Geri Dön

Anestezi yoğun bakım ünitesinde anemi insidansı ve kan transfüzyon endikasyonlarının retrospektif değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of anemia incidence and blood transfusion indications in anesthesia intensive care unit

  1. Tez No: 933559
  2. Yazar: SEFA KARAOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MELİKE CENGİZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Anemi, yoğun bakım ünitesi, transfüzyon, mortalite, Kan transfüzyonu, Anemia, intensive care unit, transfusion, mortality, Blood transfusion
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anestezi ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Yoğun bakım ünitesi (YBÜ) takip ve tedavileri sırasında hastalarda anemi çok sık görülmektedir. Kabul sırasında hastaların yaklaşık %60' ında anemi mevcuttur. Kalanların büyük çoğunluğunda ise yatış süreleriyle ilişkili olarak anemi gelişebilmektedir. Bu nedenlerle YBÜ'sinde kan ve kan ürünleri transfüzyonu sık uygulanmaktadır. YBÜ'sinde takip edilen hastalarda anemi etiyolojisi, genellikle multifaktöriyeldir ve bu nedenleri birbirinden ayırt etmek güçtür. Bu çalışmanın amacı, YBÜ'de takibi yapılan hastalarda anemi insidansı ve kan ürünü transfüzyon uygulamalarının hangi sıklıkta gerçekleştiğini belirlemek, transfüzyon için kullanılan hemoglobin (Hb) eşik değerini saptamak, transfüzyonla ilişkili riskleri ortaya koymak ve transfüzyonun klinik sonuçlarla olan ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 01 Haziran 2024 ile 01 Aralık 2024 tarihleri arasında YBÜ'de takip edilen hastaların dahil edildiği retrospektif kohort çalışması olarak tasarlanmıştır. Hastaların verileri hasta izlem dosyaları ve hastane bilgi sistemi veri tabanından elde edilmiştir. YBÜ' ye kabul sırasında kaydedilen veriler; demografik bilgiler, YBÜ yatışı sırasındaki hastalık şiddet skorları, eşlik eden hastalıklar, kabul tanısı, kabul edilen servis, YBÜ' ye kabul süresi, cerrahi operasyon öyküsü, destekleyici tedavilere olan ihtiyacı (invaziv/non invaziv mekanik ventilasyon, vazoaktif ilaç ihtiyacı, RRT), koagülasyonu etkileyebilecek ilaç kullanım durumu, YBÜ yatışından önce kan ürünü replasmanı yapılıp yapılmadığı, hemodinamik parametreler ve laboratuvar sonuçları, transfüzyon öncesi Hb değerleri, transfüzyon endikasyonları, transfüzyon ile ilişkili komplikasyonları içermektedir. Hastaların YBÜ ve hastane kalış süresi, mortalite durumu da kayıt altına alınmıştır. Çalışma için tanımlanan dönem içerisinde YBÜ'de takip edilmiş ancak kan ürünü transfüzyonu ihtiyacı gelişmemiş hastalardan kan ürünü transfüzyonu uygulanmış hasta sayısı kadar hasta grubu randomize olarak seçilmiştir. Bulgular: Çalışma dönemi boyunca, toplam 1228 hasta YBÜ'ye kabul edilmiş ve dahil edilme kriterlerini karşılayan 1000 hastadan 160'ına kan ürünü transfüzyonu uygulanmıştır. Kan ürünü uygulanmamış 840 hastadan randomize olarak 160 hasta seçilerek toplam 320 hastanın verileri analiz edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların %74,4'ünün komorbiditesi vardı ve yaş ortancası 65 (min-max 18-96) idi. Hastaların %66'sı YBÜ yatışı sırasında anemikti. Hastaların YBÜ yatışındaki Hb değeri ortalaması 11,1±2,3 g/dL tespit edilmiştir. YBÜ'ye alınan 1000 hastanın 160'ına (%16) kan ürünü transfüzyonu yapıldı. Kan ürünü transfüzyonu için en yaygın endikasyonlar düşük Hb seviyesi (%61,9), vazopressör ihtiyacı (%46,2), hemodinamik instabilite (%37,5) ve aktif kanamaydı (%21,2). Kan ürünü transfüzyonu yapılan ve yapılmayan hastaların yaş ortalaması sırasıyla 60,5 ± 20,1 ve 61,4 ± 19,5 olup her iki grup arasında yaş, cinsiyet, sigara kullanımı ve CCI skoru açısından dağılım benzerdi. Kan ürünü transfüzyonu yapılan hastaların YBÜ yatışındaki APACHE II, SOFA skoru ortalaması yapılmayan hastalara göre daha yüksekti (p<0,001, p<0,001). Transfüzyon yapılan hastaların YBÜ yatışı sırasındaki Hb cut-off değeri ≤10,85 g/dL (duyarlılık: %70, seçicilik: %69,4) olarak tespit edildi. RBC transfüzyonu öncesi eşik Hb ortalama düzeyi ise 8,2±1,87 g/dL idi. Düşük Hb düzeyi nedeniyle RBC transfüzyonu yapılmış hastalarda transfüzyon öncesi en düşük Hb düzeyi 5,6 g/dL olup ortalaması 6,8±0,2 g/dL bulundu. Tek değişkenli (univariate) logistik regresyon analizi sonucunda yatış anındaki Hb düşüklüğü mortalite ile ilişkili