Geri Dön

Solunum desteği alan prematüre bebeklerde uygulanan mekanik ventilasyon modlarının tükürük kortizol düzeylerine etkisi

The effect of mechanical ventilation modes on salivary cortisole levels in premature babies receiving respiratory support

  1. Tez No: 747006
  2. Yazar: SELİN KAPLAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET SATAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, Kortizol, İnvaziv, Noninvaziv, Bebek-yenidoğmuş, Hidrokortizon, Solunum, Solunum bozuklukları, Solunum sıkıntı sendromu, Tükürük, Ventilatörler-mekanik, Neonatal, Cortisol, Invasive, Noninvasive, Infant-newborn, Hydrocortisone, Respiration, Respiration disorders, Respiratory distress syndrome, Saliva, Ventilators-mechanical
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Neonatoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Prematüre doğmuş yenidoğanların solunum sistemi yeterince gelişmemiş olduğundan bu bebeklerde solunum yetmezliği sık görülmekte ve mekanik ventilasyon tedavisi gerekebilmektedir. Bu uygulama süresince bebeklerde oluşan ağrı ve stres bu bebeklerin nörolojik gelişiminde olumsuz sonuçlara yol açabilen bir durumlardan biridir. Stres varlığını gösteren önemli invaziv olmayan testlerden biri de tükürük kortizol düzeyidir. Bu çalışmada olguların tükürük kortizol düzeyi ölçülerek uygulanan mekanik ventilasyon modları ile stres düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi hedefledik. Yöntem: Çalışma, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Yoğun Bakım Üniteleri'nde yürütüldü. Prematürite nedeni ile takip edilen, çeşitli nedenlerle solunum desteği alan 65 prematüre bebek çalışma grubunu ve oda havasında solunum desteği ihtiyacı olmayan 43 prematüre bebek ise kontrol grubunu oluşturdu. Örnek alımından hemen önce nabız, vücut sıcaklığı, solunum sayısı, oksijen saturasyonu, sistolik-diyastolik kan basıncı değerleri kaydedildi. Bebeklerin ağrı değerlendirilmesinde NIPS ölçeği kullanıldı. Stres düzeyini belirlemek için tükürük kortizol düzeyi çalışıldı. Çalışmaya dahil edilen bebeklerden postnatal 4.günde, sabah 07.00-09.00 ve akşam 22.00-23.00 saatleri arasında aynı sağlık personeli tarafından tükürük örneği alındı. Bulgular: Çalışma grubundaki bebeklerin 32'si kız, 33'ü erkek, kontrol grubundaki bebeklerin 23'ü kız, 20'sı erkek idi. Çalışmaya alınan bebeklerin ortalama doğum haftası ve doğum ağılığı arasında istatistiksel farklılık yoktu. Çalışma grubundaki bebeklerin ortalama NIPS Skoru, ortalama kalp tepe atımı ve ortalama solunum sayısı kontrol grubundaki bebeklere göre anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı (sırasıyla p<0,001; p<0,001; p<0,001). Çalışma grubundaki bebeklerin sabah ve akşam tükürük kortizol seviyeleri kontrol grubundaki bebeklere göre anlamlı derecede yüksek bulundu (sırasıyla p<0,001; p<0,001). Çalışma grubundaki bebeklerden invaziv mekanik ventilasyon uygulanan bebeklerin ortalama sabah kortizol değerleri 12,46±5,3 ng/ml, akşam kortizol değerleri 12,0±5,2 ng/ml, non-invaziv mekanik ventilasyon uygulanan bebeklerin sabah kortizol değerleri 4,57±2,7 ng/ml, akşam kortizol değerleri 4,41±2,7 ng/ml ölçüldü. İnvaziv mekanik ventilasyon uygulanan bebeklerin kortizol düzeyleri, non-invaziv mekanik ventilasyon uygulanan bebeklerin sabah ve akşam kortizol değerlerine göre daha yüksek olduğu saptandı (sırasıyla p<0,001; p<0,001). İnvaziv mekanik ventilasyon uygulanan grupta; PSV ve SIPPV mekanik ventilasyon modları ile takip edilen bebeklerin sabah ve akşam kortizol değerleri arasında anlamlı bir farklılık saptanmadı. (sırasıyla p=0,402; p=0,391). Non-invaziv mekanik ventilasyon uygulanan nSIMV modunda takip edilen bebeklerin, nCPAP modu ile takip edilen bebeklerin sabah ve akşam kortizol değerlerine göre daha yüksek olduğu saptandı (sırasıyla p=0,031; p=0,038). Sonuç: Bu çalışmada ventilasyon uygulanan bebeklerin kontrol grubuna göre oldukça yüksek tükürük kortizol seviyelerine sahip olması ağrı ve stresin bu bebeklerde daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu nedenle mekanik ventilasyon uygulanan bebeklerin ağrı ve stres yönetimi için hekim ve hemşirelere önemli görevler düştüğünü düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Since the respiratory system of prematurely born newborns is not sufficiently developed, respiratory failure is common in these infants and mechanical ventilation treatment may be required. Pain and stress in babies during this practice is one of the conditions that can lead to negative consequences in the neurological development of these babies. One of the important non-invasive tests showing the presence of stress is salivary cortisol level. In this study, we aimed to examine the relationship between mechanical ventilation modes and stress levels by measuring the salivary cortisol level of the cases. Method: The study was carried out in Çukurova University Faculty of Medicine Neonatal Intensive Care Units. The study group consisted of 65 premature infants who were followed up for prematurity and received respiratory support for various reasons, and 43 premature infants who did not need respiratory support in room air constituted the control group. Just before sampling, pulse, body temperature, respiratory rate, oxygen saturation, systolic-diastolic blood pressure values were recorded. NIPS scale was used to evaluate the pain of infants. To determine the stress level, salivary cortisol level was studied. Saliva samples were taken from the babies included in the study on the postnatal 4th day between 07.00-09.00 in the morning and 22:00-23.00 in the evening by the same health personnel. Results: 32 of the babies in the study group were girls and 33 of them were boys, and 23 of the babies in the control group were girls and 20 were boys. There was no statistical difference between the mean birth week and birth weight of the babies included in the study. It was determined that the mean NIPS Score, mean heart rate and mean respiratory rate of the babies in the study group were significantly higher than the babies in the control group (p<0.001; p<0.001; p<0.001, respectively). The morning and evening salivary cortisol levels of the babies in the study group were found to be significantly higher than the babies in the control group (p<0.001; p<0.001, respectively). Among the babies in the study group, the mean morning cortisol values of the babies who underwent invasive mechanical ventilation were 12.46±5.3 ng/ml, the evening cortisol values were 12.0±5.2 ng/ml, and the morning cortisol values of the babies who were applied non-invasive mechanical ventilation were 4.57 ±2.7 ng/ml, evening cortisol values were 4.41±2.7 ng/ml. Cortisol levels of infants who underwent invasive mechanical ventilation were found to be higher than morning and evening cortisol values of infants who received non-invasive mechanical ventilation (p<0.001; p<0.001, respectively). In the invasive mechanical ventilation group; There was no significant difference between morning and evening cortisol values of babies followed up with PSV and SIPPV mechanical ventilation modes. (p=0.402, respectively; p=0.391). It was determined that the morning and evening cortisol values of the babies followed up in the nSIMV mode with non-invasive mechanical ventilation were higher than the babies followed up with the nCPAP mode (p=0.031; p=0.038, respectively). Conclusion: The fact that the ventilated infants in this study had significantly higher salivary cortisol levels than the control group indicates that pain and stress are higher in these infants. For this reason, we think that physicians and nurses have important duties for the pain and stress management of infants undergoing mechanical ventilation.

Benzer Tezler

  1. Noninvaziv solunum desteği alan yenidoğanlarda karın içi basınç ölçümü

    Measurement of intraabdominal pressure in neonates receiving non-invasive respiratory support

    TUĞBA TÜRKMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURİYE EBRU ERGENEKON

  2. Fetal büyüme kısıtlılığı olan preterm bebeklerinmortalite ve morbiditelerinin normal intrauterin büyüme gösterenpreterm bebeklerle retrospektif olarak karşılaştırılması

    A retrospective comparison of mortality and morbidity of preterm infants with fetal growth restriction with preterm infants with normal intrauterine growth

    BENGİSU TURAN ÜNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN ÖZKAN

  3. 1500 gram altı ve/veya 32 gestasyonel haftanın altında doğan prematürelerde patent duktus arteriosus varlığının morbidite ve mortalite ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between the presence of patent ductus arteriosus and morbidity/mortality in premature infants born below 1500 grams and/or before 32 gestational weeks

    ATAHAN İSMET ARARAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. PELİN DOĞAN

  4. Respiratuar Sinsityal Virüs'e (RSV) bağlı bronşiolit tanısı ile izlenen olguların değerlendirilmesi

    Evaluation of cases diagnosed with bronchiolitis due to Respiratory Syncitial Virus (RSV)

    SÜMEYYE SİNAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medipol Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAYRETTİN TEMEL

  5. 34 hafta altı invaziv solunum desteği alan prematürlerde ekstübasyon sonrası nazal yüksek frekanslı osilatuar ventilasyon (NHFOV) ile nazal aralıklı pozitif basınçlı ventilasyon (NIPPV) yöntemlerinin klinik sonuçları ve yakın kızılötesi spektroskopisi (NIRS) ile beyin oksijenizasyonuna etkisinin araştırılması

    Investigation of the clinical outcomes of respiratory support provided by nasal high-frequency oscillatory ventilation (NHFOV) and nasal intermittent positive pressure ventilation (NIPPV) after extubation in preterm neonates born before 34 weeks receiving invasive respiratory support and its effect on brain oxygenation with near-infrared spectroscopy (NIRS)

    MEYSA ÖNCEL AYDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSanko Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YUSUF ÜNAL SARIKABADAYI