Ülseratif kolitte, hastalık aktivitesinin belirlenmesinde serum interleukin-17 düzeyinin değeri ve konvansiyonel belirteçler ile karşılaştırılması
The role of serum ınterleukin 17 levels in determining disease activity in ulcerative colitis and a comparison with conventional markers
- Tez No: 297264
- Danışmanlar: PROF. DR. SERAP ARSLAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
- Anahtar Kelimeler: C reaktif protein, Dışkı, Kolit-ülseratif, Kolon hastalıkları, Teşhis, Teşhis-ayırıcı, İnflamatuar bağırsak hastalıkları, İnterlökin 8, İnterlökinler, İntestinal hastalıklar, C reactive protein, Feces, Colitis-ulcerative, Colonic diseases, Diagnosis, Diagnosis-differential, Inflammatory bowel diseases, Interleukin 8, Interleukins, Intestinal diseases
- Yıl: 2011
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Gastroenteroloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Ülseratif kolit (ÜK) kolon mukozasının tekrarlayan inflamasyonu ile karakterize bir hastalıktır. Günümüzde hastalık aktivitesinin değerlendirilmesi için birçok klinik aktivite indeksi (KAİ) ve non-invazif belirteç bulunmasına rağmen yetersizliklerinden dolayı kolonoskopik inceleme hastalık aktivitesinin değerlendirilmesi için ?altın standart? olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada IL-17'nin ÜK patogenezindeki rolünü incelemek, yeni bir belirteç olarak hastalık aktivitesini ölçmede ve mukozal iyileşmeyi göstermedeki değerinin araştırılması amaçlanmıştır. Kolonoskopik inceleme için Gastroenteroloji bölümünde değerlendirilen yetişken ÜK hastaları ve yaş, cinsiyete göre eşleştirilmiş kontrol hastalarının çalışmaya alınması hedeflenmiştir. Akut/kronik enfeksiyon veya inflamatuar hastalığı, geçirilmiş barsak rezeksiyonu, eşlik eden başka sistemik hastalık, organ nakli veya hamilelik şüphesi olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Detaylı öykü ve kolonoskopik inceleme yapılarak Rachmilewitz KAİ ve endoskopik aktivite indeksine (EAİ) göre her hastaya skor hesaplanmıştır. İki grup arasında demografik, klinik ve laboratuvar bulguları (tam kan sayımı, eritrosit sedimantasyon hızı, dışkı kalprotektin, serum CRP, hsCRP ve IL-17) açısından farkın varlığı araştırılmıştır. ÜK tanısı alan 15 hasta ve 14 kontrol hastası çalışmaya dahil edilmiştir. ÜK hastalarının ortalama hemoglobin ve hematokrit değerlerinin kontrol hastalarına göre anlamlı olarak düşük, RDW değerinin ise anlamlı olarak daha yüksek olduğu görülmüştür (sırasıyla p=0,022, p=0,036 ve p=0,017). Belirteçlerin karşılaştırmasında, ortalama ESH, CRP ve hsCRP değerlerinin ÜK hastalarında anlamlı olarak daha yüksek olduğu görülmüştür (sırasıyla p=0,026, p=0,016 ve p=0,008). ÜK grubunda kalprotektini yüksek olan hastaların oranının kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulunmuştur (p=0,001). Serum IL-17 düzeyi açısından iki grup arasında anlamlı fark saptanmamıştır (ÜK grubu, 11,51±2,32 pg/mL; Kontrol grubu, 12,05±1,55 pg/mL; p=0,345). Remisyonda ve aktif hastalığı olan ÜK hastaları arasında yapılan karşılaştırmalarda remisyonda olan hastaların tümünde KAİ ve EAİ skorları 0 (sıfır) iken, aktif hastalığı olanlarda klinik ve endoskopik skorlar sırasıyla 6,67±3,67 (4-15) ve 18,0±12,6 (5-44) idi (p<0,001). Ayrıca serum CRP ve dışkı kalprotektin düzeyleri aktif hastalığı olanlarda remisyondakilere göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (sırasıyla p=0,013 ve p=0,001). Serum IL-17 ile ilgili karşılaştırmalar 3 grup arasında (kontrol, remisyonda ve aktif ÜK) ayrı ayrı yapıldığında, gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Korelasyon analizi sonucunda, endoskopik skorunun klinik skor (r=0,819; p<0,001) dışkı kalprotektin (r=0,751, p=0,001) ve CRP (r=0,765; p=0,001) ile pozitif korelasyon gösterdiği saptanmıştır. Kalprotektinin aktif hastalığını saptamada %100 duyarlılık ve negatif prediktif değere sahip olduğu hesaplanmıştır. Kalprotektin hastalık aktivitesi takibinde ve relapsin varlığını saptamak için faydalı bir belirteç olabilir. Serum IL-17 düzeyinin yanında kolon dokusunda IL-17 ve/veya IL-17 reseptör ekspresyonunun değerlendirilmesi bu sitokinin ülseratif kolit hastalığı patogenezindeki rolünün daha iyi anlaşılması için önemli katkıda bulunabilir.