görüldü (p<0,001). Mortalitenin kan tranfüzyonu yapılan hastalarda 3,46 kat (p<0,001), YBÜ takip sırasında vazopressor ihtiyaci gelişenlerde 1,999 kat (p=0,005), kardiyak arrest olan hastalarda 1,918 kat (p=0,021) ve major kanaması olan hastalarda ise 2,818 kat (p=0,02) yüksek olduğu tespit edildi. Çok değişkenli modelde düzeltme sonrasında mortalite ile ilişkili olan en baskın ve anlamlı durumun kan tranfüzyonu olduğu (2,55 kat artış; p=0,002) görüldü. Kan ürünü transfüzyonu ve mortalite ilişkisi arasında analiz sonucunu etkileyebilecek değişkenler olabileceğinden subgrup analizi uygulandı. Vazopressör/hemodinamik instabilite endikasyonu dışındaki bir endikasyonla kan transfüzyonu uygulanan, şok tablosu bulunmayan YBÜ hastalarında kan tranfüzyonunun YBÜ mortalitesini 4,29 kat artırdığı ancak vazopressör/hemodinamik instabilite endikasyonu ile kan transfüzyonu uygulanan şok durumu bulunan hastalarda RBC transfüzyonunun mortalite üzerine olumsuz etkisi olmadığı gösterildi. (p=0,768). Sonuç: Çalışmamızda, RBC transfüzyonu için en sık endikasyonun düşük Hb düzeyi (%61,9) ve transfüzyon öncesi Hb eşik değerinin 8,2±1,87 g/dl olduğu tespit edilmiştir. YBÜ yatışındaki Hb düzeyinin ≤10,85 g/dl olmasının hastaların YBÜ takibinde herhangi bir nedenle kan ürünü transfüzyonu ihtiyacı olacağını ön görmesi (%70 duyarlılık ve %69,4 seçicilik) açısından önemli bir bulgudur. Çalışmamızın bulguları, tüm YBÜ hastaları incelendiğinde kan ürünü transfüzyonunun YBÜ mortalitesini 2,55 kat artırdığını ancak vazopressör ihtiyacı/hemodinamik instabilite endikasyonu ile kan transfüzyonu uygulanan şok durumu bulunan hastalarda vazopressör ihtiyacında ve şok durumunda azalma sağlarken YBÜ mortalitesi üzerine olumsuz bir etkisinin olmadığını desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Anemia is very common in patients during intensive care unit (ICU) follow-up and treatment. Approximately 60% of patients have anemia on admission. The majority of the remaining patients may develop anemia related to the duration of hospitalization. For these reasons, blood and blood products transfusions are frequently administered in the ICU. Anemia may develop in the majority of the remaining patients in relation to the length of hospitalization. The etiology of anemia in ICU patients is usually multifactorial and it is difficult to distinguish between these causes. The aim of this study was to determine the frequency of anemia and blood product transfusions in ICU patients, to determine the hemoglobin (Hb) threshold value used for transfusion, to reveal the risks associated with transfusion and to evaluate the relationship between transfusion and clinical outcomes. Materials and Methods: This study was designed as a retrospective cohort study including patients who were followed up in the ICU between June 01, 2024 and December 01, 2024. Data of the patients were obtained from patient follow-up files and hospital information system database. Data recorded during ICU admission were; demographic information, disease severity scores during ICU admission, comorbidities, admission diagnosis, duration of ICU admission, history of surgical operation, need for supportive therapies (invasive/non-invasive mechanical ventilation, need for vasoactive drugs, RRT), the records included drug use that may affect coagulation, whether blood product replacement was performed before ICU admission, hemodynamic parameters and laboratory results, Hb values before transfusion, indications for transfusion, and transfusion-related complications. The duration of ICU and hospital stay and mortality status of the patients were also recorded. Same number of patients with the group of patients who were administered blood transfusion in the ICU within the period defined for the study were randomly selected from the group of patients who did not received blood product transfusion during the same period of time. Results: During the study period, a total of 1228 patients were admitted to the ICU and 160 of the 1000 patients who met the inclusion criteria received blood product transfusion and 160 patients were randomly selected from 840 patients who did not receive blood product transfusion and the data of a total of 320 patients were analyzed. Of the patients included in the study, 74.4% had comorbidities and the median CCI was 2 (0-10). The median age of the patients was 65 (min-max 18-96). 