Geri Dön

Meme kanserinde neoadjuvan kemoterapi yanıtını predikte eden patolojik faktörler

Pathological predictive factors of response in breast cancer treated by neoadjuvant therapy

  1. Tez No: 455136
  2. Yazar: NAZİYE AK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ZEYNEP HANDE TURNA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Onkoloji, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 65

Özet

Amaç: Neoadjuvan kemoterapi uygulanmasından sonra hastaların tedaviye dirençli olması durumunda, hastalık evresi ilerleyerek, hastalar operabilite şansını kaybedebilmektedir[94]. Kemoterapiye iyi yanıt verecek grubu predikte edecek faktörlerin bilinmesi, tedavi kararı verilen grubun seçiminin daha doğru yapılmasını sağlayacaktır. Biz çalışmamızda, neoadjuvan kemoterapi uygulanarak opere olan hastalarda patolojik tam yanıt alınan hasta gruplarını predikte edebilecek faktörleri tespit etmeyi amaçladık. Metod: Ocak 2011 ve Aralık 2015 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Polikliniği'ne başvurmuş meme kanserli olgulardan 115 hasta değerlendirildi. Retrospektif olarak olguların sosyodemografik özellikleri ve sağkalım süreleri ile tümörün klinik ve patolojik özellikleri belirlendi. Çalışmadaki istatistiksel analizler için SPSS istatistik programı (SPSS 20.0, Chicago, Illinois) kullanıldı. Bulgular: Yaş ortalaması 49 idi. Hastalardan iki tanesi erkek, üç tanesi ise tanı anında gebeydi. 9 hastanın ilk biyopsisinde moleküler özellikleri bilinmiyordu. Östrojen reseptörü 65 hastada, 51 hastada progesteron reseptörü, 39 hastada HER2 pozitifti. Neoadjuvan sonrası değerlendirmede, ortalama tümör boyutu 2,4 cm saptandı. 27 hastada (%23,4) patolojik tam yanıt (Miller Payne Grade 5 yanıt) saptandı. HER2-neu pozitifliği (p değeri=0.03), ER ve PR negatifliği (p= 0.001) ve yüksek histolojik grade (p değeri=0.025) patolojik tam yanıt alınması ile ilişkili bulundu. Premenopozal ve bilateral tümörü olan hastalarda anlamlı derecede sağkalım sürelerinin daha kısa olduğu saptandı. Ayrıca patolojik tam yanıt alınan olgularda sağkalım süreleri alınmayanlara göre daha uzun olmakla birlikte bu durum istatistiksel anlamlılığa ulaşmıyordu (p=0.122,p=0.274) Sonuç: Çalışmamızda hormon reseptörü negatif, HER2 pozitif ve yüksek grade'li tümöre sahip hastalarda daha yüksek oranda patolojik tam yanıt alındığı saptanmıştır. Bu özelliklerdeki tümörlerde neoadjuvan kemoterapinin daha etkin olacağını düşünülebilir.

Özet (Çeviri)

Aim: In the case of developing resistance to neoadjuvant chemotherapy treatment, patients might tend to present with advanced diseases later on and become inoperable. Being able to determine various factors to predict patients who would have a good response, would also improve the selection process. In our study, we have screened patients who had received neoadjuvant chemotherapy and we tried to determine the predictive factors of having complete pathological response. Method Records of 115 patients were reviewed. Patients were diagnosed with breast cancer between January 2011, December 2015 at IU, Cerrahpasa Medical School. We have collected data related to patient's sociodemographic features, survival rates, as well as the clinical and pathological features of their tumor. Findings Mean age of patients was 49. 2 patients were male and 3 patients were pregnant. Estrogen receptor expression was positive in 65 patients. In patients who had ER expression, 51 of them was also found to have progesterone receptor. 39 patients had HER-2neu expression. The average size of tumor after treatment was as 2,4cm. 27 patients showed complete pathological response. Presence of HER2-neu expression , absence of ER and PR expression and having high histological grade was found to be associated with complete pathological response. Also survival rate was not statistically different from nonresponders. Conclusion We found that in patients with absence of hormone receptor, positive expression of HER2 and presence of high grade tumors, the complete response rate was remarkably high. Neoadjuvant treatment would be more effective in these type of tumors.

Benzer Tezler

  1. Santral puberte prekozlu çocuklarda gnrh analog tedavisinin ön hipofiz hormonlarına etkisinin değerlendirilmesi

    Effects of gnrh analogue treatment on anterior pituitary hormones in children with central precocious puberty

    HAVVA NUR PELTEK KENDİRCİ

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEHRA AYCAN

  2. 4T1 VE 4THMpc fare meme kanser hücre hatlarında antianjiogenik antitümoral ilaç olan talidomit'in tek başına ve radyoterapi ile kombine olarak anjiogenik faktörlerden p maddesi ile p maddesini parçalayan neprilizin ve adam-10 enzimleri üzerine etkilerinin araştırılması

    The investigation of the effects of thalidomide an antiangiogenic and antitumoral drug, alone and in combination with radiotherapy on substance p level as well as substance p degrading enzymes; adam-10 and neprilysin in 4T1 VE 4THMpc mouse breast cancer cell lines

    ECE ŞİMŞEK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    BiyolojiAkdeniz Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAYAHAN FIŞKIN

  3. Hormon replasman tedavisi alan postmenapozal kadınların mammografik dansitelerindeki artışın, reprodüktif dönemdeki kadınların mammografik dansiteleri ile karşılaştırılması

    Hormon replasman tedavi̇si̇ alan postmenapozal kadinlarin mammografi̇k dansi̇teleri̇ndeki̇ artişin, reprodükti̇f dönemdeki̇ kadinlarin mammografi̇k dansi̇teleri̇ i̇le karşilaştirilmasi

    ALİ GALİP ZEBİTAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ SÜHA SÖNMEZ

  4. İnvaziv meme karsinom olgularında her2 ekpresyonunun sısh (gümüş insitu hibridizasyon)yöntemiyle tespit edilerek sonuçların immünohistokimyasal ve fısh (floresan insitu hibridizasyon) yöntemleriyle karşılaştırılması

    Determination of her2 status in invasive ductal breast carcinoma using sish and correlation between fish and ihc

    BETÜL ÜNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    PatolojiAkdeniz Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA ŞEYDA KARAVELİ

  5. Beyond demographics: Personality, norms, and mechanisms of women's cancer screening

    Demografinin ötesinde: Kadınların kanser taramasında kişilik, normlar ve mekanizmaların etkisi

    CELİA KATRİNE NAİVAR ŞEN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    PsikolojiKoç Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. GÖKÇE TARCAN KUMKALE