Geri Dön

Sistemik Lupus Eritematozus hastalarında demografik özellikler, klinik ve laboratuvar bulguları ve tedavi yanıtlarının 2002-2012 ve 2012-2022 yılları arasında karşılaştırılmalı değerlendirilmesi

Comparative evaluation of demographic characteristics, clinical and laboratory findings and treatment responses in Systemic Lupus Erythematosis patients between 2002-2012 and 2012-2022

  1. Tez No: 849245
  2. Yazar: HANDENUR KOÇ KANIK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BERNA GÖKER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Romatoloji, Rheumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Sistemik lupus eritematozus, mortalite, morbidite, nefrit, Komorbidite, Lupus nefriti, Systemic lupus erythematosus, mortality, morbidity, nephritis, Comorbidity, Lupus nephritis
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Çalışmamızda; SLE hastalığının son dekaddaki demografik özelliklerinin, organ tutulum seyrinin, teşhisteki gelişmeler ve tedavi tercihimizin yıllar içerisindeki değişiminin, hastalığın mortalite ve morbiditesinin kapsamlı olarak değerlendirilerek; hastalığın doğasının son dekaddaki değişiminin incelenmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma Aralık 2022-Ağustos 2023 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Romatoloji Bilim Dalı'nda gerçekleştirildi. Çalışmamızda, 01.09.1987-01.01.2023 tarihleri arasında hastanemize başvuran 18 yaş ve üzeri 500 hastanın verileri retrospektif olarak tarandı. Çalışma kriterlerini karşılayan 409 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Hastalar, 1987-2013 yılları arası SLE tanısı alanlar ve 2013-2023 yılları arası tanı alanlar şeklinde 2 gruba ayrıldı ve incelenen veriler bu iki grup arasında karşılaştırılmalı olarak değerlendirildi. Her hasta için hastaların demografik bilgileri, cinsiyeti, yaşı, komorbiditeleri, SLE tanısı düşündürecek semptomlarının ilk başladığı tarih, tanı aldığı tarih, SLE tanısı aldığı dönemde ve takiplerde gelişen semptomları, tarihleri ile beraber meydana gelen organ tutulumları, otoantikor ve laboratuvar profilleri, tarihleriyle beraber aldığı tedaviler, takip süreleri, hospitalizasyon sıklığı ve nedenleri, prognozları, ölüm nedenleri ve sağkalım süreleri dahil olmak üzere kapsamlı olarak değerlendirilerek kaydedildi. BULGULAR :Çalışmamızda kadın/erkek hasta oranı:10,3 olarak saptanmış olup kadınların erkeklerden daha sık etkilendiği saptandı. Hastalığın 20-30 yaş bandında pik yaptığı bilinmekle beraber; Son 10 yılda yeni tanı alan erkek hasta sayısında, 1987-2013 yılları arası SLE tanısı alan erkek hasta sayısına kıyasla yaklaşık 2,5 kat artış olmuş olup Son 10 yılda hastalara, daha erken yaşlarda tanı konulmaya başlandığı tesit edilmiştir. Çalışmamızda son dekadda kullanılan cellcept, metotreksat, kalsinörin inhibitörleri ve rituksimab tedavisi kullanım sıklığımızda anlamlı düzeyde artış olduğu ve son 10 yılda, 1987-2012 yıllarına kıyasla hastalarda; steroid kullanımında, hospitalizasyon sıklığında ve hastalık aktivasyon sıklığında anlamlı düzeyde azalma olduğu ve son 10 yılda tanı alan hastaların sağkalımlarının daha iyi olduğu bulunmuştur. Literatürle uyumlu şekilde çalışmamızda da genel popülasyona göre lupus hastalarının mortalitesinin arttığı ve ölüm oranının kadınlara kıyasla, erkeklerde daha sık olduğu saptanmıştır. Yaşa göre düzeltilmiş cinsiyete göre sağkalım verilerine göre erkeklerin kadınlardan 5.9 kat daha az yaşadığı tespit edilmiştir. Çalışmamızda hastalarda en sık görülen ölüm nedenleri; 1.sırada enfeksiyon hastalıkları,2.sırada lupus komplikasyonları olarak saptanmıştır. SONUÇ: Bu çalışmadan elde edilen bilgiler SLE hastalarına sağlanan bakımın iyileştirilmesine yardımcı olabilir. İleri dönemde büyük hasta gruplarıyla yapılacak çok merkezli prospektif çalışmalar hastalığın tanı ve tedavisinde yol gösterici olacaktır.

