Preeklampsi ve şiddetini öngörmede 1 ve 3. trimesterdaki sır markerlarının yeri
Predicting preeclampia and its severity in the 1st and 3rd trimesters location of secret markers
- Tez No: 905740
- Danışmanlar: PROF. DR. PINAR KUMRU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Preeklampsi trofoblast invazyon eksikliğine bağlı geliştiği düşünülen gebelerin önemli bir kısmını etkileyen etkileyen sistemik inflamatuar bir hastalıktır.Preaklampsi; maternal mortalite ve morbiditenin preterm doğum, perinatal ölüm ve intrauterin büyüme geriliğinin başlıca nedenidir.Türkiyede hipertansif hastalıklar postpartum hemorajiden sonra en sık 2. Maternal ölüm nedenidir.Bu çalışmada, İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde takibi ve tedavisi yapılan preeklampsi ve şiddetli preeklampsi hastalarının 1. Ve 3. Trimester SIR markerlanın(MLR,NLR,PLR,SII,MPV) kontrol grubuyla karşılaştırılarak preeklampsinin olumsuz maternal ve fetal sonuçları ortaya çıkmadan öngörülümesinin mümkün olup olmadığı araştırıldı. Çalışmanın hedefleri SIR markerlarının 1. Ve 3. Trimesterdaki değerlerinin preeklampsi veya şiddetli preeklampsi arasındaki, ilişkinin belirlenip sonuçların litaratürdeki diğer çalışmalar ile kıyaslanmasıdır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışmasında, 2019 ile 2024 tarihleri arasında, Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran 192 çalışma hastası ile 96 kontrol grubu hastası dahil edildi. Preeklampsi ve şiddetli Preekmalpsi tanısı alan gebeler ve kontrol gurubu olarak komorbid hastalığı olmayan gebeler dahil edildi. SIR markerları(NLR, PLR, MLR, SII) için bu gebelerin 1.ve 3. trimestardaki poliklinik muayneleri sırasında bakılan bilgisayar tabanlı hasta kayıtlarında bulunan hemogram parametlerinden bakıldı. Diyabet, hipertansiyon, nefropati, renal veya hepatit disfonksiyon, aktif veya sistemik enfeksiyon, koryoamniyonit veya herhangi bir sistemik hastalığı olan hastalar bu çalışmadan çıkarıldı. Aktif enfeksiyon belirtileri(ağrı, ateş veya vajinal akıntı) olan hastalar çalışmadan çıkarıldı. Veri Analizi: Çalışmaya dahil edilen 288 hastanın yaş, gravida, parite, abortus ve vücut kitle indeksi gibi demografik verileri ile 1.ve 3. Trimester SIR markerları karşılaştırıldı. Tanımlayıcı istatistikler, sürekli değişkenler için ortalama, standart sapma, medyan, minimum ve maksimum değerler olarak sunulmuştur. Gruplar arasındaki karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, Wilcoxon rank test, Kruskal-Wallis testi ve Pearson Ki-kare testi kullanıldı. Sürekli değişkenlerin en iyi kestirim noktası için ROC eğrisi analizi yapılmış ve Youden indeksine göre en iyi kesim noktası belirlenmiştir. İki yönlü p değeri <0.05 olan durumlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Veri analizi SPSS (Statistical Package for Social Sciences) versiyon 29.0.2 kullanılarak yapıldı. Bulgular: Çalışmada preeklampsi ve şiddetli preeklampsi hastalarının 1. ve 3. trimesterdeki SIR markerları (MLR, NLR, PLR, SII, MPV) incelenmiştir. Preeklampsi grubunda sağlıklı kontrol grubuna kıyasla tüm SIR markerlarının anlamlı derecede yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu durum, inflamasyonun preeklampsi gelişiminde rol oynadığını ve SIR markerlarının preeklampsinin tanı ve prognozunda potansiyel bir gösterge olabileceğini göstermektedir. Ayrıca, şiddetli preeklampsi grubunda, hafif preeklampsi grubuna kıyasla SIR markerlarının daha yüksek değerlere sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgu, markerların hastalığın ciddiyetini yansıtabilme kapasitesini desteklemektedir. 1. trimesterde ölçülen NLR ve PLR değerlerinin, preeklampsinin erken dönemlerde tanınmasında yardımcı olabileceği görülmüştür. 3. trimesterdeki SII ve MLR değerleri ise preeklampsinin ilerleyişini ve hastalığın şiddetini belirlemede daha etkili bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışma, SIR markerlarının (MLR, NLR, PLR, SII, MPV) preeklampsi tanı ve prognozunda klinik olarak değerli olabileceğini ortaya koymaktadır. Özellikle NLR ve PLR'nin 1. trimesterde yüksek olması, preeklampsi riski taşıyan gebelerde erken tanıya olanak sağlayabilir. 3. trimesterde ise SII ve MLR değerleri, hastalığın şiddetini değerlendirmede faydalı olabilir. Çalışma bulguları, preeklampsinin inflamatuar bir süreçle ilişkili olduğunu desteklemekte ve bu markerların gebelik boyunca preeklampsi riskini belirlemek ve hastalığın ilerleyişini öngörmek için kullanılabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, SIR markerlarının erken dönemde ölçülmesi, yüksek riskli gebelerde preeklampsi gelişimini önlemek için erken müdahalelere olanak tanıyabilir. Çalışmanın literatüre katkısı, inflamatuar markerların preeklampsi tanı ve yönetiminde kullanılması konusunda daha fazla araştırma yapılmasının önemini vurgulamaktadır
Özet (Çeviri)
Objective: Preeclampsia is a systemic inflammatory disease that affects a significant portion of pregnancies and is thought to develop due to insufficient trophoblast invasion. Preeclampsia is one of the primary causes of maternal mortality and morbidity, as well as preterm birth, perinatal death, and intrauterine growth restriction. In Turkey, hypertensive diseases are the second most common cause of maternal death after postpartum hemorrhage. In this study, it was investigated whether it is possible to predict preeclampsia and severe preeclampsia before adverse maternal and fetal outcomes occur by comparing the 1st and 3rd trimester SIR markers (MLR, NLR, PLR, SII, MPV) in patients diagnosed and treated for preeclampsia and severe preeclampsia at Istanbul Zeynep Kamil Women and Children's Health Training and Research Hospital, with those in a control group. The study aims to determine the relationship between the values of SIR markers in the 1st and 3rd trimesters and preeclampsia or severe preeclampsia, and to compare the results with those of other studies in the literature. Materials and Methods: In this retrospective cohort study, 192 study patients and 96 control group patients who visited Zeynep Kamil Women and Children's Health Training and Research Hospital between 2019 and 2024 were included. Pregnant women diagnosed with preeclampsia and severe preeclampsia were included, along with a control group of pregnant women without comorbidities. For SIR markers (NLR, PLR, MLR, SII), hemogram parameters from computer-based patient records, obtained during the 1st and 3rd trimester outpatient clinic visits of these pregnant women, were used. Patients with diabetes, hypertension, nephropathy, renal or hepatic dysfunction, active or systemic infection, chorioamnionitis, or any systemic disease were excluded from the study. Patients showing signs of active infection (pain, fever, or vaginal discharge) were also excluded from the study. Data Analysis: The demographic data of the 288 patients included in the study—such as age, gravidity, parity, abortion history, and body mass index—as well as 1st and 3rd trimester SIR markers were compared. Descriptive statistics were presented as mean, standard deviation, median, minimum, and maximum values for continuous variables. For comparisons between groups, the Mann-Whitney U test, Wilcoxon rank test, Kruskal-Wallis test, and Pearson Chi-square test were used. ROC curve analysis was performed to identify the optimal cut-off points for continuous variables, with the best cut-off point determined according to the Youden index. A two-sided p-value <0.05 was considered statistically significant. Data analysis was conducted using SPSS (Statistical Package for Social Sciences) version 2 Results: In this study, the 1st and 3rd trimester SIR markers (MLR, NLR, PLR, SII, MPV) of patients with preeclampsia and severe preeclampsia were examined. It was observed that all SIR markers in the preeclampsia group were significantly higher compared to the healthy control group. This finding suggests that inflammation plays a role in the development of preeclampsia and that SIR markers may serve as potential indicators in the diagnosis and prognosis of preeclampsia. Additionally, it was found that SIR markers were higher in the severe preeclampsia group compared to the mild preeclampsia group, supporting the markers' capacity to reflect disease severity. NLR and PLR values measured in the 1st trimester were found to be helpful in the early detection of preeclampsia, while SII and MLR values in the 3rd trimester were found to be more effective in assessing the progression and severity of the disease. Conclusion: This study demonstrates that SIR markers (MLR, NLR, PLR, SII, MPV) may have clinical value in the diagnosis and prognosis of preeclampsia. In particular, elevated NLR and PLR levels in the 1st trimester could facilitate early diagnosis in pregnant women at risk for preeclampsia. In the 3rd trimester, SII and MLR values may be useful in assessing disease severity. The findings support the association between preeclampsia and inflammatory processes, indicating that these markers could be used throughout pregnancy to determine preeclampsia risk and predict disease progression. In conclusion, early measurement of SIR markers may enable timely interventions to prevent preeclampsia in high-risk pregnancies. This study contributes to the literature by emphasizing the need for further research on the use of inflammatory markers in the diagnosis and management of preeclampsia.
Benzer Tezler
- Preeklampsinin şiddetini öngörmede trombosit volüm ölçümlerinin değerlendirilmesi ve önemi
The importance and evaluation of mean platelet volume on the severity of preeclampsia
HATİCE YILMAZ DOĞRU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
UZMAN ERGÜN BİLGİÇ
- Preeklamptik ve normotansif gebe kadınlar arasında serum iskemi modifiye albumin düzeylerinin karşılaştırılması
Comparison of serum ischemia modified albumin levels between preeclamptic and normotensive pregnant women
ZUHAL DİNÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERBİL ÇAKAR
- Preeklamptik gebelerdeki maternal serum Sistatin C seviyesinin maternal morbidite ve perinatal sonuçlarla ilişkisinin sağlıklı gebeler ile karşılaştırılarak prospektif araştırılması
Comparative prospective study of the correlation between maternal serum Cystatin C levels, maternal morbidity, and perinatal outcomes in preeclamptic and healthy pregnancies
SABİHA GÖKÇEN DÖNMEZ PEHLİVAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NERGİZ KENDER ERTÜRK
- Preeklampsi hastalarinda aspartat aminotransferaz/trombosit sayisi (APRI) skorunun değerlendirilmesi
Evaluation of aspartate aminotransferase / platelet count (APRI) score in preeclampsia patients
BÜŞRA ÖZTÜRK TAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumKütahya Sağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CENK SOYSAL
- Preeklampsiyi öngörmede birinci trimester eozinofil sayısı ve eozinofil bazlı tam kan hücre indekslerinin rolü
The role of first-trimester eosinophil count and eosinophil-based complete blood cell indices in predicting preeclampsia
EDANUR NAZLIGÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİYAZİ TUĞ