Hiperkapnik solunum yetmezliğinde karbondioksit klirensi ve prognostik değeri
Prognostic value of carbon dioxide clearance in hypercapnic respiratory failure
- Tez No: 414789
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NEŞE ÇOLAK ORAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Hiperkapni, Kan gaz analizi, Karbon dioksit, Prognoz, Solunum, Solunum bozuklukları, Solunum fonksiyon testleri, Solunum yetmezliği, Hypercapnia, Blood gas analysis, Carbon dioxide, Prognosis, Respiration, Respiration disorders, Respiratory function tests, Respiratory insufficiency
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ: Solunum yetmezliği olan hastaların arter kan gazındaki yüksek karbondioksit düzeyi artmış mortalite ile ilişkilidir. Çalışmamızda Tip 2 solunum yetmezliği olan hastalarda karbondioksit klirensinin prognoza etkisini araştırdık. GEREÇ VE YÖNTEM: Kesitsel tipteki bu çalışma 1 Haziran 2015 – 31 Ağustos 2015 tarihleri arasında, 3 ay süreyle Dokuz Eylül Üniversitesi Acil Servisine nefes darlığı nedeniyle başvuran ve kan gazında hiperkarbi saptanan 68 erişkin hasta üzerinde yapıldı. Hastaların tedavi öncesi (Birinci ölçüm) ve sonrasında ilk 6 saatte bakılan kan gazı (ikinci ölçüm) ile“CO2 klirensi”hesaplaması yapıldı ve CO2 klirensinin hastaların prognozunu öngörmede kullanılabilecek bir parametre olup olmadığı araştırıldı.“CO2 klirensi”daha önce literatürde tanımlanmamış bir parametredir. BULGULAR: Çalışmaya alınan 43 erkek ve 25 kadın hastanın yaş ortalaması 73.9 ± 11.5 saptandı. En sık aldıkları tedaviler NIMV (%66) ve bronkodilatör tedavi (%43) idi. Hastaların %54.3'ü yoğun bakıma, %17.6'sı servise yatarken, %22'si acil serviste tedavi edildikten sonra taburcu edildi. Dört hasta öldü. Hastaların cinsiyetlerinin, sigara kullanım durumlarının ve aldıkları tedavilerin prognoz üzerine etkisi olmadığı saptandı. Olguların başvuru ve kontrol kan gazı değerleri incelendiğinde; pH ve NaHCO3 değerlerinde yükselme, pCO2 ve Laktat değerlerinde düşme yönünde istatistiksel anlamlı fark olduğu saptandı (sırasıyla p değerleri 0.026, <0.001, <0.001, <0.001 ). Hastalar iyi ve kötü prognostik olarak gruplandırıldığında 42 (%61,7)'sinde prognozun kötüye gittiği saptandı. İyi ve kötü prognoz hastalarının ilk kan gazı değerleri arasında anlamlı fark saptanmadı. İyi prognoz grubunda ilk ve kontrol kan gazı parametreleri karşılaştırıldığında ise sadece pCO2 (60.68 ± 11.89 ve 48.92 ± 14.02, p=0.007) ve NaHCO3 (23.89 ± 5.28 ve25.78 ± 4.39, p<0.001) değerleri arasında istatiksel anlamlı fark saptandı. Kötü prognoz grubunda ilk ve kontrol kan gazı parametrelerinde pCO2 (68.04 ± 20.15 ve 61.76 ± 22.87, p=0.007) ve laktat değerleri (2.03 ± 2.2 ve 1.89 ± 1.81, p<0.001) arasında anlamlı düşüş NaHCO3 değerleri (23.26 ± 6.05 ve 23.53 ± 5.05, p<0.001) arasında anlamlı yükselme izlendi. vii Kontrol ve ilk ölçülen kan gazı parametreleri arasındaki farklar (delta) karşılaştırıldığında; delta laktat değerinin iyi prognoz grubunda kötü prognoz grubuna göre anlamlı olarak daha fazla azaldığı saptandı (-0.85 ± 2.08 ve -0.16 ± 1.6, p=0.042). Delta NaHCO3 değerinin iyi prognoz grubunda yükseldiği ve kötü prognoz grubunda azaldığı, aradaki farkın da anlamlı olduğu bulundu (0.67 ± 6.86 ve -0.85 ± 8.5, p=0.04). İyi ve kötü prognoz grupları CO2 klirensi açısından karşılaştırıldığında ise aralarında anlamlı fark saptanmadı (%11.7 ± 12 ve %6.2 ± 23, p=0.205). SONUÇ: Çalışmamız sonucunda acil servise nefes darlığı ile gelen hiperkarbik hastalarda ilk altı saatte hesaplanan CO2 klirensinin, hastaların kısa dönem prognozunu öngörmede faydalı olmadığı görüldü. Tedavi sonrası kan gazı parametrelerindeki değerler tek başlarına hastaların prognozu öngörmede yeterli değildir. Ancak delta laktat ve delta NaHCO3 değerleri prognoz hakkında bilgi verebilir.
