Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında yeni fibrozis indeksi'nin böbrek volümü ve glomerüler filtrasyon hızı ile ilişkisi
Association of the novel fibrosis index with kidney volume and estimated glomerular filtration rate in patients with autosomal dominant polycystic kidney disease
- Tez No: 1017781
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SİBEL ERSAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı, yeni fibrozis indeks, fibrozis, autosomal dominant polycystic kidney disease, novel fibrosis index, fibrosis
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBH) tanısı olan hastalarda serumdan hesaplanan yeni fibrozis indeksinin (Novel Fibrosis Index-NFI) böbrek fonksiyon kaybı göstergesi olan tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) veya bilgisayarlı tomografi (BT) ile hesaplanan total böbrek hacmi (TKV) ile ilişkisini değerlendirmek ve NFI'nın hastalığa özgü fibrotik yükü yansıtan tamamlayıcı bir biyobelirteç olup olamayacağını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif, kesitsel ve gözlemsel analitik tasarımla yürütülen çalışmaya nefroloji polikliniğimizde izlenen, 18 yaş ve üzeri, renal replasman tedavisi almayan, anamnez ve radyolojik görüntüleme ile ODPBH tanısı doğrulanmış toplam 93 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, sigara kullanımı, renin anjiyotensin sistemi (RAS) blokörü kullanımı ve karaciğer kisti varlığı kaydedildi. NFI serum biyokimyasal parametrelerinden; eGFR ise CKD-EPI formülü ile hesaplandı. Hastalar eGFR'ye göre KBH evre 1-2 (eGFR≥60 mL/min/1.73 m²) olan ve KBH evre 3-4-5 (eGFR <60 mL/min/1.73 m²) olarak iki gruba ayrıldı. Böbrek volümleri MRG veya BT üzerinden ölçülerek TKV elde edildi ve Mayo görüntüleme sınıflamasına göre evrelendirildi. Tüm veriler elde edildikten sonra, evrelere ayrılmış olan hastalar kendi aralarında karşılaştırıldı. İstatistiksel analizde uygun parametrik/nonparametrik testler kullanıldı; anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: NFI düzeyi, eGFR ≤60 ml/dk/1,73 m² olan hasta grubunda anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p<0,05) ve NFI ile eGFR arasında anlamlı, zayıf düzeyde negatif korelasyon bulundu (p<0,05); buna karşılık NFI ile TKV arasında anlamlı bir ilişki gösterilemedi. TKV ile eGFR arasında belirgin negatif korelasyon saptandı (p<0,05). RAS blokörü kullanan hastalarda TKV daha yüksek, eGFR daha düşük bulunurken NFI düzeyleri açısından anlamlı fark izlenmedi. Sigara içenlerde TKV düzeyi yüksek ve eGFR düzeyi düşük bulunurken NFI düzeyleri açısından anlamlı fark izlenmedi. Karaciğer kisti bulunan hastalarda TKV'nin daha yüksek olduğu saptanırken, eGFR ve NFI değerleri arasında ise anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: NFI'nın ODPBH'de böbrek fonksiyon kaybı ile ilişkili, ancak TKV'den bağımsız seyretmesi, bu indeksin mikroyapısal fibrotik yükü yansıtan ve yapısal hacim ölçümlerini tamamlayan yeni bir biyobelirteç olabileceğini düşündürmektedir. NFI, TKV ve eGFR'nin birlikte değerlendirilmesi ODPBH progresyonunun daha bütüncül olarak öngörülmesine katkı sağlayabilir ve özellikle hastalık modifiye edici tedavilere aday hastaların seçimini destekleyecek gelecekteki prospektif çalışmalara temel oluşturabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this study was to evaluate the association between the Novel Fibrosis Index (NFI), calculated from serum parameters, and the estimated glomerular filtration rate (eGFR), an indicator of kidney function loss, and total kidney volume (TKV) measured by magnetic resonance imaging (MRI) or computed tomography (CT) in patients with autosomal dominant polycystic kidney disease (ADPKD). Additionally, the study sought to investigate whether NFI could serve as a complementary biomarker reflecting disease-specific fibrotic burden. Materials and Methods: This retrospective, cross-sectional, observational analytical study included a total of 93 patients aged 18 years or older who were followed in our nephrology outpatient clinic, were not receiving renal replacement therapy, and had a diagnosis of ADPKD confirmed by medical history and radiological imaging. Demographic characteristics, smoking status, use of renin–angiotensin system (RAS) blockers, and the presence of liver cysts were recorded. NFI was calculated from serum biochemical parameters, and eGFR was estimated using the CKD-EPI equation. Patients were divided into two groups according to eGFR: CKD stages 1–2 (eGFR ≥60 mL/min/1.73 m²) and CKD stages 3–5 (eGFR <60 mL/min/1.73 m²). Kidney volumes were measured by MRI or CT to obtain TKV and staged according to the Mayo imaging classification. After data collection, patients stratified by disease stage were compared with each other. Appropriate parametric/non-parametric tests were used for statistical evaluation; a p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: NFI levels were higher in patients with eGFR ≤60 mL/min/1.73 m² (p<0.05), and a significant but weak negative correlation was found between NFI and eGFR (p<0.05); in contrast, no significant association was observed between NFI and TKV. A marked negative correlation was detected between TKV and eGFR (p<0.05). In patients treated with RAS blockers, TKV was higher and eGFR was lower, whereas NFI levels did not differ significantly. Smokers had higher TKV and lower eGFR levels, whereas no significant difference was observed in NFI levels. Patients with liver cysts had higher TKV, while no significant differences were found in eGFR or NFI values. Conclusion: The observation that NFI is associated with kidney function loss but remains independent of TKV in ADPKD suggests that this index may represent a novel biomarker reflecting microstructural fibrotic burden and complementing structural volume measurements. Combined assessment of NFI, TKV, and eGFR may contribute to a more comprehensive prediction of ADPKD progression and could serve as a basis for future prospective studies supporting the selection of candidates for disease-modifying therapies.
Benzer Tezler
- Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesi düzeylerinin kronik böbrek hastalığı evresi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between the depression, anxiety and quality of life levels, and the chronic kidney disease stage in autosomal dominant polycystic kidney disease
AYŞENUR MİRAY YARLIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EBRU GÖK OĞUZ
- Erişkin otozomal dominant polikistik böbrek hastalarının biyokimyasal parametrelerinin ve idrar bulgularının renal MR bulgularıyla korelasyonunun araştırılması
Investigation of correlation of biochemical parameters and urine findings with renal MRI findings in adult patients with autosomal dominant polycystic kidney disease
MEHMET EMİN TAPAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. SERKAN AKTÜRK
- Erişkin otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında copeptin düzeyleri ve arteryel sertlik ilişkisi
The relationship of copeptin levels and arterial stiffness in adult autosomal dominant polycstic kidney disease patients
LÜTFİYE BİLGE TAŞKIRAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SİBEL ERSAN
- Erişkin tip otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında böbrek sağkalımı üzerine etki eden faktörler
Factors affecting survival in adult TYPE autosomal dominant polycystic kidney disease
YAŞA GÜL MUTLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
NefrolojiDokuz Eylül Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CANER ÇAVDAR
- Polikistik böbrek hastalarında erken dönem ve renal disfonksiyon geliştikten sonraki dönemde hematolojik indeksler ve serum aterojenik indeksin karşılaştırılması
Comparison of the hematologic indices and the serum aterogenic index before the development of renal DYS fonkison and after the development of renal DYS function in autosomal dominant polycystic renal disease
GÜLSEVİN ÇELİKBAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıFırat Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ GÜREL