Geri Dön

İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'nde takip edilen HIV-pozitif bireylerde eşlik eden fırsatçı infeksiyonların ve HIV'le ilişkili malignitelerin sıklığının taranması ve takiplerinin sürece katkıları

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 799934
  2. Yazar: SELVA ALA SELEK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ARİF ATAHAN ÇAĞATAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: AIDS, COVID 19, HIV, HIV enfeksiyonları, Korona virüs enfeksiyonları, Risk faktörleri, Tedavi, Teşhis, AIDS, COVID 19, HIV, HIV infections, Coronavirus enfections, Risk factors, Treatment, Diagnosis
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği'nde takip edilen HIV infeksiyonu tanılı kişilerde görülen fırsatçı infeksiyon (Fİ), AIDS tanımlayıcı malignite (ATM) ve geç dönemde başvuru sıklığının taranması, risk faktörlerinin belirlenmesi ve COVID-19 pandemisinin bu tablolara etkisinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve yöntemler: Merkezimize 2013 başından 2022 sonuna kadar olan dönemde başvurmuş ve daha önce HIV infeksiyonu tanısıyla başka bir merkezde sağlık hizmeti almamış, başlangıç laboratuvar verilerine ulaşılabilen 18 yaşından büyük 389 kişi çalışmaya dahil edildi. Bu kişilerin demografik, laboratuvar ve klinik bilgileri toplandı. Fİ ve/veya ATM gelişen ve geç dönemde başvuru yapan kişilerin tanı anındaki laboratuvar ve klinik bilgileri analiz edildi. Tüm veriler beş yıllık iki ayrı dönem, ikinci beş yıllık dönem de COVID-19 pandemisinin ilan edildiği tarih olan 11 Mart 2020 temel alınarak pandemi dönemi öncesi ve sonrası olarak karşılaştırıldı. Bulgular: HIV infeksiyonu tanılı kişilerin 86 (%22.6)'sında Fİ tespit edildi. En sık saptanan Fİ sırasıyla orofaringeal kandidiyaz, CMV hastalığı, Pneumocystis jirovecii pnömonisi (PCP) ve tüberkülozdu. Fİ gelişen kişilerde yaş (p<0.001) ve tanı yaşı (p<0.001) daha ileri, vücut kitle indeksi (VKİ) (p<0.001) daha düşüktü, evli (p=0.011) oranı daha yüksekti. Komorbidite varlığı (p=0.026), hastaneye yatış (p<0.001) ve mortalite (p<0.001) oranı daha yüksek, ART uyumu (p<0.001) daha düşük, yatış süresi daha uzundu (p=0.049). Başvuru anındaki lökosit, trombosit, lenfosit, CD4+ T lenfositi, CD8+ T lenfositi sayısı, CD4/CD8 oranı ve hemoglobin (Hb) düzeyi daha düşük, HIV viral yükü, AST, LDH ve CRP düzeyi daha yüksekti (tüm değerler için p<0.001). ART uyumu (p=0.035), takip türü (p<0.001), CD4+ T lenfositi sayısının <200 /µl (p=0.015) olması, CD8+ T lenfositi sayısı (p=0.011), Hb (p=0.013) ve LDH (p=0.025) düzeyi Fİ gelişimi için bağımsız öngörücü olarak bulundu. Kişilerin 26 (%6.7)'sında AIDS tanımlayıcı malignite (ATM) tespit edildi. On beşi Kaposi sarkomu (KS), on biri Hodgkin dışı lenfoma tanılıydı. ATM gelişen kişilerde yaş (p<0.001) ve tanı yaşı (p<0.001) daha ileri, VKİ (p<0.001) daha düşüktü, evli (p=0.013) oranı daha yüksekti. Komorbidite varlığı (p=0.007), hastaneye yatış (p<0.001) ve mortalite (p<0.001) oranı daha yüksek, yatış süresi (p=0.040) daha uzundu. Başvuru anındaki lenfosit, trombosit, CD4+ T lenfositi sayısı, CD4/CD8 oranı, Hb ve MCV düzeyi daha düşük, HIV viral yükü, AST ve CRP düzeyi daha yüksekti (tüm değerler için p<0.001). VKİ, ATM gelişimi için bağımsız 2 öngörücü olarak bulundu (p=0.021). Geç dönemde başvuran 196 kişi vardı. Bu kişilerde yaş (p<0.001) ve tanı yaşı (p<0.001) daha ileri, VKİ (p=0.017) daha düşüktü, evli (p=0.008) ve alkol (p=0.030) kullanma oranı daha yüksekti. Komorbidite varlığı (p<0.001), hastaneye yatış (p<0.001) ve mortalite (p<0.001) oranı daha yüksek, ART uyumu (p<0.001) daha düşük, yatış süresi daha uzundu (p=0.004). Başvuru anındaki lökosit, trombosit, nötrofil ve lenfosit sayısı, CD4+ T lenfositi, CD8+ T lenfositi sayısı, CD4/CD8 oranı, Hb ve MCV düzeyi daha düşük, HIV viral yükü, AST, LDH ve CRP düzeyi daha yüksekti (tüm değerler için p<0.001). ART uyumu (p=0.024) ve komorbidite (p=0.018) geç dönemde başvuru için bağımsız öngörücü olarak bulundu. COVID-19 pandemi dönemi, öncesiyle kıyaslandığında pandemi döneminde Fİ ve geç dönemde başvuru oranında azalma, ATM oranında artış saptandı. Pandemi dönemi sonrasındaysa Fİ (p=0.007), geç dönemde başvuru (p=0.897) ve ATM (p=0.565) oranında artış görüldü. Sonuç: Günümüzde HIV infeksiyonu tanılı olgu sayısındaki artış devam etmekte ve bu artış ön planda erkek cinsiyet ve homoseksüel cinsel temas varlığında ve genç hasta grubunda görülmektedir. Tarama testi yapıldığı sırada şikâyeti olmayan kişi oranındaki yükseklik ülke özelinde tarama stratejilerinin geliştirilmesinin önemini ortaya koymakta, geç dönemde başvuran kişi oranındaki yükseklikse tarama testi yaklaşımının doğru kişi ve grupları hedeflemediğini, bu konuda yetersiz kalındığını düşündürmektedir. Geç dönemde başvuru oranının yüksek olması sebebiyle Fİ ve ATM ülkemiz için büyük bir problem olmaya devam etmektedir ve COVID-19 pandemisi sebebiyle sağlık hizmetine erişimin aksamış olması da bu duruma hizmet etmektedir. Cinsiyet ve cinsel yönelim farkı olmaksızın, yaşı ileri, evli, eğitim seviyesi ve VKİ düşük olan kişilerde Fİ ve ATM gelişme riski daha yüksektir. Fİ ve ATM'nin daha sık görüldüğü kişiler analiz edilerek risk faktörlerinin belirlenmesi, günümüzde COVID-19 pandemisi sebebiyle daha sık karşılaşacağımız bu kişilerin tespiti için yeni tarama stratejilerinin geliştirilmesini sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: In this study, we aimed to screen the frequency of opportunistic infections (OIs), AIDS-defining malignancies (ADM) and late presentation, identification of risk factors and investigate the effect of the COVID-19 pandemic in people with HIV infection followed by Infectious Diseases and Clinical Microbiology Clinic of Istanbul University Istanbul Faculty of Medicine. Materials and methods: 389 people older than 18 years of age, who applied to our center between the beginning of 2013 and the end of 2022,did not receive health care in another center due to the diagnosis of HIV infection whose baseline laboratory data available were included in the study. Demographic, laboratory and clinical information of these individuals were collected. Laboratory and clinical information at the time of diagnosis of people who developed OIs and/or ADM and who applied with the late presentation were analyzed. All data were compared in two separate five-year periods, and the second five-year period divided as pre-pandemic and post-pandemic period based on March 11, 2020, the date of the declaration of the COVID-19 pandemic. Results: OIs were detected in 22.6% of people with HIV infection. The most common OIs were oropharyngeal candidiasis, CMV disease, Pneumocystis jirovecii pneumonia (PCP), and tuberculosis. Age (p<0.001) and age at diagnosis (p<0.001) were older, body mass index (BMI) (p<0.001) was lower, and the rate of married (p=0.011) was higher in individuals who developed OIs. Presence of comorbidity (p=0.026), hospitalization (p<0.001) and mortality (p<0.001) rates were higher, ART compliance (p<0.001) was lower and length of stay in hospital was longer (p=0.049). Leukocyte, platelet, lymphocyte, CD4+ T lymphocyte, CD8+ T lymphocyte counts, CD4/CD8 ratio and hemoglobin (Hb) levels were lower, HIV viral load, AST, LDH and CRP levels were higher (p<0.001 for all values). ART compliance (p=0.035), type of follow-up (p<0.001), CD4+ T lymphocyte count <200 /µl (p=0.015), CD8+ T lymphocyte count (p=0.011), Hb (p=0.013) and LDH level ( p=0.025) was found to be an independent predictor for the development of OIs. ADM was detected in 6.7% of the people. Fifteen of them were diagnosed with Kaposi's sarcoma (KS), and eleven were diagnosed with non-Hodgkin's lymphoma. Age (p<0.001) and age at diagnosis (p<0.001) were higher, BMI (p<0.001) was lower, and rate of married (p=0.013) was higher in people who developed ADM. The presence of comorbidity (p=0.007), hospitalization (p<0.001) and mortality (p<0.001) were higher, and the length of stay in hospital (p=0.040) was longer. 4 Lymphocyte, platelet, CD4+ T lymphocyte count, CD4/CD8 ratio, Hb and MCV levels were lower, HIV viral load, AST and CRP levels were higher (p<0.001 for all values). BMI was found to be an independent predictor fort the development of ADM(p=0.021). There were 196 people who applied with the late presentation. In these individuals, age (p<0.001) and age at diagnosis (p<0.001) were higher, BMI (p=0.017) was lower, rate of married (p=0.008) and alcohol use(p=0.030) rates were higher. Presence of comorbidity (p<0.001), hospitalization (p<0.001) and mortality (p<0.001) rates were higher, ART compliance was lower (p<0.001), and stay in hospital was longer (p=0.004). Leukocyte, platelet, neutrophil and lymphocyte count, CD4+ T lymphocyte, CD8+ T lymphocyte count, CD4/CD8 ratio, Hb and MCV levels were lower, HIV viral load, AST, LDH and CRP levels were higher (for all values p< 0.001). ART compliance (p=0.024) and comorbidity (p=0.018) were found to be independent predictors for late presentation. Compared to the COVID-19 pandemic period, there was a decrease in the OIs and late presentation rate, and an increase in the ADM rate during the pandemic period. After the pandemic period, there was an increase in the rates of OIs (p=0.007), late presentation (p=0.897) and ADM (p=0.565). Conlusion: Today, the increase in the number of HIV diagnosed cases continues and this increase is seen in the presence of male gender and homosexual sexual contact and youth groups. The high rate of people who have no complaints at the time of the screening test reveals the importance of developing screening strategies specific to the country, and the high rate of people who applied in the late presentation suggests that the screening test approach does not target the right people and groups and is insufficient in this regard. Due to the high rate of applications in the late period, OIs and ADM continue to be a major problem for our country, and the disruption of access to health services due to the COVID-19 pandemic also aggravated this situation. Regardless of gender and sexual orientation, the risk of developing OIs and ADM is higher in people who are older, married, have a low education level and BMI. Identifying risk factors by analyzing people with more frequent OIs and ADM can lead to the development of new screening strategies to detect these people, whom we will encounter more frequently due to the COVID-19 pandemic.

