Geri Dön

İnflamatuar bağırsak hastalığı ile takip edilen hastalarda yağlı karaciğer hastalığı sıklığı, klinik ve laboratuar değerlerinin incelenmesi

Investigation of fatty liver disease frequency, clinical and laboratory values in patients followed up with inflammatory bowel disease

  1. Tez No: 907958
  2. Yazar: ÖMER TOPRAK
  3. Danışmanlar: DOÇ. OĞUZHAN YILDIRIM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İnönü Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: İnflamatuar bağırsak hastalığı (İBH), Bunlar Ülseratif Kolit (ÜK) ve Crohn hastalığı (CH) olmak üzere iki ana hastalıktan oluşmaktadır. ÜK sıklıkla kolonu etkiler ve mukozal tabakanın inflamasyonu ile karakterizedir. CH ise transmural inflamasyon yapar ve oral kaviteden, perianal bölgeye kadar gastrointestinal sistemin herhangi bir bölümünü tutabilir. Bu çalışmadaki amacımız, İnönü Üniversitesi İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları polikliniğinde, İBH ile takipli hastaların klinik, antropometik, laboratuvar ve fibroscan ile görüntülenmelerini ve bu hastalarda yağlı karaciğer sıklığını prospektif olarak inceledik. Gereç ve yöntem: Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları polikliniğine Haziran 2022- Ekim 2022 tarihinde başvuran İBH tanısı olan 135 hastayı prospektif olarak inceledik. İBH tanısı alan hastaların; laboratuvar verileri, antropometik ölçümleri, hastalık tanı yılı, tedavi süresi, kullanılan tedavi, fibroscan ile yağlanma değerlendirilmesi incelendi. Bulgular: Çalışmaya 37'si Crohn ve 78'i ÜK olmak üzere toplam 115 hasta dâhil edilmiştir. Crohn hastalarının %56,8'i kadın ve %43,2'si erkektir. ÜK hastalarının ise %41'i kadın ve %59'u erkektir. Crohn hastalarının yaş ortalaması 41,8±14,2 olup ÜK hastalarının yaş ortalaması ise 40,3±12,1 yıldır. Erkeklerde yağlanma görülme oranı (%58,1) kadınlarda yağlanma görülme oranından anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p=0,017). Yağlanma görülenlerin yaş ortalaması yağlanma olmayanların yaş ortalamasından anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Yağlanma görülen hastaların boy, kilo, VKİ, bel çevresi, sistolik ve diastolik basıncı yağlanma olmayanların değerlerinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Yağlanma görülen hastaların AST, ALT ve GGT değeri yağlanma olmayanların değerlerinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Yağlanma görülen hastaların tedavi süresi yağlanma olmayanların süresinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p=0,016). Metabolik sendromu olanların %72,2'sinde, 1 komponent olanların %40'ında, 2 komponent olanların %57,7'sinde ve metabolik sendrom olmayanların ise %36,1'inde yağlanma görülmüş ve metabolik sendrom arasında yağlanma varlığı açısından anlamlı farklılık görülmüştür (p=0,043). Sonuç: Bu bulgular ile birlikte, İBH'nın, klinik, laboratuvar, görüntüleme ve antropometik özelliklerini bilmek, bu hastalarda karaciğer yağlanmasının sıklığını tespit etmemizi sağlayabilir. Erken tanı ile hastalığın prognozunun düzeltilmesinde kullanılabilir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Inflammatory bowel disease (IBD) consists of two main diseases: Ulcerative Colitis (UC) and Crohn's disease (CH). UC often affects the colon and is characterized by inflammation of the mucosal layer. CH causes transmural inflammation and can involve any part of the gastrointestinal tract from the oral cavity to the perianal region. Our aim in this study was to prospectively investigate the clinical, anthropometic, laboratory and fibroscan imaging of patients followed up with IBD in Inonu University Inflammatory Bowel Diseases outpatient clinic and the frequency of fatty liver in these patients. Materials and methods: We prospectively investigated 135 patients diagnosed with IBD who applied to Malatya İnönü University Faculty of Medicine Inflammatory Bowel Diseases outpatient clinic between June 2022 and October 2022. Patients diagnosed with IBD; Laboratory data, anthropometic measurements, year of disease diagnosis, duration of treatment, treatment used, evaluation of adiposity with fibroscan were examined. Results: A total of 115 patients, 37 of whom were Crohn's and 78 were UC, were included in the study. 56.8% of Crohn's patients are female and 43.2% are male. On the other hand, 41% of UC patients are female and 59% are male. The mean age of Crohn's patients is 41.8±14.2 years, and the mean age of UC patients is 40.3±12.1 years. The prevalence of adiposity in men (58.1%) was found to be significantly higher than in women (p=0.017). The mean age of those with adiposity was found to be significantly higher than the mean age of those without adiposity. Height, weight, BMI, waist circumference, systolic and diastolic pressure of patients with adiposity were found to be significantly higher than those without adiposity (p<0.05). The AST, ALT and GGT values of patients with adiposity were found to be significantly higher than those without adiposity (p<0.05). The duration of treatment of patients with adiposity was found to be significantly higher than the duration of patients without adiposity (p=0.016). Adiposity was observed in 72.2% of those with metabolic syndrome, 40% of those with 1 component, 57.7% of those with 2 components and 36.1% of those without metabolic syndrome, and a significant difference was observed between metabolic syndrome in terms of the presence of adiposity. (p=0.043) Conclusion: With these findings, knowing the clinical, laboratory, imaging and anthropometic features of IBD may enable us to determine the frequency of fatty liver in these patients. It can be used to improve the prognosis of the disease with early diagnosis.

Benzer Tezler

  1. The role of oxidative stress factors in the pathophysiology of Ocular Rosacea, analysis of tears and other materials

    Oküler Rosacea patofizyolojisinde oksidatif stres faktörlerinin rolü, gözyaşı ve diğer materyallerin analizi

    NİLÜFER YEŞİLIRMAK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    BiyokimyaGazi Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NESLİHAN BUKAN

    PROF. DR. JEAN-LOUIS BOURGES

  2. Development of mirna biomarkers for the differentiation between gingivitis and periodontitis: A pilot study

    Gingivitis ve periodontitis ayrımı için mirna biyobelirteçlerinin geliştirilmesi: Pilot çalışma

    DHAFIR LATIEF FAYADH FAYADH

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    BiyokimyaSüleyman Demirel Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CALAPOĞLU

  3. İnflamatuar barsak hastalığı olan ve olmayan 40 yaş altı hastalar ile inflamatuar barsak hastalığı olmayan 65 yaş üstü hastaların kırılganlık ve nütrisyon değerlerinin karşılaştırılması

    Comparison of frailty and nutritional status between inflammatory bowel disease patients under 40 years of age and healthy individuals under 40 and over 65

    MUHAMMED İBRAHİM ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KADER İRAK

  4. İleri yaşta (60 yaş ve üzeri) ülseratif kolit tanısı alan hastaların klinik özelliklerinin ve hastalık seyirlerinin erişkin yaşta tanı alan hastalar ile karşılaştırılması

    Comparison of clinical characteristics and disease course in patients diagnosed with ulcerative colitis at an advanced age (≥60 years) versus patients diagnosed in adulthood

    ŞERVAN ZÜMRÜT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    GastroenterolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZLEN ATUĞ

  5. İnflamatuar barsak hastalığı ile takip edilen hastalarda COVID-19'un hastalık seyrine etkileri

    The effects of COVID-19 on the progress of the disease in patients followed with inflammatory bottom disease

    CEREN SUNTUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    GastroenterolojiAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİNÇ DİNÇER