Geri Dön

Çocuk hastalarda hipertansiyon ve bağırsak mikrobiyota ilişkisi

The relationship of hypertension and gut microbiota in child patients

  1. Tez No: 729648
  2. Yazar: ECE ŞENBAYKAL YİĞİT
  3. Danışmanlar: PROF. PELİN ERTAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Nefroloji, Mikrobiyoloji, Child Health and Diseases, Nephrology, Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Bağırsak florası, Hipertansiyon, Kan basıncı, Mikrobiyota, Çocuk hastalıkları, Çocuklar, Intestinal flora, Hypertension, Blood pressure, Microbiota, Child diseases, Children
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ ve AMAÇ: Hipertansiyon, kan basıncını belirleyen ve birbiriyle etkileşen birçok faktör olması nedeniyle tek bir etiyoloji veya patofizyolojik mekanizmanın sorumlu olmadığı multifaktöriyel bir hastalıktır. Mikrobiyotanın fonksiyonel ve kompozisyonel değişikliğinin birçok hastalıkla ilişkisi olduğu düşünülmektedir. Mikrobiyota ve kan basıncı arasındaki bağlantı oldukça karışıktır. Mikrobiyotanın kan basıncını direkt ya da indirekt yollarla etkileyebileceği düşünülmektedir. Bağırsak bakterilerinin miktarında meydana gelen değişim ile; lipid hidrolizinde artma, kalori alımında artma, glukozun geri emiliminde artma, gastrin salınımında artma, TMAO'da artma ve kısa zincirli yağ asitlerinde azalma meydana gelir. Tüm bunların yol açtığı karmaşık mekanizmalar ile de hipertansiyon gelişimine yol açar. Önlenebilir metabolik hastalıklardan olan hipertansiyonun patogenezi tam aydınlatılamamış olup, multipl etyolojik faktörden etkilendiği, mikrobiyota değişikliklerinin de bunlardan biri olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, primer hipertansiyonu olan bireyler ile sağlıklı bireylerin intestinal mikrobiyotası karşılaştırılarak farklılığın belirlenmesi hedeflenmiştir. GEREÇ/YÖNTEM: Çalışma Nisan 2021 ile Nisan 2022 tarihleri arasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Hasta Çocuk Polikliniği'ne başvuran 18 yaş altı 20 sağlıklı çocuk ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Çocuk Nefroloji Polikliniği'ne başvuran 18 yaş altı 20 primer hipertansiyon hastası arasında yürütüldü. Tüm istatistiksel analizler SPSS 23.0 paket programı kullanılarak yapıldı. BULGULAR: Çalışmaya 18 yaşından küçük 20 sağlıklı kontrol ve 20 hipertansiyon hastası çocuk dahil edildi. Çalışmada yaş, boy, ağırlık, VKİ gibi demografik özellikler açısından anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Hastaların özgeçmiş özellikleri sorgulandığında hasta ve kontrol grubunda doğum şekli ve doğum haftası açısından anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Hastaların soygeçmiş özellikleri sorgulandığında hipertansif çocukların ailelerinde HT varlığı istatistiksel olarak daha anlamlı saptandı (p<0.05). Hastaların kullandıkları tedavi yöntemleri değerlendirildiğinde tamamının nonfarmakolojik yöntemlerle tedavi aldığı, farmakolojik tedavi alanların çoğunlukla monoterapi ile kontrol altında olduğu ve en sık kullanılan ilaç grubunun ACEI olduğu saptandı. Hasta grubunda laboratuvar sonuçları incelendiğinde hasta grubunun çoğunda ürik asit yüksekliği saptanırken daha az bir kısmında lipid profilinde yükseklik, 24 saatlik idrarda proteinüri saptandı. Hipertansiyon hastaları uç organ hasarı açısından incelendiğinde renal hasar hiçbirinde görülmezken, LVH %45'inde ve HTRP %5'inde saptandı. Hasta ve kontrol gruplarının mikrobiyota çeşitliliği karşılaştırıldığında; tüm taksonomik birimlerde (alem, şube, sınıf, takım, aile, cins) çeşitliliğin hasta grubunda amlamlı düzeyde daha az olduğu görüldü (p<0.05). Hasta ve kontrol grubu alem düzeyinde değerlendirildiğinde Bacteriodes ve Firmicutes hasta grubunda anlamlı düzeyde düşük saptanmışken Proteobacteria ve Firmicutes/Bacteriodes oranı hasta grubunda anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sınıf düzeyinde incelendiğinde negativicutes oranı hasta grubunda anlamlı düzeyde düşükken aile düzeyinde değerlendirildiğinde enterobacteriaceae oranı hasta grubunda yüksek saptanmıştır (p<0.05). Hasta ve kontrol grubunun Shannon ile Simpson endeksi değerlendirildiğinde hasta grubunda daha düşük saptanmış ve istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p<0.05). SONUÇ: Çalışmamızda sağlıklı bireyler ve hipertansif bireyler arasındaki mikrobiyota çeşitliliği gösteren veriler sunulmaktadır. Hipertansif bireylerde mikrobiyotadaki çeşitliliğin azalması disbiyozisin önemini vurgulamaktadır. Bu bulgular ışığında disbiyozisin engellenmesiyle hipertansiyonun önüne geçilebilir ve yeni tedavi modaliteleri geliştirilebilir.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION AND PURPOSE: Hypertension is a multifactorial disease for which no single etiology or pathophysiological mechanism is responsible because there are many factors that determine blood pressure and interact with each other. It is thought that the functional and compositional changes of the microbiota are associated with many diseases. In recent studies, it has been reported that the changing gut microbiota plays a role in the development of many diseases such as obesity, colorectal cancer, inflammatory bowel diseases, and hypertension. The link between the microbiota and blood pressure is rather mixed. It is thought that the microbiota may affect blood pressure directly or indirectly. With the change in the amount of intestinal bacteria; Increase in lipid hydrolysis, increase in calorie intake, increase in glucose reabsorption, increase in gastrin secretion, increase in TMAO and decrease in short-chain fatty acids occur. With the complex mechanisms caused by all these, it leads to the development of hypertension. The pathogenesis of hypertension, which is one of the preventable metabolic diseases, has not been fully elucidated, and it is thought that it is affected by multiple etiological factors and microbiota changes may be one of them. In this study, we aimed to determine the difference by comparing the intestinal microbiota of individuals with primary hypertension and healthy individuals. MATERIAL/METHOD: The study was conducted between April 2021 and April 2022 with 20 healthy children under the age of 18 who applied to the Pediatric Polyclinic of Manisa Celal Bayar University Faculty of Medicine, and 20 primary children under the age of 18 who applied to the Pediatric Nephrology Polyclinic of Manisa Celal Bayar Faculty of Medicine, conducted among patients with hypertension. All statistical analyzes were performed using the SPSS 23.0 package program. RESULTS: 20 healthy controls and 20 children with hypertension under 18 years of age were included in the study. In the study, no significant difference was found in terms of demographic characteristics such as age, height, weight and BMI (p>0.05). When the background characteristics of the patients were questioned, no significant difference was found between the patient and control groups in terms of delivery type and week of delivery (p>0.05). When the familial characteristics of the patients were questioned, the presence of HT in the families of hypertensive children was found to be statistically more significant (p<0.05). When the treatment methods used by the patients were evaluated, it was found that all of them were treated with non-pharmacological methods, those who received pharmacological treatment were mostly under control with monotherapy, and the most commonly used drug group was ACEI. When the laboratory results in the patient group were examined, uric acid elevation was found in most of the patient group, while an elevated lipid profile and proteinuria in the 24-hour urine were found in a minority of them. When hypertension patients were examined in terms of end-organ damage, renal damage was not observed in any of them, while LVH was detected in 45% and HTRP in 5%. When the microbiota diversity of the patient and control groups was compared; In all taxonomic units (kingdom, branch, class, order, family, genus) diversity was found to be significantly less in the patient group (p<0.05) When the patient and control groups were evaluated at the kingdom level, Bacteriodes and Firmicutes were found to be significantly higher in the control group, while Proteobacteria and Firmicutes/ Bacteriodes rate was found to be significantly higher in the patient group (p<0.05). When evaluated at the class level, the rate of negativicutes was significantly lower in the patient group, while the rate of enterobacteriaceae was found to be high in the patient group when evaluated at the family level (p<0.05). When the Shannon and Simpson index of the patient and control groups were evaluated, it was found to be lower in the patient group and statistically significant (p<0.05). CONCLUSION: In our study, data showing the diversity of microbiota between healthy individuals and hypertensive individuals are presented. The decrease in microbiota diversity in hypertensive individuals emphasizes the importance of dysbiosis. In the light of these findings, hypertension can be prevented by preventing dysbiosis and new treatment modalities can be developed.

Benzer Tezler

  1. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı olan çocuk hastalarda karnitin, kolin ve trimetilamin-N-oksit (TMAO) düzeylerinin klinik önemi var mı ?

    Is there any clinical significance of carnitine, choline and trimethylamine-N-oxide (TMAO) levels in pediatric patients with NON-alcoholic fatty liver disease ?

    HAKAN CANDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MELTEM GÜMÜŞ

  2. Dimerkaptosüksinik asit (DMSA) sintigrafisi ile renal parankimal skar tespit edilen hastaların renal prognozlarının değerlendirilmesi

    Assessment of renal prognosis in patients with renal parenchymal scarring detected by dimercaptosuccinic acid (DMSA) scintigraphy

    MELEK GİZEM TUNCAL GÜLŞEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜL ÖZÇELİK

  3. 2002-2025 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Psoriasis Polikliniğinde takip edilen psoriasisli çocukların demografik, klinik özelliklerinin ve komorbiditelerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of demographic features, clinical characteristics, and comorbidities of children with psoriasis followed at İstanbul Faculty of Medicine, Department of Dermatology and Venereology Psoriasis Outpatient clinic between 2002-2025

    İMRAN CAN ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Dermatolojiİstanbul Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALGÜN POLAT EKİNCİ

  4. 2012-2022 yılları arasında kliniğimizde kemik iliği nakli olan pediatrik hastaların böbrek fonksiyonları ve hipertansiyon durumunun değerlendirilmesi

    Evaluation of renal function and hypertension status in pediatric patients who underwent bone marrow transplantation in our clinic between 2012-2022

    SENA BALTA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM BAYRAM

  5. Üst gastrointestinal kanama tablosuyla başvuran çocuk hastalarda endoskopik ve klinik değerlendirme

    Endoscopic and clinical evaluation in paediatric patients presenting with upper gastrointestinal bleeding

    CEREN YAZGAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KAAN DEMİRÖREN