Geri Dön

1990 sonrası Türk sinemasında taşra, taşralı ve taşracılık olgusu

Province, provincial and provincialism as a phenomenon in Turkish cinema after 1990

  1. Tez No: 399389
  2. Yazar: DOĞAN AYDOĞAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NİMET ÖNÜR
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Sahne ve Görüntü Sanatları, Performing and Visual Arts
  6. Anahtar Kelimeler: 1990 sonrası, Modernleşme, Romantizm, Sinema, Taşra, Türk sineması, After 1990, Modernization, Romanticism, Cinema, Provinces, Turkish cinema
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Seksenli yıllardan başlayarak dünya ölçeğinde örgütlü kapitalizmin yapılarında büyük bir aşınma yaşanmıştır. Sosyo-ekonomik anlamda risk, kaygı, sürekli yeniden yapılanma ve yersiz yurtsuzlaşma yerleşik bir hal almıştır. Bütün bireyler ekonomik gereklilikler karşısında yeniden yapılanma zorunluluğunu içselleştirmek durumunda kalmıştır. Toplum ve sınıf gibi modern cemaatlerin anlamlandırma pratikleri ve güven mekanizmalarından yoksun kalan bireyler için kimlik, aidiyet gibi kavramlar ön plana çıkmıştır. Bu süreçte sınıfsal ve ideolojik taleplerden boşalan kamusal alan, özel yaşam ve kimlik gibi kavramlarla donatılmıştır.Ancak aynı süreç aile kurumunun aşınmasını da barındırmaktadır. Özel ve kamusal alanın aynı anda yaşadığı istikrarsızlığa karşı; uzak bir coğrafyada; hatırlanan geçmişe yönelik nostaljik bir talep yükselmiştir. Taşra ve kırsal yaşam; gelenek ve birincil ilişkilerin güvenli dünyası ile ailenin istikrarlı yapısının devam ettiği bir imge olarak yükselmiştir.Doksanlara kadar kent dışından kent içine bakan Türk Sineması bu süreçte kent içinden kent dışına bakmaya başlamıştır. Ancak bireysel araç (otomobil) kullanımı, bireysel iletişim araçlarının yaygınlaşması ve paranın mobilleşmesi ölçeğinde, kent dışı alanlar da kapitalizm ve tüketim kültürü tarafından düzenlenmekte ve kırsal yaşam biçimleri hızla dönüşmektedir.Üretilen taşra söylemi ile kırsal alanın sosyo-ekonomik gerçekliği arasında bir uyuşmazlık söz konusudur. Örneklem grubunda taşra imgesini kentin yozlaşma ve gerilemesine karşı bir kutup olarak üreten filmler olduğu gibi, kırsal alanda yaşanan parasallaşma ve kültürel dönüşümü ortaya koyan örnekler de bulunmaktadır.

Özet (Çeviri)

Starting in the eighties, there has been a great wear at the structures of the organized capitalism worldwide. Risk, anxiety, constant restructuring and misplaced rootlessness has become settled. All individuals had to internalize the obligation of restructring due to economical necessities. The concepts such as identity and belonging, came to the fore for the individuals who has the lack of signification practices and security mechanisms of modern communities such as society and class. in this process, the public space, isolated from denominational and ideological demands, has gained concepts such as privacy and identity. But this process also includes the wear of family. Against instability that the private and public areas faced at the same time; a nostalgic demand for the recalled past has increased in a distant region. Provincial and rural life increased as an image in which the reliable world of traditions and primary relationships and the steady structure of the family continued. Turkish cinema, looking into the city from the outside of the city up to 90s, has started looking otuside of the city from the inside of the city. However the use of the individual vehicles, spread of individual communication tools and the digitization of money caused the non-urban spaces to be designed by capitalism and consumption culture and the rural life styles started transforming rapidly. There is a conflict between the produced rural discourse and the socio-economical reality of the rural area. In sample group there are films demonstrating monetization and cultural transformation in rural areas , as well as the films which demonstrate the rural spaces as the places that are isolated from all the corruption and decline of the city.

Benzer Tezler

  1. Türkiye'de 2000'ler sinemasında taşraya dönüşün sosyopolitik ve kültürel söylem evrenleri

    Sociopolitical and cultural discourse of returning to the provinces in cinema in Turkey after the 2000s

    ZAHİDE NİHAN DOĞAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Sahne ve Görüntü SanatlarıGalatasaray Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİLGÜN TUTAL

  2. Social mobility from city to province in new Turkish cinema

    Şehirden taşraya yeni Türk sinemasında toplumsal hareketlilik

    ÇAĞLA ÇAĞLAR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Sahne ve Görüntü SanatlarıYeditepe Üniversitesi

    Sanat ve Kültür Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYLA KANBUR

  3. Yeni Türkiye sinemasında kent ve taşra ikileminde gündelik hayatın fragmanları: Nuri Bilge Ceylan sinemasında anomik temsiller

    Fragments of everyday life in the urban and rural dilemma in the new Turkish cinema: Anomic representations in the cinema of Nuri Bilge Ceylan

    PERİHAN MURAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    SosyolojiÜsküdar Üniversitesi

    Medya ve Kültürel Çalışmalar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEM TUTAR

  4. Representations of minorities in contemporary Turkish cinema under the spectrum of postcolonial theory

    Postkolonyal teori açısından çağdaş Türkiye sinemasında azınlıkların temsilleri

    MUSTAFA ORHAN GÖZTEPE

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    İletişim BilimleriBahçeşehir Üniversitesi

    Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ELENI VARMAZI

  5. Türk sinamasında kent ve kentleşme bağlamında İstanbul

    İstanbul in Turkish cinema in the contexts of urban and urbanization

    ŞEYMA BALCI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Sahne ve Görüntü SanatlarıGazi Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZAKİR AVŞAR