Özet (Çeviri)
Ulcerative colitis (UC) is an autoimmune disorder characterized by recurrent inflammation of the colon mucosa. To date, several clinical activity indeces (CAI) and non-invasive markers have been introduced for the evaluation of disease activity. Nevertheless, colonoscopic examination remains the ?gold standard? modality. In this study, we attempted to investigate the potential role of serum IL-17 in the pathogenesis of UC as well as to evaluate its value as a novel marker of disease activity and mucosal healing. Adult patients with a previously confirmed diagnosis of UC who were evaluated in the Gastroenterology department for colonoscopic examination were approached for inclusion in this study. The control group consisted of age- and gender-matched healthy individuals. Participants with an acute/chronic infection or inflammatory disorder, history of bowel resection, other systemic disorders, transplant recipients and those with a suspicion of pregnancy were excluded. After acquisition of a detailed history followed by colonoscopic examination, the Rachmilewitz CAI and endoscopic activity index (EAI) scores were calculated for each patient. Comparisons were made between both groups with regards to demographic, clinical and laboratory (complete blood count, erythrocyte sedimentation rate, fecal calprotectin, serum CRP, hsCRP and IL-17) findings. Overall, 15 UC patients and 14 healthy controls were enrolled. The mean hemoglobin and hematocrit values were significantly lower, while the mean RDW value was significantly higher in the UC group compared to the control group (p=0.022, p=0.036 and p=0.017, respectively). Among the markers evaluated, mean ESR, CRP and hsCRP values were significantly higher in UC patients than in healthy controls (p=0.026, p=0.016 and p=0.008, respectively). Significantly more patients in the UC group had elevated fecal calprotectin levels in comparison to the control group (p=0.001). The difference between groups in terms of serum IL-17 levels was statistically insignificant (UC group, 11.51±2.32 pg/mL; Control group, 12.05±1.55 pg/mL; p=0.345). A subgroup analysis on UC patients revealed patients with active disease to have mean CAI and EAI scores of 6.67±3.67 (4-15) and 18.0±12.6 (5-44), respectively, while all patients in remission had respective scores of 0 (p<0.001). Furthermore, serum CRP levels as well as fecal calprotectin levels were significantly higher in patients with active disease compared to those in remission (p=0.013 and p=0.001, respectively). A three-way analysis regarding serum IL-17 levels (control, UC in remission and UC with active disease) did not reveal a statistically significant difference between groups. Correlation analysis revealed endoscopic score to be postively correlated with clinical score (r=0.819; p<0.001) fecal calprotectin (r=0.751, p=0.001) and CRP (r=0.765; p=0.001). Fecal calprotectin had a sensitivity and negative predicitive value of 100% for the detection of active disease in patients with UC. Fecal calprotectin could be a useful marker for the follow-up of disease activity and for the detection of disease relapse. Evaluation of IL-17 levels and IL17 receptor expression in colon tissue may contribute to our understanding of the role of this cytokine in the pathogenesis of UC
Benzer Tezler
- Prekanseröz kolon hastalıklarının cerrahi tedavisinde restoratif proktokolektomi
Başlık çevirisi yok
M.RAFET YİĞİTBAŞI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TARIK AKÇAL
- Ülserli kolitte kolonoskopi ile çift kontrastlı baryum enemanın karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
HASAN GADAN
- Bazı psikosomatik hasta gruplarının aleksitimi açısından araştırılması
Başlık çevirisi yok
ZERRİN GÜCER
- Sakroiliak eklem hastalıklarının değerlendirilmesinde bilgisayarlı tomografi
Başlık çevirisi yok
AZİZE İBRAHİMOĞLU