Geri Dön

Preoperatif dönemde stas pozitifliğini predikteeden radyolojik faktörlerin saptanması

Identification of radiological factors predicting stas positivity in the preoperative period

  1. Tez No: 927690
  2. Yazar: HÜSEYİN YUNUS DOĞAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EKREM CENGİZ SEYHAN, DOÇ. DR. CELAL SATICI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: STAS, Radyoloji, Nodül Çapı, Karsinoma-küçük hücreli olmayan-akciğer, STAS, Radiology, Nodule Diameter, Carcinoma-non small cell-lung
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Erken evre KHDAK (Küçük Hücre Dışı Akciğer Kanseri) hastalarında STAS pozitifliği saptanan olgularda sublobar rezeksiyon yerine lober rezeksiyon yapılması önerilmektedir. Preoperatif STAS pozitifliğinin saptanması reoperasyonların önüne geçmek amacı ile büyük önem taşımaktadır. Çalışmamızın primer amacı preoperatif dönemde STAS varlığını öngören bağımsız prediktörleri saptamaktır. Yöntem: Tek merkezli retrospektif kesitsel olarak dizayn edilen çalışmamıza 99 hasta dahil edildi. 2015- 2023 yılları arasında hastanemizde opere olan T 1a-b N 0 M 0 Hastaların demografik, radyolojik, PET/BT bulguları analize tabi tutuldu. Bağımsız prediktörlerin değerlendirilmesi amacı ile tek değişkenli analizler ve çok değişkenli lojistik regresyon analizi uygulandı. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 99 hastanın %32,3' ü kadın, yaş ortalaması 65,6 ± 8,7 yıl idi. Nodülde spikülasyon varlığı 35 (%35,4) ve plevral çekinti varlığı 55 (%55,6) hastada izlendi. Nodülün plevral yüzeye uzaklığı ortalama 4 (1 – 13) mm iken, bronşa olan uzaklığı 12 (5 – 21) mm olarak saptandı. Nodül sınırı düzenli olan 16 (%16,2), lobüle sınırlı olan 38 (%38,4) düzensiz sınırlı olan 45 (%45,5) hasta vardı. Radyolojik parametlerinde nodül çapı 16.2 ±5,3 mm, solid kısım 12,1 ± 6,7 mm olarak bulundu. PET BT'sine ulaşılan 39 hastanın ortanca SUVmax (mCi/kg) değeri 3,35 (1,39-6,01) idi. STAS pozitif hasta sayısı 38 (%38,3) idi. STAS pozitif olan hastaların radyolojik parametlerinde nodül çapı 18,1± 6,0 mm solid kısım 13,0 ±7,2 mm, HU max 34,5(10,0-63,2), HU ort 15(-125,5- 30) HU min -63,5(-229,2-0,25) nodülün solid/total oranı 0,89(0,46-1,0) olarak bulundu. Nodülde spikülasyon varlığı 15(39,5) ve plevral çekinti varlığı 21(55,3) idi. Plevral yüzeye uzaklığı ortalama 3,5mm (1 -12,75)idi. Bronşa olan uzaklığı ortanca değeri 7 mm (3,25-19,25) idi. STAS pozitif hastalarda, nodül sınırı düzenli olan 6 (%15,8), lobüle olan13 (%34,2) düzensiz olan 19 (%50,0) hasta vardı. STAS pozitif hastaların PET BT bulgularında nodülün ortanca SUVmax (mCi/kg) değeri 2,48 (1,39-4,22) idi. STAS pozitifliği olan hastalarda nodül çapı, STAS negatif gruba göre daha büyüktü ve iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,004). Bunun yanında nodülün bronşa olan uzaklık istatistiksel anlamlılık yaklanmasa da STAS pozitif grupta daha kısa izlendi (p=0,06). Diğer parametreler için iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Çok değikenli analizde Nodül çapı STAS pozitifliği ön gören bağımsız prediktör olarak saptandı Sonuç: Preoperatif dönemde STAS pozitifliğini öngörmek için nodül çapının bağımsız bir prediktör olarak belirlenmiş olduğunu gözlemledik.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: In cases where STAS positivity is detected in early stage NSCLC patients, lobar resection is recommended instead of sublobar resection. Preoperative determination of STAS positivity is of great importance in order to prevent reoperations. The primary aim of our study is to identify independent predictors of the presence of STAS in the preoperative period. Method: 99 patients were included in our study, which was designed as a single- center retrospective cross-sectional study. The demographic, radiological and PET/CT findings of the patients were analyzed. Univariate analyzes and multivariate logistic regression analysis were applied to evaluate independent predictors. P<0.05 was determined as the significance limit. Results: Of the 99 patients included in our study, 32.3% were women and the average age was 65.6 ± 8.7 years. In radiological parameters, the longest diameter of the nodule was 16.2 mm ± 5.3, the solid part was 12.1 mm ± 6.7, HU max 36 (4 -62), HU mean 14 (-107 - 27), HU min -34 (-252 - 1.0) and solid/total ratio was 0.91 (0.50 - 1.0). The presence of spiculation in the nodule was observed in 35 (35.4%) patients and the presence of pleural traction was observed in 55 (55.6%) patients. While the average distance to the pleural surface was 4 mm (1 - 13), the distance to the bronchus was 12 mm (5 - 21). There were 16 patients (16.2%) with regular nodule borders, 38 patients (38.4%) with lobulated borders and 45 patients (45.5%) with irregular borders. he median SUVmax (mCi/kg) value of 39 patients for whom PET CT was available was 3.35 (1.39-6.01), SUVmean (mCi/kg) value was 1.99 (0.94-3.12), SUVPeak (mCi/kg) value was 2.34 (1.12-3.84), SUVPeak (mCi/kg) value was 2.34 (1.12- 3.84), TLG (mCi/kg) value was 5.45(3.60-9.47), and MTV (mCi/kg) value was 2.91(1.95-4.96). The number of STAS positive patients was 38 (38.3%). 14 (36.8%) of the patients with STAS positivity were women and their average age was 65.1 ± 8.3 years. In the radiological parameters of patients with STAS positive, the longest diameter of the nodule is 18.1± 6.0, solid part 13.0 ±7.2, HU max 34.5(10.0-63.2), HU mean 15(- 125.5- 30), HU min -63.5(-229.2-0.25) solid/total ratio 0.89(0.46-1.0) was found as. The presence of spiculation in the nodule was 15 (39.5) and the presence of pleural traction was 21 (55.3). The average distance to the pleural surface was 3.5 mm (1 - 12.75). The median value of the distance to the bronchus was 7 mm (3.25-19.25). Among STAS-positive patients, there were 6 (15.8%) patients with regular nodule borders, 13 (34.2%) patients with lobulated borders and 19 patients (50.0%) with irregular borders. In the PET CT findings of STAS-positive patients, the median SUVmax (mCi/kg) value of the nodule is 2.48 (1.39-4.22), SUVmean (mCi/kg) value is 1.77(0.87-2.54), SUVpeak (mCi/kg) value is 2.0(1.08-3.20) and TLG (mCi/kg) value is 4.7. (3.8- 10.8), MTV (mCi/kg) value was 3.12 (2.21-6.80) The maximum diameter of the nodule in patients with STAS positivity was larger than in the STAS negative group, and a statistically significant difference was detected between the two groups (p = 0.004). In addition, the distance from the nodule to the bronchus was observed to be shorter in the STAS positive group, although statistical significance was not reached (p = 0.06). There was no statistically significant difference between the two groups for other parameters (p>0.05) Conclusion: We observed that nodule diameter was determined as an independent predictor to predict STAS positivity in the preoperative period. It has been determined that lesions exceeding 15 mm are particularly likely to result in STAS positivity.

