Geri Dön

İleri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri seyrinde tedavi öncesi açlık glukoz düzeyinin prognostik etkisi var mıdır?

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 870976
  2. Yazar: MÜCAHİT FİDAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BERNA KÖMÜRCÜOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: KHDAK, hiperglisemi, prognoz, Akciğer hastalıkları, Akciğer neoplazmları, Kan glükozu, Karsinoma-küçük hücreli olmayan-akciğer, Neoplazmlar, Tedavi, Non-small cell lung cancer, hyperglycemia, prognosis, Lung diseases, Lung neoplasms, Blood glucose, Carcinoma-non small cell-lung, Neoplasms, Treatment
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Diyabet ve bozulmuş açlık glukozunun yarattığı hiperglisemi ve indirekt etkileri olan hiperinsülinemi, artmış IGF-I in kanser hücre proliferasyonu ve yayılımında kolaylaştırıcı etkisi vardır. Bu nedenle glukoz metabolizma hastalığı olan kişilerde kanser seyri olmayanlara göre daha kötü prognozda seyredebilir. Bozulmuş glukoz metabolizması ve yüksek kan açlık şeker düzeyleri, akciğer kanseri tedavisinde yanıtsızlığa ve erken nükse yol açarak kötü prognostik etki yapabilir. Çalışmamızda ileri evre (Evre 4) Küçük Hücreli Dışı Akciğer kanserli olgularda tedavi öncesi diyabet ve bozulmuş açlık glukozunun hastalığın prognozu ile ilişkisini araştırmak amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma retrospektif kohort çalışması olarak planlanmış olup, Şubat 2015-Şubat 2020 tarihleri arasında, Küçük hücreli dışı Akciğer kanseri tanısı ile İzmir SBÜ Dr.Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Klinikleri' ne başvuran 624 hastanın dosya verileri retrospektif olarak taranmış olup, 352 hasta çalışmaya alınmıştır. Hastalar, tedavi öncesi açlık glukoz değerine göre 3 gruba ayrılmıştır. Bu gruplar; tedavi öncesi açlık kan şekeri düzeyi normal olan hastalar (<100 mg/dl, normoglisemik), tedavi öncesi açlık kan şekeri bozulmuş açlık glukozu düzeyinde olan hastalar (100-125 mg/dl, pre-diyabetik) ve tedavi öncesi açlık kan şekeri diyabetik kan şekeri düzeyinde olan hastalar (≥126 mg/dl, diyabetik) olarak tanımlanmıştır. Bu gruplar yaş, cinsiyet, tedaviye yanıt, metastaz yaptığı organlar, metastaz gelişen organ sayısı, kanserin histolojik tipi, kemoterapi veya hedefe yönelik tedavi alıp almaması, radyoterapi tedavisi alıp almaması, kemoterapi tedavisi almış ise kemoterapi hat sayısı, primer kitlenin PET/BT' de belirtilen SUVmax değerleri değerlendirilerek genel sağkalım ve progresyonsuz sağkalım açısından karşılaştırılmıştır. Olguların takip süresi 48 ay olarak belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan toplam 352 hastanın yaş aralığı 30-86 olarak saptanmış olup, olguların 83'ü (%23.6) kadın, 269'u (%76.4) erkektir. Gruplar arasında demografik verilerin karşılaştırılmasında genel sağkalım süresinde ve progresyonsuz sağkalım süresinde istatiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. 