Geri Dön

Benign ve malign cilt-cilt altı lezyonlarının US elastografi ile değerlendirilmesi ve histopatolojik Korelasyonu

Assesment of benign and malignant cutaneous-subcutaneous lesions with sonoelastography and histopathological correlation

  1. Tez No: 809283
  2. Yazar: GÖKÇE ANNAÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MURAT CANYİĞİT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Cilt ve cilt altında saptanan lezyonların histopatolojik korelasyonu yapılarak US elastografi ile benign-malign ayrımının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. YÖNTEM VE GEREÇLER: Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Polikliniğine başvuran hastalar arasından cilt-cilt altı lezyonlarına yönelik total eksizyon planlanan ve eksizyon öncesi US yapılması düşünülen 89 hasta çalışmaya dahil edildi. Sonoelastografi incelemesi, gerçek zamanlı sonoelastografi özelliğine sahip General Electrics Loqic E9 cihazı ile yüksek frekanslı 6-15 MHz lineer prob kullanılarak yapıldı. Sonoelastografi ile lezyonlar değerlendirilerek optimal kompresyonu gösteren 5-7 bar aralığındaki görüntüler değerlendirmeye alındı. Tüm olgularda elastisite paterni ve gerinim oranları değerlendirildi. Elastisite paterni için lezyonlar aksiyel planda renk skalasına göre 4 gruba ayrıldı. Tip 1 (yumuşak) sarı-kırmızı, tip 2 (orta sertlik) ağırlıklı yeşil, tip 3 (sert) mavi-yeşil ve tip 4 (en sert) mavi olarak değerlendirildi. Tüm lezyonların gerinim oranları ise Q-analiz yöntemiyle hesaplandı. Kaydedilen görüntüler, eksize edilen lezyonların histopatolojik sonuçlarıyla karşılaştırılarak istatistiksel veriler elde edildi. BULGULAR: Hastaların 17'sinde kistik lezyon saptanmış olup sonoelastografik olarak anlamlı sonuç vermediğinden çalışmadan çıkarıldı. Geriye kalan 72 hastada 34 malign ve 38 benign lezyon değerlendirilmiş olup gerinim oranları ile elastisite paternleri açısından her iki grup arasında istatistiksel anlamlı fark bulundu (p<0.005). Benign lezyonların %26,3'ü sarı-kırmızı (tip1), % 42,1'i yeşil ağırlıklı (tip 2), % 23,7'si mavi-yeşil (tip 3) ve % 7,9'u mavi (tip 4) olarak saptandı. Malign lezyonlarda tip 1 ve tip 2 patern izlenmezken %41,2'si tip 3, % 58,8'i tip 4 patern olarak saptandı. Buna göre elastografik patern değerlendirmesinde 3 ve 4. paternin malign lezyon tespitinde sensitivitesi %100, spesifisitesi %68,5, pozitif prediktif değeri %74 ve negatif prediktif değeri %100 bulundu. ROC eğrisi analizinde gerinim oranları için sınır kestirim değeri 3,05 alındığında, 3,05 üzeri değerlerde yöntemin malign lezyon tespitinde sensitivitesi %91, spesifitesi %89, pozitif prediktif değeri %88, negatif prediktif değeri %92'dir. ROC eğrisinin altında kalan alanın büyüklüğü (0,972), sonoelastografi ile benign-malign ayrımında tanı testinin ayırma yeteneğinin istatistiksel olarak mükemmel olduğunu gösterdi. SONUÇ: Sonoelastografi, cilt ve cilt altı lezyonlarında benign-malign ayrımında yüksek öngörüye sahip bir inceleme olup gerinim oranları ile elastisite paternleri açısından yüksek sensitivite ve spesifite göstermektedir. Sonoelastografinin histopatolojik sonuçlarla anlamlı korelasyon göstermesi, cilt-cilt altı lezyonlarına yönelik benign-malign ayrımında yardımcı bir tetkik olduğunu düşündürmektedir. Bu çalışma bu konuda yapılmış ilk sınırlı sayıdaki hasta grubunu içermekte olup, daha kesin hükümlere varmak için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: Our aim is evaluation of the benign and malignant cutaneous-subcutaneous lesions with sonoelastography and comparision with histopatological results. MATERIAL-METHODS: Eighty nine of the patients who applied to Ankara Ataturk Education and Research Hospital to be operated by total excision of cutaneous or subcutaneous lesions were assessed using sonoelastography. Sonoelastography assesment was done using 6-15 MHz linear probe with General Electrics Loqic E9 which had real time sonoelastography feature. All the patients were assed with sonoelastography and only the images of the lesions which were compressed optimally between 5-7 bar was included in the study. Elasticity pattern and strain ratios were assed for each lesion. Lesions were evaluated in 4 groups as yellow-red (soft) (type 1), green-yellow (moderate) (tip 2), blue-green (hard) (type 3) and blue (the most hard) (type 4). Strain ratios for each lesion was measured with Q-analysis. The recorded images were compared with histopatological findings and statistical data was obtained. RESULTS: Seventeen of the patients who had cystic lesions were excluded due to absence of significance of the cystic lesions in sonoelastography. Thirty eight benign, 34 malignant lesions of the remained 72 patients were assed and there was statistical significant difference according to strain ratios and elasticity patterns (p<0.005). 26,3% of the benign lesions was yellow-red (soft) (type 1), 42,1% of them was green-yellow (moderate) (tip 2), 23,7% was blue-green (hard) (type 3) and 7,9% was blue (the most hard) (type 4). There wasn't any type 1 or 2 pattern in malignant lesions and 41,2% of the them was type 3, 58,8% was type 4. Sensitivity of the type 3 and type 4 lesions in malignant lesion detection was 100%, spesificity was 68,5%, positive predictive value was 74% and negative predictive value was 100%. In ROC curve analysis, if the cut off value for the strain ratio was 3,05, the sensitivity of detection rate of the malignant lesions was 91%, specifity was 89%, positive predictive value was 88% and negative predictive value was 92% for the values bigger than 3,05. The size of the area under the ROC curve (0,972) showed us the excellent ability of sonoelastography statistically in differentiation of benign and malignant lesions. CONCLUSION: Sonoelastography is a helpful diagnostic technique by virtue of its prescience in differentiation of the benign and malignant lesions, high sensitivity and specifity for strain ratios and elasticity patterns and high correlation with histopatological results. This is the first research about this item and further researches are needed to arrive final judgement.

