Acilde ABY-KBY nedeniyle bikarbonat alan hastaların tanı ve takibinde mitokondriyal enzimlerin hücresel asidozu belirlemedeki etkisini araştırmak ve anlık kan gazı ile karşılaştırılması
To investigate the effect of monitoring the mitochondrial enzymes in determining intracellular acidosis who patients received bicarbonate therapy due to aki OR CKD in the emergency department and comparison with instantaneous blood gas
- Tez No: 646091
- Danışmanlar: DOÇ. ALİ DUMAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
- Anahtar Kelimeler: Glikoliz, Metabolik asidoz, Acil servis, piruvat dehidrogenaz, fosfofrutokinaz, gliseraldehid-3-fosfat dehidrogenaz, Acil servis-hastane, Acil tıp, Bikarbonatlar, Biyobelirteçler, Kan gaz monitoring-transcutan, Piruvatlar, Glycolysis, Metabolic acidosis, Emergency department, pyruvate dehydrogenase, phosphofrutokinase, glyceraldehyde-3-phosphate dehydrogenase, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Bicarbonates, Biomarkers, Blood gas monitoring-transcutaneous, Pyruvates
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Metabolik asidoz oluşması ve beraberinde tampon sistemlerin tükenmesi; hastaların kan pH değerlerinin tampon sistemlerinin koruma mekanizmasından çıkarak daha da düşmesine bunun sonucu olarak da klinik olarak gördüğümüz kardiyak, nörolojik ve hemodinamik anstabiliteye neden olmaktadır. Asidozun bu etkilerinden hastaları korumak ve belki de tampon kaybına neden olan döngüyü kırmak için çoğu klinisyen alkali tedavilere başvurur. Bu alkali tedavilerden de en önemlisi iv bikarbonat tedavisidir. Bu tedavinin türlü yan etkileri mevcut olmakla birlikte etkilere karşılık hastaların klinik durumunun iyi yönetilerek uygulanan bikarbonat tedavisi ile hastalara yarar sağlanabilir. Bikarbonat tedavisinin neden olduğu net yarar ya da net zarar durumunu monitorize etmek klinisyenlerin tedavilerini yönlendirmesinde katkısı olacaktır. Bu nedenle acil serviste bikarbonat tedavisi endikasyonu konulan hastalardan tedavi öncesi ve tedavi sonrası alınan serum örneğinde L-laktat, fosfofruktokinaz-1, Gliseraldehid-3-fosfat dehidrogenaz ve piruvat dehidrogenazin aktivitesinin serum kan gazı değerleri ile korele olup olmadığını ve hücre içi asidozun artması ile bu markırların etkilenme düzeylerini bulmayı hedefliyoruz. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı'na bağlı Acil Tıp Kliniği'nde prospektif olarak yürütülen çalışmaya 01.12.2017 – 01.12.2019 tarihleri arasında 31 hasta dahil edilmiş, kan pH değerine göre ciddi, orta, hafif şiddette ve normal olarak değerlendirilen hastalara ortanca 50 mmol (min-max: 20-100) olmak üzere iv bikarbonat tedavisi uygulanmıştır. Tüm olgulara uygulanan bikarbonat tedavisi ile pH değeri ortalama 7,22'den (SD±0,1) 7,28'e (SD±0,1) yükselmiş ve kan HCO3 değeri ortalama 14,49 mEq'dan (SD±3,35) 16,9 mEq'a (SD±3,33) yükselmiştir. Bununla beraber hastaların ortalama parsiyel CO2 düzeylerindeki 34,29 mmHg'den (SD±8,84) 35,73 mmHg'ye (SD±11) olan değişiklik anlamlı bulunmamıştır. Tüm olguların pre ve post PFK değerleri karşılaştırıldığında enzim aktivitesinde 16,72 nmol'den (SD±1,87) 15,94 nmol'e (SD±2,11) düşüş istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş olup klinik sonlanımına bi etkisi saptanmamıştır. Tüm olguların pre ve post G3PD değerleri karşılaştırıldığında enzim aktivitesinde 17,3 nmol'den (SD±9,23) 16,34 nmol'e (SD±9,59) olan düşüşü istatistiksel olarak anlamlı bulunmamakla birlikte ex olan hastaların pre ve post G3PD değerleri taburcu olan hastaların pre ve post G3PD değerlerine göre anlamlı miktarda yüksek ölçülmüştür. (pre ve post G3PD değerleri için p değeri sırasıyla 0,014 ve 0,006) Bu nedenle G3PD aktivitesi hücre içi asidoz monitorizasyonunda klinikte kullanılmak için uygun bir markır olmasa da prognozu öngörmede kullanılan bir markır olabilir. Bikarbonat tedavisinde uygulanacak miktarın,“yeterli solunum desteği, volüm kontrolü ve iyonize Ca+2'un düzeltilmesi”gözetilmek koşuluyla; hastaların asidoz şiddetini bir üst dereceye taşımayı hedefleyerek hesaplanması uygun yaklaşım olabilir.
