Geri Dön

2010 – 2015 yılları arasında kliniğimizde takip edilen akut lenfoblastik lösemi hastalarının demografik, klinik ve laboratuar bulgularının değerlendirilmesi

Evaluation of demographic, clinical and laboratory findings of patients with acute lymphoblastic leukemia followed up in our clinic between 2010 and 2015

  1. Tez No: 471425
  2. Yazar: MURAT SOLMAZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MURAT SÖKER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Akut Lenfoblastik Lösemi, Demografik, Klinik, Demografi, Lösemi, Prekürsör hücreli lenfoblastik lösemi-lenfoma, Çocuklar, Acute Lymphoblastic Leukemia, Demography, Clinic, Leukemia, Precursor cell lymphoblastic leukemia-lymphoma, Children
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: ALL çocukluk çağı kanserlerinin en sık görüleni olup sağkalım oranları çoklu kemoterapilerle %80‟lere çıkmıştır. Bu çalışmadaki amacımız Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji- Onkoloji Bölümünde 2010-2015 yılları arasında ALL tanısı almış hastaları geriye dönük tarayarak; klinik ve laboratuar bulgularını, kemik iliğinin morfolojik özelliklerini, immünofenotipik ve sitogenetik özelliklerini, kemoterapiye yanıtlarının değerlendirilmesi ve mortalite oranını belirlemektir. Gereç ve Yöntem: 2010- 2015 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Hematoloji ve Onkoloji polikliniğine başvuran hastalardan Akut Lenfoblastik Lösemi(ALL) tanısı almış, TR-ALL BFM 2000 ve ALL-IC-BFM 2009 protokolü ile tedavi edilen 121 hastanın dosyaları geriye dönük taranmış ve çalışmaya dâhil edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan çocukların %70,2‟si 1-6 yaş arasında, %47,9‟u kırsal alanda yaşamaktadır. En sık rastlanan başvuru şikâyetlerin; ateş, halsizlik, solukluk ve iştahsızlık olduğu görüldü. Başvuruda en sık rastlanan fizik muayene bulgusu ise lenfadenopatiydi. Hastaların %41,3‟ü A Rh+, %34,7‟si 0 Rh + ve %13,2‟si B Rh + kan grubuna sahipti. Hastaların %65,3‟nün beyaz küre(WBC) değeri 0-20.000/mm3 arası, %71,1‟nin hemoglobin(HGB) değeri 7 g/dl üzeri ve %67,8‟nin platelet(PLT) değeri 100.000/mm3 ve altı olduğu saptanmıştır. Hastaların %3,3‟ünde t(9,22), %0,8‟inde t(4,11) pozitif saptanmıştır. Hastaların %78,5‟i B-ALL ve %21,5‟i T-ALL olduğu saptanmıştır. Hastaların %57‟sinde TR-ALL BFM 2000 protokolü uygulanırken, %43‟ünde ALL IC-BFM 2009 protokolü uygulanmıştır. Hastalarda relaps oranı %5,8 ve genel mortalite oranı %11,6 olarak bulundu. Cinsiyet, beyaz küre sayısı, hemoglobin düzeyi, trombosit sayısı, immunofenotipi ile mortalite arasında istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Hastaların risk grubu ve uygulanan protokol ile mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0,05). Hayatını kaybedenlerin %57,1‟i yüksek risk grubu (HRG) hastalarıydı. Yaşamını yitiren hastaların %71,4‟üne TR-ALL BFM 2000 protokolü ile tedavi edilmişlerdi. Relaps olan hastaların %71,4‟ü T-ALL idi.%85,7‟ine TR-ALL BFM 2000 protokolü uygulanmıştı. İmmunofenotip ve uygulanan protokol ile relaps arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Yaş, cinsiyet, klinik bulgular ve laboratuar sonuçları incelendiğinde literatür çalışmalarıyla benzer sonuçlar elde edildi. Hastalarda genel sağkalım üzerine ve relaps üzerine etkili faktörler belirledik. Bulduğumuz faktörler istatiksel olarak da anlamlı bulunmuştur. Yüksek risk grubu hastalarda mortalite oranının daha yüksek olduğunu saptadık. Yüksek risk grubunda relaps oranının yüksek olduğu bulundu ALL immünfenotipinin mortalite üzerinde ve relaps üzerinde etkili olduğunu saptadık. T-ALL hastalarının relaps olma oranı, B-ALL hastalarına göre daha yüksek bulundu. Ayrıca mortalite ve relaps ile uygulanan tedavi prokolünün ilişkisi araştırıldı. TR-ALL BFM 2000 tedavi protokolü uygulanan hastalarda mortalite ve relaps oranının ALL-IC BFM 2009 protokolüne göre daha yüksek olduğunu saptadık. Bulduğumuz sonuçlar istatiksel olarak da anlamlı bulundu.

