Geri Dön

St segment yükselmeli miyokart enfarktüslü hastalarda aortik sertliğin primer perkütan koroner girişim sonrasında elektrokardiyografik reperfüzyon üzerine etkisi

Effect of aortic stiffness on electrocardiographic reperfusion in patients with st-elevation myocardial infarction (stemi) SWO underwent primary percutaneous coronary intervention

  1. Tez No: 462371
  2. Yazar: İSMAİL BARKIN IŞIK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AHMET ALTINBAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Miyokart enfarktüsü, koroner reperfüzyon, ateroskleroz, aortik sertlik, Aort, Elektrokardiyografi, Kalp hastalıkları, Koroner hastalık, Miyokard enfarktüsü, Reperfüzyon, ST segmenti, Ventriküler fonksiyon, Ventriküler fonksiyon-sağ, Myocardial infarction, reperfusion, atherosclerosis, aortic stiffness, Aorta, Electrocardiography, Heart diseases, Coronary disease, ST segment, Ventricular function, Ventricular function-right
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Süleyman Demirel Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ST Segment Yükselmeli Miyokart Enfarktüslü Hastalarda Aortik Sertliğin Primer Perkütan Koroner Girişim Sonrasında Elektrokardiyografik Reperfüzyon Üzerine Etkisi Amaç: Aortik sertlik iyi bilinen bir vasküler yaşlanma göstergesidir ve koroner ateroskleroz ile ilişkisi de bilinmektedir. Ancak aortik sertliğin miyokart enfarktüsü sonrası sol ventrikül fonksiyonları üzerine etkisi hakkında elimizde yeterli bilgi yoktur. Çalışmamızda aortik sertliğin, ST eleve miyokart enfarktüsünde (STEMI) primer perkütan koroner girişim(PKG) sonrası elektrokardiyografik reperfüzyon ve enfarkt genişliği üzerine etkisini incelemeyi planladık. Yöntem: STEMI tanısıyla PKG yapılan 253 hastanın başlangıçta ve işlemden hemen sonra çekilen EKG'lerinde total ST rezolüsyonuna bakılmıştır. Hastaların işlem sonrası 48-72. saatlerinde ekokardiyografileri yapılmış ve aortik çaplar ile arteriyel tansiyon ölçümleri kullanılarak aortik sertlik parametreleri elde edilmiştir. Ejeksiyon fraksiyon (EF) değerleri biplane modifiye simpson metodu ile ortalama alınarak saptanmıştır. Enfarkt alanı göstergesi olarak pik CK-MB değerleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda PKG sonrası elektrokardiyografik olarak başarılı reperfüzyon saptanan hastalarda aortik sertlik daha düşük (aortik strain için 14,5±3,7 vs 7,8±1,8 p=0,0001; aortik distensibilite için 7,4±3,0 vs 2,5±0,8 p=0,0001; aortik sertlik indeksi için 3,1±0,9 vs 7,2±2,4 p=0,0001; aortik elastik modülüs için 303±105 vs 863±321 p=0,0001) ve pik CK-MB değerleri daha düşük saptanmıştır (103,1±15,5 mg/dl vs 121,2±22,4mg/dl p<0,001). Ayrıca sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu da (SVEF) düşük aortik sertlikle ilişkili saptanmıştır (p=0,001). Sonuç: Çalışmamızda, PKG uygulanan STEMİ hastalarında artmış aortik sertliğin, daha kötü elektrokardiyografik reperfüzyon ve daha büyük enfarkt alanları ile ilişkili olduğu belirlendi. Bu durum miyokart enfarktüsü sonrası yeniden yapılanma gelişiminde bir role sahip olabilir.

Özet (Çeviri)

Effect of Aortic Stiffness on Electrocardiographic Reperfusion in Patients with ST-Elevation Myocardial Infarction (STEMI) Who Underwent Primary Percutaneous Coronary Intervention Objective: Aortic stiffness is a well-known indicator of vascular aging and the relationship with atherosclerosis is well defined. However the effect of aortic stiffness on left ventricle after myocardial infarction is not so clear. In the present study we studied the effect of aortic stiffness on infarct area and electrocardiographic reperfusion in patients with ST-elevation myocardial infarction (STEMI) who underwent primary percutaneous coronary intervention (PCI). Methods: Total ST resolution was examined on the electrocardiograms (ECG) of 253 patients who underwent PCI for the diagnosis of STEMI, taken right after the procedure. Echocardiographic measurements were performed at 48-72 hours after the procedure and aortic stiffness parameters were obtained using the measurements of aortic diameter and arterial pressure. Ejection fraction (EF) was detected by taking the average with the biplane modified simpson method. Peak creatine kinase MB (CKMB) isoenzyme levels were used as the indicator of infarct area. Results: Our study showed that in patients that have shown electrocardiographic successful reperfusion, have better aortic stiffness values (aortic strain 14,5±3,7 vs 7,8±1,8 p=0,0001; distensibility 7,4±3,0 vs 2,5±0,8 p=0,0001; aortic stiffness index 3,1±0,9 vs 7,2±2,4 p=0,0001; aortic eleatic modül 303±105 vs 863±321 p=0,0001) and smaller peak CK-MB levels (103,1±15,5 mg/dl vs 121,2±22,4mg/dl p<0,001) Additionally another correlation was showing that left ventricular EF(LVEF) was better in patients with higher aortic strain levels (p=0.001). Conclusion: The present study suggested that higher aortic stiffness in patients with STEMI undergone PCI is associated with worse electrocardiographic reperfusion and larger infarct area. This situation can have a role on reverse remodeling development after myocardial infarction.

Benzer Tezler

  1. ST segment yükselmesi olan ve olmayan miyokart enfarktüslü hastalarda arteriyel sertliğin değerlendirilmesi

    Evaluation of arterial stiffness in patients with ST segment elevation and non st segment elevation myocardial infarction

    OĞUZ AKKUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiÇukurova Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDİ BOZKURT

  2. ST segment yükselmesi olmayan miyokart enfarktüsü hastalarında aortik sertlik:koroner arter hastalığının yaygınlığı ve kompleksitesi ile ilişkisi

    The relationship between the prevalence and complexity of coronary artery disease and aortic stiffness in myocardial infarction patients without ST-segment elevation

    ARAFAT YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA GÜR

  3. Akut koroner sendrom tanısı ile takip edilen ve asa ve klopidogrel kullanan hastalarda proton pompa inhibötü kullanımınınmajor kardiyovasküler olay gelişimi üzerine etkisi

    This study was planned in order to determine the effects of proton pump inhibitor usage in addition to dual antiagregan treatment, of the patients who are followed up under intensive care unit with acute coronary syndrome diagnossis on the development of major cardiovascular events

    NACİYE ÖZBEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiAnkara Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SİBEL TURHAN

  4. Primer perkütan koroner girişim uygulanan ST yükselmeli myokart enfarktüs tanılı hastalarda pentraksin 3 değerinin uzun dönem prognostik önemi

    Long-term prognostic value of elevated pentraxin 3 in patients undergoing primary angioplasty for ST-elevation myocardial infarction

    ÖMER FARUK BAYCAN

    Tıpta Uzmanlık

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAMDİ PÜŞÜROĞLU

    DOÇ. DR. ÖZGÜR AKGÜL

  5. ST yükselmeli miyokart enfarktüsünde sorumlu lezyon lokalizasyonunu belirlemede elektrokardiyografinin yeri

    The value of the electrocardiogram in localizing the site of occlusion in patients with ST elevation myocardial infarction

    ÖMER ŞEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    KardiyolojiÇukurova Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET KANADAŞI