Özet (Çeviri)

Purpose: In our study, we aimed to investigate the changes in the demographic characteristics of SLE (Systemic Lupus Erythematosus) patients in the last decade, the course of organ involvement, developments in diagnosis, and the evolution of treatment preferences over the years. We aimed to comprehensively evaluate the mortality and morbidity of the disease, examining the nature of the disease's changes in the last decade. Materials and Methods: This study was conducted at the Gazi University Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine, Rheumatology Division, between December 2022 and August 2023. Data from 500 patients aged 18 and older who presented to our hospital between September 1, 1987, and January 1, 2023, were retrospectively reviewed, with 409 patients meeting the study criteria. Patients were divided into two groups: those diagnosed with SLE between 1987-2013 and those diagnosed between 2013-2023. The data were compared between these two groups, including demographic information, gender, age, comorbidities, the date of the first symptoms suggesting an SLE diagnosis, the date of diagnosis, symptoms that developed during the period of SLE diagnosis, along with the dates, organ involvement that occurred during follow-ups, autoantibodies, and laboratory profiles, treatments received with their respective dates, follow-up durations, frequency and reasons for hospitalizations, prognosis, causes of death, and survival durations were recorded. Results: The gender ratio of female to male patients in our study was 10.3, indicating a higher prevalence in females. While the disease is known to peak in the 20-30 age range, there has been an approximately 2.5-fold increase in the number of newly diagnosed male patients in the last 10 years compared to the male patients diagnosed between 1987-2013. This suggests that diagnoses are now being made at earlier ages in the last 10 years. In our study, we found a significant increase in the use of Cellcept, methotrexate, calcineurin inhibitors, and rituximab treatments in the last decade. Moreover, compared to the period between 1987-2012, there was a significant decrease in steroid use, hospitalization frequency, and disease activation in the last 10 years, indicating better survival rates among patients diagnosed in the last decade. Consistent with the literature, our study also found that the mortality of lupus patients increased compared to the general population, and the death rate was higher in males compared to females. According to age-adjusted gender-specific survival data, males lived approximately 5.9 times less than females. The most common causes of death in our study were infectious diseases in the first place and lupus complications in the second place. Conclusion: The information obtained from this study may contribute to the improvement of care for SLE patients. In the future, multicenter prospective studies involving larger patient groups will provide guidance in the diagnosis and treatment of the disease.

Benzer Tezler

  1. Romatolojik hastalıklarda avasküler kemik nekrozu oluşumunda risk faktörlerinin değerlendirilmesi

    Risc factors for avascular bone necrosis in patients with rheumatologic diaeses

    RÜSTEM AVAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    RomatolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET SAYARLIOĞLU

  2. 2003-2013 yılları arasında takip edilen sistemik lupus eritematozus tanılı hastaların klinik, tedavi ve progresyonlarının 10 yıllık süreçte değerlendirilmesi

    The 10 years clinical, treatment and progression evaluation of the systemic lupus erythematosus patients followed-up between the years 2003-2013

    MİNE NOKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    RomatolojiAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ENDER TERZİOĞLU

  3. Ailevi Akdeniz ateşli çocuk hastalarda tiroid fonksiyonları ve tiroid otoantikorlarının değerlendirilmesi

    Assessment of thyroid functions and thyroid autoantibodies in children with familial mediterranean fever

    FEHİME KILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziosmanpaşa Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ERGÜN SÖNMEZGÖZ

  4. Sistemik lupus ve romatoid artritte anti- karbamile protein antikorun tanıdaki yeri ve prognozla ilişkisi

    Anti carbamylaed protein antibody is the role of systemic lupus and rheumatoid arthritis in diagnosis and its relation with prognosis

    BAHAR ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    RomatolojiYıldırım Beyazıt Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞÜKRAN ERTEN

  5. Akut romatizmal ateşli hastalarda plazma gelsolin düzeyi ve karotis intima media kalınlığı değerlendirilmesi

    Evaluation of plasma gelsolin level and carotid intima-media thickness in patients with acute rheumatic fever

    ORHAN ARGIŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MECNUN ÇETİN