Benzer Tezler

  1. Enfeksiyöz hastalıkların teşhisinde 18F-FDG PET/BT görüntülemenin yeri

    The role of 18F-FDG PET/CCT imaging in the diagnosis of infectious diseases

    AFSANA AHMADZADA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojiİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YASEMİN ÇAĞ

  2. Yeni tanı alan HIV pozitif hastalarda tedaviye başlama zamanınıetkileyen faktörler

    Factors affecting the time to start treatment in HIV-positive patients with NEW diagnosis

    AYŞEGÜL AKKOL ÇAMURCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SENİHA ŞENBAYRAK

  3. Şizofreni hastalarındaki obsesif kompulsif belirtiler ve katekol-o-metiltransferaz geni val (158) met polimorfizmi birlikteliği

    Combination of obsessive compulsive symptoms in schizophrenic patients and catechol-o-methyltransferase gene val (158) met polymorphism

    HÜLYA YANBAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    PsikiyatriSağlık Bakanlığı

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE SOLMAZ TÜRKCAN

  4. Bir ilaç fabrikasında personel gereksinmesinin belirmesi seçilmesi ve elde tutulmasına yönelik bir uygulama çalışması

    Başlık çevirisi yok

    EMİNE BOZBAĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    İşletmeİstanbul Üniversitesi

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUĞRAY KAYNAK

  5. Süt formüllerinin tüketim uygulamaları ve süt formüllerinin C vitamini içeriği ile pH değerleri

    Başlık çevirisi yok

    GÖNÜL VAROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKAN KUTLUAY