Geri Dön

Kardiyopulmoner resüsitasyon esnasında kişisel koruyucu kullanımının kompresyon kalitesine ve uygulayıcının yaşamsal bulgularına etkisi

The effect of personal protective equipment use on compression quality and practitioner's vital signs during cardiopulmonary resuscitation

  1. Tez No: 934218
  2. Yazar: BUSEGÜL KARAKÖK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYFER KELEŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: COVID-19 virüsü esas olarak solunum damlacıkları ve temas yoluyla bulaşmaktadır. Virüs geçişi, endotrakeal entübasyon, aspirasyon, bronkoskopi, nebül ilaçların verilmesi, invaziv olmayan pozitif basınçlı ventilasyon ve kardiyopulmoner resüsitasyon (KPR) gibi aerosol oluşumuna yol açan prosedürlerle gerçekleşmektedir. KPR, yüksek aerosol üretimine yol açan bir acil servis prosedürüdür ve Amerikan Kalp Derneği (AHA) 2020 güncel kılavuzunda KPR uygulayan sağlık çalışanlarının kişisel koruyucu ekipman kullanmasını önermektedir. Bu çalışmada birincil amacımız, kişisel koruyucu ekipmanın kompresyon kalitesine etkisini incelemektir. İkincil olarak KPR uygulayan kişilerin resüsitasyon öncesi, işlem sırasında ve sonunda vital bulguları ve end-tidal karbondioksit değerleri ölçülerek uygulayıcılardaki fizyolojik değişiklikler ve yorgunluğa etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma Gazi Üniversitesi Erişkin Acil Servisinde, KPR eğitimi almış araştırma görevlisi doktor, intörn doktor, hemşire ve paramedik olarak çalışan sağlık personelinin katılımı ile yapılmıştır. Gebeler, ortopedik hastalığı olanlar, son bir ayda COVİD-19 enfeksiyonu geçirenler dışlanmıştır. Gönüllülerden sadece hasta bakımı sırasında giydikleri forma ve eldivenlerle maket üzerinde güncel AHA kılavuzuna göre ''TrueCPR Coaching Device'' model maket üzerinde 2 dakika göğüs basısı yapmaları istenmiştir. Resüsitasyon öncesi uygulayıcıların nabız, kan basıncı, solunum sayısı, ateş, pulseoksimetre ve kapnometre ölçümleri ''Masimo Set Rainbow Radikal-7'' markalı cihaz ile kaydedilmiştir. End-tidal karbondioksit ölçümleri CapnoxygenTM maske kullanılarak yapılmıştır. 53 Kompresyon öncesi ve sonrası yorgunluk düzeyi vizüel analog sakala (VAS) ile değerlendirilmiştir. Ardından beş gün sonra her çalışan için kompresyonların tulum, N95 maske, gözlük, siperlik kullanılarak tekrarlanması istenmiş ve yeniden vital bulgular ve kapnometre ölçümleri kaydedilmiştir. Bilgisayara bağlı uygulama maketi üzerinden alınan veriler) ve ölçümler gözlemci araştırmacı tarafından kaydedilmiştir. Veri analizinde normal dağılıma sahip olan değişkenlerde“Paired Sample T Test”, normal dağılıma sahip olmayan değişkenlerde ise“Wilcoxon Testi”uygulanmıştır. p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 100 gönüllü sağlık personeli katılmıştır. Katılımcıların 44'ü erkek, 56'sı kadın olmak üzere 34 hemşire, 32 doktor, 20 paramedik ve 14 intörn doktor bulunmaktadır. Kişisel koruyucu ekipmansız olarak KPR öncesi ve sonrası yapılan ölçümlerde gönüllülerin kompresyon sonrası diyastolik tansiyonları, oksijen satürasyonları ve end-tidal karbondioksit değerlerinin kompresyon öncesine göre farklılık göstermediği görülmüştür. Gönüllülerin kompresyon sonrasında kompresyon öncesine göre ateşlerinin düştüğü, nabızlarının yükseldiği, sistolik tansiyonlarının yükseldiği ve solunum sayılarının arttığı gözlemlenmiştir. Kişisel koruyucu ekipmanlı olarak KPR öncesi ve sonrası yapılan ölçümlerinde gönüllülerin kompresyon sonrasında kompresyon öncesine göre ateşlerinin düştüğü, nabızlarının yükseldiği, sistolik ve diyastolik tansiyonlarının yükseldiği, solunum sayılarının arttığı ve end-tidal karbondioksit değerlerinin arttığı gözlemlenmiştir. Gönüllülerin kompresyon değerlerine ilişkin ortalama farklılıkları incelendiğinde; kişisel koruyucu ekipman kullanan uygulayıcıların kişisel koruyucu ekipman kullanmayanlara 54 göre ateşlerinin daha düşük, nabızlarının daha yüksek ve end-tidal karbondioksit değerlerinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Gönüllülerin kompresyon kalitesi ve kompresyon hızının kişisel koruyucu ekipman kullanım durumundan etkilenmesine bakıldığında gruplar arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Kişisel koruyucu ekipman kullanan gönüllülerin recoil izin verme oranlarının kullanmayanlardan daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Gönüllülerin KPR sonrası kendi kişisel değerlendirmeleri incelendiğinde, kişisel koruyucu ekipmansız olanların %55'i kompresyon kalitesini iyi, %44'ü orta ve %1'i kötü olarak değerlendirmiştir. Kişisel koruyucu ekipmanlı gönüllülerin ise %35'i kompresyon kalitesini iyi, %55'i orta ve %10'u kötü olarak değerlendirmiştir. Sonuç: Kişisel koruyucu ekipman kullanımı kompresyon kalitesini etkilememekte, nabız, solunum sayısı ve sistolik kan basıncında artışa, ateşte düşüşe yol açmaktadır. N95 maske kullanımı ise uygulayıcıların end-tidal karbondioksit düzeyinde artışa sebep olmaktadır.

