Geri Dön

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde takip edilen 34. gebelik haftasından önce doğan prematürelerde D vitamini düzeyleri ile neonatal morbiditeler arasındaki ilişkisinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of the relationship between vitamin D levels and neonatal morbidities in prematures born before the 34th week of gestation followed in the Newborn Intensive Care Unit

  1. Tez No: 866435
  2. Yazar: GİZEM GÜNGÖR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. GÖKHAN BÜYÜKKALE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Prematürite, morbidite, D vitamini, Prematurity, morbidity, vitamin D
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Yenidoğanda iskelet sistemi, immün sistem ve nöromusküler gelişim üzerine D vitaminin önemli bir etkisi olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda inflamatuvar mekanizmada düzenleyici rolü olduğu da düşünülmektedir. Nekrotizan Enterokolit (NEK) gelişen, 36. gestasyon haftasından küçük prematüre yenidoğanlarda maternal/neonatal D vitamini düzeylerinin NEK gelişmeyen yenidoğanlara oranla daha düşük olduğu saptanmıştır. 32. gestasyon haftasından küçük doğan yenidoğanlardan Bronkopulmoner Displazi gelişen ve gelişmeyenlerde maternal/neonatal D vitamini düzeyi arasında farklılık saptanmıştır. Fetal akciğer gelişiminde D vitamini düzeyinin belirgin etkisi olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda prematüre doğum öyküsü olup Respiratuvar Distres Sendromu olan yenidoğan bebeklerin D vitamini düzeyi oldukça düşük saptanmıştır. Çalışmamızda öncelikle tek merkezli olarak İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde 2018-2020 tarihleri arasında tedavi alan 34. gebelik haftasından önce doğan prematüre bebeklerin serum D vitamini düzeyleri karşılaştırılarak yenidoğan morbiditelerinin gelişimini öngören bir gösterge olarak kullanılıp kullanılamayacağı değerlendirilecektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde 2018-2020 tarihleri arasında tedavi alan ve kriterlerimize uyan hastalar çalışma kapsamında değerlendirildi. 10.08.2023 tarihinde KAEK/2023.08.106 sayılı etik onay alındı. Hastaların demografik verileri fizik muayene, tetkik, konsültasyon ve görüntüleme sonuçları geriye dönük olarak hasta dosyalarından ve hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden elde edilmiştir. İstatistik analizlerin tamamı R yazılımı (versiyon 4.2.0) ile gerçekleştirildi. Bulgular: Çalışmaya 270 hasta (145 (%54) erkek, 125 (%46) kadın) dahil edildi. Hastaların, gestasyonel hafta ortalaması 30,7 ± 3,0 , ortancası 31,9 (28,6-33,1) idi. 61 (%23) hastada BPD, 77 (%29) hastada ROP, 36 (%13) hastada NEK, 106 (%39) hastada EKO'da PDA, 77 (%29) hastada İVK, 9 (%3,3) hastada PNA ve 151 (%56) hastada sepsis atağı görüldü. Hastaların sepsis atağında CRP değeri ortalaması 36,4 ± 53,9 mg/L idi. Hastaların hastanede kalış süresi ortalaması 38,4 ± 35,9 gündü. Hastaların D vitamini düzeyi ortalaması 20 ± 12 ng/mL, ortancası 18 (12-27) ng/mL idi. 49 (%18) hastada D vitamini eksikliği, 103 (%38) hastada D vitamini yetersizliği, 118 (%44) hastada D vitamini normaldi. <25 gestasyonel haftadaki hastaların çeşitli parametreleri ile serum D vitamini düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Buna göre D vitamini düzeyi ile yalnızca sepsis atağındaki CRP değeri arasında anlamlı negatif yönlü orta düzey bir ilişki saptanmıştır (r=-0.57, p=0.006). Çalışmamızda, BPD, ROP, NEK, PDA, İVK, PNA varlığı ile D vitamini eksikliği, yetersizliği ve normal olan gruplarla arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlı saptanmadı. Sonuç: Yenidoğanlarda D vitamini eksikliği önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum olduğu halde ülkemizde çok yaygın olduğu çalışmamızda gösterilmiştir. Bu nedenle, D vitamini düzeylerinin daha spesifik olarak değerlendirebilmesi ve etkilenen faktörlerin araştırılması için yeni ve geniş kapsamlı prospektif kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır. Sağlık personelinin bu konuda daha özenli ve dikkatli olması sağlıklı nesillerin gelişmesi açısından önemlidir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Aim: It is known that vitamin D has an important effect on skeletal system, immune system and neuromuscular development in the newborn. It is also thought to have a regulatory role in the inflammatory mechanism. Maternal/neonatal vitamin D levels were found to be lower in premature newborns younger than 36 weeks of gestation who developed Necrotizing Enterocolitis (NEC) compared to newborns who did not develop NEC. Less than 32 weeks of gestation, a difference was found between maternal/neonatal vitamin D levels in newborns with and without Bronchopulmonary Dysplasia. It is known that vitamin D level has a significant effect on fetal lung development. At the same time, vitamin D level was found to be quite low in newborn babies with a history of premature birth and Respiratory Distress Syndrome. In our study, we will first compare the serum vitamin D levels of premature infants born before the 34th gestational week who received treatment in the Neonatal Intensive Care Unit of Istanbul Health Sciences University Kanuni Sultan Süleyman Training and Research Hospital between 2018 and 2020 in a single center and evaluate whether it can be used as an indicator predicting the development of neonatal morbidities. Material and Methods: Patients who received treatment in the Neonatal Intensive Care Unit of Istanbul Health Sciences University Kanuni Sultan Süleyman Training and Research Hospital between 2018 and 2020 and who met our criteria were included in the study. On 10.08.2023, ethical approval numbered KAEK/2023.08.106 was obtained. Demographic data, physical examination, examination, consultation and imaging results of the patients were obtained retrospectively from patient files and hospital information management system. All statistical analyses were performed with R software (version 4.2.0) Results: The study included 270 patients (145 (54%) males and 125 (46%) females). The mean gestational week was 30.7 ± 3.0 and the median was 31.9 (28.6-33.1). 61 (23%) patients had BPD, 77 (29%) had ROP, 36 (13%) had NEC, 106 (39%) had PDA on ECHO, 77 (29%) had IVH, 9 (3.3%) had PNA and 151 (56%) had sepsis. The mean CRP value in the sepsis episode was 36.4 ± 53.9 mg/L. The mean duration of hospitalization was 38.4 ± 35.9 days. The mean vitamin D level was 20 ± 12 ng/mL and the median was 18 (12-27) ng/mL. 49 (18%) patients had vitamin D deficiency, 103 (38%) had vitamin D insufficiency and 118 (44%) had normal vitamin D levels. The relationship between serum vitamin D levels and various parameters in patients <25 gestational weeks was analyzed. Accordingly, a significant negative moderate correlation was found between vitamin D level and CRP value only in sepsis attack (r=-0.57, p=0.006). In our study, the differences between the presence of BPD, ROP, NEC, PDA, IVH, PNA and vitamin D deficiency, insufficiency and normal groups were not statistically significant. Conclusion: In conclusion, although vitamin D deficiency in newborns is a preventable and treatable condition, it was shown to be very common in our study. Therefore, new and large prospective controlled studies are needed to evaluate vitamin D levels more specifically and to investigate the influencing factors. Healthcare professionals being more careful and meticulous in this regard is important for the development of healthy generations.

Benzer Tezler

  1. Yenidoğan yoğun bakım ünitesi'nde takip edilen 34. gebelik haftasından önce doğan bronkopulmoner displazi(BPD) tanısı alan tüm bebeklerde hematolojik parametrelerinin bpd gelişme riski açısından retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of hematologic parameters in terms of the risk of developing bpd in all infants diagnosed with bronchopulmonary dysplasia(BPD) born before the 34th gestational week who were followed up in the neonatal intensive care unit

    ÖZDEN CAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÖKHAN BÜYÜKKALE

  2. Otuz dört gestasyon haftasından önce doğan prematürelerde gelişen tedavi gerektiren prematüre retinopatisinde risk faktörlerinin incelenmesi

    Evaluation of risk factors in retinopathy of prematurity requiring treatment that develops in prematures born before 34 weeks of gestation

    MUSTAFA TÖREHAN ASLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Pediatrik Temel Bilimler Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HASAN TOLGA ÇELİK

  3. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen gestasyonel yaşı 28 hafta ile 37+6 hafta arasında olan prematüre bebeklerin serum kalsiyum, fosfor, magnezyum ve alkalen fosfataz değerlerine etki eden faktörlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of factors affecting serum calcium, phosphorus, magnesium and alkaline phosphatase values in premature infants with gestational age between 28 weeks and 37+6 weeks followed in the neonatal intensive care unit

    HATİCE KÜBRA KONAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OSMAN BAŞTUĞ

  4. Preterm yenidoğanlarda intranazal anne sütü uygulaması GMK-İVK (germinal matriks kanaması-intraventriküler kanama) gelişimini önleyebilir mi?

    Intranasal breast milk administration as a preventive strategy for germinal matrix-intraventricular hemorrhage in preterm neonates

    BUSE ERKAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEYLA BİLGİN