KOAH tanılı hastalarda stabil dönemde saptanan eozinofil düzeyi ve alevlenme arasındaki ilişki
The relationship between the level of eosinophil and exacerbation in patients with stable copd
- Tez No: 540049
- Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE FİLİZ ARPAÇAG KOŞAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: KOAH, eozinofil, alevlenme, inhaler kortikosteroid, Adrenal korteks hormonları, Akciğer hastalıkları, Akciğer hastalıkları-obstrüktif, Eozinofiller, Nüks, İlaç veriş-inhalasyon, COPD, eosinophil, exacerbation, inhaler corticosteroid, Adrenal cortex hormones, Lung diseases, Lung diseases-obstructive, Eosinophils, Recurrence, Administration-inhalation
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ: Son yıllarda kan eozinofil sayısının KOAH alevlenmelerinin engellenmesinde seçilecek farmakolojik ajanlara yol gösterebileceğine yönelik veriler mevcuttur. Buna ek olarak, yapılan bazı çalışmalar sonucunda yüksek kan eozinofil düzeylerinin sık alevlenmeyi öngörebildiği gösterilmiştir. GOLD 2019 raporunda, alevlenmelerin önlenmesinde inhaler kortikosteroidlerin etkinliğini tahmin etmek için bir biyobelirteç olarak kan eozinofil sayısının kullanılması önerilmektedir. Bununla birlikte, eozinofil düzeylerinin alevlenme sıklığındaki ve tedaviyi yönlendirmedeki etkisine dair yeni çalışmalara gereksinim olduğu belirtilmektedir. AMAÇ: KOAH tanılı hastalarda stabil dönemde saptanan eozinofil düzeyi ile alevlenme sıklığı arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. MATERYAL-METOD: Çalışmamıza 1 Mart 2018 - 1 Temmuz 2018 tarihleri arasında SBÜ İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları polikliniğine başvuran stabil dönemdeki 153 KOAH tanılı hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, tedavi bilgileri, SFT ve hemogram bulguları, çalışmaya dahil edildiklerindeki mMRC ve CAT skorları ile 6 dakika yürüme testi sonuçları kaydedilmiş, geçtiğimiz 1 yıl içindeki alevlenme öyküsü sorgulanmıştır. Hastalar çalışmaya alındıktan sonraki 3. ve 6. aylarda tekrar değerlendirilmiş ve bu süre içindeki alevlenme öyküsü sorgulanmıştır. Ayrıca hastaların bu dönemlerdeki mMRC ve CAT skorları da kaydedilmiştir. BULGULAR: Hastalar eozinofil sayı ve yüzdelerine göre gruplara ayrıldığında, eozinofil sayısı 250'nin veya eozinofil yüzdesi 2,5'in altında olan hastaların alevlenme geçiren grupta olma oranı, alevlenme geçirmeyen grupta olma oranına göre daha yüksek (sırasıyla p=0,043, p=0,011) bulundu. Bununla birlikte, eozinofilik grupta (eozinofil yüzdesi ≥ %2,5) LABA/İKS tedavisi alan hastaların LABA/LAMA tedavisi alanlara göre daha daha sık alevlenme geçirdiği görüldü (p=0,013). Ayrıca GOLD evrelemesine göre semptom skoru yüksek olan hastaların (Grup B+D) NLO değeri, semptom skoru düşük olan (Grup A+C) hastalara göre daha yüksek bulundu (p=0,05). SONUÇ: KOAH tanılı hastalarda stabil dönemde saptanan eozinofil düzeyi, alevlenme durumu ile ilişkilidir ve eozinofilik olmayan hastalar (Eozinofil sayısı <250, eozinofil yüzdesi <%2,5) daha sık alevlenmektedir. Eozinofilik hasta grubunda İKS içeren tedavi alan hastalar daha sık alevlenmektedir. Ayrıca, NLO değeri yüksek olan hastaların GOLD evrelemesinde semptom skoru yüksek olan gruplarda olma ihtimali daha yüksektir ancak bu konuda daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
BACKGROUND: In recent years, there is evidence that the count of blood eosinophils may lead to the selection of pharmacological agents in the prevention of COPD exacerbations. In addition, some studies have shown that high blood eosinophil levels can predict frequent exacerbations. GOLD 2019 report recommended that the blood eosinophil count can be used as a biomarker to predict the efficacy of inhaled corticosteroids for preventing the exacerbations. However, it's suggested that further studies are needed for the effect of eosinophil levels on the frequency of exacerbations and the management of treatment. AİM: The aim of our study to determine the relationship between eosinophil levels and exacerbation frequency in patients with COPD. MATERIAL-METHOD: A total of 153 patients with COPD who were admitted to the outpatient clinic of Yedikule Chest Diseases Hospital between 1 March 2018 and 1 July 2018 were included in the study. Demographic data, treatment data, PFT and hemogram findings of the patients, and the results of the mMRC and CAT scores and 6-minute walking test were recorded when they were included in the study, also the patients were asked about the exacerbations in last 1 year. The patients were reevaluated at the 3rd and 6th months of the study and the frequency of exacerbations during these periods was questioned. In addition, the results of the patients' mMRC and CAT scores in these visits were recorded. RESULTS: When the patients were divided into groups according to the eosinophil counts and percentages, the rate of being in the exacerbation group of patients whose eosinophil count of <250 or eosinophil percentage < %2.5 was higher than being in the group without exacerbation (p=0,043, p=0,011, respectively). However, the patients who received LABA / ICS treatment from eosinophilic group (% eoinophils ≥ 2.5%) experienced more frequent exacerbations than those who received LABA / LAMA treatment (p = 0.013). In addition, with the GOLD staging, the NLR of the patients with a high symptom score (Group B + D) was higher than the patients with a low symptom score (Group A + C) (p = 0.05). CONCLUSION: The level of eosinophil detected in the stable period in patients with COPD is associated with exacerbation and non-eosinophilic patients (eosinophil count <250, eosinophils <2.5%) are more frequently exacerbated. In the eosinophilic group, the patients who received the treatment include ICS are exacerbate more frequently. Furthermore, patients with high NLO levels are more likely to be in groups with high symptom scores in GOLD staging, but further studies are needed.
Benzer Tezler
- KOAH'ta akut atağa neden olan enfeksiyon ajanları, prokalsitonin ile CRP'nin etiyoloji, tedavi ve prognozu belirlemedeki rolü
Infectious agents in acute exacerbations of COPD, and the role of procalcitonin and CRP in predicting etiology, treatment and prognosis
ÖZLEM CEYLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Göğüs HastalıklarıEskişehir Osmangazi ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İRFAN UÇGUN
- KOAH alevlenme ile acil servis'e başvuran hastalarda, spirometrik ölçümler, ciddiyet skorları ve laboratuvar parametrelerinin prognozu öngörmedeki değeri
Başlık çevirisi yok
NAZLI GÖNÜLDURU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDEM ÇEVİK
- Spirometri ve toraks bilgisayarlı tomografisi'nin KOAH tanısındaki rollerinin karşılaştırılması
The role of spirometry and thoracic computed tomography in the diagnosis of COPD comparison
ASİYE YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Göğüs HastalıklarıKaradeniz Teknik ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FUNDA ÖZTUNA
- Fiziksel aktivite ve sağlık durumunun hastaneye yatış gerektiren KOAH akut alevlenmelerinin seyri üzerine etkileri
Effects of physical activity and health status on COPD exacerbations requiring hospitalization
GÖKÇEN ARKAN ERDOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Göğüs HastalıklarıAnkara ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ELİF ŞEN
- Mersin ilindeki kronik obstrüktif akciğer hastalarında serum alfa-1 antitripsin düzeyi ve alfa-1 gen mutasyon sıklığı
Serum alpha-1 antitrypsin level and alpha-1 gene mutation frequency in patients with chronic obstructive pulmonary disease in mersin province
GÜLDESTE KÖSE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Göğüs HastalıklarıMersin ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUKADDER ÇALIKOĞLU