Geri Dön

Trombositten zengin plazma uygulanmış kronik periodontitisli bireylerde elastaz aktivitesi seviyesinin belirlenmesi

Elastolytic activity in chronic periodontitis patients whom platelet-rich plasma were applied

  1. Tez No: 157669
  2. Yazar: İDİL KURTULUŞ
  3. Danışmanlar: PROF.DR. SERDAR ÇİNTAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Periodontoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

6. ÖZET Bu çalışma, kronik periodontitisli bireylerde, periodontal cerrahi tedavi sırasında bir tarafa trombositten zengin plazma ile birlikte p-trikalsiyumfosfat esaslı Cerasorb®“ (250 - 500p,m) greft materyali, diğer tarafa Cerasorb®”greft materyalinin tek başına uygulanmış olduğu dişlerde, iyileşme dönemi süresince iltihap parametresi olarak dişeti oluğu sıvısı içindeki elastaz aktivitesi seviyesindeki değişimin belirlenmesi amacıyla planlanmıştır. Tek merkezli, randomize, klinik kontrollü, prospektif, longitudinal ve çift körlü olarak planlanmış olan bu çalışmaya sistemik olarak sağlıklı olan, daha önce periodontal tedavi görmemiş, kronik periodontitisli, aynı çenede karşılıklı olarak dişeti cebi derinliği > 5 mm olan iki dişi bulunan hastalar dahil edilmiştir. Bu özelliklere sahip 7 erkek, 15 kadın, toplam 22 hastada bulunan 44 kemik içi defekt tedavi edilmiştir. Çalışmada klinik olarak O'Leary Plak İndeksi, Saxer ve Mühlemann'ın tarafımızdan modifiye edilmiş papil kanama İndeksi, Periodontal Sondalama Derinliği, Rölatif Ataşman Düzeyi ölçümleri ve direkt kemik içi ölçümleri uygulanmış ve tedavinin belirli aşamalarında test ve kontrol bölgelerinde periodontal cep derinliği en fazla olan birer dişten dişeti oluğu sıvısı alınarak elastaz aktivitesi düzeyi belirlenmiştir. Bu dönemler tedavi öncesi, başlangıç tedavisi sonrası, operasyondan sonra 3. gün, 7. gün, 14. gün, 1. ay, 3. ay ve 6. ay şeklinde belirlenmiştir. Çalışma süresi on iki ay olarak belirlenmiş olup bu doktorada ilk 6 aylık sonuçlar verilmektedir. Direkt kemik içi ölçümleri bu çalışma kapsamına dahil edilmemiştir. Altı aylık tedavi dönemi sonunda deney (greft+TZP) ve kontrol (greft) gruplarında bir miktar dişeti çekilmesi meydana gelmiş, ancak sadece kontrol grubundaki çekilme miktarı tedavi öncesine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bulunmuştur (p<0.05). Her iki grupta da periodontal sondalama derinliği (PSD) ölçümleri tedavi öncesine oranla anlamlı düzeyde azalma 142göstermiştir. Bu bulgu, yöntemlerin her ikisinin de başarılı olduğunu göstermektedir (p<0.0001). Ancak gruplar arası karşılaştırmada PSD değerlerindeki azalma bakımından deney ve kontrol grupları arasında anlamlı düzeyde bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Aynı şekilde rölatif ataşman düzeyi ölçümlerinde de tedavi öncesine oranla hem deney hem de kontrol gruplarının kendi içlerinde anlamlı düzeyde bir azalma tespit edilmiştir (p<0.0001). Ancak sadece greft konmuş olan kontrol grubunda operasyon sonrası 6. ayda RAD ölçüm değeri başlangıç tedavisi dönemindeki RAD ölçüm değerine göre anlamlı düzeyde azalmamış (p>0.05) olup, buna karşılık TZP ile birlikte greft materyalinin uygulanmış olduğu deney tarafında bu her iki ölçüm değeri arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). Enzim aktivitesinin her iki grupta da operasyon sonrası özellikle 3. günde tedavi öncesine göre anlamlı düzeyde bir düşüş gösterdiğini gözlemledik. Daha sonra operasyondan sonra 2. haftadan itibaren aktivitenin yine artmaya başladığını ve 6. ayda da hala yüksek olduğunu gördük. Elastaz aktivitesinin operasyon sonrası 3. gündeki bu ani düşüşünü, elastaz enziminin inhibitörleri ile yapmış olduğu kompleks nedeniyle, serbest dolaşan enzim miktarındaki azalmaya bağladık. Testimiz sadece bu serbest dolaşan enzimlerin aktivitesini belirleyebildiği için, aktivitenin düşük olmasını buna bağladık. Aktivitenin 2. haftadan itibaren artış göstermesini ise, serbest dolaşan enzimlerin miktar olarak enzim-inhibitör kompleksinden fazla olmasına bağladık. Her iki tarafa da uygulamış olduğumuz rejeneratif tedavilere yanıt olarak 2. haftadan itibaren enzim aktivitesinde de artma olduğunu düşündük. Çünkü her iki tarafa da bir greft materyali uygulanmış olduğu için konak tarafından bu greft materyali her iki tarafta da yıkıma uğratılmaktadır. Anlamlı düzeyde olmasa bile TZP uygulanmış olan tarafta postoperatif 1. ayda, plak indeksi ve papil kanama indeksi ile paralel olacak şekilde, elastaz aktivitesinin de bir miktar daha düşük olduğunu gördük. Bunu da yine TZP olan taraftaki iyileşmenin kalitesine bağladık. Sonuç olarak bulgularımızın hepsi de TZP ile birlikte greft uygulanmış olan deney tarafında, sadece greft uygulanmış olan kontrol bölgesine oranla 143iyileşmenin daha hızlı ve kaliteli olduğuna işaret etmektedir. Ancak net bir yargıya varabilmek için bu bölgelerin kemik içi ölçümlerinin sonuçları da değerlendirilmeli ve daha ileri bir dönemde tüm klinik ve biyokimyasal parametrelere de yeniden bakılması gereklidir. 144

