Primer perkütan koroner girişim uygulanan ST yükselmeli miyokard enfarktüsü hastalarında enfarkt alanı ile serum il-10, apelin ve crp arasındaki ilişki
The relationship between infarct area and serum il-10, apelin and crp level in patients with ST elevation myocardial infarction undergoing pri̇mary percutaneous coronary intervention
- Tez No: 912279
- Danışmanlar: DOÇ. DR. YAVUZER KOZA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda primer perkutan koroner girişim (PPKG) uygulanan ST yükselmeli miyokard enfarktüsü (STYME) hastalarında enfarkt alanı ile serum İnterlökin-10 (IL-10), apelin ve yüksek duyalıklı C-reaktif protein (hsCRP) düzeyleri arsındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık Metot:.Prospektif olarak tasarladığımız bu çalışmaya 2024 ylında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Kliniğine STYME tanısı ile başvuran 88 ardışık hasta dahil edildi. İskemi semptomları başladıktan sonra 6 saat içerisinde PPKG öncesi ve PPKG sonrası 24± 2. Saatte venöz kandan EDTA içeren tüplere serum IL-10 ve apelin-36 örnekleri alındı.. PPKG sonrası 30. günde sol ventrikül ejeksiyon farksiyonu (SVEF) ve enfarkt alanı göstergesi olarak determine skoru hesaplandı. Serum IL-10, apelin-36, hsCRP seviyeleri determine skoru karşılaştırıldı. Hastalar hastane içi ve taburcukluk sonrası stent trombozu, kardiyovasküler kaynaklı ölüm, mekanik kompliksyon, iskemik ve hemorajik serebrovasküler olaylar açısından 30 gün takip edildi. Bulgular: PPKG öncesi serum apelin-36 düzeyinde (793,21 ± 99,99 pg/ml), PPKG sonrası 24 ± 2. saatte serum apelin-36 düzeyine (674,19 ± 101,93 pg/ml) kıyasla anlamlı azalma izlendi (p<0,001). PPKG öncesi IL-10 düzeyinde (3,23 ± 1,35 pg/mL), PPKG sonrası 24 ± 2. Saatte serum IL-10 düzeyine (4,03 ± 1,05 pg/ml) kıyasla anlamlı artma izlendi (p<0,001). PPKG öncesi ve sonrası serum apelin-36 ile determine skoru arasında anlamlı ilişki bulunmadı. (sırasıyla, p=0,08, p=0,91). PPKG öncesi ve sonrası serum IL-10 düzeyleri ile determine skoru arasında anlamlı ilişki izlenmedi (sırasıyla, p=0,13 ve p=0,13). PPKG sonrası 30. günde ölçülen SVEF ile determine skoru arasında yüksek düzeyde negatif korelasyon izlenmiştir (r=-0,625, p<0001). Prognostik biyobelirteçler pik troponin I ve N-terminal beyin natriüretik peptid (NT-proBNP) ve hsCRP, düzeyleri yüksek olan hastaların determine skoru daha yüksek bulundu. (sırasıyla, p<0,001, p=0,001, p=0,005). Miyokard enfarktüsünde tromboliz (TIMI)-3 akım izlenen hastaların PPKG öncesi serum IL-10 seviyesi TIMI-2 akım izlenen hastaların PPKG öncesi serum IL-10 seviyesinden daha düşük bulunmuştur(p=0,044) Sonuç: PPKG öncesi ve sonrası serum apelin-36 ve IL-10 seviyerleri ile determine skoru arasında bir ilişki bulunamamıştır. Determine skoru enfarkt alanını gösteremede SVEF ile benzer duyarlılığa sahiptir. Prognostik biyobelirteçler troponin I, NT-proBNP ve hsCRP düzeyi yüksek olan hastaların determine skoru daha yüksek bulunmuştur.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aims to investigate the relationship between the infarct area and serum levels of Interleukin-10 (IL-10), apelin and high-sensitivity C-reactive protein (hsCRP) in patients with ST-segment elevation myocardial infarction (STEMI) undergoing primary percutaneous coronary intervention (PPCI). Methods: This prospective study included 88 consecutive patients diagnosed with STEMI who presented to the Cardiology Clinic of Atatürk University Faculty of Medicine in 2024. Venous blood samples for serum IL-10 and apelin-36 were collected in EDTA-containing tubes within 6 hours after the onset of ischemic symptoms before PPCI and at 24±2 hours post-PPCI The left ventricular ejection fraction (LVEF) and infarct area indicator, determine score, were calculated at 30 days post-PPCI. Serum IL-10, apelin-36, and hsCRP levels were compared with the determine score. Patients