Geri Dön

Kronik spontan ürtikerli hastalarda ikinci kuşak antihistaminler ve omalizumab tedavisinin nötrofil/lenfosit oranı, trombosit/lenfosit oranı ve ortalama trombosit hacmi üzerine etkilerinin birbirleriyle ve kontrol grubu ile karşılaştırılması

Comparison of the effects of second generation antihistamines and omalizumab treatment on neutrophil / lymphocyte ratio, platelet / lymphocyte ratio and mean platelet volume in patients with chronic spontaneous urticaria with each other and with the control group

  1. Tez No: 661687
  2. Yazar: ZÜLKÜF ARSLAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. CEMAL BİLAÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Kronik spontan ürtiker, antihistamin, omalizumab, nötrofil, lenfosit, trombosit, NLO, TLO, MPV, Histamin antagonistleri, Nötrofil/lenfosit oranı, Ortalama trombosit hacmi, Trombosit/lenfosit oranı, Ürtiker, Chronic spontaneous urticaria, antihistamine, omalizumab, neutrophil, lymphocyte, thrombocyte, NLR, TLR, MPV, Histamine antagonists, Neutrophil/lymphocyte ratio, Mean platelet volume, Platelet/lymphocyte ratio, Urticaria
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kronik spontan ürtiker 6 haftadan uzun süren, çoğunlukla etiyolojik neden tespit edilemeyen, tekrarlayıcı sistemik inflamatuar bir hastalıktır. İnflamasyonun parçası olan nötrofil, lenfosit ve trombositlerin KSÜ patogenezinde rolü net değildir. Yapılan çalışmalarda nötrofil / lenfosit oranı (NLO), trombosit / lenfosit oranı ve MPV'nin KSÜ'de inflamasyon belirteci ve tedaviye yanıtı değerlendirmede kullanılabileceği gösterilmiştir. Çalışmamızda KSÜ hasta grubunda ve kontrol grubunda NLO, TLO ve MPV değerlerine bakarak, bu değerleri kontrol grubu ve tedavi öncesi hasta gruplarında karşılaştırmayı, antihistamin tedavisi ve omalizumab tedavisi ile bu değerlerde meydana gelen değişimlerini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran kronik spontan ürtiker tanılı, 18 yaşından büyük, malignitesi olmayan, infeksiyöz hastalığı olmayan, immünsüpresif ilaç kullanımı olmayan, antihistamin veya omalizumab tedavisi almış olan 146 hasta dâhil edildi. Antihistamin grubunun tedavi öncesi ve tedavinin 4.haftasındaki, omalizumab grubunun ise tedavi öncesi ve tedavinin 3.ayındaki hemogram parametreleri retrospektif olarak incelendi. Retrospektif olarak seçilen 150 kişilik kontrol grubu polikliniğimize başvuran, ürtiker tanılı olmayan, araştırmanının dışlanma kriterlerinin uygulandığı, sistemik inflamatuar, enfeksiyöz ve malignite grubunda yer almayan hastalar dahil edildi ve hemogram parametreleri incelendi. Bulgular: KSÜ tanılı antihistamin ve omalizumab tedavi grubunun tedavi öncesi nötrofil ve NLO değerleri kontrol grubuna kıyasla anlamlı yüksek bulunmuş ancak birbirleriyle aralarında anlamlı fark bulunmamıştır (Nötrofil sayısı antihistamin-kontrol grubu p=0,018 ve omalizumab-kontrol grubu p<0,001; NLO: antihistamin-kontrol grubu p=0,017 ve omalizumab-kontrol grubu p=0,024). Trombosit sayısı, omalizumab grubunda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p=0,027). MPV değeri omalizumab grubunda, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (p<0,001). Lenfosit sayıları ve TLO değeri açısından, tedavi öncesi hasta grupları ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık saptanmadı. Antihistamin grubunda tedavinin 4.haftasında, tedavi öncesine göre hematolojik parametrelerde anlamlı bir değişiklik saptanmadı. Omalizumab grubunda, tedavinin üçüncü ayındaki tetkiklerinde tedavi öncesine göre nötrofil sayısı (p=0,004) ve trombosit sayısında (p=0,019) anlamlı düşüş olduğu saptanmıştır. Her iki grupta tedavi sonrası, tedavi öncesine göre NLO değerinde azalma ve MPV değerinde artış görülmüş ancak bu değişikliklerin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmadığı görülmüştür. Sonuç: KSÜ hastalarında hastalık aktivitesini ve tedaviye yanıtı değerlendirecek objektif testlere ihtiyaç vardır. Çalışmamızda, KSÜ hastalarında nötrofil sayısı, trombosit sayısı, NLO değerleri kontrol grubuna göre yüksek ve MPV değeri ise düşük bulundu. Bu değerler hastalık aktivitesini gösterebilecek belirteçler olabilir. Tedavi sonrası omalizumab grubunda nötrofil sayısı ve trombosit sayısında anlamlı düzeyde azalma tespit edildi. Omalizumab, anti-IgE etkisinin yanı sıra sahip olduğu antiinflamatuar etki ile nötrofil sayısı ve trombosit sayısında normal referans aralığında olacak şekilde azalmaya yol açmış olabilir.

