Geri Dön

Otoimmun tiroid hastalıklarının sosyodemografik ve klinikopatolojik özellikleri ile spot idrar iyot düzeyi ilişkisi

The relationship between sociodemographic and clinicopathologic features of autoimmune thyroid diseases and spot urinary iodine status

  1. Tez No: 1019718
  2. Yazar: ASLI TURGUT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET ERDOĞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: otoimmun tiroid hastalıkları, hashimoto tiroiditi, idrar iyot, autoimmune thyroid disease, hashimoto thyroiditis, urinary iodine
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Endokrinoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Tüm otoimmün hastalıkların en yaygınlarından biri olan Hashimoto tiroiditi (HT), etiyolojisinde genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı otoantikorların üretimi ile seyreden multifaktöryel bir hastalıktır. İyot yeterli bölgelerde hipotiroidinin en sık nedenidir. İyot tiroid hormonlarının sentezi için mutlak gerekli bir bileşendir. İyot alımının yeterliliğinin en güvenilir göstergesi idrar iyot düzeyi ölçümleridir. Genellikle yüksek iyot alımı sonrası yüksek idrar iyot atılımı otoimmun tiroid hastalıkları ile ilişkili bulunmuş, iyot fazlalığının otoimmuniteyi tetiklediği düşünülmüştür. Biz de çalışmamızda HT sıklığındaki artışta iyot yüksekliğinin etkisini araştırmak istedik. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Haziran 2016-Eylül 2017 arasında İzmir bölgesindeki 103 hasta ile yapılan kesitsel çalışmadır. 18-75 yaş arası tedavi başlanmamış 64 yeni tanı hashimoto tiroiditi hastası ve 39 sağlıklı gönüllü değerlendirildi. Tiroid fonksiyon testleri ve tiroid otoantikorları değerlendirildi. Katılımcılardan sabah saat 8.00-12.00 arası spot idrar örneği alınarak Sandell-Kolthoff yöntemiyle idrar iyot miktarı analiz edildi. Çalışma hastalarına tiroid USG yapılarak özellikler kaydedildi. Tüm sonuçlar çalışma verilerine kaydedilerek SPPS versiyon 22.0 paket programı ile analiz edildi. Bulgular: Çalışmada hasta grubunun yaş ortalaması 43,91 (46±15.89), kontrol grubunun yaş ortalaması 37,69 (34±12.29) saptandı. Hasta grubunda 50 kadın,14 erkek; kontrol grubunda 22 kadın,17 erkek mevcuttu. Hasta grubunda 47 hasta ötiroid HT (%73), 10 hasta hipotiroid HT(%16), 7 hasta hipertiroid HT(%11) idi. Hasta grubunda kontrol grubuna göre guatr ve nodül varlığı, TSH, anti-TPO ve anti-TG düzeyleri anlamlı yüksekken (p<0,05); ailede otoimmun tiroid hastalığı varlığı, fT3, fT4, spot idrar iyot düzeyi ve total tiroid volümü arasında farklılık bulunmadı (p>0,05). Hasta ve kontrol grubu üriner iyot konsantrasyonuna(ÜİK) göre karşılaştırıldığında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Hasta grubu, ötiroid, hipertiroid ve hipotiroid olarak gruplandırılarak ÜİK ile ilişkisine bakıldı önemli ilişki bulunmadı (p>0,05). Anti-TPO değeri 200 IU/ml altında ve üstünde olarak sınıflandırılarak ÜİK ile ilişkisine bakıldı, anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). ÜİK 100 mcg/L'nin altında ve üstünde olan bireyler cinsiyet, sigara öyküsü, aile öyküsü, nodül ve guatr varlığı; idrar iyot düzeyleri, fT3, fT4, anti-TPO, anti-TG ve tiroid volümü değerleri ile karşılaştırıldığında farklılık önemsiz bulunurken (p>0.05), TSH değerleri ile karşılaştırldığında farklılık önemli bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Sonuç olarak çalışmamızda idrar iyot miktarları ile Hashimoto tiroiditi arasında bir ilişki saptanamadı. Ancak çalışmamızdaki olgularda hastaların beslenme durumunun ve ilave iyot kullanım durumlarının bilinmemesi, hastaların idrar iyot düzeylerinin tek idrar örneğinden ölçülmesi gibi sınırlılıkların yanısıra, hasta sayısının az olması çalışmamızın genellenebilirliğini sınırlamaktadır. Bu yüzden çalışmanın daha geniş hasta grubunda tekrarlayan ölçümlerle planlanmasının daha uygun olacağını düşünmekteyiz. Bütün bu sınırlamalara rağmen çalışmamızın sonuçları ile Ege bölgesi'nde iyot eksikliğinin hala önemli bir sorun olarak devam ettiğini, hastalara hashimoto tiroiditinden korumak için gereksiz iyot kısıtlaması yapılmaması gerektiğini söyleyebiliriz.

