Transtiretin kardiyak amiloidoz tanısında Tc-99m pirofosfat ile yapılan planar ve SPECT/BT kardiyak sintigrafisinin 1. ve 3. saat değerlendirmelerinin karşılaştırılması
Comparison of 1st and 3rd hour evaluations of planar and SPECT/BT cardiac scintigraphy with Tc-99m pyrophosphate in diagnosis of transtyretin cardiac amyloidosis
- Tez No: 932949
- Danışmanlar: PROF. DR. FEVZİYE CANBAZ TOSUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Transtiretin, Kardiyak, Amiloidoz, Teknesyum Tc 99m pirofosfat, SPEKT, Transthyretin, Cardiac, Amyloidosis, Technetium Tc 99m Pyrophosphate, SPECT
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Transtiretin (TTR) kardiyak amiloidoz tanısı, tipik plazma hücre diskrazileri dışlandığında, Teknesyum-99m (Tc-99m) işaretli pirofosfat (PYP), 3,3-difosfono 1,2- propanodikarboksilik asit (DPD) veya hidroksimetilen difosfonat (HMDP) kardiyak sintigrafisinde skor 2-3 tutulum saptanmasıyla histopatolojik incelemeye gerek kalmadan yüksek duyarlılık ve özgüllükle konulabilmektedir. Ancak, enjeksiyon sonrası görüntüleme zamanlaması ve kullanılan teknikler konusunda kesin bir görüş birliği bulunmamaktadır. Bu çalışma, Tc-99m-PYP kardiyak sintigrafisinde farklı görüntüleme zamanlamaları ve tekniklerinin tanısal değerini belirlemeyi; kardiyak-miyokardiyal aktivite/kan havuzu aktivitesi oranlarını gösteren çeşitli kantitatif parametrelerin tanıya olası katkılarının tespitini ve bu parametrelerin serum kreatinin seviyesiyle korelasyonlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, TTR kardiyak amiloidoz şüphesiyle Tc-99m-PYP kardiyak sintigrafisi uygulanan 59 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalara intravenöz yolla 15 mCi Tc-99m-PYP enjekte edildikten sonra, 1. ve 3. saat planar, 3. saat tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (SPECT) ve SPECT/bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri elde edildi. Görüntüler semikantitatif ve kantitatif olarak analiz edildi. SPECT ve SPECT/BT görüntüleri teknik ve tanısal katkıları açısından 1-3 arasında skorlanarak değerlendirildi. Semikantitatif görsel değerlendirme, uzman önerilerine göre 0-3 arasında skorlanarak yapıldı. Kantitatif değerlendirme kapsamında, planar görüntülerde; kalp/karşı toraks (K/KT) ve kalp/karşı toraks altı (K/KTA) oranları hesaplandı. SPECT/BT görüntülerde; miyokart ilgi alanının ortalama sayımı, sol ventrikül kavitesi (M/VK), kosta (M/KO), çıkan aort (M/A) ve mediasten (M/MED) ilgi alanlarının ortalama sayımlarına oranlandı. Semikantitatif görsel skorlar ile görüntüleme kalitesi skorlarının uyumu, farklılıkları ve korelasyonları hesaplandı. SPECT/BT referans alınarak diğer görüntüleme yöntemleri için karışıklık matrisi oluşturularak tanısal performansları karşılaştırıldı. Birinci ve üçüncü saat K/KT ve K/KTA oranları arasındaki fark ve korelasyon analiz edildi. Üçüncü saat planar ve SPECT/BT görüntüleri, semikantitatif görsel skorlarına göre üç gruba ayrıldı (0, 1, 2-3). Planar 3. saat görüntülerde M/VK ve 8 M/KO; SPECT/BT'de K/KT oranlarının gruplar arası farklılıkları değerlendirildi. Üçüncü saat K/KT oranları ile M/VK ve M/KO arasındaki korelasyon analiz edildi. Ayrıca, hastaların serum kreatinin seviyeleri ile K/KTA oranları, M/VK, M/KO, M/A ve M/MED değerleri arasındaki korelasyon incelendi. İstatistiksel analizlerde p<0.05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: SPECT/BT'de ortalama semikantitatif görsel skorlar, diğer görüntüleme yöntemlerine kıyasla daha düşük bulundu (p<0.005). Planar görüntülerde, 1. saat ortalama görsel skorları ve K/KT oranı, 3. saate kıyasla daha yüksek saptandı (p<0.001). SPECT/BT referans alındığında, SPECT görüntülemenin uyumu (κ=0.526) ve tanısal doğruluğu (%98.3) planar görüntülere kıyasla daha yüksek bulundu. Bununla birlikte, planar görüntülerde skor 0 olan hastalar için yüksek özgüllük gözlendi (1. ve 3. saat için sırasıyla %100 ve %94.1). SPECT/BT görüntüleme kalitesinin, SPECT görüntülemeye kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptandı (p<0.001). Üçüncü saat planar görüntülerde, semikantitatif görsel skor grupları arasında M/VK açısından anlamlı bir fark saptanmazken, skor 2-3 grubunda M/KO değerleri belirgin olarak daha yüksek bulundu (p=0.003). SPECT/BT görüntülerde ise skor 2-3 grubunda K/KT oranlarının anlamlı şekilde yüksek olduğu gözlendi (1. ve 3. saat için sırasıyla p=0.049 ve p=0.003). Üçüncü saat K/KT oranı ile M/VK arasında anlamlı bir korelasyon bulunmazken, M/KO ile ılımlı düzeyde pozitif korelasyon saptandı (r=0.430). Serum kreatinin düzeyleri ile 3. saat K/KTA oranı ve M/KO arasında zayıf düzeyde negatif korelasyon gözlendi (sırasıyla r=-0.365 ve r=- 0.306), ancak diğer parametrelerle anlamlı bir korelasyon tespit edilmedi. Tartışma ve Sonuç: Planar görüntülerde kan havuzu aktivitesinin yeterince ayrıştırılamaması tanısal değeri sınırlamaktadır. Ancak, semikantitatif görsel skoru 0 olan hastalarda planar görüntüleme yüksek özgüllük göstermiş olup, bu hasta grubunda ek görüntülemeye gereksinim duyulup duyulmadığı değerlendirilmelidir. SPECT görüntüleme, kesitsel değerlendirme imkânı sunarak tanıya önemli katkı sağlamıştır. SPECT/BT ise anatomik lokalizasyonu netleştirmesi ve BT atenüasyon düzeltmesi sağlaması nedeniyle SPECT'e üstün bulunmuş olup, görüntüleme sürecinde tercih edilmesi önerilmektedir. 