Yatarak tedavi gören bipolar bozukluk tanılı hastalarda çoklu psikotrop kullanımının değerlendirilmesi
Evaluation of multiple psychotropic drug use in inpatients diagnosed with bipolar disorder
- Tez No: 918691
- Danışmanlar: PROF. DR. SÜREYYA BARUN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Eczacılık ve Farmakoloji, Pharmacy and Pharmacology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bipolar bozukluk kronik ve ataklarla seyreden ciddi bir ruhsal bir hastalıktır. Hem bireysel faktörlerdeki farklılıklar hem de hastalığın karmaşık olabilen seyri sebebiyle bipolar bozuklukta polifarmasi uygulamaları klinisyenlerce sıkça tercih edilebilmektedir. Bu araştırmanın amacı, yatarak tedavi gören bipolar bozukluk tanılı hastalarda ülkemizde tercih edilen psikotropları belirlemek, polifarmasi kullanımının yaygınlığını ve tercih edilen ilaç kombinasyonlarını tanımlamak, uygulanan farmakoterapilerin alanyazın ve tedavi kılavuzları ile uygunluğunu değerlendirmektir. Ayrıca, hastaların klinik özelliklerine göre kimlerde polifarmasi uygulamalarının yapıldığı değerlendirilerek risk grubundaki kişilerin belirlenmesi de amaçlanmıştır. Araştırmamız retrospektif, çok merkezli ve gözlemsel bir çalışmadır. Çalışmaya, üç ayrı merkezde, 1 Haziran 2019 ile 31 Aralık 2020 tarihleri arasında yatarak tedavi gören bipolar duygulanım bozukluğu tanısı alan toplam 438 hasta dahil edilmiştir. Sosyodemografik bilgiler, hastalık süresi, yatış sayısı, taburculukta önerilen psikotropların sayısı ve türü, taburculuk sonrası bir yıllık poliklinik takipleri kaydedilmiştir. Katılımcıların %7.5'inde monoterapi, %45.4'ünde basit polifarmasi, %47.1'inde kompleks polifarmasi uygulandığı bulunmuştur. Kompleks polifarmasi uygulanan hastaların uygulanmayanlara kıyasla daha uzun hastalık süresine sahip olduğu (p:0.001), geçmişte daha fazla manik epizod (p:0.025) ve toplam epizod yaşadıkları (p:0.020), yatarak tedavi öykülerinin de daha sık olduğu (p<0.001) saptanmıştır. Ayrıca, kompleks polifarmasi grubundaki hastalarda intihar girişimi öyküsünün daha yaygın olduğu bulunmuştur (p:0.041). Depo antipsikotik ilaçların, kompleks polifarmasi uygulamalarında daha sık tercih edildiği (p<0.001) ancak depo antipsikotik kullanımının, bir yıl içinde yeniden hastaneye yatışı (p:0.642) ve yeni epizod gelişimini önlemede (p:0.824) kullanmayanlara kıyasla bir üstünlük sağlamadığı, hastane yatış sürelerinin depo antipsikotik kullanan hastalarda daha uzun olduğu (p:0.048) tespit edilmiştir. Duygudurum dengeleyici olarak en sık valproik asit, ikinci sırada lityumun, antipsikotik ilaçlar arasında ise en yaygın olarak ketiapin, ardından olanzapinin tercih edildiği bulunmuştur. Kombinasyon tedavilerinde ise duygudurum dengeleyicilere antipsikotik eklenmesinin en yaygın tercih edilen tedavi yaklaşımı olduğu, ikili duygudurum düzenleyicinin bir arada kullanıldığı kombinasyonların çok daha alt sıralarda yer aldığı saptanmıştır. Araştırmamız sonucunda, kompleks polifarmasi uygulamalarının, uzun süredir bipolar bozukluk tanısı olan, daha önce yatarak tedavi gören ve çoklu epizod geçmişi olan hastalar için ülkemizde yaygın olarak kullanıldığı gösterilmiştir. Sonuç olarak, bipolar bozukluk tedavisinde polifarmasi uygulamalarının yaygın olduğu, seçilen psikotropların hem monoterapi hem kombinasyon tedavilerinde güncel tedavi algoritmaları ile büyük oranda uyumlu olduğu görülmüştür. Depo antipsikotiklerin etkisi konusunda elde edilen bulgular, bu ilaçların kullanımında daha dikkatli değerlendirmeye ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Bipolar disorder is a chronic and episodic severe mental illness. Due to both individual differences and the complex course of the illness, polypharmacy practices are frequently preferred by clinicians in the