Geri Dön

Erken doğum riskinin belirlenmesinde servikal uzunluk ile servikovaginal irrigasyon sıvısında fibronektin ve prolaktin düzeylerinin incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 781820
  2. Yazar: SALİM SEZER
  3. Danışmanlar: UZMAN YAVUZ TAHSİN AYANOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Gaziosmanpaşa Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Erken doğum, tüm dünyada obstetrisyenler tarafından kabul edilen ve önemini yitirmeden günümüze kadar devam eden bir sağlık sorunudur. Bebek ölüm oranı, sağlık sistemlerinin uluslararası karşılaştırılmasında önemli bir belirteç olarak kullanılmaya başlandı. Bebek ölümlerinin % 66'sı doğumdan sonraki ilk dört hafta içerisinde gerçekleşmektedir. Erken doğum, erken bebek ölümlerinin üçte ikisinden sorumludur. Erken doğum, erken bebek ölümlerinin yanısıra önemli bir morbidite nedenidir. Dolayısıyla erken doğumun erken dönemde tanısı ve tedavisi büyük önem kazanmıştır. Erken doğum engellenemiyorsa morbidite ve mortaliteyi azaltmak için gerekli önlemlerin alınması ve uygun tedavinin yapılması gerekir. Koruyucu önlemlerin alınabilmesi için erken doğumun olabileceğini doğru olarak öngörmek gerekir. Bugüne kadar erken doğumun olup olmayacağını tespit edebilmek için birçok yöntem ve biyokimyasal marker kullanılmıştır. Maternal serum C-reaktif protein (CRP), transvajinal servikal uzunluk ölçümü, servikal sekresyonlarda granülosit elastaz, fetal fibronektin, alfa-fetoprotein (AFP), insülin-like growth faktör binding protein-1 (IGFBP-1), prolaktin, beta-HCG, progesteron, östrojen… bunlardan bazılarıdır(1) Amacımız erken doğumun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini doğru olarak tahmin etmektir. Çalışmamızda transvajinal USG (TVUSG), servikovajinal sekresyonlarda fibronektin ve prolaktin değerleri ile erken doğum arasındaki ilişki incelenmiştir.

Özet (Çeviri)

Premature birth is a health problem that is accepted by obstetricians all over the world and continues until today without losing its importance. The infant mortality rate has begun to be used as an important indicator in the international comparison of health systems. 66% of infant deaths occur in the first four weeks after birth. Premature birth is responsible for two-thirds of premature infant deaths. Premature birth is an important cause of morbidity as well as premature infant deaths. Therefore, early diagnosis and treatment of preterm birth has gained great importance. If preterm birth cannot be prevented, necessary measures should be taken to reduce morbidity and mortality and appropriate treatment should be performed. In order to take preventive measures, it is necessary to accurately predict that preterm birth may occur. Many methods and biochemical markers have been used to determine whether preterm birth will occur or not. Maternal serum C-reactive protein (CRP), transvaginal cervical length measurement, granulocyte elastase in cervical secretions, fetal fibronectin, alpha-fetoprotein (AFP), insulin-like growth factor binding protein-1 (IGFBP-1), prolactin, beta-HCG , progesterone, estrogen… some of them(1) Our goal is to accurately predict whether preterm birth will occur. In our study, the relationship between transvaginal USG (TVUSG), fibronectin and prolactin values in cervicovaginal secretions and preterm delivery was investigated.

Benzer Tezler

  1. Preterm doğum riskinin belirlenmesinde servikal uzunluk ile servikovaginal irrigasyon sıvısında vitronektin ve prolaktin düzeylerinin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    EBRU İNCİ COŞKUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    UZMAN YAVUZ TAHSİN AYANOĞLU

  2. Preterm gebelik olgularında maternal siyalik asit seviyesinin ve servikovajinal sıvıda fetal fibronektin düzeyinin doğumu öngörmedeki etkilerinin araştırılması

    Evaluation of maternal sialic acid and cervicovaginal fetal fibronectin levels in predicting preterm delivery in women with threatened preterm labor

    AYŞE TUZCU ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BURAK YÜCEL

  3. Abortus imminens olgularında ca 125 ve β-hCG'nin prognostik değeri, serviks uzunluğunun ve uterin arter dopplerinin prediktif önemi

    Prognostic value of ca 125 and β-hCG, predictive significance of cervical lenght and uterine artery doppler in threatened abortion cases

    EYLEM ÜNLÜBİLGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. BERFU DEMİR

  4. Kliniğimizde uygulanan servikal serklaj işlemlerinin obstetrik sonuçlar üzerindeki etkisi

    The effect of cervical cerclage procedures applied in our clinic on obstetric outcomes

    BİRKAN ADIACAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SADIK ŞAHİN

  5. Erken evre invazivserviks kanserinde cerrahi tedavi sonrası sağkalım ve hastalıksız yaşam süresi üzerine etkili faktörler

    The Factors that effects survival and disease free survival period in early stages of invasive cervical carcinoma

    MEHMET BİLGE ÇETİNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DERİN KÖSEBAY