Akut iskemik inmeli hastalarda revaskülarizasyon sonrası plazma Galektin-1 ve Galektin-3'ün dinamik değişikliklerinin national ınstitutes of health stroke scale (NIHSS) skoru ile korelasyonun klinik önemi
Clinical significance of the correlation between dynamic changes in plasmagalectin-1 and Galectin-3 after revascularization and national institutes of health stroke scale (NIHSS) score in patients with acute ischemic stroke
- Tez No: 1012132
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ERTAN CÖMERTPAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Gülhane Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, akut iskemik inmeli hastalarda revaskülarizasyon sonrası serum Galektin-1 ve Galektin-3 düzeylerinde meydana gelen dinamik değişikliklerin değerlendirilmesi ve bu biyobelirteçlerin NIHSS skoru, mRS, infarkt hacmi, reperfüzyon başarısı, mortalite ve klinik sonlanımlar ile ilişkisinin araştırılması amaçlandı. Yöntem: Bu prospektif, tek merkezli çalışma, SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'nde 07.01.2025–31.12.2025 tarihleri arasında yürütüldü. Çalışmaya akut iskemik inme tanısı alan toplam 180 hasta dahil edildi. Hastalar revaskülarizasyon uygulanan grup ve revaskülarizasyon uygulanmayan kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrıldı. Revaskülarizasyon uygulanan grupta 90 hasta, kontrol grubunda 90 hasta yer aldı. Revaskülarizasyon uygulanan hastalar mekanik trombektomi veya mekanik trombektomi ile birlikte intravenöz trombolitik tedavi almış hastalardan oluştu. serum Galektin-1 ve Galektin-3 düzeylerinin değerlendirilmesi amacıyla venöz kan örnekleri alındı. Revaskülarizasyon grubunda ilk örnek acil servis başvuru anında, ikinci örnek ise tedavi sonrası 12. saatte alındı. Revaskülarizasyon uygulanmayan grupta örnek başvuru anında elde edildi. Serum Galektin-1 ve Galektin-3 düzeyleri sandwich ELISA yöntemi ile ölçüldü. Hastaların demografik özellikleri, klinik skorları, laboratuvar parametreleri, infarkt hacimleri, TICI (Thrombolysis in Cerebral Infarction) skorları, acil servis sonlanımları, 90. gün mRS değerleri ve mortalite durumları kaydedildi. İstatistiksel analizlerde grup karşılaştırmaları, korelasyon analizleri, ROC analizi, Kaplan-Meier sağkalım analizi ve lojistik regresyon modeli kullanıldı. Bulgular: Revaskülarizasyon uygulanan hastalarda işlem sonrası serum Galektin-1 ve Galektin-3 düzeylerinde işlem öncesine göre anlamlı artış saptandı. Serum Galektin-1 düzeyi işlem öncesinde 9,24±3,56 ng/mL iken işlem sonrasında viii 11,49±6,46 ng/mL olarak bulundu ve bu artış istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,001). Serum Galektin-3 düzeyi ise işlem öncesinde 5,90±3,73 ng/mL iken işlem sonrasında 10,32±4,31 ng/mL olarak saptandı ve işlem sonrası artış anlamlı bulundu (p<0,001). Revaskülarizasyon uygulanmayan grupta serum Galektin-1 düzeyi 9,32±6,48 ng/mL, serum Galektin-3 düzeyi ise 6,79±3,95 ng/mL olarak hesaplandı. Takip sürecinde mortalite oranı revaskülarizasyon uygulanan grupta %34,4, revaskülarizasyon uygulanmayan grupta %13,3 olarak saptandı ve gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,001). Ancak bu fark, revaskülarizasyon tedavisinin mortaliteyi artırdığı şeklinde değil; revaskülarizasyon grubundaki hastaların başlangıçta daha ağır klinik tabloya sahip olması, daha yüksek NIHSS skorları ve daha geniş infarkt hacimleri ile birlikte yorumlandı. Revaskülarizasyon uygulanan hastalarda yapılan lojistik regresyon analizinde NIHSS skoru mortalite ile bağımsız ilişkili bulundu (OR=1,234; %95 GA: 1,103–1,381; p<0,001). Başarısız veya kısmi başarılı reperfüzyon da mortalite ile anlamlı ilişkiliydi (OR=7,725; %95 GA: 1,528–39,055; p=0,013). Buna karşılık Δ Galektin-3 düzeyi mortalite ile bağımsız anlamlı ilişki göstermedi (OR=0,802; %95 GA: 0,621–1,035; p=0,090). ROC analizinde işlem sonrası serum Galektin-3 düzeyinin 90. gün iyi prognozu ayırt etmede sınırlı-orta düzeyde performans gösterdiği saptandı (AUC=0,671). Sonuç: Bu çalışmada akut iskemik inmeli hastalarda revaskülarizasyon sonrası erken dönemde serum Galektin-1 ve özellikle serum Galektin-3 düzeylerinde anlamlı artış olduğu gösterildi. Serum Galektin-3 düzeyi klinik sonlanımlarla Galektin-1'e kıyasla daha belirgin ilişki göstermekle birlikte, tek başına güçlü bir prognostik belirteç olarak değerlendirilmemelidir. Mortaliteyi öngörmede başlangıç NIHSS skoru ve reperfüzyon başarısı temel belirleyiciler olarak öne çıkmıştır. Serum Galektin-1 ve Galektin-3 düzeyleri, akut iskemik inmede klinik ve radyolojik göstergelerin yerine geçmekten çok, bu parametreleri tamamlayabilecek aday biyobelirteçler olarak değerlendirilebilir. Bu bulguların desteklenmesi için daha geniş örneklemli, çok merkezli ve standartlaştırılmış zamanlı seri ölçümleri içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to evaluate the dynamic changes in serum Galectin-1 and Galectin-3 levels after revascularization in patients with acute ischemic stroke and to investigate the relationship of these biomarkers with NIHSS score, modified Rankin Scale, infarct volume, reperfusion success, mortality, and clinical outcomes. Methods: This prospective, single-center study was conducted in the Emergency Department of the University of Health Sciences Gülhane Training and Research Hospital between January 7, 2025, and December 31, 2025. A total of 180 patients diagnosed with acute