Özet (Çeviri)
INTRODUCTION Elevated carbon dioxide levels in arterial blood gases of patients who have respiratory failure is associated with high mortality rates. In this study, we investigated the effect of carbon dioxide clearence on prognosis in patients with Type 2 respiratory failure. MATERIALS AND METHODS This sectional study was performed in Dokuz Eylul University Emergency Department between 1st June 2015 to 31 August 2015, during 3 months, on 68 patients who had shortness of breath and hypercarbia in blood gas analysis. CO2 clearence was calculated with the preatreatment blood gas (first) and blood ges in first six hours (second). We investigated whether CO2 clearence is a prognostic parameter. CO2 clearence undefined before.7 RESULTS The average age of 43 men and 25 women was 73,9 ± 11,5. The most often treatments were NIMV (%66) and bronchodilator (%43). Patients admitted to ICU (%54,3), services (%17,6) and %22 of patients discharged from emergency service after treatment. Four patients died in emergency service. We did not find any effect between gender, smoking habit and treatment options on prognosis. After evaluating first and second blood gases, we found that pH and NaHCO3 levels increased, pCO2 adn lactate levels decreased significantly (respectively p value 0.026, <0.001, <0.001, <0.001). Patients classified in two groups as good and bad prognosis and 42 patients (%61,7) was in bad prognosis group. There were no significant difference between blood gas parameters of good and bad prognosis group. In good prognonsis group, there were significant difference in pCO2 (60.68 ± 11.89 ve 48.92 ± 14.02, p=0.007) and NaHCO3 (23.89 ± 5.28 ve25.78 ± 4.39, p<0.001) between first and second blood gas parameters. In bad prognosis group there were significant decrease in pCO2 (68.04 ± 20.15 ve 61.76 ± 22.87, p=0.007) and lactate levels (2.03 ± 2.2 ve 1.89 ± 1.81, p<0.001) and significant increase in NaHCO3 levels (23.26 ± 6.05 ve 23.53 ± 5.05, p<0.001) between first and second blood gas parameters. When we investigated the difference between second and first blood gas parameters (delta), we found that delta lactate level was significantly reduced in good prognosis group than bad prognosis (-0.85 ± 2.08 ve -0.16 ± 1.6, p=0.042). delta NaHCO3 increased in good prognosis group and decreased in bad prognosis group and the difference was significant (0.67 ± 6.86 ve -0.85 ± 8.5, p=0.04). ix When we compare good and bad prognosis groups for CO2 clearence, there were no significant difference between them (%11.7 ± 12 ve %6.2 ± 23, p=0.205). CONCLUSION As a result of our study The CO2 clearence which calculated in first six hours is ineffectual to foresee short term prognosis in patients who applies to emergency service with shortness of breath and found hypercarbic. Post treatment blood gas parameter values are not effective to foresee prognosis separately. But delta lactate and delta NaHCO3 levels may clue about prognosis
Benzer Tezler
- Akut hiperkapnik solunum yetmezliğinde basınç desteği (bipap-s) ile volüm hedefli basınç desteği (S-avaps) modlarının karşılaştırılması ve hasta pozisyonunun karbondioksit yanıtı üzerine etkisinin araştırılması
Comparison of pressure support (bi̇pap-S) and volume assured pressure support (s-avaps) modes in acute hypercapnic respiratory failure and determination of the effect of patient position on carbondioxide decline
MURAT TÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Göğüs HastalıklarıGazi ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜL GÜRSEL
- Sonografik olarak ölçülen optik sinir kılıfı çapının hiperkarbik solunum yetmezliğinde prognostik önemi
Prognostic value of the optical nerve sheath diameter in hypercarbic respiratory failure
MEHMET GÖKTUĞ EFGAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İlk ve Acil Yardımİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZEYNEP KARAKAYA
UZMAN ADNAN YAMANOĞLU
- Hiperkapnik solunum yetmezliğinde etyolojinin araştırılması
Investigation of etiology in hypercapnic respiratory failure
ELİF AKTAŞ YAPICI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Göğüs HastalıklarıAtatürk ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ELİF YILMAZEL UÇAR
- KOAH'a bağlı akut hiperkapnik solunum yetmezliğinde standart medikal tedavi ile noninvaziv pozitif basınçlı ventilasyonun karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
HAYRİYE ÇETE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Göğüs HastalıklarıOndokuz Mayıs ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERHAT FINDIK
- KOAH'a bağlı hiperkapnik solunum yetmezliğinde noninvaziv pozitif basınçlı ventilasyonun etkinliği
The effectiveness of noninvasive positive pressure ventilation in hypercapnic respiratory failure due to chronic obstructive pulmonary disease
ESRA KARABİBER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Göğüs HastalıklarıOndokuz Mayıs ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERHAT FINDIK