Özet (Çeviri)
Metabolic acidosis and the depletion of buffer systems causes cardiac, neurological and hemodynamic instability. Most clinicians resort to alkaline treatments to protect patients from these effects of acidosis and perhaps break the cycle that causes loss of tampon. The most important of these alkaline treatments is iv bicarbonate treatment. This treatment has various side effects. Despite these side effects, patients can benefit from bicarbonate treatment by managing their clinical condition well. This clinical practice will help clinicians direct their treatment to monitor the net benefit or net loss status. With this reason, we aim to find out whether L-lactate, phosphofructokinase-1, Glyceraldehyde-3-phosphate dehydrogenase and pyruvate dehydrogenase activity are correlated with serum blood gas values in the serum sample taken before and after treatment from patients who have been indicated for bicarbonate treatment in the emergency department, and the level of effectiveness of these markers by increasing intracellular acidosis. 31 patients were included in the prospective study conducted in the Emergency Medicine Clinic of Aydın Adnan Menderes University Hospital between 01.12.2017- 01.12.2019, and patients evaluated as serious, moderate, mild and normal according to the blood pH value. IV bicarbonate treatment was applied, with a median of 50 mmol (min-max: 20-100). The pH value increased from 7.22 (SD ± 0.1) to 7.28 (SD ± 0.1) with bicarbonate treatment applied to the cases. Blood HCO3 value increased from an average of 14.49 mEq (SD ± 3.35) to 16.9 mEq (SD ± 3.33). However, the change in mean partial CO2 levels of patients from 34.29 mmHg (SD ± 8.84) to 35.73 mmHg (SD ± 11) was not significant. When the pre and post PFK values of all cases were compared, the decrease in enzyme activity from 16.72 nmol (SD ± 1.87) to 15.94 nmol (SD ± 2.11) was found statistically significant and no effect on clinical outcome was detected. When the pre and post G3PD values of all cases were compared, the decrease in enzyme activity from 17.3 nmol (SD ± 9.23) to 16.34 nmol (SD ± 9.59) was not statistically significant. Pre and post G3PD values of patients with Ex were significantly higher than the pre and post G3PD values of patients discharged. (p value for pre and post G3PD values 0.014 and 0.006 respectively) Therefore, although G3PD activity is not a suitable marker for clinical use in intracellular acidosis monitoring, it may be a marker used to predict the prognosis. It may be an appropriate approach to calculate the amount to be applied in bicarbonate treatment, with the aim of taking the acidity severity of patients to a higher degree, provided that the rules of“adequate respiratory support, volume control and correction of ionized Ca+2”are observed.
Benzer Tezler
- Hemorajik şokta naloksonun kan basıncı ve kortizol düzeyine etkisinin prospektif analizi
The prospective analysis of naloxone's effect on blood pressure and cortisol in hemorrhagic shock
S. NİHAL TOPRAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
İlk ve Acil YardımÇukurova ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YÜKSEL GÖKEL
- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde 2000-2010 yılları arasında acil diyaliz endikasyonları, uygulaması, klinik bulguları ve sonuçları
Indications, clinical findings and results of urgent dialysis between 2000-2010 in Cerrahpaşa Medical Faculty
SERKAN FEYYAZ YALIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Nefrolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET RIZA ALTIPARMAK
- Acil serviste digoksin zehirlenmelerinin geriye dönük uzun dönem değerlendirilmesi
Retrospective long-term evaluation of digoxin poisoning in the emergency department
PELİN DENİZ KOCAHAN
- Acil servise başvuran COVID-19 hastalarından Curb-65 ve PSI skorları ile prognozun değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
HÜSEYİNCAN ATEŞER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ERTUĞRUL ALTINBİLEK
- Yoğun bakım ünitesine sepsis veya septik şok ön tanısıyla yatırılan olgularda interleukin-6 (IL-6), neuropilin-1 (Nrp-1) ve amphıregulın (AREG) düzeylerinin mortaliteyi öngörmedeki değeri
The value of interleukin-6 (IL-6), neuropilin-1 (Nrp-1), and amphiregulin (AREG) levels in predicting mortality in patients admitted to the intensive care unit with a preliminary diagnosis of sepsis or septic shock
FATMA KARAKOÇ ÖZÜDOĞRU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BANU KARACA