Geri Dön

Ebeveynlerde yeme davranışı ile ebeveyn besleme tarzı arasındaki ilişki ve erken çocukluk çağı obezitesi üzerine etkisi

The relationship between parental behavior and parental feeding style in parents and effects on early childhood obesity

  1. Tez No: 464138
  2. Yazar: HANDE GÜRÜN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. DİLŞAD SAVE, PROF. DR. YAŞAR KESKİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Halk Sağlığı, Public Health
  6. Anahtar Kelimeler: ebeveyn besleme davranışı, çocukluk çağı obezitesi, obezite, yeme davranışı, beslenme, Ana-baba, Beslenme davranışı, Beslenme incelemeleri, Yemek yemek, Çocuk beslenme bozuklukları, Çocuk beslenmesi, Parental feeding style, childhood obesity, obesity, eating behavior, nutrition, Parents, Feeding behavior, Nutrition surveys, Eating, Child nutrition disorders, Child nutrition
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Obezite olumsuz tıbbi, psikososyal ve ekonomik sonuçlara neden olan önemli sağlık sorunlarından biridir. Çocukluk çağı obezitesi dünyada ve Türkiye'de hızla artmış ve önemli bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir. Bir çocuğun sağlıklı gelişimi için dengeli yeterli beslenmesi kadar doğru bir yeme davranışı kazanması da hedeflenmelidir. Obezitede rol oynayan yeme alışkanlıkları arasında yemek yemeden zevk alma, yemek teklifine yanıt, yemek yeme süresi, içme isteği, bilişsel, kontrol edilemeyen ve duygusal yeme alışkanlıkları gibi davranışsal alt başlıklar yer almaktadır. Erişkinde yeme bozuklukları; ağırlık ve besin tüketimi meşguliyetine eşlik eden aşırı duygular, tutumlar ve davranışlar ile karakterize karmaşık rahatsızlıkları ifade etmektedir. Bebeklik çağından itibaren bakım veren kişi genellikle anneler olmaktadır ve yeme ilişkisinin temellerinde annenin yedirme ve yeme davranışı etkilidir. Aynı zamanda çocuğu fazla kilolu ve obez olan ailelerin bunu bir sağlık sorunu olarak görmemeleri sağlıklı beslenme algısını oturtmakta bir engeldir. Yeme davranış bozukluğu olan, aşırı zayıf ve kilolu olan çocukları ebeveynleri ile birlikte değerlendirmek temel sorunları daha net görmemize ve sağlıklı müdahale yöntemleri geliştirmemize yardımcı olacaktır. Bu çalışmanın amacı ebeveyn yeme davranışı ile ebeveyn besleme tarzı arasındaki ilişkiyi açıklayıp bunun 9-24 ay arası çocuklarda obezite üzerine etkisini göstermek ve 9-24 ay arası çocuklarda obezite prevelansını saptamaktır. Gereç-Yöntem: Araştırma kesitsel tiptedir. Araştırma Maltepe Toplum Sağlığı Merkezine bağlı aile sağlığı merkezlerinde yapılmıştır. Araştırma evrenini Ekim-Kasım-Aralık 2016 tarihlerinde Maltepe Toplum Sağlığı Merkezi'ne bağlı aile sağlığı merkezlerine başvuran 9-24 ay bebekler ve anneleri oluşturmaktadır. Bu araştırmaya Maltepe Toplum Sağlığı Merkezi'ne bağlı aile sağlığı birimlerine başvuran 9-24 ay bebeklerden tanısı konmuş kronik bir hastalığı olmayanlar ve 18-49 yaş anneler dahil edilmiştir. Toplam 216 başvuru olup bunlardan 3'ü annenin yaşı 49'un üzerinde olduğundan, 2'si ise bebeğin kronik hastalığı olduğundan çalışma dışı bırakılmıştır. Araştırma 211 kişi ile tamamlanmıştır. Araştırma veri toplama gereçleri olarak, çocuk sağlık ve büyüme bilgileri anketi, sosyo-demografik anket, Hollanda yeme davranışı ölçeği ve ebeveyn besleme tarzı anketi kullanılmıştır. Anne ve çocukların boy-kilo ölçümleri araştırmacı tarafından ölçülmüş. Vücut kütle indeksleri antropometrik ölçümlerden, vücut ağırlığının boyun metre cinsinde karesine oranlanması ile (ağırlık / boy2, kg / m2) formülünden elde edilmiş ve BMI sınıflamasına göre sınıflandırılmıştır. Bebeklerin boyları sırt üstü yatacak şekilde başı, sırtı, kalçası, bacakları, topukları yere tam olarak değerek ölçülmüştür. Kiloları