9 K/KTA oranı, kardiyak aktivite/kan havuzu aktivitesinin değerlendirilmesinde güvenilir bir belirteç olarak saptanmamıştır. M/VK değerleri, planar görüntülerden elde edilen semikantitatif görsel skorlar ve K/KT oranları ile anlamlı bir ilişki göstermemiştir. SPECT/BT'de, 1. ve 3. saat K/KT oranlarının skor 2-3 grubunda yüksek bulunması, bu hasta grubunun skor 0-1'den ayrımında yardımcı bir gösterge olabileceğini düşündürmektedir. Serum kreatinin düzeyleri ile miyokardiyal aktivite/kan havuzu aktivitesini yansıtan kantitatif oranlar arasında klinik olarak önemli sonuç oluşturma potansiyeline sahip güçlü düzeyde ilişki olmadığı değerlendirilmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, TTR kardiyak amiloidoz tanısında 3. saat SPECT/BT'nin tercih edilmesi, 1. saat skor 0 olgular dışında tercih edilmesi, tanısal doğruluğu artıran bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Aim: Transthyretin (TTR) cardiac amyloidosis diagnosis can be made with high sensitivity and specificity without the need for histopathological examination by detecting score 2-3 uptake on Technetium-99m (Tc-99m) labeled pyrophosphate (PYP), 3,3-diphosphono 1,2-propanodicarboxylic acid (DPD) or hydroxymethylene diphosphonate (HMDP) cardiac scintigraphy, when typical plasma cell dyscrasias are excluded. However, there is no definitive consensus on the timing of post-injection imaging and the techniques used. This study aimed to determine the diagnostic value of different imaging timings and techniques in Tc-99m-PYP cardiac scintigraphy; to determine the possible contributions of various quantitative parameters indicating cardiac-myocardial activity/blood pool activity ratios to the diagnosis and to evaluate the correlations of these parameters with serum creatinine level. Materials and methods: In this study, 59 patients who underwent Tc-99m-PYP cardiac scintigraphy for suspected TTR cardiac amyloidosis were retrospectively evaluated. After intravenous injection of 15 mCi Tc-99m-PYP, 1st and 3rd hour planar, 3rd hour Single Photon Emission Computed Tomography (SPECT) and SPECT/Computed Tomography (CT) images were obtained. Images were analysed semiquantitatively and quantitatively. SPECT and SPECT/CT images were evaluated in terms of their technical and diagnostic contribution by scoring between 1-3. Semiquantitative visual assessment was performed by scoring between 0 and 3 according to expert recommendations. Within the scope of quantitative assessment, heart/contralateral thorax (H/CT) and heart/contralateral subthorax (H/CST) ratios were calculated in planar images. In SPECT/CT images; the mean count of the myocardial region of interest was compared to the mean counts of the left ventricular cavity (M/VC), rib (M/R), ascending aorta (M/A) and mediastinum (M/MED) regions of interest. The agreement, differences and correlations of semiquantitative visual scores and imaging quality scores were calculated. Diagnostic performances were compared by creating a confusion matrix for other imaging methods using SPECT/CT as reference. Differences and correlations between first and third hour H/CT and H/CST ratios were analyzed. The differences between the groups in M/VC and M/R ratios on third-hour planar images and H/CT ratios on SPECT/CT were analysed. The correlation between third hour H/CT ratios and 11 M/VK and M/R was analysed. In addition, the correlation between the serum creatinine levels of the patients and the H/CST ratios, M/VK, M/R, M/A and M/MED values was examined. In statistical analyses, p<0.05 was considered significant. Results: The mean semiquantitative visual scores were lower in SPECT/CT compared to other imaging modalities (p<0.005). In planar images, the mean visual scores and H/CT ratio at the 1st hour were higher than at the 3rd hour (p<0.001). When SPECT/CT was used as a reference, the agreement (κ=0.526) and diagnostic accuracy (98.3%) of SPECT imaging were higher than those of planar images. However, high specificity was observed for patients with a score of 0 on planar