Akut iskemik inme tanısı almış hastalarda serum laktat dehidrogenaz değeri ile ulusal sağlık enstitüleri inme ölçeği arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between serum lactate dehydrogenase levels and the national institutes of health stroke scale in patients diagnosed with acute ischemic stroke
- Tez No: 917973
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET ERGİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada Akut İskemik İnme (Aİİ) tanısı almış hastalarda, başvuru anındaki serum laktat dehidrogenaz (LDH) değeri ile Ulusal Sağlık Enstitüleri İnme Ölçeği (NIHSS) arasındaki ilişkiyi ve hastane içi mortaliteyi öngörmedeki etkinliğini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif ve tek merkezli olarak planlanan çalışmamıza, 01.01.2023 ile 31.12.2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Acil Servisine, inme ilişkili şikayetlerin başlangıcından itibaren 72 saat içerisinde başvurup, Beyin Bilgisayarlı Tomografi Anjiografi (BBTA) ve/veya Difüzyon MRG ile Aİİ tanısı konulan, nöroloji servis veya yoğun bakımına yatırılan hastalar dahil edildi. Hastaların şikayetleri, fizik muayene bulguları, radyolojik görüntüleme raporları, laboratuvar sonuçları, NIHSS sonuçları ve klinik sonlanımları çalışma formuna not edildi. Hasta verileri hastane bilgi sistemi üzerinden elde edildi. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 512 hastanın %55,3'ü (n:283) erkekti. Hastaların yaş ortalaması 71 yıl (20-98) oldu. Acil servisteki hastaların yalnızca %0,2'si (n=1) taburcu edilirken, %71,3'ü (n=365) servise, %28,5'i (n=146) ise Yoğun Bakım Ünitesi'ne (YBÜ) alındı. Hastaların %90,4'ü (n=463) için taburculuk ve %9,6'sı (n=49) içinse ölüm bildirildi. Hastaların yaş, NIHSS ve GKS sonuçları acil servis ve hastane sonlanım açısından istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdi (sırası ile p=0.007; <0,001; <0,001; <0,001; <0,001ve <0,001). Buna göre acil servisten YBÜ'ye yatan hastaların yaş ve NIHSS sonuçları daha yüksek iken, GKS daha düşüktü. Benzer şekilde, hastane sonlanımı vefat ile sonuçlanan hasta grubunda hem yaş ve NIHSS skorları daha yüksek iken, GKS daha düşüktü. Hastaların serum LDH düzeyleri acil servis ve hastane sonlanım açısından istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdi (sırası ile p=0.001 ve 0.029). Hem acil servisten YBÜ'ye yatan hem de hastanede vefat eden hasta grubunda diğer gruba göre serum LDH düzeyleri daha yüksekti. Sonuç: Çalışmamızda elde edilen sonuçlar, serum LDH düzeylerinin Aİİ hastalarında hastane içi mortalite riskini öngörme açısından etkili bir biyobelirteç olabileceğini ortaya koymaktadır. Ancak, LDH'nin, inme prognozu için yaygın olarak kullanılan diğer biyobelirteç ve klinik skorlamalarla karşılaştırıldığında, duyarlılık ve özgüllük açısından nasıl bir performans sergilediğini belirlemek amacıyla daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Bu tür veriler, serum LDH düzeylerinin yalnızca klinik bir belirteç olarak değil, aynı zamanda inme sonrası tedavi planlamasında da önemli bir role sahip olabileceğini ortaya koyabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: This study aimed to investigate the relationship between serum lactate dehydrogenase (LDH) levels at admission and the National Institutes of Health Stroke Scale (NIHSS) in patients diagnosed with Acute Ischemic Stroke (AIS). Additionally, we aimed to assess the effectiveness of LDH in predicting in-hospital mortality. Material and Methods: Our study, planned as a retrospective and single-center investigation, included patients who presented to the emergency department (ED) of Ankara Bilkent City Hospital within 72 hours of the onset of symptoms between January 1, 2023, and December 31, 2023. These patients were diagnosed with Acute Ischemic Stroke (AIS) through Brain Computed Tomography Angiography (BCTA) and/or Diffusion MRI and were admitted to the neurology ward or intensive care unit. The patients' symptoms, physical