Gebe kadınlarda preeklampsi risk değerlendirilmesinde biyobelirteç ABO kan grupları ve depresyon,anksiyete,stres düzeyi arasındaki ilişki
The relationship between biomarker ABO blood groups and depression, anxiety and stress levels in preeclampsia risk assessment in pregnant women
- Tez No: 1018583
- Danışmanlar: PROF. DR. HATİCE KAHYAOĞLU SÜT
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Hemşirelik, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Nursing, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Preeklampsi, ABO kan grubu, anksiyete, depresyon, stres, gebelik, ABO kan grup sistemi, Preeclampsia, ABO blood group, anxiety, depression, stress, pregnancy, ABO blood group system, Pre-eclampsia
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Trakya Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
“Gebe Kadınlarda Preeklampsi Risk Değerlendirmesinde Biyobelirteç ABO Kan Grupları ve Depresyon, Anksiyete, Stres Düzeyi Arasındaki İlişki”, Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Yüksek Lisans , Edirne, 2026. Giriş ve Amaç: Preeklampsi, maternal ve fetal morbidite ile mortalitenin önemli nedenlerinden biri olup, etiyolojisinde genetik, immünolojik, inflamatuvar ve psikososyal faktörlerin rol oynadığı multifaktöriyel bir gebelik komplikasyonudur. Son yıllarda ABO kan gruplarının preeklampsi gelişimindeki olası rolü ile depresyon, anksiyete ve stres gibi psikolojik faktörlerin gebelik sonuçları üzerindeki etkileri araştırılmakla birlikte, bu değişkenlerin birlikte değerlendirildiği çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışma, preeklampsi veya gestasyonel hipertansiyon tanısı alan gebelerde ABO kan grupları ile depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipteki bu araştırma, 15.10.2024-15.10.2025 tarihleri arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Polikliniği ve Doğum Servisinde yürütülmüştür. Araştırmaya preeklampsi ve/veya gestasyonel hipertansiyon tanısı alan 72 gebe ile 72 sağlıklı gebe olmak üzere toplam 144 gebe dahil edilmiştir. Veriler araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yöntemiyle Veri Formu ve Depresyon-Anksiyete-Stres Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Preeklamptik gebelerin yaş, ilk gebelik yaşı, gündüz ve gece sistolik/diyastolik kan basıncı değerleri sağlıklı gebelere göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Kan grubu dağılımları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,059). Rh faktörü dağılımı da benzer bulunmuştur (p=1,000). DASS-21 değerlendirmesinde preeklamptik gebelerin anksiyete, depresyon ve stres puanlarının daha yüksek olduğu belirlenmiş, anksiyete puanları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). ABO kan gruplarına göre anksiyete, depresyon ve stres puanları arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Lojistik regresyon analizinde anksiyete düzeyinin preeklampsi ile bağımsız olarak ilişkili olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Çalışmada ABO kan grupları ve Rh faktörü ile preeklampsi gelişimi arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Buna karşın preeklamptik gebelerde anksiyete, depresyon ve stres düzeylerinin daha yüksek olduğu, özellikle anksiyete düzeyinin preeklampsi ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Bulgular, preeklampsi riskinin değerlendirilmesinde biyolojik faktörlerin yanı 8 sıra psikososyal faktörlerin de dikkate alınması gerektiğini göstermektedir. Gebelik izlemlerinde ruhsal durumun düzenli değerlendirilmesi ve riskli gebelere yönelik psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi önerilmektedir.
Özet (Çeviri)
“The Relationship Between Biomarkers, ABO Blood Groups, and Depression, Anxiety, and Stress Levels in the Assessment of Preeclampsia Risk Among Pregnant Women”, Trakya University, Institute of Health Science, Nursing Department, Master , Edirne, 2023. Background and Aim: Preeclampsia is a multifactorial pregnancy complication and one of the leading causes of maternal and fetal morbidity and mortality worldwide. Although the potential role of ABO blood groups in the development of preeclampsia and the effects of psychological factors such as depression, anxiety, and stress on pregnancy outcomes have been investigated, studies evaluating these variables together are limited. This study aimed to examine the relationship between ABO blood groups and levels of depression, anxiety, and stress in pregnant women diagnosed with preeclampsia or gestational hypertension. Materials and Methods: This cross-sectional study was conducted between October 15, 2024, and October 15, 2025, at the Perinatology Outpatient Clinic and Maternity Ward of the Department of Obstetrics and Gynecology, Trakya University Faculty of Medicine Hospital. A total of 144 pregnant women were included in the study, consisting of 72 women diagnosed with preeclampsia and/or gestational hypertension and 72 healthy pregnant women. Data were collected through face-to-face interviews using a Data Collection Form and the Depression Anxiety Stress Scale-21. Results: Maternal age, age at first pregnancy, current weight, and daytime and nighttime systolic/diastolic blood pressure values were significantly higher in the preeclamptic group compared with the healthy pregnant women. No statistically significant difference was found between the groups in terms of ABO blood group distribution (p=0.059). Similarly, Rh factor distribution did not differ significantly between the groups (p=1.000). According to the DASS-21 assessment, anxiety, depression, and stress scores were higher among women with preeclampsia, and the difference in anxiety scores was statistically significant (p<0.001). No significant differences were found in anxiety, depression, or stress scores according to ABO blood groups (p>0.05). Logistic regression analysis revealed that anxiety level was independently associated with preeclampsia. Conclusion: No significant association was found between ABO blood groups, Rh factor, and the development of preeclampsia. However, pregnant women with preeclampsia had higher 10 levels of anxiety, depression, and stress, and anxiety was independently associated with preeclampsia. These findings suggest that psychosocial factors, in addition to biological factors, should be considered in the assessment of preeclampsia risk. Routine evaluation of psychological well-being during pregnancy and strengthening psychosocial support services for high-risk pregnant women are recommended.
Benzer Tezler
- Gebelerde tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi
Evaluation of thyroid function in pregnant women
ALİ YALÇIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Polikistik over sendromu tanısı olmayan kadınlarda ilk trimester AMH seviyesinin olumsuz gebelik sonuçlarını öngörmede rolü ve bunun ilk trimester belirteçleri (PAPP-A) ile karşılaştırılması
The role of first trimester AMH level in prediction of negative pregnancy outcomes in women without diagnosis of polycystic ovary syndrome and comparison with first trimester markers (PAPP-A)
FERHAN ZENGİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TAYFUR ÇİFT
DOÇ. DR. BURCU DİNÇGEZ ÇAKMAK
- Kliniğimizdeki son 15 yıldaki gebelik hipertansiyonu olan hastaların antenatal ve postnatal sonuçlarının değerlendirilmesi
Assessment of antenatal and postnatal results of patients with pregnancy hypertension in the last 15 years in OUR clinic
MELTEM ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumTrakya ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLİZAR FÜSUN VAROL
- Riskli erken doğumda antenatal risk faktörlerinin analizi
The analysis of antenatal risk factors during the precarious preterm birth
NURAY ER
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
HemşirelikTrakya ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. G. FÜSUN VAROL
- Riskli gebeliklerde fetaldoppler ultrasonografi sonuçlarıyla yenidoğan iyilik halinin değerlendirilmesi
The evaluation of newborn well-being with fetal doppler ultrasonography results in HİGH-risk pregnancy
GÜLNARA ÖDEMİŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kadın Hastalıkları ve DoğumAdıyaman ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ PINAR KIRICI