Geri Dön

Yüksek dolduruculu akışkan kompozitlerin sağlam ve çürükten etkilenmiş dentin yüzeylerine mikrogerilim bağlanma dayanımlarının değerlendirilmesi

Evaluation of the microtensile bond strength of highly filled flowable composites to sound and caries-affected dentin surfaces

  1. Tez No: 1015830
  2. Yazar: ATİYE TUĞBA KUZGUN TÜRKMEN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MERVE GÜRSES
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: mikrogerilim, universal adezivler, universal kompozit, yapay çürük, yüksek dolduruculu akışkan kompozit, artificial caries, highly filled flowable composite, microtensile, universal composite, universal adhesives
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu in vitro çalışmada, sağlam ve yapay çürük oluşturulmuş dentin yüzeylerinde, iki farklı adeziv sistemin, dört farklı kompozit materyalle kombinasyonunun, termal siklus sonrası mikrogerilim bağlanma (μGB) dayanımı değerleri, arayüz kopma tipleri ve SEM görüntüleri incelenmiştir. Bu tez çalışmasında, çürüksüz 64 insan molar dişi kullanılmıştır. Dişlerin dentin yüzeyleri elmas separe ve zımpara kâğıdı ile hazırlanmıştır. Dişlerin yarısında yapay çürük oluşturmak amacıyla örnekler, önce 8 saat demineralizasyon solüsyonunda, ardından 16 saat remineralizasyon solüsyonunda bekletilecek şekilde 14 gün süren bir pH döngüsüne tabi tutulmuştur. Çalışmada dentin yüzeylerine iki farklı universal adeziv sistem (GC Premio Bond ve G2-Bond Universal) uygulanmış; ardından üç yüksek dolduruculu akışkan kompozit rezin (Clearfil Majesty Flow, G-ænial Universal Injectable, GrandioSO Heavy Flow) ile bir universal nanohibrit kompozit rezin (G-ænial Achord) kullanılarak restorasyonlar gerçekleştirilmiştir. Daha sonra tüm örnekler 10000 termal siklusa tabi tutulmuş ve tüm örneklere mikrogerilim bağlanma dayanım testi uygulanmıştır. Örneklerin arayüzlerinde meydana gelen kırılma tipleri (adeziv, koheziv, miks) ışık mikroskobu ile değerlendirilmiştir. Her grup için bir örnekte rezin-dentin arayüzeyi SEM ile incelenmiştir. Tüm istatistiksel analizler R 4.1.2 kullanılarak gerçekleştirildi. Verilerin normalliği Shapiro–Wilk testi ve Q–Q grafikleriyle, varyans homojenliği ise Levene testi ile değerlendirildi. Farklı adeziv sistemler, kompozit türleri ve dentin yapıları arasındaki mikrogerilim bağlanma dayanımı farkları, One-way ANOVA ve Tukey HSD ile; varyans homojenliği sağlanamayan durumlarda ise Welch's F testi ve Games–Howell çoklu karşılaştırmalarıyla analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p <0,05 olarak kabul edildi. Mikrogerilim bağlanma dayanımı açısından en yüksek değerler, sağlam dentinde G2-Bond Universal ile uygulanan Clearfil Majesty grubunda (40,75 ± 8,31 MPa) elde edilmiştir. Buna karşılık, en düşük bağlanma dayanımı ise yapay çürük oluşturulmuş dentinde GC Premio Bond + GC Achord grubunda (9,19 ± 4,91 MPa) kaydedilmiştir. G2-Bond Universal hem sağlam hem de yapay çürük oluşturulmuş dentin üzerinde GC Premio Bond'a kıyasla daha yüksek bağlanma dayanımı göstermiştir. GC Premio Bond yalnızca sağlam dentinde G-aenial Achord kompoziti ile uygulandığında daha yüksek bağlanma dayanımı değerleri (20,25 ± 5,01 MPa) göstermiştir; fakat iki adeziv sistem arasında istatistiksel farklılık izlenmemiştir. Sağlam dentin yüzeylerinde, tüm kompozit ve adeziv kombinasyonlarında yapay çürük oluşturulmuş dentine kıyasla daha yüksek mikrogerilim bağlanma dayanım değerleri izlenmiştir. Arayüz kırılma tipleri değerlendirildiğinde; sağlam dentinde G2-Universal Bond ile uygulanan Clearfil Majesty Flow grubunda yüksek oranda koheziv kırıklar izlenirken; diğer tüm gruplarda yaygın olarak adeziv kırıklar görülmüştür. Dentin dokusunun sağlam ya da çürükten etkilenmiş olması, dentine mikro gerilim bağlanma dayanımını etkileyen en kritik faktörlerden biridir. Sonrasında bunu adeziv sistem ve kompozit materyal seçimi takip etmektedir. Bu çalışmada her iki dentin yüzeyinde G2-Bond Universal bağlanma dayanımı açısından GC Premio Bond'dan daha başarılı performans göstermiştir. Sağlam dentin yüzeyinde G2-Bond Universal ve Clearfil Majesty Flow kombinasyonunun mikrogerilim bağlanma dayanım değerleri ise dikkat çekici şekilde tüm gruplardan yüksektir.

Özet (Çeviri)

In this in vitro study, the microtensile bond strength (μTBS) values, interfacial failure types, and SEM findings of two different adhesive systems combined with four different composite materials were evaluated on sound and artificially demineralized (caries-affected) dentin surfaces following thermal cycling. In this thesis, 64 sound human molars were used. Dentin surfaces were prepared using a diamond saw and SiC abrasive papers. To create artificial caries, half of the specimens were subjected to a 14-day pH-cycling protocol consisting of 8 hours in a demineralization solution followed by 16 hours in a remineralization solution. Two universal adhesive systems (GC Premio Bond and G2-Bond Universal) were applied to the dentin surfaces, and restorations were performed using three highly filled flowable composites (Clearfil Majesty Flow, G-ænial Universal Injectable, GrandioSO Heavy Flow) and one universal nanohybrid composite (G-ænial A'Chord). All specimens underwent 10,000 thermal cycles, after which microtensile bond strength testing was performed. Interfacial failure modes (adhesive, cohesive, mixed) were assessed under a light microscope. For each group, one representative specimen was examined by SEM to observe the resin–dentin interface. All statistical analyses were performed in R version 4.1.2. The normality of the data was assessed using the Shapiro–Wilk test and Q–Q plots, while variance homogeneity was evaluated with Levene's test. Differences in microtensile bond strength among various adhesive systems, composite types, and dentin conditions were analyzed using one-way ANOVA followed by Tukey HSD; in cases where variance homogeneity assumptions were not met, Welch's F test and Games–Howell post-hoc tests were used. The significance level was set at p < 0.05. The highest microtensile bond strength values were obtained in sound dentin for the G2-Bond Universal + Clearfil Majesty Flow group (40.75 ± 8.31 MPa). In contrast, the lowest bond strength was recorded in artificially demineralized dentin for the GC Premio Bond + G-ænial A'Chord group (9.19 ± 4.91 MPa). G2-Bond Universal generally demonstrated higher bond strength than GC Premio Bond on both sound and caries-affected dentin. GC Premio Bond showed relatively higher bond strength values only when combined with G-ænial A'Chord on sound dentin (20.25 ± 5.01 MPa); however, no statistically significant difference was detected between the two adhesives. Across all adhesive–composite combinations, microtensile bond strength values were consistently higher on sound dentin compared to artificially caries-affected dentin. Regarding interfacial failure modes, a high percentage of cohesive failures was observed in sound dentin for the G2-Bond Universal + Clearfil Majesty Flow group, whereas adhesive failures predominated in all other groups. The condition of the dentin substrate—whether sound or caries-affected—is one of the most critical factors influencing microtensile bond strength. Adhesive system and composite selection follow as secondary determinants. In this study, G2-Bond Universal showed superior bonding performance compared to GC Premio Bond on both dentin substrates. Notably, the G2-Bond Universal and Clearfil Majesty Flow combination exhibited remarkably high microtensile bond strength values on sound dentin, outperforming all other groups.

Benzer Tezler

  1. Yüksek dolduruculu akışkan kompozitlerin çürüksüz servikal lezyonlardaki başarısı: Sistematik derleme ve meta analizi

    Success of highly filled flowable composites in noncarious-cervical lesions: A systematic review and metaanalysis

    NURDZHAN YUMER BASA

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Diş Hekimliğiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRA UZER ÇELİK

  2. Yüksek dolduruculu akışkan kompozitlerin Sınıf V kavitelerde, ıslak ve kuru polisaj sonrası mikrosızıntılarının karşılaştırılması

    Comparison of microleakage of highly filled flowable composites in Class V cavities after wet and dry polishing

    SEMANUR YENİLMEZ

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Diş HekimliğiTokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi

    Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLŞAH TONGA

    DOÇ. DR. HÜSEYİN HATIRLI

  3. Gıdaları taklit eden sıvılar ile yaşlandırmanın yüksek dolduruculu akışkan kompozitlerin yüzey pürüzlülüğü ve renk stabilitesi üzerine etkisi

    The effect of aging in food-simulating liquids on the surface roughness and color stability of highly filled flowable composites

    NİHAT CAN YILMAZ

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Diş HekimliğiSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALPER KAPTAN

  4. Yüksek doldurucu içeren akışkan kompozitlerin basitleştirilmiş cila sistemleri ile parlatıldıktan sonra yüzey özelliklerinin ve renk değişimlerinin incelenmesi

    Investigation of surface properties and color changes of highly filled flowable composites after polishing with simplified polishing systems

    MEHMET ALİ ÇALIŞKAN

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Diş HekimliğiEge Üniversitesi

    Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEZİZE ŞEBNEM TÜRKÜN

  5. Beyazlatıcı özellikli diş macunlarının yeni nesil akışkan rezin kompozitlerin yüzey özelliklerine etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of whitening toothpastes on the surface properties of new generation flowable composite resins

    CANSU MERVE KARALTI AYAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Diş HekimliğiMarmara Üniversitesi

    Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLÇİN BİLGİN GÖÇMEN