ise üzerleri tamamen çıkartılarak dijital tartıya oturur şekilde ölçülmüştür. Boy ve kiloları kaydedilerek DSÖ Antro programında değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmaya toplam 211 anne ve 9-24 ay arası çocukları dahil edilmiştir. Annelerin yaş ortalaması 30,86±5,5 dir. Çocukların yaş ortalaması 15,24±7,1 dir. İki yüz on bir çocuğun 112'si (%53,1) kız, 99'u (%46,9) erkektir. Araştırmaya katılan annelerin 9'u (%4,3) okuma yazma bilmemekte olup; büyük kısmı ilk ve orta dereceli okul mezunudur. Babaların ise tamamı okuma yazma bilmekte; yine büyük kısmı ilk ve orta dereceli okul mezunudur. Annelerin 159'u (%75,4) ev hanımı olup; 52'si (%24,6) çalışmaktadır. Babaların ise 204'ü (%96,7) çalışmaktadır. Çocuğa şimdiye kadar bakım veren ve şu an bakım veren kişi olarak anne büyük çoğunluğu oluşturmaktadır. Çalışan annelerde çocuğa sadece annenin baktığı süre ortalama 7,6±4,4 aydır. Araştırmaya katılan annelerin ortalama kilosu 67,5±12,42 kg; boyu ise 161,09±6,9 cm'dir. Çocukların doğum kilosu ortalama 3244±538,24 gr; doğum boyu ise ortalama 50,02±2,75 cm'dir. Çocukların 17'si (8,1) 2500 gr'ın altında, 180'i (%86,1) 2500-4000 gr arasında, 12'si (%5,7) 4000 gr ve üzerinde doğmuştur. Ortalama gestasyon yaşı 38,34±1,93 olup; 33'ü (16,3) 37 haftanın altında, 109'u (%83,7) 37 hafta ve üzerinde doğmuştur. Araştırmaya katılan çocuklar ortalama 5,6±0,6 aylıkken ek gıdaya geçmiştir. Çocukların %64'ü yemek seçerken, %24'ü katı gıda yerken zorlanmaktadır. Erkek çocukların yemek seçme davranışı daha fazla bulunmuştur (p=0,013). Anneler %24,20 oranında yeni gıda tattırmakta hiç zorlanmadığını belirtirken %22,30'u sıklıkla zorlandığını ifade etmiştir. Çocukların büyük kısmı sevmedikleri bir gıda verildiğinde tükürerek ve ağzını yumup açmayarak tepki vermektedir. Çocukların öğünlerini belirli bir düzen izlemeden veren ve saatlik olarak ayarlayan annelerin oranı birbirine yakındır. Çocukların 153'ü (%72,5) sadece sofraya oturup yerken, 69'u (%32,7) televizyon izleyerek yemek yemektedir. Çocukların yemek seçme durumu ile; yemek yerken oyun oynama, tablet-telefon izleme, sadece sofraya oturup yeme arasında ilişki bulunmuştur (p=0,013; p=0,019; p<0,001). Çocuğun oyun oynayarak yemesi ile cinsiyet arasında istatistiki olarak anlamlı fark saptanmıştır (p=0,004, x2 =8,438). Anne eğitim düzeyi ile müzikle yemek yeme arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (p=0,043, x2=8,987). Babanın eğitim düzeyi ile sadece sofraya oturup yeme ve tablet izleyerek yeme arasında anlamlı fark bulunmuştur (p=0,045, x2=9,754; p=0,032, x2=10,592). Çalışan annelerin çocuklarında televizyon veya tablet izleyerek yeme sıklığı anlamlı derecede fazladır (p=0,006, x2=7,430; p=0,004, x2=8,473). Yeni gıdaları tattırırken yaşanan zorluğun sıklığı erkeklerde daha fazla bulunmuştur (p=0,009). Annelere çocuklarının kilolarını nasıl buldukları sorulduğunda; 7'si (%3) kilolu bulduğunu belirtirken, 128'i (%61) normal bulduğunu söylemiştir. Annelerin kız çocuklarını daha fazla oranda kilolu buldukları saptanmıştır (p=0,019, x2 =9,745). Çocukların boya göre kilo persentil ortalaması 66,51±31,43, yaşa göre kilo persentil ortalaması 65,06±30,3, yaşa göre boy persentil ortalaması 54,21±33,71, yaşa göre VKİ persentil ortalaması 65,5±32,73'dür. Cinsiyete göre vücut kütle indeksleri arasında ilişki saptanmamıştır (p= 0,891). Yaşa göre kilosu zayıf ve çok zayıf olan çocukların tablet ve telefonla yemek yeme oranı daha fazla bulunmuştur (p=0,021). Çocukların vücut kütle indeksleri ile yemek yerken tablet kullanmaları arasında istatistiki olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0,003). Annelerin vücut kütle indeks ortalaması 26,07±4,89'dir. Anne VKİ ile çocuk VKİ'leri