treatment of bipolar disorder. The aim of this study is to identify the psychotropics commonly used in our country among inpatients diagnosed with bipolar disorder, to determine the prevalence of polypharmacy, to describe the preferred drug combinations, and to assess the conformity of the pharmacotherapies applied with the existing literature and treatment guidelines. Additionally, it aims to evaluate the clinical characteristics of patients undergoing polypharmacy to identify those at risk. This study is a retrospective, multicenter, and observational study. A total of 438 patients diagnosed with bipolar affective disorder, who were treated as inpatients between June 1, 2019, and December 31, 2020, at three different centers, were included. Sociodemographic information, duration of illness, number of hospitalizations, number and types of psychotropics recommended at discharge, and one-year outpatient follow-ups after discharge were recorded. It was found that monotherapy was applied to 7.5% of the participants, simple polypharmacy to 45.4%, and complex polypharmacy to 47.1%. Patients undergoing complex polypharmacy had a longer illness duration (p:0.001), a higher number of past manic episodes (p:0.025) and total episodes (p:0.020), and more frequent histories of hospitalization compared to those not undergoing complex polypharmacy (p<0.001). Additionally, a history of suicide attempts was more prevalent among patients in the complex polypharmacy group (p:0.041). Depot antipsychotics were more commonly preferred in complex polypharmacy (p<0.001); however, the use of depot antipsychotics did not show superiority in preventing rehospitalization (p:0.642) or new episode development within one year (p:0.824) compared to those who did not use depot antipsychotics. It was also found that hospital stays were longer among patients using depot antipsychotics (p:0.048). Valproic acid was found to be the most frequently used mood stabilizer, followed by lithium, while quetiapine and olanzapine were the most commonly used antipsychotics. In combination therapies, adding antipsychotics to mood stabilizers was the most preferred approach, while combinations involving two mood stabilizers together were much less common. The results of our study indicate that complex polypharmacy practices are widely used for patients with a long history of bipolar disorder, multiple past episodes, and prior hospitalizations in our country. In conclusion, polypharmacy is prevalent in the treatment of bipolar disorder, and the psychotropics chosen are largely consistent with current treatment algorithms in both monotherapy and combination treatments. The findings regarding the effectiveness of depot antipsychotics suggest a need for more careful evaluation of their use.
Benzer Tezler
- Pre-eklampsi ve eklampsi vakalarında immünoglobülin düzeylerinin değerlendirilmesi (Klinik ve immünobiolojik araştırma)
Examination des valeurs d'immunoglobulines en cas de la toxemie gravidique
M. MURAT SEMİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM
- Manisa yöresinde domateste anlaşmalı tarım ve karşılaşılan sorunlar
Başlık çevirisi yok
OSMAN MURAT KOÇTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiTarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METİN TALİM
- 1,3-difenil-4,5-bis(hidroksiimino)-imidazolidin ve Ni(II), Cu(II), Pd(II), UO2(VI) komplekslerinin sentezi
Başlık çevirisi yok
VEFA AHSEN
Doktora
Türkçe
1984
Kimya MühendisliğiUludağ ÜniversitesiKimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZER BEKAROĞLU
- Hastanelerde acil servis hizmetleri
Başlık çevirisi yok
CİHAN SEVİM
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
HastanelerGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. MEHMET ALİ BUMİN