Geri Dön

Aile sağlığı merkezine başvuran kronik hastalığı olan ve olmayan bireylerde bedensel endişe bozukluğu sıklığı

Frequency of bodily distress syndrome in individuals with and without chronic disease who applied to primary care

  1. Tez No: 673788
  2. Yazar: ELİFNUR KARA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AZİZE DİLEK GÜLDAL, UZMAN GİZEM LİMNİLİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Bedensel endişe bozukluğu, kronik hastalık, birinci basamak, Aile sağlığı merkezi, Beden, Birinci basamak sağlık hizmetleri, Bodily Distress Syndrome, chronic disease, primary care, Family health center, Body, Primary health care
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada DEÜ AHAD E-ASM'lere başvuran bireylerde Bedensel Endişe Bozukluğu (BEB) yaygınlığı ile kronik hastalık varlığının BEB ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamız; DEÜ AHAD E-ASM evreninden 45 yaş üstü 683 hastanın dahil edildiği kesitsel tanımlayıcı bir araştırmadır. Katılımcılara araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yöntemi ile sosyodemografik bilgiler anketi, BEB Kontrol Listesi, PHQ-4 anketi ve işlev kaybı ve endişeyle ilgili vizüel analog skalası (VAS) uygulanmıştır. Bedensel Endişe Bozukluğu Kontrol Listesi ile en az dört semptomda pozitifliği olan bireyler EASM'lere yönlendirilerek mevcut yakınmalarına yönelik muayene edilmeleri sağlanmıştır. Mevcut kronik hastalık varlığı ile açıklanamayan veya yeni bir tanı ile açıklanamayan semptomlar ele alındığında en az dört semptomda pozitiflik devam ediyorsa ve semptomların neden olduğu yakınmalar hastalarda endişe yaratıyorsa ve günlük yaşamı etkiliyorsa o bireyde BEB var kabul edilmiştir. İstatistiksel analizler için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ki-kare, testi uygulanmıştır. BEB ve seçilmiş hasta özellikleri arasındaki ilişki lojistik regresyon modelinde enter ve backwords metodları kullanılarak değerlendirilmiştir. Tüm analizlerde p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda BEB sıklığı %15,2 (n:104) olarak bulunmuştur. BEB için; kadın cinsiyet (OR:2,062 p:0.02), anksiyete varlığı (OR:2,565, p:0,004), depresyon varlığı (OR:1,0921 p:0,047) risk faktörü olarak belirlenirken lise eğitimi (OR:0,350 p:0,022) koruyucu faktör olarak bulunmuştur. Kronik hastalık varlığı ise BEB ile ilişkili bulunmamıştır. Sonuç: BEB fonksiyonel somatik sendromlar alanında olan tanısal karışıklığı azaltabilir ve tıbbi uzmanlıklara ortak bir dil ve zemin sunar. Çalışmamızın verileri de BEB tanı geçerliliğine ampirik destek sağlamıştır ve BEB kavramını güçlendirmiştir. Ayrıca bulgularımız Türkiye'de BEB tanısına yönelik gelecekteki tanımlayıcı, uzunlamasına ve girişimsel çalışmaların temelini oluşturabilir. Bununla birlikte BEB'in prediktörleri, risk faktörleri, prognozu ve tedavisi hakkında bilgi edinmek için uzunlamasına çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: In this study, it was aimed to investigate the prevalence of Bodily Distress Syndrome (BDS) and the relationship of chronic disease with BDS among individuals who applied to DEU AHAD E-ASMs. Method: Our study; This is a cross-sectional descriptive study involving 683 patients over the age of 45 from the DEU AHAD E-ASM universe. Sociodemographic information questionnaire, BDS Checklist, PHQ-4 questionnaire and visual analog scale (VAS) were applied to the participants by face to face interview method. With the BDS Checklist, individuals who have positive at least four symptoms were directed to E-ASMs and examined for their current complaints. Considering the symptoms that cannot be explained by the presence of existing chronic disease or that cannot be explained by a new diagnosis, if at least four symptoms remain positive and the symptoms caused concern and related loss of function in daily routine in the patient, it is accepted to have BDS. SPSS 22.0 package program was used for statistical analysis. Chi-square test was used to evaluate the data. The relationship between BDS and selected patient characteristics was evaluated using the enter and backwords methods in the logistic regression model. In all analyzes, p <0.05 was considered statistically significant. Results: The frequency of BDS was found %12,2 (n: 104) in our study. For BDS; female gender (OR: 2,062 p: 0.02), anxiety(OR: 2,565, p: 0,004) and depression (OR: 1,0921 p: 0,047) are determined as risk factors; high school education was found to be a protective factor (OR: 0,350 p: 0,022). The presence of chronic disease was not associated with BDS. Conclusion: BDS can reduce the diagnostic confusion in the field of functional somatic syndromes and offer medical language a common language and background. The data of our study also provided empirical support for BDS diagnostic validity and strengthened the concept of BDS. Our findings also recognize BDS identifier for the future in Turkey, can form the basis of the longitudinal and interventional studies. However, longitudinal studies are needed to learn about the predictors, risk factors, prognosis and treatment of BDS.

Benzer Tezler

  1. Ankara'da bir Aile Sağlığı Merkezine başvuran 18 yaş üstü hastaların COVID-19 aşıları hakkında düşünce ve davranışlarının belirlenmesi, aşı sonrası görülen yan etkilerin değerlendirilmesi

    Determination of thoughts and behaviors about COVID-19 vaccines of patients over 18 years old applying to a family health center in Ankara, evaluation of side effects observed after vaccine

    MERVE ARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET KESKİN

  2. Palyatif bakım kliniği'nde yatmakta olan ve aile sağlığı merkezi'ne başvuran 65 yaş ve üzeri hastaların 65 yaş ve üzeri bireylere önerilen aşılara karşı tutumlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the attitudes of patients 65 years of age or older who are staying in the palliative care clinic and applying to the family health center towards vaccines recommended for individuals 65 age and older

    HÜSEYİN ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiAtatürk Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KENAN TAŞTAN

  3. Birinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalarda sağlık okuryazarlığı: Aile hekimliği üzerinden karşılaştırılması ve ilgili faktörlerin incelenmesi

    Health literacy among patients attending primary and tertiary healthcare institutions: A comparison through family medicine and examination of associated factors

    ŞÜKRAN GEÇGEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSakarya Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MUHAMMET RAŞİT AYDIN

  4. Kronik hastalıklar ve MPV (ortalama trombosit hacmi) arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of the relationship between chronic diseases and meanplatelet volume (MPV)

    ERDAL ARISOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiMersin Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YÜCEL UYSAL

  5. Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran 18-65 yaş arası hastalarda osteoporoz farkındalık düzeyinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the osteoporosis awareness level inpatients between the age of 18-65 who apply to the familymedicine polyclinic

    GAMZE AKIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiSağlık Bakanlığı

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BURCU KORKUT

    DOÇ. DR. HABİBE İNCİ