arasında istatistiki olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır. Annelerin Hollanda Yeme Davranışı Ölçeği alt ölçekleri puan ortalamaları; kısıtlayıcı yeme 24,95±8,19, duygusal yeme 27,54±16,38, dışsal yeme 21,69±7,04 olarak bulunmuştur. Annelere uygulanan ebeveyn besleme tarzı ölçeğinin alt ölçek puan ortalamaları sırası ile; duygusal besleme 9,67±4,94, cesaretlendirici besleme 29,44±4,29, yardımcı besleme 6,27±2,85, sıkı kontrollü besleme 16,43±2,27, toleranslı besleme 17,93±2,97 olarak bulunmuştur. Obez annelerin duygusal yeme puanı olmayan annelere göre yüksek çıkmıştır (p=0,001). Anne VKİ ile Ebeveyn Besleme Tarzı arasında ilişki saptanmamıştır. Çocukların VKİ persentil değerleri ile EBTA alt ölçeklerinden aldıkları puanların korelasyonunda anlamlı sonuç bulunmazken DEBQ kısıtlayıcı yeme alt ölçek puanı ile arasında pozitif zayıf bir ilişki saptanmıştır (p=0,04, r=0,142). Çocukların yaşları 9-11; 12-23; 24 ay şeklinde kategorilere ayrılıp yapılan analizde; 24 aylık çocukların EBTA alt ölçeklerinden duygusal ve yardımcı besleme puanları yüksek bulunmuştur. Yapılan analizlerde EBTA alt grup puanları ile çocukların vücut kütle indeksleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Annelerin yeme davranışları ile çocukların vücut kütle indeksleri arasındaki ilişkiye bakıldığında anlamlı bir ilşki saptanmamıştır. EBTA ile Hollanda Yeme Davranışı ölçekleri alt grupları arasında Spearman korelasyon testi yapılmıştır. Analiz önce bütün anneler ardında da obez anneler arasında yapılmıştır. Bütün anneler dahil edildiğinde dışsal yeme ile toleranslı kontrollü besleme alt boyutları arasında negatif yönde zayıf bir ilişki tespit edilmiştir. Obez annelerin dahil edildiği analizde kısıtlayıcı yeme ile cesaretlendirici besleme alt boyutları arasında pozitif yönde zayıf-orta ilişki saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışma ebeveyn yeme davranışı ve besleme davranışını aynı anda ölçen öncü bir çalışma olmuştur. Araştırmada 9-24 ay çocuklarda obezite prevelansı hesaplanmış olup, bu yaş grubundaki durumun tespiti açısından yol göstericidir. Çalışmada bütün ölçümler araştırmacı tarafından yapılıp, DSÖ standartlarına göre hesaplanmıştır. Çalışmada erken çocukluk dönemi obezite prevalansı %13,7 olarak bulunmuştur. Ebeveyn besleme tarzı ve yeme davranışı ile erken çocukluk çağı obezitesi arasında bir ilişki bulunamamıştır. Annelerin vücut kütle indeksi ile çocukluk çağı obezitesi arasında bu çalışmaya göre bir ilişki yoktur. Çocukların üçte birinin televizyon ve tablet başta olmak üzere bir uyaran eşliğinde yemek yediği bunun da yemek seçme ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda annelerin %40'a yakını yeni gıdaları tattırırken zorlandığını belirtmiştir. İlk 2 yıl hayata sağlıklı bir başlangıç için kritik bir dönemdir ve bu dönem beslenmesinin ileri yaşam sağlığı üzerine etkileri bilinmektedir. Bu dönemde çocukların açlık, tokluk belirtilerine duyarlı davranılmalı, yemeğe zorlamak yerine, yemeğe teşvik edilmelidir. Çoğu besini reddeden çocuklar için değişik tat, lezzet ve yapıda yeni birleşimler denenmeli ve teşvik yöntemleri artırılmalıdır. Yemek esnasında çocuğun dikkatini dağıtacak televizyon, tablet gibi uyaranlar en aza indirilmeli, yemek zamanlarının aile içi iletişim için fırsat olduğu düşünülmelidir. Yemek bir ödül ya da ceza olarak kullanılmamalı, çocuğun stresli olduğu durumlarda rahatlatıcı olarak verilmemelidir. Annelere ek gıda ve beslenme danışmanlığı ile birlikte sağlıklı yeme davranışı bilgilendirilmesi yapılması farkındalık oluşturacaktır. Çalışma kesitsel olduğundan; yeme davranışı ve obezite arasındaki ilişkiyi daha net ortaya koyabilmek için uzunlamasına çalışmalar faydalı olabilecektir.

Özet (Çeviri)

İntroduction and aim: Obesity is one of the major health problems that cause adverse medical, psychosocial and economic consequences. Childhood obesity has rapidly increased in the world and in Turkey and has become an important public health problem. It is also aimed at achieving a right eating behavior as well as a balanced enough supply for a child's healthy development. Among obese eating habits, there are behavioral subheadings such as eating pleasure, responding to a meal offer, eating time, drinking wish, cognitive, uncontrollable and emotional eating habits. Eating disorders in adulthood; Weight, and nutritional consumption, which are associated with excessive emotions, attitudes and behaviors. From the time of infancy the caregiver is usually a mother and the eating and eating behavior of the mother is influential on the basis of the eating relationship. At the same time, families who are overweight and obese do not see this as a health problem. Assessing children with eating disorders that are overweight and overweight, along with their parents, will help me to better understand the underlying problems and develop healthy interventional methods. The aim of this study was to determine the prevalence of obesity in children aged 9-24 months, which correlated with parental eating behavior and parental feeding style. Method: Research is cross-sectional. The study was conducted in Maltepe Community Health Center affiliated family health centers. The research population consisted of infants and mothers of 9-24 months who applied to family health centers affiliated to Maltepe Community Health Center between October-November-December 2016. In this study, there was a chronic illness diagnosed from babies 9-24 months who applied to family health units affiliated to Maltepe Community Health Center and 18-50 year old mothers were included. A total of 216 applicants, of whom 3 were older than 50 years of age, and 2 were out of work because of the baby's chronic illness. The research was completed with 211 people. Child health and growth information questionnaire, sociodemographic questionnaire, Dutch eating behavior scale and parental feeding style questionnaire were used as research data collection tools. The height and weight measurements of mother and children were measured by the researcher. Body mass indexes were calculated from anthropometric measurements, body mass index (Weight / length2, kg / m2) and classified according to BMI classification. The head, back, hips, legs, heels of the infants are measured exactly as they are lying on the back. On the other hand, the weights were measured and the digital scale was measured. Height and weight were recorded and evaluated in the WHO Antro program. Results: A total of 211 mothers and children between 9-24 months were included in the study. The mean age of the mother is 30.86 ± 5.5. The average age of the children is 15.24 ± 7.1. 112 boys (53.1%) were girls and 99 (46.9%) were boys. Nine of the mothers who participated in the survey (4.3%) are illiterate; Most of them are primary and secondary school graduates. All of the fathers are literate; Most of them are primary and secondary school graduates. 159 (75.4%) of the houses are housewives; (24.6%) of the population. 204 of the fathers (96.7%) are working. Most mothers as caregivers and caregivers constitute most the child. In working mothers, the only time the mother looks at the child is an average of 7.6 ± 4.4 months. The average weight of the participating mothers was 67,5 ± 12,42 kg; And the height is 161,09 ± 6,9 cm. The mean birth weight of the children was 3244 ± 538.24 gr; Mean birth weight is 50.02 ± 2.75 cm. Under 1700 (8,1) 2500 gr, 180 (86,1%) children were born between 2500 and 4000 gr and 12 (5,7%) were over 4000 gr. The mean age of gestation was 38.34 ± 1.93; 33 (16.3) were born below 37 weeks, 109 (83.7%) were born over 37 weeks. Children participating in the study spent an average of 5.6 ± 0.6 months in supplementary food. While 64% of the children choose to eat, 24% have difficulty in solids. Boys were more likely to choose food (p = 0.013). 22,30% of the subjects stated that they had difficulty in tasting new food at the rate of 24.20%. Most children react when they do not like unwanted food when they spit and do not open their mouths. The proportions of the mothers who set the children's meals in an orderly manner and hourly are close together. 153 (72.5%) of the children eat only at the table and eat 69% (32.7%) watching TV. With children choosing to eat; (P = 0,013, p = 0,019, p <0,001) were found to be related to eating and playing games, tablet-phone viewing, and just eating and eating at the table. There was a statistically significant difference between the sex of the child and playing the game (p = 0,004, x2 = 8,438). There was a significant relationship between mother education level and eating with music (p = 0,043, x2 = 8,987). There was a significant difference between the level of education of the father and eating only sitting at the table and eating with tablets watching (p = 0,045, x2 = 9,754; p = 0,032, x2 = 10,592). The frequency of eating mothers watching TV or eating with ipad in their children is significantly above the level (p = 0,006, x2 = 7,430, p = 0,004, x2 = 8,473). The frequency of the difficulty experienced in tasting new foods was found more in males (p = 0.009). When asked mothers how their children found their pounds; (3%) were overweight and 128 (61%) were normal. Mothers were found to have found their girls more overweight (p = 0.019, x2 = 9.745). Percentage of children's weight per centile was 66,51 ± 31,43, weight percentile by age 65,06 ± 30,3, height cententile by age 54,21 ± 33,71, mean age by weight percentile 65,5 ± 32 . There was no correlation between body mass indexes per sex (p = 0.891). Children who were weak in weight and very weak per age were more likely to eat tablet and phone (p = 0.021). There was a statistically significant correlation between the body mass indexes of children and eating tablets (p = 0.003). The average body mass index of the mothers was 26.07 ± 4.89. No statistically significant relationship was found between maternal VKI and child VKI. Mean scores of the Dutch Eating Behavior Scale subscales; Restrictive eating was found to be 24,95 ± 8,19, emotional eating 27,54 ± 16,38 and external eating 21,69 ± 7,04. The mean of the subscale scores of the parental feeding style scales applied to the mothers are; Emotional feeding 9,67 ± 4,94, encouragement feeding 29,44 ± 4,29, auxiliary feeding 6,27 ± 2,85, tightly controlled feeding 16,43 ± 2,27, tolerance feeding 17,93 ± 2,97 . Obese mothers were higher than mothers without emotional eating points (p = 0.001). There was no relationship between maternal VKI and parental feeding style. There was a significant positive correlation between DEBQ restrictive eating subscale scores (p = 0,04, r = 0,142) and no significant relationship between children's VKI percentile scores and the scores obtained from PFSQ subscales. Children ages 9-11; 12-23; In the analysis made by categorizing as 24 months; Emotional and assisted feeding scores of the 24 month old children were higher than the PFSQ subscales. There was no significant relationship between the PFSQ subgroup scores and the children's body mass index. There was no significant relationship between the eating behaviors of the parents and the body mass index of the children. The Spearman correlation test was performed between the PFSQ and the Dutch Eating Behavior Scale subgroups. The analysis was done first among obese mothers behind all mothers. When all the mothers were included, a weak relationship was found between the exogenous eating and tolerated controlled feeding sub-dimensions in the negative direction. In the analysis involving obese mothers, a weak-to-moderate relationship was found between the restrictive eating and the encouraging feeding sub-dimensions in the positive direction. Conclusion: This study was a pioneering work that measured parental eating behavior and feeding behavior at the same time. The prevalence of obesity was calculated in the study between 9-24 months in children and it is a guideline for the determination of the condition in this age group. All measurements in the study were made by the investigator and calculated according to WHO standards. The prevalence of obesity in early childhood was found to be 13.7% in the study. There was no relationship between parental feeding style and eating behavior and early childhood obesity. There is no relationship between the body mass index of the mothers and childhood obesity according to this study. One third of the children eat in a stimulant accompaniment, mainly on television and tablet, which is found to be related to food selection. At the same time, nearly 40% of the mothers stated that it was difficult to taste new foods. The first 2 years of life is a critical period for a healthy start, and the effects of nutrition on advanced life health are known. In this period, children should be sensitive to the symptoms of hunger and toughness and should be encouraged to eat instead of forcing them to eat. For children who reject most foods, new combinations of taste, flavor and structure must be tried and encouraged. During the meal, stimulants such as television and tablet, which will distract the child's attention, should be minimized, and meal times should be thought of as opportunities for intra-family communication. Meal should not be used as a reward or punishment, and should not be given as a relief when the child is stressed. Mothers should be informed about supplementary food and nutrition counseling as well as informing healthy eating behavior.

