Geri Dön

Endometrial karsinomlar ve atipili endometrial hiperplazi olgularında PSF-3 ekspresyonlarının immünhistokimyasal olarak değerlendirilmesi ve Ki-67 ekspresyonu ile karşılaştırılması, klinikopatolojik parametrelerle ilişkisi

Immunhistochemical evaluation of PSF-3 expressions in endometrial carcinomas and endometrial hyperplasia with atypia cases and comparison with Ki-67 expression, relationship with clinicopathological parameters

  1. Tez No: 681410
  2. Yazar: KÜBRA BAŞARIR
  3. Danışmanlar: UZMAN MUZAFFER ÇAYDERE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 83

Özet

Amaç: Endometrial karsinomlar ve bunların öncülleri olan atipilive atipisiz endometrial hiperplaziler (EH) günümüzde sıkça görülmektedir. Her üç tanı için de farklı tedavi protokolleri uygulanmaktadır. Bu durumda atipisiz, atipili EH ve grade 1 endometrial karsinomların küretaj materyallerinde ayrıcı tanısının yapılması önem kazanmaktadır. Biz de bu çalışmada literatürde sınırlı sayıda veri bulunan Partner of SLD Five 3 (PSF-3) immunhistokimyasal belirtecinin proliferatif endometrium (PE), atipisiz EH, atipili EH ve endometrioid tip endometrial adenokarsinomlarda (EEA) ve endometrial karsinomların gradelemesinde kullanılabilirliğini ve klinikopatolojik parametrelerle ilişkisini, ayrıca PSF-3 ve Ki-67 ekspresyonlarının korelasyonunu test etmeyi amaçladık. Gereç ve yöntem: Çalışmamızda, kliniğimizde 2010-2019 yılları arasında PE tanısı alan 10 olgu, atipisiz EH tanısı alan 50 olgu, atipili EH tanısı alan 37 olgu ve EEA tanısı alan 50 olgu retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bütün olgulara PSF-3 ve Ki-67 uygulanarak boyanma yüzdeleri bir skorlama sistemi içerisinde kaydedilmiştir. PSF-3 boyanma yüzdesi ile klinikopatolojik veriler arasındaki ilişki, gruplar arası PSF-3 boyanma yüzdesinin karşılaştırılması ve PSF-3 ile Ki-67 korelasyonu değerlendirilmiştir. Bulgular: En yüksek ortalama PSF-3 boyanma yüzdesi PE'de izlenirken en düşük boyanma yüzdesi atipisiz EH'de izlenmiştir. İkili gruplar arası PSF-3 karşılaştırılmasında atipili EH ve EEA'lar hariç diğer gruplar arasında anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. EEA'da gradeler arasında değerlendirilen PSF-3 yüzdesi istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. PSF-3 boyanma yüzdesi ve prognostik veriler karşılaştırıldığında periton sitolojisi pozitifliği ile anlamlı sonuç elde edilmiş olup lenf nodu tutulumu, evre, myometrial invazyon ve lenfovasküler invazyon açısından anlamlı sonuçlar elde edilememiştir. PSF-3 ve Ki-67 boyanma yüzdeleri arasında PE, atipisiz EH, atipili EH ve EEA grupları arasında korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: PSF-3, atipisiz ve atipili EH'ler arasında ayırıcı tanı için faydalı olarak bulunurken; atipili EH ve EEA'ların ayırıcı tanısında kullanışlı bir marker olarak bulunamamıştır. Olgu sayımızın kısıtlı olması gradeler arasındaki olgu sayılarımızın eşit dağılmamış olması gibi sebeplerle anlamlı sonuçlar elde edemediğimizi düşünmekle birlikte daha çok sayıda olgu içeren çalışmaların yapılması gerektiğine inanmaktayız.