129 (%36.6) hastanın normoglisemik grupta, 110 (%31.3) hastanın pre-diyabetik grupta, 113 (%32.1) hastanın ise diyabetik grupta yer aldığı saptandı. Açlık kan şekeri 48-230 mg/dL aralığındadır. Tüm olgular genel sağ kalım süresi verileri ile karşılaştırıldığında; takip süresi sonunda 330 (%93.75) olgunun eksitus olduğu, 22 (%6.25) olgunun sağ olduğu görüldü. Normoglisemik hastaların, pre-diyabetik ve diyabetik hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek sağkalım süresine sahip olduğu görülmüştür. Pre-diyabetik ve diyabetik hastalar arasında sağkalım süresi açısından anlamlı istatistiksel fark görülmemiştir. Yapılan ROC analizinde metastaz görülen organ sayısının 1' den fazla olması mortalite riskini artırdığı görülmüştür. Primer kitlenin SUVmax değeri ve kanserin histolojik tipinin sağkalım süresi üzerine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etki etmediği görüldü. Uygulanan tedavi yöntemlerinden; kemoterapi tedavisinin ve hedefe yönelik tedavinin sağkalım süresini istatiksel olarak anlamlı düzeyde artırdığı görülürken, palyatif radyoterapi tedavisinin sağkalım süresi üzerinde etkili olmadığı saptanmıştır. 48 aylık takip süresi sonunda 346 (%98.3) olguda progresyon olduğu, 6 (%1.7) olguda progresyon olmadığı görüldü. Normoglisemik hastaların, pre-diyabetik ve diyabetik hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde progresyonsuz yüksek sağkalım süresine sahip olduğu görülmüştür. Pre-diyabetik ve diyabetik hastalar arasında progresyonsuz sağkalım süresi açısından anlamlı istatistiksel fark görülmemiştir. Yapılan ROC analizinde metastaz görülen organ sayısının 2' den fazla olmasının progresyon riskini artırdığı görülmüştür. Kanserin histolojik tipinin progresyon süresi üzerine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etki etmediği görüldü. Uygulanan tedavi yöntemlerinden; kemoterapi tedavisinin progresyon süresi üzerinde istatiksel olarak anlamlı düzeyde etkili olmadığı görülürken, palyatif radyoterapi tedavisi uygulananlarda progresyon riskinin artmış olduğu saptanmıştır. Hedefe yönelik tedavinin ise progresyonsuz sağkalım süresini anlamlı düzeyde artırdığı görüldü. Sonuç: Hiperglisemi, ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısı olan hastalarda sağkalım ve progresyonsuz sağkalım süresini kısaltan kötü bir prognostik faktördür. Bu nedenle akciğer kanseri tanısı ile takip edilen, glukoz intoleransı ve diyabetes mellitus tanısı olan tüm olgularda, glukoz düzeyinin kontrol altına alınması büyük önem taşımaktadır. Hastaların takip ve tedavisinde; klinik ve radyolojik bulguların yanısıra, glukoz düzeyleri de kontrol edilmeli, hastalar bu konuda bilgilendirilmelidir.