ischemic stroke were included. Patients were divided into two groups according to revascularization status: 90 patients in the revascularization group and 90 patients in the non-revascularization control group. Patients in the revascularization group underwent mechanical thrombectomy or mechanical thrombectomy combined with intravenous thrombolytic therapy. Venous blood samples were obtained to assess serum Galectin-1 and Galectin-3 levels. In the revascularization group, the first sample was collected at admission to the emergency department and the second sample was collected at the 12th hour after treatment. In the non-revascularization group, blood samples were obtained at admission. Serum Galectin-1 and Galectin-3 levels were measured using the sandwich enzyme-linked immunosorbent assay method. Demographic characteristics, clinical scores, laboratory parameters, infarct volumes, TICI scores, emergency department outcomes, 90-day modified Rankin Scale scores, and mortality status were recorded. Group comparisons, correlation analyses, ROC analysis, Kaplan-Meier survival analysis, and logistic regression analysis were performed. Results: In patients who underwent revascularization, serum Galectin-1 and Galectin-3 levels increased significantly after the procedure compared with pre- procedural levels. Serum Galectin-1 increased from 9.24±3.56 ng/mL before treatment to 11.49±6.46 ng/mL after treatment (p<0.001). Serum Galectin-3 increased from 5.90±3.73 ng/mL before treatment to 10.32±4.31 ng/mL after treatment (p<0.001). In the non-revascularization group, serum Galectin-1 and Galectin-3 levels were 9.32±6.48 ng/mL and 6.79±3.95 ng/mL, respectively. During follow-up, the mortality rate was 34.4% in the revascularization group and 13.3% in the non-revascularization group, with a statistically significant difference between groups (p<0.001). However, this difference should not be interpreted as an adverse effect of revascularization therapy; rather, it should be considered in the context of more severe baseline clinical status, higher NIHSS scores, and larger infarct volumes in the revascularization group. In the logistic regression analysis performed among revascularized patients, NIHSS score was independently associated with mortality (OR=1.234; 95% CI: 1.103–1.381; p<0.001). Failed or partially successful reperfusion was also significantly associated with mortality (OR=7.725; 95% CI: 1.528–39.055; p=0.013). In contrast, Δ Galectin- 3 was not independently associated with mortality (OR=0.802; 95% CI: 0.621–1.035; p=0.090). ROC analysis showed that post-procedural serum Galectin-3 had limited- to-moderate discriminative performance for predicting favorable 90-day prognosis (AUC=0.671). Conclusion: This study demonstrated that serum Galectin-1 and particularly serum Galectin-3 levels increased significantly in the early period after revascularization in patients with acute ischemic stroke. Although serum Galectin-3 showed a more prominent association with clinical outcomes than Galectin-1, it should not be considered a strong standalone prognostic biomarker. Baseline NIHSS score and reperfusion success emerged as the main determinants of mortality. Serum Galectin-1 and Galectin-3 may be considered candidate biomarkers that complement, rather than replace, established clinical and radiological indicators in acute ischemic stroke. Further multicenter studies with larger sample sizes and standardized serial measurement protocols are needed to validate these findings.
Benzer Tezler
- Akut iskemik inme tedavisinin serum s-100b, iskemiye modifiye albumin ve tiyol-disülfid dengesi üzerine etkisi
Effect of acute ischemic stroke treatment on serum s-100b, ichemia modified albumin and thiol-disulfide balance
EDİP VARAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
NörolojiAnkara Yıldırım Beyazıt ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HESNA BEKTAŞ
- Red cell distrabition width (RDW) değerlerinin intravenöz trombolitik tedavi verilen akut iskemik inme hastalarındaki prognoz ile ilişkisi
The relationship of red cell distrabition width (RDW) values with prognosis in acute ischemic stroke patients given intravenous thrombolitic treatment
MUSTAFA KARABACAK
- Kronik olarak tam tıkalı koroner artere uygulanan perkutan transluminal koroner anjioplasti sonuçlarının değerlendirilmesi
The Assessment results of percutaneous transluminal coronary angioplasty in chronic total coronary artery occlusion
TUFAN TÜKEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1995
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiPROF.DR. YILMAZ NİŞANCI
- Akut iskemik inmeli hastalarda inflamatuvar markerların revaskülazisyon tedavi stratejilerine 24. saatteki etkisinin araştırılması
Investigation of the effect of inflammatory markers on revascularization treatment strategies in patients with acute ischemic stroke at 24th hour
GÜLSEREN ÖNER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TANER ŞAHİN
- Akut ST yükselmeli miyokard enfarktüsünde delta troponin-I değerleri ile hastane içi kardiyovasküler sonlanım noktalarının ilişkisi
Delta troponin-I values correlation with in-hospital cardiovascular endpoints in acute ST-elevation myocardial infarction
ERCAN AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
KardiyolojiSakarya ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURGÜL KESER