Geri Dön

Kardiyak risk faktörlerinin kanserli inme hastalarında radyolojik ve klinik parametrelerle birlikte değerlendirilmesi vekorelasyonu

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1020187
  2. Yazar: GÖZDE SERTTAŞ ERSÖZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BİJEN NAZLIEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: İskemik inme, Malignite, Mortalite, Kanser hastaları, Hiperkoagülabilite, D-Dimer, LVEF, Ischemic stroke, Malignancy, Mortality, Cancer patients, Hypercoagulability, D-dimer, Left Ventricular Ejection Fraction (LVEF)
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı kanser tanısı alan iskemik inme hastaları ile kanser tanısı olmayan iskemik inme hastalarını inmenin farklı anatomik lokalizasyonlarına, kardiyak risk faktörlerine, klinik özelliklere, laboratuvar-görüntüleme sonuçlarına ve kanserin organ-histolojik tipine dayalı karşılaştırarak kanser ilişkili olası etiyolojik mekanizmaları, prognostik faktörleri belirlemeye çalışmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif ve tek merkezli bir araştırma olarak tasarlandı. 01.01.2005–30.11.2025 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde, aktif kanser tanısı bulunan veya izlem sürecinde kanser tanısı alan hastalar ile kanser tanısı bulunmayan , Nöroloji Anabilim Dalı tarafından serebrovasküler hastalık (inme) tanısı nedeniyle hastanede yatarak takip edilen toplam 198(100+98) hasta incelendi. Tüm analizlerde iki yönlü p değeri kullanıldı ve p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda kanserli iskemik inme hastalarında inme mekanizmasının hiperkoagülabilite ile ilişkili olabileceği gösterildi. Kanserli grupta daha önce geçirilmiş iskemik SVO sayısının anlamlı derecede daha yüksek olduğu (p=0,049), anterior dolaşım sisteminin daha sık etkilendiği (p<0,001), çoklu enfarkt paternini yansıtan anterior ve posterior dolaşımın birlikte tutulumu ile bilateral hemisferik etkilenimin daha sık görüldüğü (p<0,001) saptandı. Laboratuvar incelemelerinde kanserli grupta ürik asit, CRP, NLR, ferritin, LDH ve D-dimer düzeylerinin anlamlı derecede daha yüksek olduğu; buna karşılık hemoglobin, hematokrit, lenfosit ve trombosit sayılarının anlamlı derecede daha düşük olduğu belirlendi. Fonksiyonel değerlendirmelerde taburculuk NIHSS skoru ile taburculuk, 1. ay ve 1. yıl mRS skorlarının kanserli grupta anlamlı derecede daha yüksek olduğu (p<0,001) ve mortalite oranlarının da daha yüksek bulunduğu (p<0,001) saptandı. Kanserli hastalarda en sık histolojik alt tip %48,0 oranı ile adenokarsinom olup, en sık görülen primer tümör akciğer kanseri (%24,0) idi. Bunu sırasıyla lenfoproliferatif sistem maligniteleri (%11,0), prostat kanseri (%10,0) ve meme kanseri (%9,0) izledi. Ekokardiyografik değerlendirmede ortalama sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun (p=0,048) ve sol atriyum çapının (p=0,014) mortal grupta daha düşük olduğu saptandı. Çok değişkenli analizde kanserli iskemik inme hastalarında yüksek D-dimer düzeyi ve düşük LVEF değerinin hastane içi mortalitenin bağımsız belirleyicileri olduğu gösterildi. D-dimer için odds oranı 1,318 (%95 GA: 1,044–1,664; p=0,020) ve LVEF için odds oranı 0,717 (%95 GA: 0,528–0,974; p=0,033) olarak hesaplandı. Sonuç: Kanserli hastaların inme topografilerinin bilateral- multiple patern göstermesi olası mekanizmanın embolik paternde olduğunu gösterdi. Kanserli hastalarda kardiyak tarama bulgularının kansersiz hastalar ile istatiksel açısından benzer olması ve kanserli inme hastalarının belirgin inflamatuar- protrombotik profil sergilemesi inme gelişiminde hiperkoagülabilite ilişkili embolik mekanizmanın rol oynadığını düşündürdü. Kanserli inme grubunda en sık adenokarsinom histolojik tipi ve solid organ kanserlerinin görülmesi (Akciğer,gastrointestinal/pankreatobilier sistem vb..). türlerinin tromboembolik komplikasyonlara eğiliminin yüksek olabileceğini işaret etmektedir. Kanserli grupta“yüksek D-dimer ve düşük LVEF”(D-dimer ≥4.25 µg/mL ve LVEF ≤60 ) hastanede ölümün bağımsız göstergeleri olarak bulundu. D-dimer için Odds oranı 1,318 (%95 GA: 1,044-1,664; p=0,020) ve LVEF için Odds oranı 0,717 (%95 GA: 0,528-0,974; p=0,033) saptandı.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to compare ischemic stroke patients with and without cancer in terms of stroke topography, cardiac risk factors, clinical features, laboratory and imaging findings, and the organ and histological types of malignancy, in order to explore potential etiological mechanisms and identify prognostic factors associated with cancer-related stroke. MaterialsandMethods: This retrospective single-center study included 198 patients hospitalized and followed by the Department of Neurology at Gazi University Faculty of Medicine Hospital between January 1, 2005 and November 30, 2025 with a diagnosis of cerebrovascular disease (stroke). The study population comprised 100 patients with cancer and 98 patients without cancer. The cancer group included patients with an active malignancy or those diagnosed with cancer during follow-up. All statistical analyses were performed using two-tailed tests, and a p value of <0.05 was considered statistically significant. Results: The findings suggested that ischemic stroke in patients with cancer may be associated with a hypercoagulability-related mechanism. Compared with the non-cancer group, patients with cancer had a significantly higher frequency of previous ischemic cerebrovascular events (p=0.049), more frequent involvement of the anterior circulation (p<0.001), and a higher prevalence of combined anterior and posterior circulation involvement and bilateral hemispheric infarctions, indicating a multiple infarction pattern (p<0.001). Laboratory analyses showed that uric acid, C-reactive protein, neutrophil-to-lymphocyte ratio, ferritin, lactate dehydrogenase, and D-dimer levels were significantly higher in the cancer group, whereas hemoglobin, hematocrit, lymphocyte count, and platelet count were significantly lower. Functional outcome measures, including discharge NIHSS scores and discharge, 1-month, and 1-year modified Rankin Scale scores, were significantly worse in the cancer group (p<0.001). Mortality was also significantly higher among patients with cancer (p<0.001). Among cancer patients, adenocarcinoma was the most common histological subtype (48.0%), while lung cancer was the most frequent primary tumor (24.0%), followed by lymphoproliferative malignancies (11.0%), prostate cancer (10.0%), and breast cancer (9.0%). Echocardiographic evaluation showed that mean left ventricular ejection fraction (LVEF) (p=0.048) and left atrial diameter (p=0.014) were significantly lower in the mortality group. In multivariable analysis, elevated D-dimer and reduced LVEF were identified as independent predictors of in-hospital mortality in cancer-related ischemic stroke. The odds ratio was 1.318 for D-dimer (95% CI: 1.044–1.664; p=0.020) and 0.717 for LVEF (95% CI: 0.528–0.974; p=0.033). Conclusion: The predominance of bilateral and multiple infarct patterns in patients with cancer suggests an underlying embolic mechanism. The similarity in cardiac screening findings between cancer and non-cancer stroke patients, together with the markedly inflammatory and prothrombotic profile observed in the cancer group, supports the role of a hypercoagulability-related embolic process in the pathogenesis of stroke. The predominance of adenocarcinoma and solid organ malignancies, particularly lung and gastrointestinal/pancreatobiliary cancers, further suggests that these tumor types may be more strongly associated with thromboembolic complications. Elevated D-dimer (≥4.25 µg/mL) and reduced LVEF (≤60%) were identified as independent predictors of in-hospital mortality in cancer-related ischemic stroke.