Özet (Çeviri)

Aim: Endometrial carcinomas and their precursors, endometrial hyperplasia (EH) without/with atypia, are frequently seen today.Different treatment protocols are applied for all three diagnoses. In this case, the differential diagnosis of EH without/ with atypia and grade 1 endometrial carcinomas in curettage materials becomes important. In this study, we aimed to use the PSF-3 immunohistochemical marker, which has limited data in the literature, in proliferative endometrium (PE), EH without atypia, EH with atypia and endometrial carcinomas and its relationship with clinicopathological parameters, as well as the correlation of PSF-3 and Ki-67 expression. Materials and methods: In our study, in our clinic between 2010 and 2019, 10 cases diagnosed with PE, 50 cases diagnosed with EH without atypia, 37 cases diagnosed with EH with atypia and 50 cases diagnosed with endometrioid endometrial carcinoma were evaluated retrospectively. By applying PSF-3 and Ki-67 to all cases, their staining percentages were recorded in a scoring system.The relationship between the PSF-3 staining percentage and the clinicopathological data, the comparison of the PSF-3 staining percentage between the groups, and the correlation between PSF-3 and Ki-67 were evaluated Results: The highest mean PSF-3 percentage was observed in the PE, while the lowest was observed in EH without atypia. In the PSF-3 comparison between paired groups, significant results were obtained among the other groups except EH with atypia and endometrial carcinomas. The percentage of PSF-3 evaluated among grades in endometrial carcinomas was not statistically significant. When PSF-3 staining percentage and prognostic data were compared, a significant result was obtained with the positivity of peritoneal cytology, and no significant results were obtained in, lymph node involvement, stage, myometrial invasion and lymphovascular invasion. There was a correlation between the PSF-3 and Ki-67 staining percentages between proliferative endometrium, EH without atypia, EH with atypia and endometrioid type endometrial carcinoma groups. Conclusion: While PSF-3 was found useful for differential diagnosis between EH without and with atypia; ıt has not been found as a useful marker in the differential diagnosis of EH with atypia and endometrial carcinomas. Although we think that we could not obtain meaningful results due to the limited number of cases and the uneven distribution of the number of cases among the grades, we believe that studies involving more cases should be conducted.

Benzer Tezler

  1. Deneysel hipertiroidi oluşturulmuş gebe sıçanların uterus ve plasenta dokularında osteonektin (SPARC) ve TGFβ-1 dağılımının immünohistokimyasal olarak incelenmesi

    The immunohistochemical analysis of osteonectin (SPARC) ve TGFβ-1 distribution in the placenta and uterin tissues of pregnant rats with experimentally induced hyperthyroid

    RUKİYE KARABACAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Histoloji ve EmbriyolojiTrakya Üniversitesi

    Morfoloji (Histoloji ve Embriyoloji) Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TURAN KARACA

  2. Endometrial kanser cerrahisinde laparoskopi ile laparotominin karşılaştırılması

    Comparison of laparoscopy and laparotomy for surgery of endometrial carcinoma

    ALİ OĞUZHAN HATİPOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALDUN GÜNER

  3. Primer over ve endometrium berrak hücreli karsinomalarında napsin-A immunohistokimyasal antikorunun ekspresyonunun araştırılması

    Research of i̇mmunohi̇stochemi̇cal analysi̇s of napsi̇n-A i̇n pri̇mary ovary and endometri̇um clear cell carci̇noma

    AYŞE SAYAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    PatolojiUludağ Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞADUMAN BALABAN ADIM

  4. Hiperplastik endometriyumda, endometriyumun endometriyoid ve seröz karsinomlarında, siklin D1, P53 ve PAX8 ekspresyonunun tanısal önemi

    Diognastic importance of PAX8, cyclin D1 and P53 expression in hyperplastic endometrium, endometrioid and serous carcinoma of endometrium

    TUFAN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    PatolojiPamukkale Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN AKBULUT

  5. Serviks karsinomunda epitelyal ve mezenkimal geçiş düzenleyicisi olan snaıl ekspresyonun prognostik önemi

    Expression of snail an inducer of epithelial mesenchymal transition in uterin cervix carcinoma and prognostic significance

    CANAN FIRAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    PatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERAL KOYUNCUOĞLU ÜLGÜN