreler genel olarak uyumlu çıkmış ve seçilen hastaların PKOS tanılarını doğrular niteliktedir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT ÖZPINAR, K. (2025). The Effect of Serum Fractalkine Levels, Markers of Oxidative Stress, and Common Carotid Intima-Media Thickness on Cardiovascular Outcomes in Patients with Polycystic Ovarian Syndrome. University of Health Sciences Gülhane Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynaecology, Medicine Thesis, Ankara, Türkiye. Objective: PCOS is a heterogeneous, multisystem, and complex condition. According to the diagnostic criteria used, it affects 10-13% of women of reproductive age and 3 11% of adolescent girls. Currently, the 2003 Rotterdam diagnostic criteria are mostly used. The diagnosis is made in the presence of two of three features: hyperandrogenism, ovulatory dysfunction, and polycystic ovary morphology. Major cardiovascular risk factors (diabetes, hypertension, dyslipidemia) are significantly higher in women with PCOS. However, the effect of cellular aging on PCOS and related cardiovascular risk is not clear. We aimed to predict the risk of cardiovascular disease in patients with PCOS using different parameters. Methods: 45 female subjects aged 18-45 years with a diagnosis of polycystic ovary syndrome according to Rotterdam criteria and 42 healthy women were included in the study. Data on FSH, LH, estradiol, prolactin, TSH, free testosterone, 17-OHP, fasting insulin, fasting glycemia, DHEA-S, TOS, MDA, fractalkine, total cholesterol, LDL-c, HDL-c, triglyceride, homocysteine, CRP, common carotid artery intima-media thickness and CVD risk assessment were obtained from both groups. Results: In individuals with PCOS, age, gravida, and parity were significantly lower in those with phenotypes A and B compared to the other groups; fractalkine result values were significantly lower in the PCOS group compared to normal individuals. It was found that there was a significant increase in MDA result values as BMI increased in the normal group, an increase in TOS values as age increased, and a decrease in fractalkine result values as BMI increased and these were statistically significant in individuals with PCOS. In individuals with PCOS, CRP, free testosterone, LH, LH/FSH, DHEA-S, 17-OHP values were statistically significantly higher, and CCA IMT was significantly lower for left and right. In individuals with PCOS, CRP and free testosterone were higher for all phenotypes, LH/FSH ratio was higher in phenotypes A, C, and D, and DHEA-S was significantly higher only in phenotype A compared to the other groups. In the normal group, the TOS values of those with high HDL-c were also high, the MDA result values of those with high LH were statistically significantly lower, and the increase in FSH and decrease in fasting insulin values in the PCOS group were found to statistically significantly increase the fractalkine result values. Conclusion: The increase in TOS values with increasing age in PCOS patients suggests that it may be a suitable marker to be used at an early stage to indicate the risk of CVD. Significant increase in MDA values with increasing BMI in the normal group suggests that although BMI increase is affected by hormonal parameters in the normal group, it is suitable as a cardiac marker. The fact that fractalkine values were statistically significantly lower in the PCOS group compared to normal women and fractalkine values increased statistically significantly with the increase in FSH and decrease in fasting insulin values in the PCOS group may be since fractalkine is affected by ovulation and changes in hormonal parameters in the menstrual cycle. In patients diagnosed with PCOS, CCA IMT was found to be significantly lower for both the right and left compared to the normal group. This low level in the PCOS group was indicative of a low CVD risk; however, it should be noted that the results may be influenced by individual variables such as lifestyle differences and genetic characteristics. Hormonal parameters were found to be generally compatible and confirmed the diagnosis of PCOS in the selected patients.

Benzer Tezler

  1. Polikistik Over Sendromlu hastalarda serum visfatin, adiponektin ve rezistin düzeylerinin metabolik ve laboratuvar parametreler ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the association of serum visfatin, adiponectin and resistin levels with metabolic and laboratory parameters in patients with polycystic ovary syndrome

    EMRE DİKMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLHAN TARKUN

  2. Polikistik over sendromlu hastalarda serum adiponektin düzeyi ile klinik, metabolik ve hormonal belirteçler arasındaki ilişki

    Serum adiponectin level and clinical, metabolic, and hormonal markers in patients with polycystic ovary syndrome

    YUNUS YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜZEYYEN GÜLNUR ÖZAKŞİT

  3. Polikistik over sendromlu hastalarda serum alfa-klotho seviyeleri ve klinik ile ilişkisi

    Serum alfa-klotho levels in women with polycyctic ovary syndrome and its clinical importance

    GİZEM SARIİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumPamukkale Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET BABÜR KALELİ

  4. Polikistik over sendromlu hastalarda serum galectin-3 düzeyi ve eş zamanlı ekokardiyografide presistolik a dalgası araştırılması

    Investigation of the presystolic atrial volume in echocardiography and simultaneous serum galectin-3 level in patients with polycystic over syndrome

    ELİF ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ TAYFUR ÇİFT

  5. Polikistik over sendromlu hastalarda serum total ve lipide bağlı sialik asit düzeylerinin sağlıklı kontrol grubuna göre değerlendirilmesi

    Evaluation of total and lipid-bound sialic acid levels in patient with polycystic ovary syndrome and healthy control group

    ALİ ÖZCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKırıkkale Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. AYKAN YÜCEL