Geri Dön

Yenidoğan bebeklerin postnatal adaptasyonunda D vitamini ve hormonların solunuma etkisi

The affect of vitamin-D and hormones on the respiratory at the neonatal's postnatal adaptation

  1. Tez No: 865301
  2. Yazar: NUREFŞAN PAŞA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEMA TANRIVERDİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş-Amaç: Yenidoğan döneminde term ve preterm bebeklerde yoğun bakım ünitelerine yatışların en sık sebebi solunum sıkıntısıdır. Bunlar arasında en sık görüleni yenidoğanın geçici takipnesidir. Solunum sıkıntısına yol açan etyolojik faktörlerin araştırılıp erken dönemde buna yönelik tedaviye başlanması yenidoğan döneminde yoğun bakım yatış gereksinimini azaltmak ve yatış gerekli hastalarda yatış süresini kısaltmak açısından büyük önem taşır. Biz de çalışmamızda yenidoğanlarda sık karşılaşılan bir problem olan solunum sıkıntısının nedenlerini araştırmayı, D vitamini ve kortikoadrenerjik hormonların solunum sıkıntısına etkisini göstermeyi, buna yönelik doğum öncesi ve sonrasında alınacak önlemlerin yenidoğanların morbidite ve mortalitesini azaltılabileceğini göstermeyi amaçladık. Ayrıca yenidoğan bebeklerde görülen solunum sıkıntısında başlanan noninvaziv ve invaziv solunum desteği dışında erken dönemde başlanacak D vitamini profilaksinin önemini ortaya çıkartmayı öngörmekteyiz. Gereç-yöntem: Araştırmamız Olgu-Kontrol tipi çalışma olup Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde doğan 140 bebek çalışmamıza dahil edildi. Bunlardan 70 yenidoğan bebek hasta grubunda olup doğumdan sonra solunum sıkıntısı bulguları olması nedeniyle yoğunbakımda izlendi, 70 yenidoğan bebek ise kontrol grubunda olup solunum sıkıntısı olmaması nedeniyle anne yanına verildi. Çalışmamız Mayıs 2022-Mayıs 2024 tarihleri arasında yürütüldü. Bulgular: Çalışmamızda 35. gebelik haftası ve sonrasında dünyaya gelen toplam 140 bebek incelenmiştir. Bunlardan 70 tanesi olgu, 70 tanesi kontrol grubunda yer almaktadır. Hasta grubundaki 70 bebekten 35 tanesi yatış yapılarak yoğun bakım şartlarında takip edilirken 35 tanesi anne yanına V verilmiştir. Hasta grubu bebeklerin %7,1'i vajinal yolla, %92,9'u C/S ve kontrol grubu bebeklerin %5,7'si vajinal yolla, %94,3'ü C/S doğmuştur. Ortalama doğum haftası hasta grubu bebeklerde 37,6±1,71 ve kontrol grubu bebeklerde 38,16±1,47 hafta olarak bulunmuştur. Hasta kontrol gruplarına göre kortizol ve FT4 ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar tespit edilmiştir (p<0,05). Hasta grubunun ölçümleri kontrol grubu ölçümlerinden yüksek olarak bulunmuştur. TSH, FT3, ACTH, adrenalin ve PTH ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar elde edilememiştir. Çalışmamızda yenidoğan bebeklerin kord kanındaki D vitamini düzeyi ile solunum sıkıntısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Sonuç: Yenidoğanlar için solunum sıkıntısı hastane yatışı gerektiren ve sık karşılaşılan bir durumdur. Biz de çalışmamızda bu duruma neden olan etyolojik faktörleri inceledik. Bu sayede erken tanı ve tedavi ile yenidoğan hasta yatışlarının azaltılabileceğini düşünmekteyiz. Çalışmamızın sonucunda doğum haftasının solunum sıkıntısında önemli bir etyolojik faktör olduğu tespit edildi. Kord kanında bakılan hormonlara göre kortizol seviyesi ve FT4 düzeyi istatistiksel olarak anlamlı bulundu ve solunum sıkıntısı gelişen bebeklerde bu hormonların düzeyi yüksek tespit edildi. D vitamini düzeyinin yenidoğanın solunum sıkıntısında etkili olup olmadığını araştırdığımız çalışmamızda hasta grubuyla kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılamadı.

Özet (Çeviri)

Introduction-aim: The most common reason for admission to intensive care units in term and preterm babies during the neonatal period is respiratory distress. The most common among these is transient tachypnea of the newborn. Investigating the etiological factors that cause respiratory distress and starting treatment for them in the early period is of great importance in terms of reducing the need for intensive care admission in the neonatal period and shortening the length of stay in patients requiring hospitalization. In our study, we aimed to investigate the causes of respiratory distress, which is a common problem in newborns, to show the effect of vitamin D and corticoadrenergic hormones on respiratory distress, and to show that precautions to be taken before and after birth can reduce the morbidity and mortality of newborns. In addition, we aim to reveal the importance of vitamin D prophylaxis to be started in the early period, in addition to non-invasive and invasive respiratory support in case of respiratory distress in newborn babies. Material-method: Our research is a Case-Control type study and 140 babies born at Manisa Celal Bayar University Faculty of Medicine Hafsa Sultan Hospital were included in our study. 70 of these are in the case (patient) group and are monitored after birth due to signs of respiratory distress, and 70 newborns are newborns who do not have respiratory distress and are given directly to their mothers without the need for monitoring. Our study was conducted between May 2022 and May 2024. Results: In our study, a total of 140 babies born at the 35th week of gestation and later were examined. 70 of them are in the case group and 70 are in the control group. Of the 70 babies in the case group, 36 were hospitalized and monitored under intensive care conditions, while 34 were given to their mothers. 7.1% of the babies in the patient group were born vaginally, 92.9% were born C/S, and 5.7% of the babies in the control group were born vaginally, 94.3% were born C/S. The average week of birth was VII found to be 37.6±1.71 weeks in the patient group babies and 38.16±1.47 weeks in the control group babies. Statistically significant differences were detected between cortisol and FT4 measurements compared to the case control groups (p<0.05). The measurements of the patient group were found to be higher than the measurements of the control group. No statistically significant differences were obtained between TSH, FT3, ACTH, adrenaline and PTH measurements. In our study, no statistically significant difference was observed between the vitamin D level in the cord blood of newborn babies and respiratory distress. Conclusion: Respiratory distress for newborns is a common condition that requires hospitalization. In our study, we examined the etiological factors that cause this condition. In this way, we think that neonatal hospitalizations can be reduced with early diagnosis and treatment. As a result of our study, it was determined that the week of birth is an important etiological factor in respiratory distress. According to the hormones measured in cord blood, cortisol level and FT4 level were found to be statistically significant, and the levels of these hormones were found to be high in babies who developed respiratory distress. In our study, where we investigated whether vitamin D level is effective on newborn respiratory distress, no statistically significant result was reached among the case-control groups.

Benzer Tezler

  1. Sağlıklı yenidoğanlarda yaşamın ilk saati içinde ardışık perfüzyon indeksi ölçümlerinin normal değerleri ve postnatal yaşama adaptasyonda rolü

    Normal values of subsequent perfusi̇on i̇ndex measurements i̇n healty newborns wi̇thi̇n the fi̇rst hour of li̇fe and i̇ts role i̇n postnatal li̇fe adaptati̇on.

    JAMALA MAMMADOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET YALAZ

  2. Yenidoğanın geçici takipnesi tanılı bebeklerde renal fonksiyonun değerlendirilmesinde yakın kızılötesi spektroskopinin yenilikçi kullanımı

    The innovative use of near-infrared spectroscopy in the assessment of renal function in infants diagnosed with transient neonatal tachypnea

    SÜMEYRA EŞMELİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİLEK KAHVECİOĞLU

  3. Prematüre bebeklerde kombine APGAR skorunun neonatal morbidite ve mortaliteye olan etkisinin araştırılması

    Investigation of the effect of combined APGAR score on neonatal morbidity and mortality in premature infants

    SEMA BAŞARAN BOZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAYRİYE GÖZDE KANMAZ KUTMAN

  4. Yenidoğan döneminde görülen persistan pulmoner hipertansiyon ile kord kan gazı parametreleri arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of the relationship between persistant pulmonary hypertension of newborn and umbilical cord blood parameters

    NAZ HIZLI EKİNCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HELEN BORNAUN

  5. 2014-2020 yıllarında yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan bebeklerin ilk 2 yılda postnatal büyümelerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    UĞUR UMUT TANYERİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET YALAZ