Benzer Tezler

  1. Okul öncesi dönem çocuklarda ebeveyn yeme davranışı, ebeveyn besleme tarzı ve çocukluk obezitesi ile ilişkisinin incelenmesi

    Investigation of parental eating behavior, parental feeding style and their relationship with childhood obesity in preschool children

    HASİBE ULUSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Beslenme ve DiyetetikSelçuk Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLPERİ DEMİR

  2. Down sendromlu çocuklarda ebeveyn besleme tarzları ile çocukların yeme davranışları ve beslenme durumları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between parental feeding styles and children's eating behaviors and nutritional status in children with down syndrome

    BETÜL BİLİR KAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Beslenme ve DiyetetikGazi Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. SANİYE BİLİCİ

  3. Ebeveynin çocuğu besleme tarzının çocuğun yeme davranışlarına etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of parents' feeding style on eating behavior of children

    MERVE ÖZDEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Beslenme ve DiyetetikHacettepe Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ PELİN BİLGİÇ

  4. Çocuklarda yeme davranışı ve ebeveyn besleme tarzı ile ağız sağlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between children's eating behavior, parental feeding style, and oral health

    GİZEM KILIÇOĞLU

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Diş HekimliğiAlanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi

    Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KORAY SÜRME

  5. 3-6 yaş grubu çocuklarda yeme davranışı: çocuğun mizaç özellikleri, ebeveynin besleme tarzı, ebeveynlik stresi ve aile işlevselliği ile ilişkisi

    Eating behavior in children aged 3-6: The relationship between children's temperament characteristic, parental feedi̇ng style, parental stress and family functioning

    İBRAHİM ZEYREK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikiyatriGazi Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRA GÜNEY