66% of the patients were anemic during ICU admission and mean Hb value of the patients at ICU admission was 11.1±2.3 g/dL. Of the 1000 patients admitted to the ICU, 160 (16%) received blood product transfusions. The most common indications for blood product transfusion were low Hb level (61.9%), need for vasopressors (46.2%), hemodynamic instability (37.5%) and active bleeding (21.2%). The mean age of patients with and without blood product transfusion was 60.5 ± 20.1 and 61.4 ± 19.5 years, respectively, and the distribution in terms of age, gender, smoking and CCI score was similar between both groups (p=0.789, p=0.061, p=0.307, p=0.125). The mean APACHE II and SOFA scores of patients who received blood product transfusion during ICU hospitalization were higher than those who did not (p<0.001, p<0.001). The Hb cut-off value ICU admission was ≤10.85 g/dL (sensitivity: 70%, selectivity: 69.4%). The mean threshold Hb level before RBC transfusion was 8.2±1.87 g/dL. In patients who received RBC transfusion due to low Hb level, the lowest pre-transfusion Hb level was 5.6 g/dL with a mean of 6.8±0.2 g/dL. Univariate logistic regression analysis showed that low Hb level at the time of hospitalization was associated with mortality (p<0.001). Increases in APACHE-II score (p=0.039) and ICU length of stay (p<0.001) had a significant effect profile on mortality. Mortality was 3.46 times (p<0.001) higher in patients who received blood transfusion, 1.999 times (p=0.005) higher in patients who needed vasopressor during ICU follow-up, 1.918 times (p=0.021) higher in patients with cardiac arrest and 2.818 times (p=0.02) higher in patients with major bleeding. After adjustment in the multivariable model, the most dominant and significant condition associated with mortality was blood transfusion (2.55-fold increase; p=0.002). Since there may be confounding variables between blood product transfusion and mortality, subgroup analysis showed that blood transfusion increased ICU mortality 4.29-fold in ICU patients without shock who received blood transfusion for an indication other than vasopressor/hemodynamic instability, but RBC transfusion had no adverse effect on mortality in patients with shock who received blood transfusion for vasopressor/hemodynamic instability indication (p=0.768). Conclusion: In our study, the most common indication for RBC transfusion was low Hb level (61.9%) and the Hb threshold value before transfusion was 8.2±1.87 g/dl. An Hb level ≤10.85 g/dl at ICU admission was an important finding in terms of predicting the need for blood product transfusion for any reason during ICU follow-up (70% sensitivity and 69.4% selectivity). The findings of our study support that blood product transfusion increases ICU mortality 2.55-fold when all ICU patients are analyzed, but has no adverse effect on ICU mortality in patients with shock status who receive blood transfusion with the indication of vasopressor need/hemodynamic instability, although it provides a decrease in the need for vasopressors and improves shock status.

Benzer Tezler

  1. Posterior fossa tümörleri

    Başlık çevirisi yok

    SERHAT AYDINER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NöroşirürjiGazi Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı

  2. Eksternal etmoidektomiler

    Başlık çevirisi yok

    ERCÜMENT AKMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kulak Burun ve BoğazGazi Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. NECMETTİN AKYILDIZ

  3. Ameliyat öncesi hastaların ameliyata ilişkin duyguları, düşünceleri ve bilgi istekleri

    The Pre-operative patiensts feelings throughts and information requirements concerning their surgical operations

    KADRİYE BULDUKOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    HemşirelikCumhuriyet Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MELİHA ATALAY

  4. % 0,5 bupivacain HCl ve % 0,5 bupivacain CO2'in etkilerinin spinal anestezide karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET AKÇABAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Anestezi ve ReanimasyonGazi Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı