Geri Dön

Mikozis fungoides, parapsöriyazis ve atopik dermatit olgularında tox ve cd200 immünohistokimyasal ekspresyonunun karşılaştırılması

Comparison of tox and cd200 immunohistochemical expression in patients with mycosis fungoides, parapsoriasis and atopic dermatitis

  1. Tez No: 1015749
  2. Yazar: İLKSEN YAĞMUR YAKUT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. VEFA ASLI ERDEMİR, PROF. DR. BENGÜ ÇOBANOĞLU ŞİMŞEK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Mikozis fungoides (MF), benign enflamatuvar dermatozları taklit edebilmesi nedeniyle“büyük taklitçi”olarak tanımlanan ve özellikle erken evrede parapsöriyazis (PP) ve atopik dermatit (AD) ile ayrımı klinik ve histopatolojik düzeyde güçlük taşıyan en sık görülen primer kutanöz T hücreli lenfomadır. Olgun T hücrelerinde normalde eksprese edilmeyen bir transkripsiyon faktörü olan TOX, MF'in neoplastik hücrelerinde güçlü nükleer ekspresyon göstermekte olup erken evre MF tanısında ayırt edici bir immünohistokimyasal belirteç olarak öne çıkmaktadır. CD200 ise B hücreli neoplazilerde tanı ve sınıflandırmada değerli bir belirteç olarak yer almakla birlikte T hücreli neoplazilerdeki ekspresyonuna ilişkin veriler sınırlı ve heterojendir. Mevcut literatürde MF, PP ve AD olgularının aynı çalışma kapsamında TOX ve CD200 ekspresyonu açısından karşılaştırıldığı; ayrıca PP tanısı ile izlenen aynı hastanın ardışık biyopsilerinde bu belirteçlerin dinamik değişiminin eşleşmiş analizle değerlendirildiği veriler oldukça sınırlıdır. Bu çalışma, MF, PP ve AD olgularında TOX ve CD200 immünohistokimyasal ekspresyonunu karşılaştırarak erken evre MF'in ayırıcı tanısına immünohistokimyasal bir katkı sunmayı; ardışık biyopsisi bulunan PP olgularında ise MF'e dönüşüm öngörüsünde bu belirteçlerin yerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. 2016-2025 yılları arasında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi patoloji arşivinde yer alan ve klinikopatolojik olarak MF, PP ve AD tanısı almış toplam 85 hastaya ait 120 biyopsi materyali çalışmaya dahil edildi. İlk biyopsi tanısı MF olan 30 hasta Grup A, PP olan 35 hasta Grup B ve AD olan 20 hasta Grup C olarak tanımlandı; Grup B'de takipte PP tanısı korunan 20 hasta Grup B1, MF'e dönüşüm gösteren 15 hasta ise Grup B2 olarak sınıflandırıldı. Olguların histopatolojik kesitleri retrospektif olarak yeniden değerlendirildi; tüm biyopsi materyallerine TOX ve CD200 immünohistokimyasal boyamaları uygulandı, ayrıca Grup A ve Grup B olgularında CD4, CD7 ve CD8 ekspresyon kayıpları ile CD4/CD8 oranı değerlendirildi. TOX ekspresyonu yaygınlık skoru (0-4), boyanma şiddeti skoru (0-2) ve bu iki parametrenin çarpımı ile elde edilen modifiye H-skor (0-8) üzerinden ayrı ayrı değerlendirildi. Tüm immünohistokimyasal değerlendirmeler iki bağımsız patolog tarafından kliniğe ve diğer immünohistokimyasal sonuçlara kör olarak yapılmış; gözlemciler arası uyumsuzluk saptanan olgular ortak inceleme ile mutabakat yöntemiyle sonuçlandırıldı. Gruplar arasında histopatolojik bulgular, immünohistokimyasal ekspresyonlar ve TOX parametreleri istatistiksel olarak karşılaştırıldı; TOX parametrelerinin tanısal performansı ROC eğrisi analizi ile değerlendirildi. Atipik dermal ve epidermal lenfositler, dermal-epidermal bileşkede lenfosit dizilenmesi ve epidermotropizm Grup A'da Grup B ve Grup C'ye göre anlamlı olarak daha sık izlendi (her biri için p<0,001). CD7 ekspresyon kaybı Grup A'da %83,3 ve Grup B'de %22,9 oranında saptandı (p<0,001). TOX yaygınlık skoru ve modifiye H-skor MF grubunda PP ve AD gruplarına kıyasla anlamlı olarak yüksek bulunurken, boyanma şiddeti skoru Grup A ile Grup B arasında anlamlılığa ulaşmadı. ROC analizinde MF-PP ayrımında TOX yaygınlık skoru için AUC 0,702 (≥3 kesim değerinde duyarlılık %70,0, özgüllük %68,6; p=0,004), MF-AD ayrımında ise AUC 0,796 (≥2 kesim değerinde duyarlılık ve özgüllük %80,0; p<0,001) olarak hesaplandı. PP alt gruplarının ilk biyopsileri karşılaştırıldığında, Grup B1'de TOX yaygınlık ve boyanma şiddeti skorları paradoksal biçimde Grup B2'den daha yüksek bulundu (sırasıyla p=0,048 ve p=0,040); eşleşmiş analizde ise Grup B2'de her üç TOX parametresinde de takip biyopsisinde anlamlı artış izlendi ve hiçbir olguda azalma saptanmadı. İlk biyopsi TOX değerlerinin Grup B2'ye dönüşümü öngörmedeki ROC performansı orta düzeyde kaldı; duyarlılık yalnızca %60,0 olarak hesaplandı. CD200 ekspresyonu tüm gruplarda %5'in altında hücrede ve zayıf yoğunlukta sınırlı kalmış olup ne MF'in PP ve AD'den ayrımında ne de PP-MF dönüşümünün öngörülmesinde anlamlı katkı sağlamadı (sırasıyla p=0,610 ve p=0,721). Bu çalışmada, erken evre MF'in PP ve AD'den ayrımında temel tanısal zeminin histopatolojik değerlendirme olduğu; TOX ekspresyonunun ise özellikle yaygınlık temelli değerlendirmede bu zemini destekleyen tamamlayıcı bir immünohistokimyasal belirteç olarak değerlendirilebileceği gösterilmiştir. TOX boyanma şiddetinin tek başına ayırt edici güç taşımaması, ayırıcı tanıdaki asıl belirleyici unsurun pozitif hücrelerin yaygınlığı olduğunu düşündürmektedir. PP-MF dönüşümünde tek bir kesitsel TOX ölçümü güvenilir bir tanısal öngörü sağlamamakta; buna karşılık ardışık biyopsilerde Grup B2 olgularında TOX parametrelerinin tek yönlü ve anlamlı artış sergilemesi, TOX'un dönüşüm sürecinin izlenmesinde değerli bir parametre olabileceğini desteklemektedir. CD200 ise hem ayırıcı tanıda hem de dönüşüm öngörüsünde anlamlı bir katkı göstermemiştir. Bu nedenle PP tanısı ile izlenen olgularda ilk biyopsi TOX değerlerinden bağımsız olarak klinik takibin ve şüpheli klinik gidişatta tekrar biyopsi alınmasının temel yaklaşımı oluşturmaya devam etmesi gerektiği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Mycosis fungoides (MF) is the most common primary cutaneous T-cell lymphoma and is referred to as a“great imitator”due to its ability to mimic benign inflammatory dermatoses, posing considerable clinical and histopathological challenge particularly in its differentiation from parapsoriasis (PP) and atopic dermatitis (AD) at early stages. TOX, a transcription factor not normally expressed in mature T cells, demonstrates strong nuclear expression in the neoplastic cells of MF and has emerged as a discriminative immunohistochemical marker in the diagnosis of early-stage MF. CD200, although a valuable marker in the diagnosis and classification of B-cell neoplasms, has limited and heterogeneous data regarding its expression in T-cell neoplasms. Existing literature offers limited evidence in which MF, PP and AD cases are compared within the same study for TOX and CD200 expression, and in which the dynamic changes of these markers are evaluated by paired analysis in sequential biopsies of the same patient followed for PP. This study aims to provide an immunohistochemical contribution to the differential diagnosis of early-stage MF by comparing TOX and CD200 expression in MF, PP and AD cases, and to assess the role of these markers in predicting transformation to MF in PP cases with sequential biopsies. A total of 120 biopsy specimens from 85 patients clinicopathologically diagnosed with MF, PP or AD between 2016 and 2025 in the pathology archive of İstanbul Medeniyet University Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital were included in the study. Thirty patients with an initial biopsy diagnosis of MF were defined as Group A, 35 patients with PP as Group B and 20 patients with AD as Group C; in Group B, 20 patients in whom the PP diagnosis was maintained at follow-up were classified as Group B1 and 15 patients who showed transformation to MF were classified as Group B2. Histopathological sections were retrospectively re-evaluated; TOX and CD200 immunohistochemical staining was applied to all biopsy specimens, and CD4, CD7 and CD8 expression losses and CD4/CD8 ratio were also evaluated in Group A and Group B cases. TOX expression was assessed separately based on extent score (0-4), staining intensity score (0-2) and modified H-score (0-8) obtained by the product of these two parameters. All immunohistochemical evaluations were performed by two independent pathologists blinded to the clinical information and other immunohistochemical results; cases with inter-observer discordance were resolved by consensus through joint review. Histopathological findings, immunohistochemical expressions and TOX parameters were statistically compared between groups, and the diagnostic performance of TOX parameters was evaluated by ROC curve analysis. Atypical dermal and epidermal lymphocytes, lymphocyte alignment at the dermal-epidermal junction and epidermotropism were significantly more frequent in Group A compared with Group B and Group C (p<0.001 for each). CD7 expression loss was detected in 83.3% of Group A and 22.9% of Group B (p<0.001). TOX extent score and modified H-score were significantly higher in the MF group compared with the PP and AD groups, whereas the staining intensity score did not reach statistical significance between Group A and Group B. In ROC analysis, the AUC for TOX extent score was 0.702 for the MF-PP distinction (sensitivity 70.0%, specificity 68.6% at a cut-off of ≥3; p=0.004) and 0.796 for the MF-AD distinction (sensitivity and specificity both 80.0% at a cut-off of ≥2; p<0.001). When the first biopsies of PP subgroups were compared, TOX extent and intensity scores in Group B1 were paradoxically higher than those in Group B2 (p=0.048 and p=0.040, respectively); in paired analysis, however, all three TOX parameters showed a significant increase in the follow-up biopsy of Group B2 with no case showing a decrease. The ROC performance of first-biopsy TOX values in predicting transformation to Group B2 remained moderate, with a sensitivity of only 60.0%. CD200 expression was limited to weak staining in less than 5% of cells in all groups and showed no significant contribution either in the differentiation of MF from PP and AD or in predicting PP-MF transformation (p=0.610 and p=0.721, respectively). This study demonstrated that the principal diagnostic basis in the differentiation of early-stage MF from PP and AD is histopathological evaluation, and that TOX expression particularly when assessed on an extent basis may serve as a complementary immunohistochemical marker supporting this diagnostic foundation. The fact that TOX staining intensity alone did not carry discriminative power suggests that the main determinant in differential diagnosis is the extent rather than the intensity of positive cells. A single cross-sectional TOX measurement does not provide a reliable diagnostic prediction in PP-MF transformation; in contrast, the unidirectional and significant increase in TOX parameters observed in Group B2 cases on sequential biopsies supports the value of TOX as a parameter in monitoring the transformation process. CD200, on the other hand, did not demonstrate a meaningful contribution either in differential diagnosis or in predicting transformation. Therefore, regardless of the first-biopsy TOX values, clinical follow-up and repeat biopsy when clinically warranted should remain the primary approach in the management of patients followed with a diagnosis of PP.

Benzer Tezler

  1. Küçük plak parapsöriazis ve mikozis fungoidesin dermoskopik, lezyonel kapilleroskopik bulguları ve histopatolojik korelasyonu

    Dermoscopic, lesional capileroscopic findings and histopathological correlation of small plaque parapsoriasis and mycosis fungoides

    DİLARA İLHAN ERDİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ESRA KOKU AKSU

  2. Mikozis fungoides ön tanısı düşünülen hastalarda dermoskopik bulguların değerlendirilmesi

    Evaluation of dermoscopic findings in patients considered with a preliminary diagnosis of mycosis fungoides

    RÜMEYSA CALP GÜLSEVİNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    DermatolojiAtatürk Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HANDAN BİLEN

  3. Parapsoriazis hastalarında alerjik kontakt duyarlılık sıklığının saptanması

    Determination of allergic contact sensitivity frequency with skin patch test in parapsoriasis patients

    MEHMET UZUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    DermatolojiHatay Mustafa Kemal Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EBRU ÇELİK

  4. Fototerapinin demodisidozis oluşumuna etkisi

    Effect of phototherapy on demodicidosis

    IŞIL EZGİ URGANCI TATLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Dermatolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    UZMAN DUDU İLGÜL BİLGİN

  5. Deri ile ilişkili lenfoid bileşenlerin Antijenik yapılarının mikozis fungoides ve parapsoriasis'deki değişimlerle karşılaştırılmalı olarak olarak incelenmesi: ışık mikroskobu düzeyinde immünohistokimyasal çalışma

    Comparative exemination of antigenic prafile of skin associated lymphoid components and changes in mycosis fungoides and parapsoriasis light microscopic immunohistochemical study

    N. DİLARA ZEYBEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    MorfolojiHacettepe Üniversitesi

    Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESİN AŞAN