The unbearable heaviness of being: absurdity of everyday life in Yusuf Atilgan's aylak adam and Julio Cortázar's Rayuela
Var olmanın dayanılmaz ağırlığı: Yusuf Atılgan'ın Aylak adam ve Julio Cortázar'ın Rayuela romanlarında gündelik hayatın absürtlüğü
- Tez No: 577678
- Danışmanlar: PROF. DR. SİBEL IRZIK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Karşılaştırmalı Edebiyat, Sosyoloji, Philosophy, Comparative Literature, Sociology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2019
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Sabancı Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Kültürel Çalışmalar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 61
Özet
Bu tez Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam ve Julio Cortázar'ın Rayuela (İngilizce'ye Hopscotch, Türkçe'ye Sek Sek olarak çevrilen) isimli romanlarında gündelik hayat sınırları içeresinde absürtlük teması üzerine yoğunlaşmaktadır. İki romanın zeminindeki dilsel, siyasi, ve sosyal farklılıklara rağmen Aylak Adam'ın C'si ve Rayuela'nın Horacio Oliveira isimli ana karakteri arasında kayda değer benzerlikler gözlemlenmektedir. Bu yirminci yüzyıl edebi karakterlerinin ikisinin de dünyayı, özellikle gündelik hayat olarak adlandırılan alanı, algılama biçimleri Varoluşçuluk felsefesi tarafından derinden etkilenmiştir. İki karakterin ortak düşüncesine göre toplumsal normlara uygun olarak ve mevcut düzeni sorgulamadan kabul ederek yaşamak her bir bireyin yaşamını aynılaştırmaktır; diğer bir deyişle, herkes gibi yaşamak bireyin özgünlüğünden feragat etmesi demektir. Bu sebeple, evlilik, çocuk ve/veya iş sahibi olma gibi toplumsal kuruluş ve davranışlar hayatı kendini tekrarlayan bir kısır döngü haline getirerek absürtleştirmektedir. Bu tekdüzeliğe karşı bir eylem olarak C'nin aylaklığı, ve benzer şekilde Oliveira'nın entelektüel uğraşlarına toplumun beklentilerinden daha fazla önem vermesi üzerine özellikle yoğunlaşıyorum. İki eserin karşılaştırmalı analizini yaparak ve sonuç olarak varoluşçu flanörün alışkanlıktan kaçmaya çabalarken gündelik hayatı nasıl absürt olarak algıladığını açımlayarak, Türkiye'den ve Arjantin'den tamamen farklı alt yapılara sahip iki romanın nasıl evrensel bir ıstırap olan varoluşsal kriz üzerinden kesiştiğini göstermeyi hedefliyorum.
Özet (Çeviri)
This thesis focuses on the theme of absurdity within the quotidian boundaries of life in Yusuf Atılgan's Aylak Adam and Julio Cortázar's Rayuela (translated as Hopscotch into English and Sek Sek into Turkish). Despite the linguistic, political, and social differences in the novels' backgrounds, striking similarities appear between the two protagonists—Aylak Adam's C and Rayuela's Horacio Oliveira. Both of these twentieth century literary characters are deeply affected by Existentialism in their conceptions of the world, or more specifically, of what is called everyday life. The shared notion of both is that accepting societal norms and abiding by the status quo is what makes each individual's life similar to the others'; in other words, to live like everybody else is to forgo one's individuality. For this reason, social institutions or acts such as marriage, having children, and/or working at a job turn life into a vicious, repetitive cycle, consequently rendering it absurd. I pay particular attention to C's idleness as an act of resistance to this uniformity, and how Cortázar's Oliveira, in a similar way, prioritizes his intellectual pursuits over social expectations. By making a comparative analysis of both works and eventually exploring how the existentialist flâneur perceives everyday life as absurd while he struggles to escape from habit, I aim to show how a Turkish and an Argentinian novel with completely different backgrounds can intersect through a universal anguish: existential dread.
Benzer Tezler
- The unbearable heaviness of nonbeing: The path from crisis of meaning to meaningfulness during bereavement
Varolmamanın dayanılmaz ağırlığı: Yas döneminde anlam krizinden anlam oluşturmaya giden sürecin incelenmesi
DENİZ OKAY
Doktora
İngilizce
2023
PsikolojiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZLEM BOZO
- Sanal gerçeklik oyunlarının dayanılmaz çekiciliği: Zihnen, bedenen ve ruhen
The unbearable attractiveness of virtual reality games: Mental, physical and spiritual
AİSANAT MAKSATBEKOVA
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
İletişim BilimleriAnadolu Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METİN ARGAN
- The unbearable lightness of cyber: Cyberspace and state sovereignty
Siberalanın dayanılmaz hafifliği: Siberalan ve devlet egemenliği
MURAT CAN
Yüksek Lisans
İngilizce
2016
Siyasal BilimlerBoğaziçi ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. GÜL SOSAY
- Bearing the unbearable: Post-traumatic stress and coping experiences of the tortured political ex-prisoners from Diyarbakır Military Prison in the aftermath of the 1980 coup d'etat
Dayanılmaz olana dayanmak: 1980 darbesi sonrasında Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde işkenceye tabi tutulmuş siyasi tutukluların travma sonrası stres ve baş etme deneyimleri
MİRELLA AVAYU ZAVARO
Yüksek Lisans
İngilizce
2017
Kamu Yönetimiİstanbul Bilgi ÜniversitesiKlinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MURAT PAKER
- Unwanted child of literature: Kitsch in the Unbearable Lightness of Being
Edebiyatın istenmeyen çocuğu:Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nde kitsch
BUSE MALKOÇ
Yüksek Lisans
İngilizce
2016
Karşılaştırmalı Edebiyatİstanbul Bilgi ÜniversitesiKarşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı
PROF. DR. JALE PARLA