images (100% and 94.1% for the 1st and 3rd hours, respectively). SPECT/CT imaging quality was found to be significantly higher compared to SPECT imaging (p<0.001). In the third hour planar images, no significant difference was found between the semiquantitative visual score groups in terms of M/VC, while M/R values were significantly higher in the score 2-3 group (p=0.003). In SPECT/CT images, significantly higher H/CT ratios were observed in the score 2-3 group (p=0.049 and p=0.003 for the 1st and 3rd hours, respectively). While no significant correlation was found between the third hour H/CT ratio and M/VC, a moderate positive correlation was found with M/R (r=0.430). A weak negative correlation was observed between serum creatinine levels and the 3rd hour H/CST ratio and M/R (r=-0.365 and r=-0.306, respectively), but no significant correlation was found with other parameters. Conclusion: The inability to adequately differentiate blood pool activity in planar images limits the diagnostic value. However, planar imaging showed high specificity in patients with a semiquantitative visual score of 0, and it should be evaluated whether additional imaging is needed in this patient group. SPECT imaging made a significant contribution to the diagnosis by providing a cross-sectional evaluation. SPECT/CT was found to be superior to SPECT due to its clarification of anatomical localization and CT attenuation correction, and it is recommended to be preferred during the imaging process. H/CST ratio was not found to be a reliable marker for the assessment of cardiac activity/blood pool activity. M/VC values did not show a significant correlation with semiquantitative visual scores obtained from planar images and H/CST ratios. The fact 12 that 1st and 3rd hour H/CT ratios on SPECT/CT were higher in the score 2-3 group suggests that this may be a helpful indicator in differentiating this patient group from score 0-1. It was evaluated that there was no strong correlation between serum creatinine levels and quantitative ratios reflecting myocardial activity/blood pool activity with the potential to produce clinically important results. In line with these findings, the preference of 3rd hour SPECT/CT in the diagnosis of TTR cardiac amyloidosis, except in cases with a score of 0 at the 1st hour, stands out as an approach that increases diagnostic accuracy.
Benzer Tezler
- Transtiretin kardiyak amiloidozu tanısal değerlendirilmesinde 99mtc-pyp kardiyak amiloidoz sintigrafisinden elde edilen kantitatif ve semikantitatif parametrelerin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
GÖKÇE YAVAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
KardiyolojiMersin ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PINAR PELİN ÖZCAN
- Kardiyak ileti defekti ile intrakardiyak cihaz implante edilen hastalarda kardiyak amiloidoz için risk faktörleri ve kırmızı bayrak bulguların varlığının kardiyovasküler sonlanım noktaları üzerine etkisinin incelenmesi
An investigation of risk factors for cardiac amyloidosis and the effect of the presence of red flag signs on cardiovascular endpoints in patients with cardiac conduction defect in whom an intracardiac device was implanted
HİDAYET OZAN ARABACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA YILDIZ
- Kardiyak amiloidozis tanısı ile kliniğimizde incelenen hastaların klinik özellikleri, yaşam süreleri ve prognoza etki eden faktörlerin değerlendirilmesi
Evaluation of the clinical characteristics, life expectancy and prognostic factors of patients with cardiac amyloidosis in our clinic
MEHMET EMRE ÖZERDEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
KardiyolojiAnkara ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DEMET MENEKŞE GEREDE ULUDAĞ
- Transtiretin ilişkili ailevi amiloid polinöropati (TTR-FAP) tanısı almış olgularda TTR genindeki mutasyonların retrospektif olarak araştırılması
Retrospective investigation of mutations in the TTR gene in patients diagnosed with transtiethin-related family amyloid polyneuropathy (TTR-FAP)
MERVE SULTAN EMBEL
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
NörolojiAkdeniz ÜniversitesiTıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEZİN YAKUT UZUNER
- Deneysel Alzheimer hastalığı modeli oluşturulan yaşlı sıçanlarda taurin ön takviyesinin kalp ve plazma amiloidogenik protein düzeylerine (transtiretin, Aβ 1-42), plazma metal katyon düzeylerine ve beyin LRP-1 düzeylerine etkisi
The effect of taurine pre-supplementation on heart and plasma amyloidogenic protein levels (transthyretin, Aβ 1-42), plasma metal cation levels and brain LRP-1 levels in elderly rats with experimental Alzheimer's disease model
ESRA TEKİN