Geri Dön

Obsesif kompulsif bozuklukta otojen obsesyon varlığının psikoz benzeri yaşantılar, dürtüsellik, savunma mekanizmaları ve psikolojik dayanıklılık ile ilişkisi

The relationship of autogenous obsessions in obsessive-compulsive disorder with psychosis-like experiences, impulsivity, defense mechanisms and psychological resilience

  1. Tez No: 908620
  2. Yazar: GÜLCAN KARACA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EMİN ORYAL TAŞKIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Obsesif kompulsif bozukluk, otojen obsesyon, ego işlevleri, psikoz benzeri yaşantılar, dürtüsellik, savunma mekanizmaları, dayanıklılık, Obsessive compulsive disorder, autogenous obsession, ego functions, psychosis-like experiences, impulsivity, defense mechanisms, resilience
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bilişsel kurama ait bir sınıflandırma olan otojen ve reaktif tip obsesyonların karşılaştırıldıklarında pek çok açıdan farklı özellikler gösterdiği görülmektedir. Bu alandaki çalışmalar çoğunlukla nörobiyolojik alanlarda sınırlı kalmıştır. Bu çalışma ile otojen tip obsesyon varlığının psikodinamik bir kavram olan ego gücü ve işlev düzeyi ile ilişkisini değerlendirmek için; psikoz benzeri yaşantılar, dürtüsellik, savunma mekanizmaları, psikolojik dayanıklılık arasındaki niteliksel farklılıkların belirlenmesini amaçlanmıştır. Yöntem: Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Psikiyatri polikliniğinde takipli SCID-5 görüşmesi ile OKB tanısı alan, çalışmamıza katılmayı kabul eden ve onam formu alınan, dahil edilme kriterlerine uyan 96 OKB hastası örneklem olarak alınmıştır. Çalışmaya katılan her hastaya sırasıyla Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği (YBOCS)- Belirti Kontrol Listesi, Toplumda Psişik Yaşantıları Değerlendirme Ölçeği (TPYÖ), Barratt Dürtüsellik Ölçeği kısa formu(BDO), Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (YPDÖ), Savunma Biçimleri Testi (SBT-40), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HDDÖ) ve Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği (HADÖ) uygulanmıştır. İstatistiksel analizde ki-kare testi, shapiro-wilk testi, student t testi ya da Mann Whitney U testi yapılmıştır. İstatistiksel önemlilik açısından %95 güven aralığında, anlamlılık p<0,05 olarak kabul edilmiştir. İleri analizde anlamlı çıkan değişkenlerle modeller kurularak binary logistik regresyon uygulanmıştır. Bulgular: Hastalık ile ilişkili veriler değerlendirildiğinde; otojen obsesyon içeren grupta yatış sayısının, düzenli kontrollere katılımın, öncesinde psikotrop ilaç kullanımının daha fazla, ilk tanı yaşının daha erken olduğu bulunmuştur. Otojen obsesyon içeren grupta algısal anormalliklerin, bizar deneyimlerin, sanrısal düşüncelerin, immatür savunmaların, motor dürtüsellik, dikkat dürtüselliği, plan yapamama ve toplam dürtüsellik puanları saf reaktif gruba göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Saf reaktif grupta ise psikolojik dayanıklılığın faktörlerinden olan sosyal kaynaklar, aile uyumu, yapısal stil, gelecek algısı ve kendilik algısı düzeylerinin otojen obsesyon içeren gruba göre anlamlı olarak daha yüksek olduğunu görülmüştür. Sonuç: İlk tanı yaşının daha erken olması, algısal anormalliklerin ve bizar deneyimlerin fazla olması, obsesyon şiddeti ve motor dürtüselliğin artması, dayanıklılık kavramı içindeki yapısal stil alanındaki zayıflığın olması otojen obsesyon varlığı ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak kısıtlılıklar sebebiyle daha geniş kapsamlı ve ileriye dönük araştırmalara gerek duyulduğu düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: When autogenic and reactive obsessions, which are a classification belonging to cognitive theory, are compared, it is seen that they show different characteristics in many aspects. Studies in this field have mostly been limited to neurobiological fields. This study aims to determine the qualitative differences between psychosis-like experiences, impulsivity, defense mechanisms, and psychological resilience in order to evaluate the relationship between the presence of autogenic obsession and ego strength and ego functional level, which are psychodynamic concepts. Method: 96 OCD patients who were diagnosed with OCD through a follow-up SCID-5 interview at the Celal Bayar University Hafsa Sultan Hospital Psychiatry Outpatient Clinic, who agreed to participate in our study, whose consent forms were obtained, and who met the inclusion criteria were taken as a sample. Each patient participating in the study was administered the Yale-Brown Obsession Compulsion Scale (YBOCS)-Symptom Checklist, Community Assessment of Psychic Experiences (CAPE) scale, Barratt Impulsivity Scale short form (BIS), Resilience Scale for Adults (RSS), Defense Styles Test (DST-40), Hamilton Depression Rating Scale (HDRS) and Hamilton Anxiety Rating Scale (HADS) respectively. Chi-square test, Shapiro-Wilk test, Student t test or Mann Whitney U test were used in statistical analysis. In terms of statistical significance, significance was accepted as p<0.05 at 95% confidence interval. Binary logistic regression was applied by establishing models with variables that were found to be significant in further analysis. Results: When the data related to the disease were evaluated; It was found that the number of hospitalizations, participation in regular check-ups, and previous psychotropic drug use were higher and the age at first diagnosis was earlier in the group with autogenic obsession. Perceptual abnormalities, bizarre experiences, delusional thoughts, immature defenses, motor impulsivity, attentional impulsivity, failure to plan, and total impulsivity scores were significantly higher in the group with autogenic obsession than in the pure reactive group. In the pure reactive group, the levels of social competence, family coherence, personal structure, future perception, and self-perception, which are factors of psychological resilience, were significantly higher than in the group with autogenic obsession. Conclusion: It was concluded that earlier age of first diagnosis, more perceptual abnormalities and bizarre experiences, increased obsessive severity and motor impulsivity, and weakness in the structural style area within the concept of resilience are associated with the presence of autogenic obsession. However, due to limitations, it is thought that more comprehensive and prospective studies are needed.

Benzer Tezler

  1. Değişik psikolojik arazlara sahip olan ve olmayan öğrencilerin sorunları

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA KILIÇ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    PsikolojiHacettepe Üniversitesi

    Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. OYA G. ERSEVER

  2. Obsessif-kompulsif davranış gösteren hastalarda serebral lateralizasyonun araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    M. FATİH KARAASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    PsikiyatriUludağ Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

  3. Yurtta kalan ve kalmayan üniversite öğrencilerinin ruhsal durumlarını etkileyen bazı faktörler

    Başlık çevirisi yok

    TÜLAY SEYHAN MAŞRABACI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    PsikolojiHacettepe Üniversitesi

    Eğitimde Psikolojik Hizmetler Ana Bilim Dalı

    DR. MESUT BAŞ

  4. Panik bozukluğu agorafobi ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    M.RAŞİT TÜKEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Psikiyatriİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. ŞAHİKA YÜKSEL