were followed for 30 days for in-hospital and post-discharge outcomes, including stent thrombosis, cardiovascular mortality, mechanical complications, and ischemic and hemorrhagic cerebrovascular events. Results: A significant decrease was observed in serum apelin-36 levels from before PPCI (793.21 ± 99.99 pg/ml) to 24 ± 2 hours post-PPCI (674.19 ± 101.93 pg/ml) (p<0.001). Conversely, serum IL-10 levels significantly increased from before PPCI (3.23 ± 1.35 pg/mL) to 24 ± 2 hours post-PPCI (4.03 ± 1.05 pg/ml) (p<0.001). No significant relationship was found between pre- and post-PPCI serum apelin-36 levels and determine score (p=0.08, p=0.91, respectively). Similarly, no significant relationship was found between pre- and post-PPCI serum IL-10 levels and determine score (p=0.13, p=0.13, respectively). A high level of negative correlation was observed between LVEF measured at 30 days post-PPCI and determine score (r=-0.625, p<0.001). Patients with higher levels of prognostic biomarkers such as peak troponin I, N-terminal pro-brain natriuretic peptide (NT-proBNP), and hsCRP had higher determine scores (p<0.001, p=0.001, p=0.005, respectively). The pre-PPCI serum IL-10 level in patients with thrombolysis in myocardial infarction (TIMI)-3 flow was found to be lower than in patients with TIMI-2 flow (p=0.044). Conclusion: No relationship was found between serum apelin-36 and IL-10 levels and determine score before and after PPCI. The determine score has similar sensitivity to LVEF in indicating infarct area. Patients with higher levels of prognostic biomarkers such as troponin I, NT-proBNP, and hsCRP had higher determine scores.
Benzer Tezler
- Primer perkütan koroner girişim uygulanan ST segment yükselmeli miyokard enfarktüsü hastalarında kan basıncı değişkenliğinin kontrast nefropatisi ile ilişkisi
Relationship of blood pressure variability with contrast induced nephropathy in ST elevation myocardial infarction patients undergoing primary percutaneous coronary intervention
CAHİT COŞKUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET BARAN KARATAŞ
- Primer perkütan koroner girişim uygulanan ST segment yükselmeli miyokart enfarktüsü hastalarında QT dispersiyonuna etki eden faktörlerin belirlenmesi
Determination of factors affecting QT dispersion in patients with ST segment elevated myocardial infarction
GÜRKAN İŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
KardiyolojiBaşkent ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLYAS ATAR
- Pan immün inflamasyon değerinin primer perkütan koroner girişim uygulanan styme hastalarında kontrast ilişkili nefropatiyi öngörmedeki yeri
Role of pan immune inflammation value in predicting contrast induced nephropathy in patients undergoing primary percutaneous coronary intervention for st-elevations myocardial infarction
ZEYNEP KOLAK GIOUSOUF CHOUSEIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EMRAH BOZBEYOĞLU
- Primer perkütan koroner girişim yapılan hastalarda rezidüel syntax skoru ile hastane içi sonlanımların ilişkisi
Relationship between residual syntax score and in hospital outcomes in patients undergoing primary percutaneous intervention
ALTUĞ ÖSKEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
KardiyolojiSakarya ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RAMAZAN AKDEMİR
- Akut ST yükselmeli miyokard infarktüslü 65 yaş ve üstü vakalarda trombolitik tedavi ve primer perkütan koroner girişimin hastane içi ve 6 aylık mortaliteye etkilerinin karşılaştırılması
Comparison of effects of thrombolytic therapy and primary percutaneous coronary intervention in patients aged 65 years and older with ST segment elevation myocardial infarction on in-hospital and six months mortality
İBRAHİM KOCAYİĞİT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
KardiyolojiSakarya ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSEYİN GÜNDÜZ