Geri Dön

Akne vulgaris hastalarında miR-25-3p ve miR-143-3p ekspresyon düzeylerinin değerlendirilmesi

Evaluation of miR-25-3p and miR-143-3p expression levels in patients with acne vulgaris

  1. Tez No: 1016040
  2. Yazar: HAKAN EZER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HÜLYA ALBAYRAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Akne vulgaris, Epigenetik, Mikro RNA, Acne vulgaris, Epigenetic, Micro RNA
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akne vulgaris (AV), pilosebase ünitenin süreğen inflamatuar bir hastalığıdır. Bu çalışmada, AV patogenezinde miR-25-3p ve miR-143-3p ekspresyon düzeylerinin olası rolünün belirlenmesi, bu miRNA'ların klinik parametrelerle ilişkisinin incelenmesi ve tanısal biyobelirteç potansiyellerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 55 akne vulgaris hastası ve 28 sağlıklı gönüllü dahil edildi. Katılımcıların demografik özellikleri ve klinik verileri kaydedildikten sonra, akne şiddetini belirlemek amacıyla Global Akne Skorlama Sistemi (GAGS) skoru hesaplandı. Katılımcılardan alınan venöz kan örneklerinden Ficoll yoğunluk gradyanı yöntemiyle periferik kandan mononükleer hücre (PBMC) izolasyonu gerçekleştirildi. Elde edilen hücrelerden total RNA izolasyonu yapıldıktan sonra cDNA sentezi gerçekleştirildi. Hedef miRNA'lara özgün primerler tasarlanarak qPCR yöntemi ile miRNA ekspresyon düzeyleri analiz edildi. AV hastalarında miR-25-3p ve miR-143-3p düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük saptandı (p<0,001). Her iki miRNA arasında ileri derecede güçlü pozitif korelasyon izlendi (ρ=+0,87). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, her iki miRNA'nın kombinasyonu (Model C), AV varlığı için bağımsız bir risk faktörü olarak belirlendi (OR=3,11, p=0,005). ROC analizinde miR-143-3p, %92,7 duyarlılık ve AUC = 0,71 ile en yüksek tanısal performansı sergiledi. miRNA düzeyleri ile GAGS skoru, skar varlığı ve demografik veriler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0,05). Çalışmamızdan elde edilen veriler, miR-25-3p ve miR-143-3p ekspresyon düzeylerindeki belirgin azalmanın akne vulgaris patogenezine yatkınlıkta bir rolü olabileceğini göstermekte ve bu farklılaşmanın yaş, cinsiyet ile VKİ gibi faktörlerden bağımsız olarak hastalık riskiyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. İki miRNA ekspresyonu arasında saptanan güçlü pozitif korelasyon, bu moleküllerin akne sürecinde birbirinden bağımsız değişkenler olmaktan ziyade, ortak bir regülatör sistemin parçası olarak senkronize bir biçimde hareket edebileceğini desteklemektedir. Özellikle miR-143-3p'nin sergilediği yüksek tanısal duyarlılık, bu biyobelirtecin gelecekte akne tanısı ve prognozunun takibinde klinik pratikte yardımcı bir moleküler araç olarak yer bulabilme potansiyelini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışmamız, akne vulgarisin moleküler mekanizmasının aydınlatılmasında bir adım olarak literatüre bu açıdan önemli bir katkı sağlamıştır.

Özet (Çeviri)

Acne vulgaris (AV) is a chronic inflammatory disease of the pilosebaceous unit. This study aimed to determine the potential role of miR-25-3p and miR-143-3p expression levels in the pathogenesis of AV, to examine the relationship between these miRNAs and clinical parameters, and to evaluate their potential as diagnostic biomarkers. Fifty-five patients with acne vulgaris and 28 healthy volunteers were included in the study. After recording the demographic characteristics and clinical data of the participants, the Global Acne Grading System (GAGS) score was calculated to determine the severity of acne. Peripheral blood mononuclear cell (PBMC) isolation was performed from venous blood samples collected from the participants using the Ficoll density gradient method. Following total RNA isolation from the obtained cells, cDNA synthesis was performed. miRNA expression levels were analyzed by qPCR method using primers specific to the target miRNAs. miR-25-3p and miR-143-3p levels were found to be significantly lower in AV patients compared to the control group (p<0.001). A highly strong positive correlation was observed between the two miRNAs (ρ=+0.87). In multivariate logistic regression analysis, the combination of both miRNAs (Model C) was identified as an independent risk factor for the presence of AV (OR=3.11,p=0.005). In ROC analysis, miR-143-3p exhibited the highest diagnostic performance with 92.7% sensitivity and AUC=0.71. No statistically significant correlation was found between miRNA levels and GAGS score, presence of scarring, or demographic data (p>0.05). The data obtained from our study suggest that the significant decrease in miR-25-3p and miR-143-3p expression levels may play a role in susceptibility to acne vulgaris pathogenesis and indicate that this differentiation may be associated with disease risk independently of factors such as age, gender, and BMI. The strong positive correlation detected between the expression of the two miRNAs supports the idea that these molecules may act synchronously as part of a common regulatory system rather than being independent variables in the acne process. In particular, the high diagnostic sensitivity exhibited by miR-143-3p reveals its potential to serve as a supportive molecular tool in clinical practice for the future diagnosis and prognostic monitoring of acne. In conclusion, our study provides a significant contribution to the literature as a step toward elucidating the molecular mechanism of acne vulgaris.

Benzer Tezler

  1. Şiddetli akneli hastalarda oksidatif stres ile ilgili plazma mir-21, mir-31 ve mir-200 seviyelerinin araştırılması

    The investigation of plasma mir-21, mir-31 and mir-200 levels associated with oxidative stress in severe acne patients

    BETÜL ÇALIŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    DermatolojiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA HÜMEYRA YERLİKAYA AYDEMİR

  2. Akne vulgaris hastalarında sistemik isotretinoin tedavisinin folik asit ve B12 düzeyleri üzerine etkisi ve MTHFR 677 C>T polimorfizmi ile ilişkisi

    The effect of systemic isotretinoin treatment on folic acid and b12 level in acne vulgaris patients and relationship between MTHFR 677 C>T polymorphism

    TUĞBA ŞEN DİKEY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    DermatolojiMustafa Kemal Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİNE NUR RİFAİOĞLU

  3. Akne vulgaris hastalarında perilipin 2 ve melanokortin 5 reseptör serum düzeylerinin sebogenezis ile ilişkisinin değerlendirilmesi ve diyetin rolü

    Evaluation the relationship between sebogenesis and perilipin 2 and melanocortin 5 receptor levels in acne vulgaris patients and the role of diet

    ÖZGE MİNE ÖRENAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    DermatolojiGazi Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYLA GÜLEKON

  4. Akne vulgaris hastalarında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dürtüsellik ve intihar düşüncesi birlikteliğinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the association of attention deficit and hyperactivity disorder, impulsivity and suicidal idea in acne vulgaris patients

    BİLGİN SELMA ALMİRA UZUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    UZMAN JÜLİDE GÜLER KENAR

  5. Akne vulgaris hastalarında paraoksonaz enzim aktivitesinin ölçümü ve P/Q 192 polimorfizminin belirlenmesi

    Measurement of paraoxonase enzyme activity and determination of P/Q 192 polymorphism in acne vulgaris

    İLKAY CAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    DermatolojiBalıkesir Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SAVAŞ ÖZTÜRK