Özet (Çeviri)

Comparison of the Effects of Second Generation Antihistamines and Omalizumab Treatment on Neutrophil / Lymphocyte Ratio, Platelet / Lymphocyte Ratio and Mean Platelet Volume in Patients with Chronic Spontaneous Urticaria with Each Other and with the Control Group Objective: Chronic spontaneous urticaria is a recurrent systemic inflammatory disease that lasts for more than 6 weeks and often has no etiological cause. The role of neutrophils, lymphocytes and thrombocytes, which are parts of inflammation, in CSU is not clear. Studies have shown that neutrophil / lymphocyte ratio (NLR), thrombocyte / lymphocyte ratio (PLR) and MPV can be used in CSU to evaluate inflammation marker and response to treatment. In our study, we aimed to compare the NLR, PLR and MPV values in the control group and pre-treatment patient groups, and to investigate the changes with antihistamine treatment and omalizumab treatment in the CSU patient group and control group. Materials and Methods: 146 patients who applied to Manisa Celal Bayar University Dermatology and Venereal Diseases outpatient clinic, with a diagnosis of chronic spontaneous urticaria, over 18 years of age, without malignancy, no infectious disease, no immunosuppressive medication, and using antihistamine or omalizumab were included in the study. The complete blood count parameters of the antihistamine group before treatment and at the 4th week and of the omalizumab group before treatment and at the 3rd month were retrospectively analyzed. 150-person control group who were not diagnosed with urticaria, whose research exclusion criteria were applied, was retrospectively selected among patients who has no systemic inflammatory, infectious and malignant disease applied to our outpatient clinic and their complete blood count parameters were examined. Results: The neutrophil and NLR values of the antihistamine and omalizumab treatment group with CSU diagnosis were found to be significantly higher than the pre-treatment control group, but there was no significant difference between each other (Neutrophil: antihistamine-control group p= 0.018 and omalizumab-control group p<0.001; NLR: antihistamine-control group p= 0.017 and omalizumab-control group p= 0.024). Platelet value was found to be significantly higher between omalizumab and control group (p= 0.027). MPV value was found to be significantly lower between omalizumab and control group (p<0.001). No significant difference was found in PLR and lymphocyte values. No significant change was measured in the antihistamine group at the 4th week after treatment. In the omalizumab group, a significant decrease in neutrophil counts (p= 0.004) and platelet count (p= 0.019) was measured in the controls at 3rd months. Both groups showed a decrease in NLR and an increase in MPV after treatment, but these changes did not make a significant difference. Conclusion: Objective tests are needed to evaluate disease activity and response to treatment in CSU patients. Neutrophil count, platelet count, NLR values were higher and MPV values were found to be low compared to the control group, these values can be used to measure disease activity. After the treatment, a significant decrease in neutrophil count and platelet count was detected in the omalizumab group. In addition to its anti-IgE effect, omalizumab can show its anti-inflammatory effect by reducing the neutrophil count and platelet count to be within the normal range.

Benzer Tezler

  1. Kronik spontan ürtilerli hastalarda enflamasyon belirteçlerinin tedavi yanıt ile ilişkilendirilmesi

    Association of inflammation markers with treatment response in patients with chronic spontaneous urticaria

    ASLI KUNCAN UĞUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Allerji ve İmmünolojiSağlık Bakanlığı

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PAPATYA DEĞİRMENCİ

  2. Çocukluk çağında kronik spontan ürtiker ve kronik indüklenebilir ürtiker nedeni ile çocuk alerji polikliniğine başvuran hastaların klinik ve etiyolojik özelliklerin araştırılması

    Investigation of the clinical and etiological characteristics of the patients admitted to the pediatric allergy outpatient clinic due to chronic spontaneous urticaria and chronic inducible urticaria in childhood

    AYŞE SÜMEYYE ATALAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN AYDOĞAN

  3. Kronik spontan ürtikerli çocuk hastalarda eozinofilik katyonik protein, eozinofil peroksidaz, eozinofilik majör bazik protein düzeylerinin araştırılması

    Investigation of eosinophilic cationic protein, eosinophil peroxidase, and eosinophil major basic protein levels in children with chronic spontaneous urticaria

    ÜMMÜHAN ERÇINAR ERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLKNUR KÜLHAŞ ÇELİK

  4. Kronik spontan ürtikerde omalizumab doz aralığının uzatılmasında biyobelirteçlerin prediktif rolü

    Predictive role of biomarkers in extending the dosing interval of omalizumab in chronic spontaneous urticaria

    ALPEREN KARACANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Dermatolojiİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MELEK ASLAN KAYIRAN