Geri Dön

Defektif posterior restorasyonların tamiri: Bir gözlemsel klinik çalışma

Repair of defective posterior restorations: An observational clinical study

  1. Tez No: 1024463
  2. Yazar: HAKAN ÇAĞRI ESER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NİMET ÜNLÜ
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Restoratif Diş Tedavisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı; farklı bireysel çürük risk profillerine sahip hastalarda, defektif posterior kompozit rezin restorasyonların tamirinde yüzey hazırlığı olarak silan uygulamasının ve defektif amalgam restorasyonların tamirinde metal primer kullanımının 6 aylık klinik performansını USPHS kriterleri aracılığıyla değerlendirmektir. Ayrıca, 6 aylık takip süreci boyunca tamir edilen restorasyonlarda meydana gelen klinik yüzey aşınmalarının ve volumetrik değişimlerin üç boyutlu dijital analiz yöntemi ile kantitatif olarak değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu gözlemsel klinik çalışmaya, posterior bölgede tamir gereksinimi bulunan toplam 115 defektif restorasyona ait klinik kayıtlar değerlendirilmiştir. Restorasyonlar, restoratif materyal tipi ve uygulanan yüzey hazırlama protokolüne göre dört gruba ayrılmıştır: Amalgam + All Bond Universal (AA), Amalgam + Z-Prime Plus + All Bond Universal (AZA), Kompozit + All Bond Universal (KA) ve Kompozit + Clearfil Ceramic Primer Plus (KCA). Klinik değerlendirmeler modifiye USPHS kriterleri doğrultusunda tamir sonrası 1. hafta ve 6. ay kontrollerinde gerçekleştirilmiştir. Hastaların çürük risk düzeyleri Cariogram modeli kullanılarak belirlenmiştir. Tamir restorasyonlarının yüzey aşınma analizinde ise intraoral tarayıcı (TRIOS 5, 3Shape, Kopenhag, Danimarka) ile elde edilen dijital modellerin STL verileri, Geomagic Control X yazılımı (3D Systems, Rock Hill, SC, ABD) aracılığıyla süperpozisyon yöntemi kullanılarak üç boyutlu olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın istatistiksel analizleri sonucunda, kompozit rezin grubunda sadece universal adeziv kullanılan KA grubunda klinik değerlendirme parametrelerinde anlamlı değişim gözlenmemiştir (p>0.05). Ancak amalgam gruplarında (AA ve AZA) ve silan uygulanan kompozit grubunda (KCA) özellikle estetik parametrelerden renk uyumu ve kenar renklenmesinde istatistiksel olarak anlamlı bozulmalar görülmüştür (p<0.05). Metal primer kullanılan AZA grubunda retansiyon ve anatomik form kriterleri stabil kalmış (p>0.05), ancak renk uyumu ve kenar renklenmesi parametrelerinde anlamlı bozulma görülmüştür (p<0.05). Çürük risk seviyesinin 6 aylık klinik açıdan başarısında anlamlı bir etkisi bulunmamıştır (p>0.05), ancak kompozit restorasyon grubunda iii çürük riski ile tamirin etyolojisi arasında anlamlı ilişki saptanmış (p=0.009) ve yüksek çürük riskli bireylerde sekonder çürük baskın tamir nedeni olarak belirlenmiştir. Amalgam grubunda ise çürük riski ile tamir etiyolojisi arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır (p=0.385). Üç boyutlu aşınma analizlerinde hem kompozit hem de amalgam gruplarında Min., Max. ve RMS değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Sonuçta, yüzey hazırlama ajanlarının 6 aylık kısa bir dönemde klinik açıdan performansa katkısı sınırlı düzeyde olup, estetik kriterlerin tamir bağlanma dayanımına katkısından bağımsız şekilde etkilenebilmektedir. Bireylerin çürük risk düzeylerinin, 6 aylık kısa takip döneminde tamir restorasyonlarının klinik başarısı üzerinde belirgin bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Bununla birlikte, tamir etiyolojisinin dağılımı incelendiğinde sekonder çürük kaynaklı tamir gereksiniminin özellikle kompozit restorasyonlarda daha yüksek oranda görülmesi, çürük riskinin uzun dönemde kompozit restorasyonların klinik performansı üzerinde etkili olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, tamir restorasyonlarının 6 aylık takip süresi sonunda yüzey bütünlüğünü büyük ölçüde koruduğu ve meydana gelen aşınma miktarının klinik olarak kabul edilebilir sınırlar içerisinde kaldığı belirlenmiştir.

Özet (Çeviri)

The aim of this study was to evaluate the 6-month clinical performance of silane application as a surface conditioning protocol in the repair of defective posterior composite resin restorations and metal primer application in the repair of defective amalgam restorations in patients with different individual caries risk profiles, using USPHS criteria. In addition, clinical surface wear and volumetric changes occurring in repaired restorations during the 6-month follow-up period were quantitatively assessed using a three-dimensional (3D) digital analysis method. In this observational clinical study, clinical records of a total of 115 defective posterior restorations requiring repair were evaluated. The restorations were divided into four groups according to the restorative material type and surface conditioning protocol applied: Amalgam + All Bond Universal (AA), Amalgam + Z-Prime Plus + All Bond Universal (AZA), Composite + All Bond Universal (KA), and Composite + Clearfil Ceramic Primer Plus (KCA). Clinical evaluations were performed at the 1-week and 6-month follow-up visits according to the modified USPHS criteria. Caries risk levels of the patients were determined using the Cariogram model. For surface wear analysis of repaired restorations, STL data obtained from digital models acquired with an intraoral scanner (TRIOS 5, 3Shape, Copenhagen, Denmark) were three-dimensionally evaluated by a superimposition method using Geomagic Control X software (3D Systems, Rock Hill, SC, USA). Statistical analysis revealed no significant changes in the clinical evaluation parameters in the KA group, in which only a universal adhesive was used in the composite resin group (p>0.05). However, statistically significant deterioration was observed particularly in esthetic parameters, including color match and marginal discoloration, in the amalgam groups (AA and AZA) and in the silane- applied composite group (KCA) (p<0.05). In the AZA group, in which a metal primer was used, retention and anatomical form criteria remained stable (p>0.05), whereas significant deterioration was detected in color match and marginal discoloration parameters (p<0.05). Caries risk level had no significant effect on the 6-month clinical success of repaired restorations (p>0.05). Nevertheless, a significant relationship was found between caries risk and repair etiology in the composite restoration group (p=0.009), with secondary caries identified as the predominant reason for repair in individuals with high caries risk. In the amalgam group, no significant association was found between caries risk and repair etiology (p=0.385). Three-dimensional wear analyses demonstrated no statistically significant differences in Min., Max., and RMS values in either the composite or amalgam groups (p>0.05). Within the limitations of this study, the contribution of surface conditioning agents to clinical performance over a short-term 6-month period appeared to be limited, and esthetic parameters may be affected independently of repair bond strength. Individual caries risk levels did not have a significant impact on the short-term clinical success of repaired restorations. However, the higher prevalence of secondary caries-related repair requirements in composite restorations suggests that v caries risk may influence the long-term clinical performance of composite restorations. Furthermore, repaired restorations largely preserved their surface integrity after 6 months of follow-up, and the amount of wear observed remained within clinically acceptable limits.

Benzer Tezler

  1. Süt dişlerinde farklı restoratif materyaller ile yapılan inley/onley restorasyonların stres dağılımı

    Stress distribution of inlay and onley restorations made with different restorative materials in primary teeth

    GÜLÜZAR AKSU

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Diş HekimliğiOrdu Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇİĞDEM GÜLER

  2. BioHPP polimer ve lityum disilikat seramik materyallerinden üretilen onley restorasyonların in-vivo olarak uygulanması ve klinik başarılarının değerlendirilmesi

    In-vivo application and clinical success of onlay restorations made of BioHPP polymer and lithium disilicate ceramic materials

    SİBEL DİRİER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Diş HekimliğiEge Üniversitesi

    Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE GÖZDE TÜRK

  3. Kuzularda vertebra büyüme plağı reimplantasyonun büyüme üzerine etkisi

    Effectof spinal growth plate reimplantation on growth: Experimental study in lambs

    AHMET HAMDİ AKGÜLLE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Ortopedi ve TravmatolojiMarmara Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MİTHAT SELİM YALÇIN

  4. Glass iyonomer sementin ototoksik etkilerinin araştırılması

    Ototoxicity of glass ionomer cement

    MEHMET DİCLE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Kulak Burun ve BoğazSakarya Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET GÜVEN

  5. MR defekografi ile pelvik taban yetmezliğinin değerlendirilmesi

    Evaluation of pelvic floor failure with MR defecography

    HABİP ESER AKKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURAY HALİLOĞLU