Benzer Tezler

  1. Meme kitlelerinin benign ve malign ayırıcı tanısında sonoelastografinin katkısı

    Evaluate the sonoelastography diagnostic performance in differensiation of benign and malignant breast masses

    SETAREH FARROKHNİA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Radyoloji ve Nükleer TıpEge Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. IŞIL GÜNHAN BİLGEN

  2. Benign ve malign solid meme kitlelerinin ayırımında sonoelastografinin tanıya katkısı ve histopatolojik korelasyon

    Differential diagnosis of benign and malign breast masses and histopathologic correlation elastography diagnostic evaluation of contribution

    MEHMET SIDDIK YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpDicle Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. ASLAN BİLİCİ

  3. Meme kitlelerinin benign-malign ayrımında shear wave elastografi ile strain elastografinin karşılaştırılması ve tanıya katkısı

    Comparison of shear-wave and strain ultrasound elastography in the diffrentiation of benign and malignant breast lesions

    AYKUT GÜRÜF

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Radyoloji ve Nükleer TıpOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLKAY KORAY BAYRAK

  4. Omental lezyonların karakterizasyonunda ultrason elastografinin etkinliğinin araştırılması

    Assessment of the role of ultrasound elastography in the characterization of omental lesions

    EMRE BÖLÜKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyoloji ve Nükleer TıpOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLKAY ÇAMLIDAĞ

  5. Testosteron dihidrotestosteron ve östrojenin benign prostat hiperplazisindeki etyolojik rolleri

    The roles of testosterone, dihydrotestosterone and estradiole on the etiology of benign prostatic hyperplasia

    HALUK TOKUÇOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı