ST- yükselmeli ve ST-yükselmesiz miyokard enfarktüsü hastalarının taburculuk ve bir yıllık takipdeki tedavilerinin karşılaştırılması ve değerlendirilmesi
Evaluation and comparison of the medical treatments of ST elevation myocard infarction and non- st elevation myocard infarction patients at discharge and end of one year
- Tez No: 431688
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET AKİF DÜZENLİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: akut koroner sendrom, tedavi, hedef doz, Cinsel kimlik, Kalp hastalıkları, Kardiyomiyopatiler, Miyokard enfarktüsü, ST segmenti, Sağlık kayıtları, Taburcu olmak, Yaş faktörleri, İlaç kullanımı, Acute coronary syndrome, treatment, target dose, Gender identity, Heart diseases, Cardiomyopathies, Myocardial infarction, ST segment, Health records, Patient discharge, Age factors, Drug utilization
- Yıl: 2016
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
- Enstitü: Meram Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Hastanemizde tanı almış ve takip edilmiş ST- elevasyonlu ve ST-elevasyonsuz miyokard enfarktüsü hastalarının taburculuk reçeteleri ve 1 yıl sonraki kontrolde kullandığı ilaçları karşılaştırıp, ilaç- hasta uyumunu; MI türü, cinsiyet ve yaş grupları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Yöntem: Geriye dönük olarak hastane elektronik kayıt sisteminden ST yükselmeli ve ST yükselmesiz miyokard enfarktüsü tanılı 903 hasta tarandı. Epikrizlerden ve telefon vizitleri ile 413 hastanın verilerine ulaşıldı. Hastaların taburculuk ilaçları ve 1 yıl sonraki poliklinik kontrollerindeki ilaçları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan toplam 413 hastanın %25'i (n=101) kadın, %75'i (n=312) erkekti. MI türü dağılımları %38,5 (n=159) oranında NSTEMI, %61,5 (n=254) oranında ise STEMI' idi. Hastalarda üç tip tedavi yöntemi uygulandı. Perkütan girişim (PKG) %80,4 ( n=332) hastaya uygulandı. Medikal ve KABGO yöntemleri ile tedavi edilen hastaların sayısı birbirine yakındı (sırasıyla %9,9; n=41 ve %9,6 n= 40). Hastaların taburcu olduklarında yalnızca 2 (%0,5) hasta ASA almıyordu. Beta bloker kullananların oranı %94,4 (n=390), ADEİ/ARB kullananların oranı %86,7 (n=358). Statin kullananların oranı %97,1 (n=401), Klopidogrel kullananların oranı %97,8'di (n=404). Taburculuğunda beşli ilaç (ASA, beta bloker, ADEİ/ARB, statin, klopidegrol) kullanan hastaların oranı ise %78,7 (n=325) idi. Bir yıl sonrasında ASA kullananların oranı %88,1'e (n=364), statin %66 (n=273), beta bloker %80,9 (n=334), ADEİ/ARB %69,7 (n=288), klopidogrel %81,3 (n=336) oranına düştü. Bir yıl sonra beşli ilaç kullanan hasta sayısı oranları ise oldukça düşüktü (%45). Taburculuk ve 1 yıl sonraki ilaç kullanın oranları farkı da anlamlıydı. Beta bloker hedef dozuna 68 hastada (%16,5) ve ADEİ/ARB hedef dozuna 74 (%17,9) hastada ulaşıldığı görüldü. STEMI türü hastalarda ADEİ/ARB inhibitörü hedef dozu ile cinsiyet arasında anlamlı ilişki bulundu (P=0,006). Kadınlardaki hedef doz (%28,6) erkeklere göre (%12,7) daha yüksekti. Beta bloker hedef doza göre hastaların yaş ortalaması farkı anlamlıydı (p=0,015). Sonuç: Bu çalışmada akut koroner sendromlu hastaların önemli bir oranında bir yıl sonunda tedavi uyumunun bozulduğu tespit edildi. Bir yıl sonra tedaviye uyum kadınlarda erkeklerden daha fazla, yaşla ters ilişkili tespit edildi. Bu hastalarda mortalite ve morbitideyi azaltmak için eğitici çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Aim: Our aim is comparing the discharge prescriptions and 1 year prescriptions of the patients diognised STEMI or NONSTEMI and followed up in our hospital. Also our aim is examining the drug adherence according to MI type, gender and age groups. Method : Nine hundred and three non-stemı and stemı patients were retrospectively screened from our hospital's electronic record system. Of the 903 patients, data that belong to 413 of them were reached via phone visits and electronic records. Discharge prescriptions and drug treatments after one year from discharge were compared. Findings: Twenty five percent (n = 101 ) of the total 413 patients enrolled in the study were female and 75% (n = 312 ) of them were male. STEMI patients were %61,5 (n0254) and NON-STEMI patients were %38,5 (n=159) of the study population. Patients underwent three types of treatment. Three hundrend and thirty two patients (%80,4) underwent