Özet (Çeviri)

Introductıon and Aim: Hashimoto Thyroiditis (HT) is one of the most frequently seen autoimmune diseases. It is a multifactorial condition whose etiology derives from both genetic and environmental influences and is accompanied by the production of autoantibodies. It is also the most common cause of Hypothyroidism in areas that are rich in iodine. Iodine is an essential compound for the synthesis of thyroid hormones. The most reliable indicator of adequacy of iodine consumption is urine iodine level measurements. High urinary iodine excretion after high iodine intake has been associated with autoimmune thyroid diseases; iodine excess is thought to trigger autoimmunity. In our study, we wanted to investigate the impact of high iodine levels on the increasing frequency of HT. Materials and Methods: In this cross-sectional study of 103 patients from the İzmir region conducted between June 2016 and September 2017, 64 newly diagnosed cases of Hashimoto Thyroiditis and 39 healthy volunteers were assessed. Thyroid function test results and thyroid autoantibodies were evaluated; spot urine samples were taken from participants between 8.00-12.00 in the morning and the amount of urinary iodine was analyzed using the Sandell-Kolthoff method. Thyroid USG was performed on the study patients and the findings were recorded. All results were recorded in the study data and analyzed with the SPPS version 22.0 package program. Results: The mean age of the study group was 43.91 (46 ± 15.89) and the mean age of the control group was 37.69 (34 ± 12.29), with 50 females and 14 males in the patient group and 22 females and 17 males in the control group. In the patient group, 47 patients presented with euthyroid HT (73%), 10 patients had hypothyroid HT (16%) and 7 patients had hyperthyroid HT (11%). Goiter and nodule presence, Thyroid-Stimulating Hormone (TSH), anti-TPO and anti-TG levels were significantly higher in the patient group than in the control group (p<0.05). However, no difference was found between the two groups related to the presence of autoimmune thyroid disease in the family, fT3, fT4, spot urine iodine level or total thyroid volume (p> 0.05). There was also no significant difference in urinary iodine concentration (UIC) between the patient and control groups (p> 0.05); and when differentiating the patients according to euthyroid, hyperthyroid and hypothyroid groups again there was no significant association with UIC (p> 0.05). Patients were also classified according to anti-TPO levels of above and below 200 IU / ml but there was no meaningful difference in UIC (p> 0.05) between the two groups. Patients with a UIC below or above 100 mcg / L were compared according to gender, smoking history, family history, nodule and goitre presence, urinary iodine levels fT3, fT4, anti-TPO, anti-TG and thyroid volume values, but any differences were statistically insignificant (p> 0.05). However there was a significant difference in TSH values (p <0.05). Conclusion: As a result, no correlation between urinary iodine levels and Hashimoto's thyroiditis was found in our study. However, there were several limitations to our study: firstly, the patients' nutritional status and any additional iodine intake was unknown; secondly, the patients' urinary iodine levels were measured from a single urine sample; finally, the number of patients was too low to allow for generalisation. Therefore, further studies should include repeated measurements and a larger group of patients. Despite all these limitations, it is clear that iodine deficiency continues to be a major problem in the Aegean region and we consider that patients should not be told to restrict their iodine consumption in order to protect from Hashimoto Thyroiditis.

Benzer Tezler

  1. Tiroid spesifik yaşam kalitesi ölçeği ThyPRO Türkçe versiyonu: Merkezimizde hipotiroidizm ile takipli hastalarda sonuçları

    Evalution of quality of life in patients with hypothyroidism by means of the Turkish version of the thyroid related patient-reported outcome questionaire ThyPRO: A single center study

    CANSU ÇIKIN BOZTUĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVİM GÜLLÜ

  2. Tiroid hastalıklarına eşlik eden psikiyatrik bozuklukların gözden geçirilmesi

    Review of psychiatric disorders associated with thyroid diseases

    YILDIRIM ALTUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DOĞAN NASIR BİNİCİ

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NERMİN GÜNDÜZ

    UZMAN ÖZGE TİMUR

  3. İç Hastalıkları Genel Dahiliye Polikliniğine başvuran otoimmün tiroid hastalarında hastalık durumunun genel yaşam kalitesive uyku düzenine etkisi

    The impact of disease status on general quality of life and sleep patterns in autoimmune thyroid disease patients admitted to the General Internal Medicine Outpatient Clinic

    HATİCE KARATAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PINAR YILDIZ

  4. Hipotiroidi hastalarının semptomları, beslenme özellikleri, depresyon durumları ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of symptoms, nutritional characteristics, depression situations and life quality of hypothyroid patients

    FATMA ERMİŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ÇELİK

  5. Myastenia gravis hastalarının klinik ve laboratuar özellikleri ve eşlik eden diğer otoimmun hastalıkların araştırılması

    Investigating the clinical and laboratory characteristics of Myasthenia gravis patients and the frequency of other autoimmune diseases accompanying

    SEÇİL ŞENER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    NörolojiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CAVİT BOZ