Özet (Çeviri)

Aim: Lung cancer is one of the world's most common and mortal cancers. Hyperglycemia is caused by diabetes and impaired fasting glucose and their indirect impact on hyperinsulinemia; increased IGF-1 facilitates cancer cell proliferation and spread. Therefore, cancer has a poorer prognosis in individuals with glucose metabolism disorder than those without. Impaired glucose metabolism and increased fasting blood glucose levels may lead to poor prognosis by causing unresponsiveness and early recurrence in treating lung cancer. Our study aims to investigate the relationship between pre-treatment diabetes and impaired fasting glucose and the prognosis of the disease in patients with advanced stage (Stage 4) non-small cell lung cancer. Material and Method: A retrospective cohort study was conducted based on the assessment of the data of 624 patients who were diagnosed with non-small cell lung cancer at Izmir Health Sciences University Dr Suat Seren Chest Diseases and Chest Surgery Training and Research Hospital between February 2015-February 2020 and 352 of them included to the study. The patients were divided into three groups according to the fasting blood glucose value before treatment. These groups are defined as; patients with average pre-treatment fasting blood glucose (<100mg/dl, normoglycemic), patients with impaired fasting glucose before treatment (100-125 mg/dl, pre-diabetic), and patients with pre-treatment blood fasting glucose values at diabetic levels (≥126 mg/dl, diabetic). These groups are compared in terms of overall survival and progression-free survival by evaluating the age, gender, treatment response, site of metastases, the number of metastases, histological type of cancer, whether patients received chemotherapy or targeted therapy, the number of chemotherapy lines if it was received, SUVmax value of the primary mass in the PET/CT. The follow-up period was identified as 48 months. Findings: The age range of 352 patients included in the study was determined as 30-86, while 83 (23.6%) of the cases were female and 269 (76.4 %) were male. While comparing the demographic data between groups, overall survival and progression-free survival were statistically insignificant. The number of patients in the normoglycemic group was found as 129 (36.6%), while 110 (31.3 %) patients were in the pre-diabetic group, and 113 (32.1 %) patients were in the diabetic group. Fasting blood sugar was in the range of 48-230 mg/dl. When all cases were compared with overall survival data, it was found that 330 (93.75%) patients died, and 22 (6.25 %) of them were alive. Normoglycemic patients were found to have a statistically significant higher survival time than pre-diabetic and diabetic patients. There was no statistically significant difference in survival time between pre-diabetic and diabetic patients. The ROC analyses showed that the number of metastatic organs being more than one increased mortality risk. On the other hand, it was observed that the SUV-max value of the primary mass and the histological type of cancer did not have a statistically significant effect on survival. Regarding the treatment methods, it was detected that chemotherapy and targeted therapy significantly increased the survival time, while radiotherapy did not significantly affect survival time. At the end of the 48-month follow-up period, it was observed that there was progression in 346 (98.3 %) cases, while there was no progression in 6 (1.7 %) cases. Normoglycemic patients were found to have a statistically significant higher progression-free survival time compared to pre-diabetic and diabetic patients. There was no statistically significant difference in progression-free survival time between pre-diabetic and diabetic patients. ROC analysis indicated that the number of organs with metastasis of more than 2 increased the risk of progression. The histological type of cancer did not have a statistically significant effect on the progression time. Amongst the treatment modalities, chemotherapy was not statistically significantly effective on progression time, and it was found that the risk of progression was increased in those who received radiotherapy. On the other hand, targeted therapy significantly increased the progression-free survival time. Conclusion: Hyperglycemia shortens the survival and progression-free survival in patients diagnosed with advanced non-small cell lung cancer, thus increasing the severity of the disease and worsening the prognosis. Therefore, it is crucial to control the blood glucose levels in all lung cancer patients with impaired glucose intolerance and diabetes mellitus. Blood glucose levels should be considered to be screened during the follow-up and treatment appointments in addition to clinical and radiological findings, and the patients should be informed about this.

Benzer Tezler

  1. İleri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri olgularında prognostik faktörler ve PET/BT

    Prognostic factors and PET/BT in non-small cell lung cancer patients

    BERRİN ZİNNET BALTA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Göğüs Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜNAY AYDIN

  2. İleri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında inflamasyon markerlarının prognoz üzerine etkisi ve PET/CT parametreleri ile korelasyonu

    Başlık çevirisi yok

    ESRA PİRİNÇÇİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıDicle Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ZEYNEP ORUÇ

  3. İleri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında medikal tedavi ile sarkopeni arasındaki ilişki

    The relationship between medical therapy and sarcopenia in patients with advanced stage NON-small cell lung cancer

    FEYZA ERDEM KELEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    OnkolojiKırıkkale Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELİM YALÇIN

  4. İleri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarda edmonton semptom skoru ile genel sağkalım arasındaki ilişkinin prospektif olarak belirlenmesi

    Identifying the association between the edmonton score and the general survival in advanced stage non-small cell lung cancer patients prospectively

    FATMA ÖZBAKİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜLKÜ YILMAZ

    DOÇ. DR. YURDANUR ERDOĞAN

  5. Lokal ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri ve glioblastoma multiforme tanılı hastalarda uygulanan radyoterapiye tümör cevabının, eritrosit zarı NA+/K+-atpaz enzim (E.C.3.1.6.37) aktivitesi ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    The evaluati̇on of the relati̇onshi̇p wi̇th erythrocyte membrane NA+/K+-atpase enzyme(E.C.3.1.6.37) acti̇vi̇ty and tumor response to radi̇otherapy i̇n pati̇ents di̇agnosed wi̇th local advanced nonsmall cell lung cancer and gli̇oblastoma multi̇forme

    ÇİĞDEM DAMLA ÇETİNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    BiyokimyaNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET GÜRBİLEK