Geri Dön

Hafif preklampsili ve şiddetli preeklampsili gebelerin plasenta ve plasenta yataklarında TGF-Beta1, 2 ve 3 izoformlarının ekspresyonları ve ultrastrüktürel yapılarının incelenmesi

TGF Beta1, 2 and 3 expressions in the placentas and placental beds of women with severe and mild preeclampsia, and the ultrastructural changes of the tissues

  1. Tez No: 236224
  2. Yazar: TUĞÇE SEVGİ ERTEKİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İSMAİL SEÇKİN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Histoloji ve Embriyoloji, Morfoloji, Obstetrics and Gynecology, Histology and Embryology, Morphology
  6. Anahtar Kelimeler: Gebelik, Plasenta, Preeklampsi, Transforme edici büyüme faktörleri, Transforme edici büyüme faktörü-beta, İmmünohistokimya, Pregnancy, Placenta, Pre-eclampsia, Transforming growth factors, Transforming growth factor-beta, Immunohistochemistry
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Preeklampsi, perinatal ölümlerin ve sakatlıkların ana nedenlerinden biri olup gebede maternal hipertansiyon, proteinüri, artmış damar hasarı ve geçirgenliği ve yüzeyel plasenta istilası ile karakterize olan multisistematik bir bozukluktur. TGF Beta izoformlarının preeklampsi patogenezleri ile alakalı olduğu düşünülmektedir. TGF-Beta1, 2 ve 3 izoformlarının maternal-fetal bir organ olan plasentada ve plasentanın altında yatan uterus kısmını oluşturan plasenta yataklarında ki ekspresyon durumlarının preeklampsi için bir belirteç olabileceğini düşündük. Örnek plasenta ve plasenta yataklarının morfolojik ve ultrastrüktürel değişimlerini gözlemlemek için ışık ve elektron mikroskop tekniklerini kullandık. Doku örnekleri 7 hafif preeklampsili, 8 ağır preeklampsili ve 14 kontrol grubunu oluşturan sağlıklı gebeden alındı. Gebelerin daha önce hastane tarafından yapılmış kan ve idrar test sonuçları, böbrek fonksiyon ve karaciğer enzim test sonuçları var ise veri olarak alındı. Yapılan ışık mikroskobi, elektron mikroskobi ve immünohistokimya yöntemleri ile preeklampsili hastaların ve kontrol grubu gebelerin sonuçları değerlendirildi. Işık ve elektron mikroskop çalışmaları sonucunda hafif ve ağır preeklampsili gebelerin plasenta ve plasental yatak dokularında; plasentada sitotrofoblast fazlalığı, plasental bariyerlerin başarısızlığı, villus stromasının kollajenden yoğun olması, sinsisyotrofoblast hücrelerinde mikrovilli kaybı ve vakuolleşme, sinsisyotrofoblast bazal membranında kalınlaşma ve fetal kapiller hasarları gibi birçok histolojik farklılıklara ağır preeklampsiye doğru giderek artan bir şekilde rastlandı. Yapılan immünohistokimya değerlendirmesi sonucunda, plasentada TGF-Beta2 ekspresyonunun azaldığı, TGF-Beta3'ün ise plasental yatakta arttığı görüldü. TGF-Beta1'in plasentada ve plasental yatakta herhangi bir ekspresyon farkı göstermemesi preeklampsinin patogenezinde bir anlam taşımadığını, TGF-Beta2 ve TGF-Beta3'ün ise patogeneze dahil olabileceğini düşündürdü.

Özet (Çeviri)

Preeclampsia is one of the current major causes of perinatal mortality and morbidity. It is characterized by maternal hypertension, proteinuria, increased vascular injury and permeability, and shallow placental invasion. It is thought that TGF Beta isoforms are related to the pathogenesis of preeclampsia; our goal is to evaluate whether the expression states of TGF-Beta1, 2, and 3 in the feto-maternal organ placenta and placental bed are indicators for preeclampsia. We have conducted light and electron microscopy techniques to observe the ultrastructural and morphological changes in placentas and placental beds. Samples have been taken from 7 and 8 pregnants with mild and severe preeclapsia, respectively, and 14 healthy pregnants. The complete hospital results for patient?s blood count, urine analysis, kidney function test, and liver enzyme test have also been taken when available. We have commented on the differences between tissues from healthy and preeclamptic pregnants. According to the results from light and electron microscopy methods, placentas show increasing histological differences as the preeclampsia severes, particularly regarding (i) cytotrophoblast cell number, (ii) failures in placental barriers, (iii) collagen rich villous stroma, (iv) microvilli loss and vacuolisation in syncytiotrophoblast cells, (v) thickness in the basal membrane of syncytiotrophoblast cells, and (vi) fetal capillary defects. Following our immunohistochemical findings, TGF-Beta2 expression in preeclamptic placentas is lower, TGF-Beta3 expression in preeclamptic placental beds is higher, and TGF-Beta1 does not change significantly. We thus conclude that TGF-Beta1 and 3 may be involved in the pathogenesis of preeclampsia, but TGF-Beta1 is not related to it.

Benzer Tezler

  1. Preeklampsi hastalarında serum ve plasental fibroblast growth factor 23 (FGF-23) ve nesfatin-1 düzeyinin sağlıklı gebelerle karşılaştırılması

    Comparison of serum and placental fibroblast growth factor 23 (FGF-23) and nesfatin-1 level in patients with preeclampsy with healthy pregnancy

    AYSHAN MAMMADOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV ÖZER

  2. Maternal ve fetal serum homosistein, folik asit, vitamin B12 ve plasental doku homosistein düzeylerinin preeklampsi şiddeti ile ilişkisi

    Relationship between homocysteine, folic acid, vitamin B12 levels in maternal and fetal serum and homocysteine levels in placental tissue and severity of preeclampsia

    YURDANUR GÜRÇAY AÇILMIŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGaziantep Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. İRFAN KUTLAR

  3. Preeklamptik ve normal gebelerde adrenomedullin, kalsitonin gen ilişkili peptid düzeyleri ve bu düzeylerle hastalığın şiddeti ile doppler parametreleri arasındaki ilişki

    Adrenomedullin and Calcitonin Gene-related Peptide levels in preeclamptic and normal pregnants and the relationship between Doppler parameters and severity of the disease with these levels

    ŞERAFETTİN EROL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kadın Hastalıkları ve DoğumYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERTAN ADALI

  4. Preeklampsiyi öngörmede birinci trimester eozinofil sayısı ve eozinofil bazlı tam kan hücre indekslerinin rolü

    The role of first-trimester eosinophil count and eosinophil-based complete blood cell indices in predicting preeclampsia

    EDANUR NAZLIGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİYAZİ TUĞ

  5. Preeklampsili hastaların göbek kordonunda anjiyogenezisin araştırılması

    The investigation of angiogenesis in umblical cord of patients with pre-eclampsia

    EMEL UÇAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Histoloji ve EmbriyolojiGaziantep Üniversitesi

    Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET YÜNCÜ