Primer hiperaldosteronizm ön tanısıyla serum fizyolojik infüzyon testi yapılan hastaların değerlendirilmesi
Evaluation of patients who underwent a saline infusion test with a preliminary diagnosis of primary aldosteronism
- Tez No: 1021057
- Danışmanlar: PROF. DR. ZÜLEYHA CİHAN ÖZDAMAR KARACA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Primer hiperaldosteronizm, serum fizyolojik infüzyon testi, aldosteron, renin, aldosteron-renin oranı, hipertansiyon, Primary aldosteronism, saline infusion test, aldosterone, renin, aldosterone-to-renin ratio, hypertension
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
PRİMER HİPERALDOSTERONİZM ÖN TANISIYLA SERUM FİZYOLOJİK İNFÜZYON TESTİ YAPILAN HASTALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET Giriş: Primer hiperaldosteronizm (PHA), sekonder hipertansiyonun en sık endokrin nedenidir ve artmış kardiyovasküler ve renal komplikasyon riskiyle ilişkilidir. PHA tanısının doğrulanmasında serum fizyolojik (SF) infüzyon testi yaygın olarak kullanılmakla birlikte, test sonrası aldosteron düzeyinin 5–10 ng/dL arasında bulunması tanısal belirsizliğe neden olmaktadır. Amaç: Kliniğimizde PHA ön tanısıyla veya insidental adrenal kitle nedeniyle SF infüzyon testi uygulanan hastaların demografik, klinik, laboratuvar ve radyolojik özelliklerini retrospektif olarak değerlendirmek; testin tanısal gücünü ve kılavuzlarla uyumlu eşik değerleri Türk toplumunda incelemektir. Gereç ve Yöntem: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniğinde SF infüzyon testi uygulanan 317 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Test, 4 saat boyunca 500 mL/saat hızında toplam 2 litre %0,9 izotonik sodyum klorür infüzyonu şeklinde uygulandı ve 240. dakikada aldosteron düzeyi ölçüldü. Test sonrası aldosteron düzeyi <5 ng/dL olan hastalar PHA açısından negatif, >10 ng/dL olanlar pozitif kabul edildi; gri zon hastalarında tanı, dirençli hipertansiyon, hipokalemiye yatkınlık, aldosteron/renin oranı (ARO) ve klinik seyir birlikte değerlendirilerek belirlendi. Plazma aldosteron kemilüminesans immünoassay, plazma renin aktivitesi (PRA) lüminesans immünoassay yöntemiyle çalışıldı; ARO, renin için 0,1 ve 0,2 alt sınır düzeltmeleriyle hesaplandı. İstatistiksel analizlerde bağımsız örneklem t testi, Mann–Whitney U testi, Pearson ki-kare testi ve ROC analizi kullanıldı; anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edildi. Bulgular: Çalışmada kullanılan sınıflandırmaya göre hastaların 143'ü (%45,1) PHA kabul edilen grupta, 174'ü (%54,9) PHA kabul edilmeyen grupta yer aldı. SF infüzyon testi sonrası aldosteron düzeyi 18 hastada (%5,7) <5 ng/dL, 175 hastada (%55,2) 5–10 ng/dL ve 124 hastada (%39,1) >10 ng/dL bulundu. Gri zonda bulunan 19 hasta (%10,9), destekleyici klinik ve biyokimyasal bulgular doğrultusunda PHA grubuna dahil edildi. PHA grubunda hipertansiyon sıklığı ve süresi, kullanılan antihipertansif ilaç sayısı, sistolik kan basıncı, nabız basıncı ve aterosklerotik hastalık sıklığı daha yüksekti. Serum sodyum ve kreatinin düzeyleri daha yüksek, serum potasyum ve tahmini glomerüler filtrasyon hızı daha düşük bulundu. Adrenal görüntüleme bulgularının dağılımı gruplar arasında benzerdi. Çalışmada kullanılan PHA sınıflamasına göre SF infüzyon testi sonrası aldosteron düzeyinin AUC değeri 0,960 (%95 GA: 0,932–0,981) olarak hesaplandı. %100 duyarlılık sağlayan kesim noktası 6,36 ng/dL olup özgüllüğü %28,8; %100 özgüllük sağlayan kesim noktası 10,01 ng/dL olup duyarlılığı %86,7 idi. PHA grubundaki hastaların %60,8'ine mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) tedavisi uygulandı. Spironolakton kullanan hastaların %55,6'sında antihipertansif ilaç gereksinimi azaldı. Sonuç: SF infüzyon testi sonrası aldosteron düzeyi, çalışma kohortunda PHA sınıflamasıyla güçlü bir ilişki göstermiştir. Bununla birlikte hastaların yarısından fazlasının geleneksel 5–10 ng/dL gri zonunda yer alması, test sonucunun klinik ve diğer biyokimyasal bulgularla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Belirlenen 6,36 ve 10,01 ng/dL kesim noktaları keşifsel nitelikte olup, bağımsız ve prospektif kohortlarda doğrulanmadan rutin klinik eşik olarak kullanılmamalıdır.
Özet (Çeviri)
EVALUATION OF PATIENTS WHO UNDERWENT A SALINE INFUSION TEST WITH A PRELIMINARY DIAGNOSIS OF PRIMARY ALDOSTERONISM ABSTRACT Introduction: Primary aldosteronism (PA) is one of the most common endocrine causes of secondary hypertension and is associated with an increased risk of cardiovascular and renal complications. Although the saline infusion test (SIT) is widely used to confirm the diagnosis of PA, a post-test aldosterone level between 5 and 10 ng/dL results in diagnostic uncertainty. Aim: To retrospectively evaluate the demographic, clinical, laboratory, and radiological characteristics of patients who underwent SIT with a preliminary diagnosis of PA or because of an incidental adrenal mass at our clinic, and to assess the diagnostic performance of the test and guideline-consistent threshold values in a Turkish population. Materials and Methods: A total of 317 patients who underwent SIT at the Department of Endocrinology and Metabolism, Erciyes University Faculty of Medicine, were evaluated retrospectively. The test was performed by intravenous infusion of a total of 2 liters of 0.9% isotonic sodium chloride solution over 4 hours at a rate of 500 mL/h, and the aldosterone level was measured at minute 240. Patients with a post-test aldosterone level <5 ng/dL were considered negative for PA and those with >10 ng/dL positive; in gray-zone patients, the diagnosis was determined by jointly evaluating resistant hypertension, predisposition to hypokalemia, the aldosterone-to-renin ratio (ARR), and the clinical course. Plasma aldosterone was measured by chemiluminescence immunoassay and plasma renin activity (PRA) by luminescence immunoassay; the ARR was calculated using lower-limit corrections of 0.1 and 0.2 for renin. Independent-samples t test, Mann–Whitney U test, Pearson chi-square test, and ROC analysis were used for statistical analyses; statistical significance was set at p<0.05. Results: According to the classification used in this study, 143 patients (45.1%) were in the group classified as having PA and 174 (54.9%) in the group not classified as having PA. The post-SIT aldosterone level was <5 ng/dL in 18 patients (5.7%), 5–10 ng/dL in 175 patients (55.2%), and >10 ng/dL in 124 patients (39.1%). Nineteen gray-zone patients (10.9%) were included in the PA group based on supporting clinical and biochemical findings. In the PA group, the frequency and duration of hypertension, the number of antihypertensive drugs used, systolic blood pressure, pulse pressure, and the frequency of atherosclerotic disease were higher. Serum sodium and creatinine levels were higher, whereas serum potassium and the estimated glomerular filtration rate were lower. The distribution of adrenal imaging findings was similar between the groups. According to the PA classification used in this study, the AUC of the post-SIT aldosterone level was 0.960 (95% CI: 0.932–0.981). The cut-off providing 100% sensitivity was 6.36 ng/dL, with a specificity of 28.8%, whereas the cut-off providing 100% specificity was 10.01 ng/dL, with a sensitivity of 86.7%. A mineralocorticoid receptor antagonist (MRA) was administered to 60.8% of the patients in the PA group. The antihypertensive drug requirement decreased in 55.6% of the patients receiving spironolactone. Conclusion: The post-SIT aldosterone level showed a strong association with the PA classification in the study cohort. However, the fact that more than half of the patients fell within the traditional 5–10 ng/dL gray zone indicates that the test result should be interpreted together with clinical and other biochemical findings. The identified cut-offs of 6.36 and 10.01 ng/dL are exploratory and should not be used as routine clinical thresholds without validation in independent, prospective cohorts.
Benzer Tezler
- Sürrenal adenomu olup primer hiperaldosteronizm tanısı alan olgular ile nonfonksiyone sürrenal adenomu olan olguların nötrofil/lenfosit ve trombosit/lenfosit oranlarının karşılaştırılması
Comparison of Neutrophil/Lymphocyte and Platelet/Lymphocyte ratios of cases with adrenal adenoma diagnosed with primary hyperaldosteronism and cases with nonfunctional adrenal adenoma
AYTUĞ GÜVEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıKaradeniz Teknik Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İRFAN NUHOĞLU
- Benign fonksiyonel adrenal kortikal kitlelerin tanısında Ga68-DOTA-pentixafor PET/BT görüntülemenin yeri
The diagnostic efficacy of GA68-DOTA pentixafor PET/CT in the diagnosis of benign functional adrenal cortical masses
ÖMER FARUK ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TEVFİK FİKRET ÇERMİK
DOÇ. DR. ESRA ARSLAN
- Hiperkortizoleminin dışlanması gereken hastalarda immunoassay ve tandem kütle spektrometri yöntemleri ile ölçülen tükürük kortizolünün tanısal değeri ve diürnal ritmi ortaya koymadaki başarısının değerlendirilmesi
Evaluation of the success of salivary cortisol in determining diagnostic value and diurnal rhythm as measured by immunoassay and tandem mass spectrometry methods in patients who needs to be excluded from hypercortisolemia
HÜSNİYE ASLI ŞAHİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Moleküler TıpDokuz Eylül ÜniversitesiMoleküler Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ GAMZE TUNA
- Primer hiperaldosteronizm tanısı alan vakalarda normotansif ve normokalemik olguların değerlendirilmesi
Evaluation of normotensive and normokalemic cases diagnosed with primary hyperaldosteronism
TUĞÇE EROL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıMarmara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZLEM ÜSTAY
- Primer aldosteronizmli hastalarda brakiyal arter ultrasonografisi ile endotel fonksiyonlarının değerlendirilmesi ve karotis intima media kalınlığının ölçümü
The effect of hyperaldosteronism on flow mediated dilation and carotis intima media thickness measurements.
AHMET DEMİRKIRAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Kardiyolojiİstanbul ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA ÖZCAN