Özet (Çeviri)

Introduction : The COVID-19 virus is mainly transmitted through respiratory droplets and contact. Virus transmission occurs through aerosol-generating procedures such as endotracheal intubation, aspiration, bronchoscopy, administration of nebular drugs, non- invasive positive pressure ventilation, and cardiopulmonary resuscitation (CPR). CPR is an emergency procedure that causes high aerosol production, and the American Heart Association (AHA) 2020 current guidelines recommend that healthcare workers performing CPR use personal protective equipment. In this study, our primary aim is to examine the effect of personal protective equipment on compression quality. It is aimed to examine the physiological changes in practitioners and their effects on fatigue by measuring vital signs and end-tidal carbon dioxide values before, during and at the end of resuscitation of people who perform secondary CPR. Method: The research was carried out with the participation of medical staff working as research assistant doctor, intern doctor, nurse and paramedic who received CPR training in Gazi University Adult Emergency Service. Pregnant women, those with orthopedic disease, and those who had a COVID-19 infection in the last month were excluded. According to the current AHA guideline,“ TrueCPR ”on the model with only the uniforms and gloves worn by the volunteers during patient care. They were asked to do chest compressions for 2 minutes on the Coaching Device' model. Before the resuscitation, the heart rate, blood pressure, respiratory rate, fever, pulseoximetry and capnometry measurements of the practitioners were recorded with the“Masimo Set Rainbow Radical-7”branded device. End-tidal carbon dioxide measurements were made using a Capnoxygen TM mask. Fatigue level before and after 56 compression was evaluated with visual analog beard (VAS). Then, five days later, each employee was asked to repeat the compressions using overalls, N95 mask, goggles, and visor, and vital signs and capnometer measurements were recorded again. Data taken from the application model connected to the computer) and measurements were recorded by the observer researcher.“ Paired ”in variables with normal distribution in data analysis .“ Sample T Test”was applied, and“ Wilcoxon Test”was applied for the variables that did not have normal distribution. p <0.05 was considered statistically significant. Results : A total of 100 volunteer health personnel participated in the study. There are 34 nurses, 32 doctors, 20 paramedics and 14 intern doctors, 44 of whom are male and 56 are female. In the measurements made before and after CPR without personal protective equipment, it was observed that the post-compression diastolic blood pressure, oxygen saturation and end- tidal carbon dioxide values of the volunteers did not differ from the pre-compression values. It was observed that the temperature of the volunteers decreased, their heart rate increased, their systolic blood pressure increased and their respiratory rate increased after the compression compared to before the compression. In the measurements made before and after CPR with personal protective equipment, it was observed that the temperature of the volunteers decreased, their heart rate increased, their systolic and diastolic blood pressure increased, the respiratory rate increased, and the end- tidal carbon dioxide values increased after compression compared to pre-compression. When the mean differences regarding the compression values of the volunteers are examined; It has been observed that practitioners using personal protective equipment have lower fever, higher pulse and higher end-tidal carbon dioxide values than those who do not use personal protective equipment. 57 When the compression quality and compression rate of the volunteers were affected by the use of personal protective equipment, it was observed that there was no significant difference between the groups. It has been observed that the rate of allowing recoil of volunteers using personal protective equipment is lower than those who do not. When the personal evaluations of the volunteers after CPR were examined, 55% of those without personal protective equipment rated the compression quality as good, 44% as moderate, and 1% as bad. On the other hand, 35% of the volunteers with personal protective equipment evaluated the compression quality as good, 55% as moderate and 10% as bad. Conclusion: The use of personal protective equipment does not affect the compression quality, it causes an increase in pulse, respiratory rate and systolic blood pressure, and a decrease in fever. The use of N95 masks causes an increase in the end-tidal carbon dioxide level of the practitioners.

Benzer Tezler

  1. COVID-19 pandemisinde farklı branş hekimlerinin kardiyopulmoner resüsitasyona yaklaşımlarının değerlendirilmesi

    The evaluation of approaches to CPR during COVID-19 pandemic: an online-survey based multidisciplinary multi-centered study from turkey"

    ÜMİTCAN ÜNVER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Hacettepe Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Kardiyopulmoner resüsitasyon esnasında monitör ritmi ile ekokardiografi ve nabız değerlendirme bulgularının karşılaştırılması

    Comparison of monitor rhythm and echocardiography and pulse assessment findings during cardiopulmonary resuscitation

    VOLKAN ÜNAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Kardiyopulmoner resüsitasyon esnasında spontan dolaşımın yeniden sağlanmasını öngörmek amacı ile serebral perfüzyon monitorizasyonunun kullanımı

    The use of cerebral perfusion monitoring to predict return of spontaneous circulation during cardiopulmonary resuscitation

    GÖKSELİN BELELİ YAŞAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Model manken simülatörü ile kardiyopulmoner resüsitasyon esnasında gelişen kurtarıcı yorgunluğunda kan laktat, thiobarbütirik asit-reaktif alt grubu (TBARS) ve IL-6 düzeylerinin incelenmesi

    Blood lactate,thiobarbituric acid reactive substances (TBARS) and IL-6 levels analyse when rescuer fatigue during cardiopulmonary resuscitation with manikin

    ALİ DOĞRU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Selçuk Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Kardiopulmoner resüsitasyon esnasında karotis ve femoral nabzın değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    BİROL ÖRSOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...