Benzer Tezler

  1. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK

  2. Opere evre ı- ııı meme kanseri hastalarında metabolik sendrom sıklığı ve belirleyicileri

    The frequency and determinants of metabolic syndrome in patients with operable stage i-iii breast cancer

    SAİM FURKAN SARICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KADRİ ALTUNDAĞ

  3. Yoğun bakım desteği alan pediatrik onkoloji hastalarında başvuru nedenlerinin ve prognostik faktörlerin araştırılması

    Indications for admission and prognostic factors in pediatric oncology patients admitted to the pediatric intensive care unit

    BERKAY ALİMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    OnkolojiAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HANDAN UĞUR DİNÇASLAN

  4. Anti-HER2 tedavi alan meme karsinomu tanılı hastalarda kardiyotoksisite oranlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of cardiotoxicity rates in patients diagnosed with breast carcinoma receiving anti-HER2 treatment

    DENİZ BAKIRCIOĞLU ALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    OnkolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ELİF ATAĞ AKYÜREK

  5. Rektum kanseri nedeniyle küratif amaçlı aşağı anterior rezeksiyon ve abdominoperineal rezeksiyon yapılan hastaların lokal nüks, uzak metastaz ve sağ kalım açısından karşılaştırılması

    Locoregional reccurence, distant metastasis and survey of the rectum cancer patients that curative operation performed as low anterıor resection or abdominoperineal resection

    MEHLİKA BİLGİ KIRMACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Genel CerrahiDokuz Eylül Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEM TERZİ