Özet (Çeviri)

7. SUMMARY The aim of this study was to analyse early wound healing by means of EA in gingival crevicular fluid (GCF) of intrabony defects treated with a combination of PRP and a beta-tricalcium phosphate (TCP) (Cerasorb®, Curasan). Twenty two patients (7 men, 15 women) with chronic periodontitis were selected for this randomised controlled, double blind, split-mouth study, having two teeth with probing pocket depth (PPD) >5mm in the contralateral arch. O'Leary Plaque Index, the modified Saxer and Mühlemann papillary bleeding Index, probing pocket depth (PPD), relative attachment levels (RAL) and direct bone measurements (DBM) have been performed. After initial periodontal therapy, the defects were filled with PRP and TCP (test) or with TCP alone (control). Gingival crevicular fluid (GCF) was collected with filter paper strips from the tooth with the deepest PPD, before and 3 days, 1 and 2 weeks, 1, 3 and 6 months after surgery. The duration of the study was set at 12 months, but in this thesis the preliminary 6 months results are discussed. Direct bone measurements will be described in a further study. Both treatment modalities resulted in gingival recession at the end of 6 months period. A statistically significant difference in the control group have been found between baseline and final recordings at the end of 6 months (p<0.05). A statistically significant decrease in PPD recordings have been found in both groups, with no statistically significant difference in both groups. Also a statistically significant decrease in RAL have been calculated in both of the groups (p<0.0001). But significantly more relative attachment gain compared to baseline recordings have been found in the test group (p<0.05) at the end of 6 months. Elastolytic activity showed a marked decrease 3 days after surgery in the test and the control groups. Then we observed an increase in the activity again beginning from the 2nd week after surgery and that this high levels continued until the end of 6 months. The sudden decrease in the elastolytic activity at 3 days after surgery can be explained by 145the irreversible enzym - inhibitory complex, which made it impossible to detect the free and functional elastase with our fluorometric assay. Beginning from the postoperative 2nd week an imbalance between the free elastase and the bound enzym with its inhibitor have been found, which made the activity detectable again. It is known that the inhibiting capacity of inhibitory enzyms is insufficient to saturate the proteolytic activity of the crevice. So the increase of the elastase can be explained as the inflammatory response of the host according to the graft materials applied during surgical treatment. There was also a difference found, if not statistically significant, between the test and the control groups in the elastolytic activity. The test group showed lower activities than the control group one month after surgery. We suggest that early wound healing findings in this study show better results in the test group and healing was more rapid and with better quality in the test group. But in order to set a final conclusion we have to wait for the direct bone measurements. All clinical and biochemical parameters should also be recorded one year after surgery. 146

Benzer Tezler

  1. akut yanık olgularına trombositten zengin plazma ve trombositten fakir plazma kullanımının tam kalınlıkta deri greftleri üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of using platelet-rich plasma and platelet-poor plasma on full-thickness skin grafts in acute burns

    GÜLÇİN NUJEN AYÇİÇEK ÇARDAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. GAYE FİLİNTE

  2. Alopesi areata tanılı hastalarda intralezyonel triamsinolon asetonid tedavisi ve trombositten zengin plazma (prp) tedavisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of intralesional triamcinolone acetonide treatment and platelet-rich plasma (PRP) treatment in patients diagnosed with Alopecia areata

    RAMAZAN ÜLKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İLKNUR YORĞUN ÖZDEMİR

  3. Hemiplejik omuz ağrısında trombositten zengin plazmanın etkinliği

    Effectiveness of platelet rich plasma on hemiplegic shoulder pain

    ASUDE UZDU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonEge Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YEŞİM KİRAZLI

  4. Sinüs tarsi sendromunda kortikosteroid, plateletten zengin plazma ve ozon terapisi uygulamalarının karşılaştırmalı sonuçları

    Comparative results of corticosteroid, platelet-rich plazma, and ozone therapy in sinüs tarsi syndrome

    SERDAR TOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Ortopedi ve TravmatolojiAtatürk Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ KUTSİ TUNCER

  5. Pasif sigara içiciliğine maruz bırakılmış sıçanlarda oluşturulan ikinci derece yanık modelinde fibroblast kaynaklı eksozomun ve otolog plateletten zengin plazmanın yanık yarası iyileşmesine etkisi

    Human fibroblast-derived exosomes versus autologous platelet-rich plasma for treating second-degree burn wounds: A comparative study on attenuating passive cigarette smoke-induced tissue damage in a rat model

    YUNUS BAŞAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiPamukkale Üniversitesi

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ RAMAZAN HAKAN ÖZCAN