PCI. Number of patients treated with medical treatment and CABGO were close (%9,9; n=41 and %9,6 n= 40 respectively). At discharge only 2 (%0.5) patients were not receiving ASA. At discharge, medical treatment percentages were as follows: b-bloker %94,4 (n=390), ACEI/ARB %86,7 (n=358), Statin %97,1 (n=401), clopidogrel %97,8 (n=404). Seventy eight percent of the patients (n=325) were using all of the five drugs(both asa, b-blocker, ACEI/ARB, statin and clopidogrel) at discharge. At the end of 1 year, ASA usage decreased to %88.1 (n=364), b-blocker usage decreased to %80,9 (n=334), statin usage decreased to %66 (n=273), clopidogrel usage decreased to %81,3 (n=336), ACEI/ARB usage deacreased to %69,7 (n=288),. At the end of 1 year, the percentage of patients taking all five groups of drugs were very low.(%45). Drug adherence difference was statistically significant between discharge and at the end of 1 year. B-blocker target dose was achieved in 68 (%16,5) patients and ACEI/ARB target dose was achieved in 74 (%17,9) patients. Achieved ACEI/ARB target dose and gender were statistically significantly related in STEMI patients (p= 0,006), as percentages of target dose reached in women (%28,6) was more than men (%12,7). The mean age were different according to the achievment of b-blocker target dose (p=0,015 Conclusion: in this study we found that drug adherence of a very big portion of acute coronary syndrome patients detoriates at the end of 1 year. Drug adherence among women was more than men and the drug adrherence was inversely accotiated with age at the end of one year after discharge. This group of patients should be educated for reducing mortality and morbidity
Benzer Tezler
- Acil servise göğüs ağrısı şikayeti ile başvuran hastaların akut koroner sendrom tanısı açısından değerlendirilmesinde glycogen phosphorylase isoenzyme BB'nin tanısal ve prognostik değerliliği
Diagnostic and prognostic value of glycogen phosphorylase isoenzyme BB in acute coronary syndrome evaluation of patients presenting to emergency department with chest pain
ŞEBNEM BOZKURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
İlk ve Acil YardımHacettepe ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF.DR. KUDRET AYTEMİR
- Non st elevasyonlu miyokard infarktüsü geçiren hastalarda Tei indeksi ile ventriküler dilatasyon, konjestif kalp yetmezliği ve prognoz arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Relationship between tei index and left ventricular dilation, congestive heart failure and prognosis in patients with non st segment elevation myocardial infarction
ALİ SABRİ SEYİS
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
KardiyolojiMersin ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. TÜRKAY ÖZCAN
- Akut koroner sendrom tanısı ile takip edilen ve asa ve klopidogrel kullanan hastalarda proton pompa inhibötü kullanımınınmajor kardiyovasküler olay gelişimi üzerine etkisi
This study was planned in order to determine the effects of proton pump inhibitor usage in addition to dual antiagregan treatment, of the patients who are followed up under intensive care unit with acute coronary syndrome diagnossis on the development of major cardiovascular events
NACİYE ÖZBEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
KardiyolojiAnkara ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SİBEL TURHAN
- ST yükselmeli miyokard infarktüsünde primer perkütan girişim sonrası TIMI frame count-ortalama trombosit hacmi ilişkisi
Association between mean platelet volume and TIMI frame count in patients with ST elevation myocardial infarction whom primary percuteneous intervention performed
MURATHAN KÜÇÜK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
KardiyolojiAkdeniz ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYTÜL BELGİ YILDIRIM
- Akut ST yükselmeli miyokart infarktüsü geçiren hastalarda müracaat ve altı aylık takipte serum intermedin seviyelerinin sol ventrikül fonksiyonları ve kardiyovasküler istenmeyen olaylar ile ilişkisi
Serum intermedin levels in patients with acute st elevated myocardial infarction and its association with left ventricular functions and major adverse cardiovascular events during six month follow up
EMRAH SEVGİLİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
KardiyolojiBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AHMET BACAKSIZ