Özet (Çeviri)

Evaluation of Demographic, Clinical and Laboratory Findings of Patients with Acute Lymphoblastic Leukemia followed up in our Clinic between 2010 and 2015 Introduction and Objective: Acute Lymphoblastic Leukemia (ALL) is the most common type of childhood cancers with a survival rate up to 80% thanks to multiple chemotherapies. This retrospective study aims to screen patients who had been diagnosed with ALL in the Pediatric Hematology-Oncology Department of the Dicle University Faculty of Medicine between 2010 and 2015; and to reveal the mortality rate by evaluating clinical and laboratory findings, immunophenotypic and cytogenetic characteristics, morphologic features of bone marrow, and evaluating chemotherapeutic response. Material and Method: The files of 121 patients who had been diagnosed with Acute Lymphoblastic Leukemia (ALL) and who had been treated with TR-ALL BFM 2000 and ALL-IC-BFM 2009 protocol in the Hematology and Oncology Polyclinic of Dicle University Faculty of Medicine Pediatric Hospital between 2010 and 2015 were screened retrospectively and included in the study. Results: Of the children included in the study, 70.2% was in the 1-6 age group and 47.9% was living in the rural area. The most common symptoms during admission were fever, fatigue, pallor and loss of appetite. The most common physical examination symptom was lymphadenopathy during admission. Of the patients, 41.3% was A Rh +, 34.7% was 0 Rh + and 13.2% was B Rh +. Of the patients, 65.3% had a white blood cell (WBC) count of 0-20,000/mm3, 71.1% had a hemoglobin (HGB) value of 7 g/dl and above and 67.8% had a platelet (PLT) count of 100,000/mm3 and below. t(9,22) and t (4,11) were positive in 3.3% and 0.8% of the patients, respectively. Of the patients, 78.5% was found to be B-ALL and 21.5% was found to be T-ALL. TR-ALL BFM 2000 protocol had been applied in 57% of patients, whereas ALL IC-BFM 2009 protocol had been applied in 43% of patients. The relapse rate of patients was 5.8% and the overall mortality rate was 11.6%. There was no statistically significant difference in terms of gender, white blood cell count, hemoglobin level, platelet count, immunophenotype and mortality. There was a statistically significant difference between the risk group of the patients and the protocol applied and mortality (p<0.05). Of those who lost their lives, 57.1% was high risk group (HRG) patients. And, 71.4% of the patients who lost their lives had been treated with the TR-ALL BFM 2000 protocol. Of the relapses, 71.4% was T-ALL. And, TR-ALL BFM 2000 protocol had been applied in 85.7% of them. There was a statistically significant difference between the immunophenotype and the protocol applied and relapse (p<0.05). Conclusion: Considering the age, gender, clinical findings and laboratory results, results obtained were similar to the studies in the literature. We identified the factors affecting overall survival and relapse in patients. The factors we found were statistically significant. The mortality rate was higher in the patients in the high-risk group. The relapse rate was higher in high-risk group. We found that ALL immunophenotype was effective on mortality and relapse rate. The relapse rate of T-ALL patients was higher than that of B-ALL patients. In addition, the relationship between mortality and relapse and treatment protocol was investigated. We found that mortality and relapse rates were higher in the patients receiving the TR-ALL BFM 2000 treatment protocol compared to the ALL-IC BFM 2009 protocol. The results we found were statistically significant.

Benzer Tezler

  1. Akut gastroenterit ön tanısıyla 2010-2015 yılları arasında çocuk servisinde yatırılan hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Between the years 2010-2015 with the diagnosis of acute gastroenteritis to evaluate retrospectively the patients hospitalized in children's services

    NEZAHAT DOĞAN KARAŞİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET CELAL DEVECİOĞLU

  2. Yeni doğan yoğun bakım ünitemizde 34 gestasyon haftasının altında doğup mekanik ventilasyon tedavisi gören prematürlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of premature infants received mechanical ventilation therapy under the 34 week of gestation in our newborn intensive care unit

    SERDAR POP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT ELEVLİ

    UZMAN DEMET OĞUZ

  3. Parapleji ve tetraplejili hastalarda epidomiyolojik özellikler, gelişen komplikasyonlar ve tedavi öncesi ve sonrasındaki mevcut klinik tablo

    Epidemiologi?cal findings, complications, clinical outfindings before and after rehabilitation in paraplegia and tetraplegia

    OZAN YAŞAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE UĞURLU

  4. 1989-1995 yılları arasında kliniğimize başvuran rektum kanserli hastaların retrospektif değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    H. SELÇUK ŞENSÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bakanlığı

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    DR. OKTAY İNCEKARA

  5. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim dalında 2010-2015 yılları arasında takip edilmiş olan plevral efüzyon tanılı hastaların analizi

    Mersin University Faculty of Medicine thorasic surgery department in 2010-2015 between the years have been to follow pleural effusion analysis of diagnosis of patients

    BÜLENT ARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiMersin Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ ÖZDÜLGER