Geri Dön

Kolorektal kanser rezeksiyon spesmenlerinde perikolonik tümör depoziti tanısı ve klinikopatolojik parametrelerle ilişkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of pericolonic tumor deposits diagnosis in colorectal cancer resection specimens and its association with clinicopathological parameters

  1. Tez No: 892646
  2. Yazar: NAZ ÖZEROĞLU GENÇAY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ALİ KOYUNCUER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 126

Özet

Amaç: Çalışmamızda kolorektal karsinom rezeksiyon spesmenlerinde prognostik önemi giderek anlaşılan olası perikolik tümör depoziti mevcut hastaları, morfolojik olarak ve immünohistokimyasal boyalarla doğrulayarak, klinikopatolojik parametrelerle ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Materyal Metot: Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniğinde 2013-2018 yılları arasında evre pT3 ve pT4 kolorektal karsinom tanısı konulan 257 hasta çalışmaya dahil edildi. Bu 257 hasta arasında kriterlere uyan 53 hastanın 124 olası tümör depoziti lezyonuna, lenf nodu metastazı, büyük damar invazyonu ayrımını doğru yapabilmek için lenf nodundaki kapsül düz kas varlığını doğrulamak amaçlı Smooth Muscle Aktin (SMA), Masson Trichrome (MTK) ve Elastica Von Gieson (EVG) boyaları uygulandı. Bu immünohistokimyasal boyalar ve morfolojik değerlendirmeyle birlikte klinikopatolojik, prognostik parametreler değerlendirildi. Bulgular: Toplam 257 hasta arasında kriterlere uyan 53 hastada 124 olası tümör depoziti tespit edilmiştir. Bu olası tümör depozitlerinin morfolojik özelliklere göre verilen ilk tanıları ve son tanı dağılımları istatistiksel olarak farklı saptanmıştır. Boyalardan özellikle EVG'nin ektramural venöz invazyon (EMVİ) tanısını anlamlı olarak değiştirdiği görülmüştür. Sayısı ilk tanıda 29 adet olan lenf nodunun 11'i son tanıda yine lenf nodu; ilk tanıdaki 83 adet tümör depozitinin 19'u son tanıda EMVİ olarak saptanmıştır. Tümör depoziti ve lenf nodu metastazı ayrımı için kullanılan morfolojik kriterlerden boyut, yuvarlak şekil, kalın kapsül, periferik lenfoid folikül, lenfositlerle karışık olması, olası subkapsüler sinüs, bitişik lenfovasküler kanalların varlığı, lenfositik rim pozitiflik oranı lenf nodu olmayanlara göre istatistiksel olarak daha yüksek saptanmış olup, lenf nodundaki düz kas tabakasını saptamak için uygulanan SMA boyası miyofibroblastları da boyadığı için özgüllüğü düşük saptanmıştır. 257 hastada lenf nodu metastazı, tümör depoziti ve EMVİ mevcut hastaların ayrı olarak sağkalımları değerlendirildiğinde negatif gruplara göre anlamlı fark saptanmıştır. Sonuç: Kolorektal karsinom hastalarında sağkalımda ve prognozda önemli bir etkisi olan olası tümör depozitinde kas tabakasının ve elastin lifin varlığı, bu birikimin lenf nodu kökenini ya da EMVİ kökenine işaret etmede faydalıdır. Boyalardan özellikle EVG tümör birikimlerinin tanımlanmasında EMVİ tanısını doğrulamak ve gözlemciler arası uyumu artırmak için doğru nodal evrelemeye yönlendirmekte ve hastanın prognozunun daha iyi değerlendirilmesine yardımcı olmaktadır. Morfolojik parametrelerden boyut, şekil, kalın kapsül, periferik lenfoid follikül, lenfositlerle karışık olması, olası subkapsüler sinüs, bitişik lenfovasküler kanal varlığı, lenfositik rim dağılımları lenf nodu metastazı ve tümör depoziti ayrımında faydalı bulunmaktadır. Tümör depoziti, ekstramural venöz invazyon, lenf nodu metastazı ayrımını doğru yapabilmek, prognozu doğru tahmin edebilmek için önemlidir. Bu sebeple doğru değerlendirmeye yönlendirecek morfolojik ipuçları ve immünhistokimyasal boyamaların yapılması önemlidir.

Özet (Çeviri)

Objective: In our study, we aimed to evaluate the relationship between potential pericolic tumor deposits, whose prognostic significance is increasingly understood in colorectal carcinoma resection specimens, and clinicopathological parameters by confirming the lesions morphologically and with immunohistochemical (IHC) staining. Materials and Methods: A total of 257 patients diagnosed with stage PT3 and PT4 colorectal carcinoma (CRC) between 2013-2018 at Ümraniye Training and Research Hospital Pathology Clinic were included in the study. Among these 257 patients, 124 potential tumor deposits from 53 patients meeting the criteria were analyzed. To differentiate between lymph node metastasis and large vessel invasion, IHC stains, including smooth muscle actin (SMA) and elastin van Gieson (EVG), were applied to confirm the presence of smooth muscle in the lymph node capsule. These IHC stains and morphological evaluations were used to assess clinicopathological and prognostic parameters. Results: Among the 257 patients, 124 potential tumor deposits were identified that met the criteria. The initial and final diagnoses of these potential tumor deposits based on morphological features were statistically different. Particularly, EVG staining significantly altered the diagnosis of extramural venous invasion (EMVI). Of the 29 lymph nodes identified in the initial diagnosis, 11 were confirmed as lymph nodes in the final diagnosis; 19 of the 83 tumor deposits identified initially were diagnosed as EMVI in the final evaluation. Survival analysis of patients with EMVI-positive tumor deposits showed a statistically significant difference compared to EMVI-negative groups. Conclusion: The presence of smooth muscle and elastin fibers in potential tumor deposits, which have a significant impact on survival and prognosis in colorectal carcinoma patients, is helpful in indicating the origin of these deposits, whether from lymph nodes or EMVI. EVG staining, in particular, is crucial in accurately identifying EMVI and improving inter-observer agreement, leading to more precise nodal staging and better prognostic evaluation. Morphological parameters such as size, shape, thick capsule, peripheral lymphoid follicle, lymphocytic involvement, potential subcapsular sinus, adjacent lymphovascular channels, and lymphocytic rim distribution were statistically significant in distinguishing between lymph node metastasis and tumor deposits. Correct differentiation between tumor deposits, large vessel invasion (EMVI), and lymph node metastasis is essential for accurately predicting prognosis. Therefore, the use of morphological clues and immunohistochemical stains is crucial for accurate assessment.

Benzer Tezler

  1. Kolorektal kanserli hastalarda platin, fluoropirimidin ve irinotekan ilaç dirençlerinin araştırılması

    Platinium, fluoropirimidine and irinotecan drug resistance research in patients with colorectal carci̇noma

    NECİBE DİLAN POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    OnkolojiPamukkale Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ARZU YAREN

  2. Erzurum ve cıvarında kolo-rektal karsinoma.

    Başlık çevirisi yok

    ERHAN GÜNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1974

    Genel CerrahiAtatürk Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

  3. Spinal kord yaralanmalı hastalarda nörojenik bağırsak disfonksiyon skorunun Türkçe geçerlilik ve güvenirlik çalışması

    Reliability and validity of Turkish version of neurogenic bowel dysfunction score in patients with spinal cord injury

    DİDEM ERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonDokuz Eylül Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SELMİN GÜLBAHAR

  4. Endometrium kanseri nedeniyle opere edilen hastalarda preoperatif, intraoperatif ve postoperatif patoloji sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of preoperative, intraoperative and postoperative pathological results of patients operated for endometrial cancer

    FATMA ASLIHAN DUMLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ANIL ONAN