Benzer Tezler

  1. Cerrahi uyguladığımız akciğer adenokarsinomu tanılı hastalarda tümörün patolojik evresi, kitle boyutu adenokarsinom alt tiplerinin, moleküler belirteçlerle olan ilişkisinin değerlendirilmesi

    Cerrahi̇ uyguladiğimiz akci̇ğer adenokarsi̇nomu tanili hastalarda tümörün patoloji̇k evresi̇, ki̇tle boyutu adenokarsi̇nom alt ti̇pleri̇ni̇n, moleküler beli̇rteçlerle olan i̇li̇şki̇si̇ni̇n değerlendi̇ri̇lmesi̇

    BAHADIR SARIGÖL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Göğüs CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET FURKAN ŞAHİN

  2. TUR-P yapılan hastalarda peroperatif dönemde Remifentanil ve Fentanilin hemodinamiğe, nöroendokrin yanıta, ST Segment üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of Remifentanil and Fentanyl on hemodynamics, neuroendocrine response and ST Segment in patients undergoing TUR-P during the perioperative period

    ÖZLEM KARAKAYA SEZEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    UZMAN BANU ELER ÇEVİK

  3. Adenotonsil cerrahisi geçiren çocuklarda, preoperatif ebeveyn anksiyetesi ve sosyodemografik özelliklerin derlenme ajitasyonuna etkisi

    The effect of preoperative parental anxiety and sociodemographic characteristics on emergence agitation in children undergoing adenotonsil surgery

    DİLEK GEMİCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Anestezi ve ReanimasyonOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DENİZ KARAKAYA

  4. Preoperatif trapezius myaljisi varlığının postoperatif ağrıya etkisi

    Effect of the presence of preoperative trapesius myalgia on postoperative pain

    ABDURRAHMAN TÜNAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VEYSEL ERDEN

  5. Koroner arter bypass greftleme (CABG) yapılan hastalarda Del Nido, kan mikroplejisi ve St.Thomas II kardiyopleji solüsyonlarının karşılaştırılması

    A comparison of Del Nido, blood microplegia and St.Thomas II cardioplegia solutions in patients who have been performed with coronary artery bypass grafting (CABG)

    MUSTAFA AKDİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SİNAN SABİT KOCABEYOĞLU