Geri Dön

Kilis Devlet Hastanesi'ne başvuran 18 yaş ve üzeri kadın sığınmacıların ruh sağlığı algıları ve öz değerlendirmelerinin saptanması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 454137
  2. Yazar: MEHMET ALİ DUNDAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA NECMİ İLHAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Halk Sağlığı, Public Health
  6. Anahtar Kelimeler: Suriyeli Göçmen Kadınlar, Depresyon, Anksiyete, Ruh Sağlığı, Hastaneler-devlet, Kadınlar, Kilis, Mülteciler, Suriye, Suriyeliler, İltica, Anxiety, Depression, Hospitals-public, Women, Kilis, Refugees, Mental health, Syria, Syrians, Asylum
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Araştırmada savaş sonrası zorunlu göçe tabi olan Suriyeli kadın sığınmacılarda depresyon ve anksiyete skorlarının ölçülerek ruh sağlığı algılarının, öz değerlendirilmelerinin ve ruh sağlığı profillerinin saptanması amaçlanmıştır. Çalışmamız analitik tipte kesitsel bir araştırmadır. Araştırma Kilis Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniklerine başvuran 279 Suriyeli 18 yaş ve üzerindeki kadın göçmen hasta ile yürütülmüştür. İstatistiksel analiz olarak tanımlayıcı bulgular kısmında kategorik değişkenler sayı, yüzde ve sürekli değişkenler ise ortalama ± standart sapma ve ortanca (en küçük, en büyük değer) ile sunulmuştur. Tüm analizlerde istatistiksel olarak anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırmaya katılan Suriyeli kadınların yaş ortalaması 30,99 ± 9,61 olup, %47'si 18-29, %35'i 30-39 yaş arasında, %68,1'i evli, %26,9'u ilkokul düzeyinin altında, %38,0'ı 2 yıldan fazla bir süredir Türkiye'de ve %45.1'i sığınmacı kampında yaşamaktadır. Göçmen kadınların %43,4'ünde depresyon, %33,9'unda anksiyete bozukluğu saptanmıştır. Göçmen kadınlarda kronik hastalığın olması, gelir getiren bir işte çalışması, yaşam boyu şiddete maruz kalmış olması ve anksiyete bozukluğunun varlığı depresyon bozukluğu olması üzerinde etkili prediktörler olarak bulunmuştur. Üç veya daha çok sayıda çocuğa sahip olmak, kendi evinde ikamet etmemek, tekrarlayıcı fiziksel şikayetlerin varlığı ve savaşta herhangi bir yakını kaybetmiş olmak anksiyete bozukluğu olması üzerine etkili prediktörler olarak, hane alanının yeterli olması, temizlik malzemesine yeterli erişim ve gelir getiren bir işte çalışmak ise anksiyete bozukluğundan koruyucu prediktörler olarak tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda savaşta yakını kaybedenlerin ve yaşam boyu şiddete maruz kalanların ruh sağlığı bozukluklarını daha sık yaşadıkları görülmüştür. Özel bir risk grubu olan göçmen kadınlara yönelik koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin üzerinde dikkatle durulması önerilmektedir. Gelir getiren bir işte çalışmak anksiyete bozukluğundan koruyucu, depresyon bozukluğunda ise etkili bir prediktör olarak görülmüştür. Göçmen kadınların gelir getirici işlerde çalışma sıklığını artıran politikalar belirlenirken, çalışma koşullarını ve ücretlerini düzelten tedbirlerin alınması önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

In the study, it was aimed to measure depression and anxiety scores of Syrian asylum seekers women who were subjected to forced to immigrate after the war in order to determine mental health perceptions, self-evaluation and mental health profiles. This study is a cross-sectional study of analytical type. This study was conducted with 279 Syrian immigrant women aged 18 year old and over who were referred to Kilis State Hospital Obstetrics and Gynecology Clinics. For statistical analysis, categorical variables in the descriptive findings part were presented in terms of number, percentage and continuous variables with mean ± standard deviation and median (maximum, minimum). Statistical significance level was considered p <0.05 in all analyzes. The average age of the Syrian women participating in this survey was 30.99 ± 9.61 and 47% of them were between 18 and 29 year old along with 35% of them were between 30-39 year old. Additionally, 68.1% were married as the rest was single. 26.9% of them did not finish the primary school education. Further 38,0% of them have been living in Turkey more than 2 years and 45.1% of them live in the refugee camp. It is found that 43.4% of Syrian asylum seekers women participating this study had depression and 33.9% of them had anxiety disorder. The presence of chronic illness, working an income-earning job, being exposed to violence during her lifetime and the presence of anxiety disorder in immigrant women have been found to be effective predictors of depression. Having three or more children, not staying at her own home, having repetitive physical complaints and losing any relatives in the war were found important predictors of having anxiety disorder while sufficient house space, adequate access to cleaning materials and working an income - earning job have been identified as preventive predictors of anxiety disorder. As a result of this study, it was identified that those who lost their close relatives to the war and those who were exposed violence during their lives experienced mental health disorders more frequently than others. It is recommended that more attention should be given to protective mental health services for migrant women with a specific risk group. Working in an income-earning job was determined as a protective factor for anxiety disorder while it was identified an effective predictor of depression. It is recommended to take measures to improve working conditions and wages while setting policies which will in crease the number of working migrant women in income-generating jobs. Keywords; Syrian Migrant Women, Depression, Anxiety, Mental Health

Benzer Tezler

  1. Kilis ili 0-6 yaş grubu çocuk hastalarda gözlenen idrar yolu enfeksiyonlarının mikrobiyolojik açıdan değerlendirilmesi

    Microbiological evaluation of urinary tract infections observed at 0-6 age group child patients in Kilis province

    FUNDA GÜL BİLGEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    BiyolojiKilis 7 Aralık Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. GÜLCİHAN GÜZELDAĞ

  2. Aile hekimliği polikliniğine başvuran bireylerde akılcı ilaç kullanımı ve etkileyen faktörler

    Rational drug use and affecting factors in individuals applicing to family medicine polyclinic

    MEHMET KİRİŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EDA ÇELİK GÜZEL

    DR. ÖĞR. ÜYESİ AYDAN ÇEVİK VAROL

  3. İnfertilite tutumunun aşı tereddüdü ve fertilite farkındalığı ile ilişkisinin incelenmesi

    The relationship between infertility attitude, vaccinehesitancy and fertility awareness

    BENGÜ SENA ALTUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    EbelikBalıkesir Üniversitesi

    Ebelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZNUR YAŞAR

  4. İrritabl bağırsak sendromu olan hastaların diyet inflamatuar indeksi ve hastalık riski arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between the dietary inflammatory index and disease risk in patients with irritable bowel syndrome

    HATİCE GÜLMEZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Beslenme ve DiyetetikHasan Kalyoncu Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA ANIL ERBAĞCI

  5. Erişkinlerde glikozillenmiş hemoglobin düzeyleri ile laboratuvar parametrelerinin ilişkilendirilmesi

    The role of glycoslated hemoglobin levels and laboratory parameters in adults

    ZEHRA ATALAR ŞAHİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    BiyokimyaAmasya Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİRSEN AYDIN KILIÇ