examination findings, radiological imaging reports, laboratory results, NIHSS scores, and clinical outcomes were recorded in the study form. Patient data were obtained through the hospital information system. Results: A total of 512 patients were included in the study, of whom 55.3% (n=283) were male. The mean age of the patients was 71 years (range: 20–98). In the ED, only 0.2% (n=1) of patients were discharged, while 71.3% (n=365) were admitted to the ward and 28.5% (n=146) were transferred to the ICU. Discharge was reported for 90.4% (n=463) of the patients, while 9.6% (n=49) died during hospitalization. Age, NIHSS, and GCS scores were found to differ significantly in terms of ED and in-hospital outcomes (p=0.007, <0.001, and <0.001, respectively). Patients transferred from the ED to the ICU had higher ages and NIHSS scores but lower GCS scores compared to other groups. Similarly, patients who died during hospitalization had higher age and NIHSS scores and lower GCS scores. Serum LDH levels also showed a statistically significant difference in terms of both ED and in-hospital outcomes (p=0.001 and 0.029, respectively). Patients transferred to the ICU or who died during hospitalization had higher serum LDH levels compared to other groups. Conclusions: The results obtained from our study suggest that serum LDH level could be an effective biomarker for predicting mortality risk in patients with Acute Ischemic Stroke (AIS). However, further studies are needed to determine its performance in terms of sensitivity and specificity compared to other biomarkers and clinical scoring systems commonly used for stroke prognosis. Such data could indicate that serum LDH level may play an important role, not only as a clinical indicator but also in treatment planning following a stroke.
Benzer Tezler
- Acil servise başvuran akut iskemik inmeli hastalarda serum istmin-1'in klinik prognoz ile ilişkisinin araştırılması
Investigation of the relationship between serum istmin-1 and clinical prognosis in patients with acute ischemic stroke presenting to the emergency department
HASAN HÜSEYİN SARKI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
NörolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MELİH YÜKSEL
- Akut iskemik ve hemorajik inme hastalarının ilk değerlendirilmesinde serum c-reaktif protein/albumin oranı'nın klinik önemi
Clinical significance of serum c-reactive protein/albumin ratioin the initial assessment of acute ischemic and hemorrhagic stroke patients
ABDURRAHMAN BATU BATUGE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
NörolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZGÜR SÖĞÜT
- İnmenin ilk 48 saatinde başvuran hastalarda serum troponın ı ve ck-mb enzim seviyesi değişiklikleri ve bunun inme alt tipleri ile olan ilişkisinin araştırılması
The investigation of the levels of serum troponin i and ck-mb enzyme levels within the first 48 hours of stroke and the relationship of these enzyme levels with stroke subtypes
ARİFE ÇİMEN ATALAR
- Akut iskemik inmeli hastalarda revaskülarizasyon sonrası plazma Galektin-1 ve Galektin-3'ün dinamik değişikliklerinin national ınstitutes of health stroke scale (NIHSS) skoru ile korelasyonun klinik önemi
Clinical significance of the correlation between dynamic changes in plasmagalectin-1 and Galectin-3 after revascularization and national institutes of health stroke scale (NIHSS) score in patients with acute ischemic stroke
ANIL ERKİN VURAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ERTAN CÖMERTPAY
- Acil serviste serebrovasküler hastalık tanısı alan hastalarda serum trombosit kaynaklı büyüme faktörü-beta (PDGF-ß) düzeylerinin araştırılması
Investigation of serum platelet derived growth factor-beta (PDGF-ß) levels in patients diagnosed with cerebrovascular disease in the emergency departmant
GÖKHAN AKSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İlk ve Acil YardımTrakya ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖMER SALT