Geri Dön

Renal transplantasyonlu hastalarda kan basıncı değişkenliği ve immunsüpresif ilaç düzey değişkenliği ilişkisi

The relationship between blood pressure variability and immunosuppressive drug level variability in renal transplant recipients

  1. Tez No: 939278
  2. Yazar: ZOZAN ÖZÇALİMLİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜRSEL YILDIZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 57

Özet

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, böbrek nakli sonrası dönemde ciddi bir kardiyovasküler risk faktörü olan kan basıncı değişkenliği ile transplantasyon pratiğinde yaygın olarak kullanılan kalsinörin inhibitörü takrolimusun düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Bu kesitsel prospektif çalışma, İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi böbrek nakli polikliniğinde gerçekleştirildi. Çalışma için etik kurul ve eğitim planlama kurulu onayı alındı. Dahil edilme kriterlerini karşılayan ve bilgilendirilmiş onam formunu imzalayan 51 renal transplant alıcısı çalışmaya dâhil edildi. Tüm hastalara rutin klinik ve biyokimyasal değerlendirmelerin yanı sıra 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı ölçümü (AKBÖ) uygulandı. Kan basıncı paternleri; gece kan basıncı, gündüz kan basıncına göre %10 azalma gösteren hastalar“dipper”ve bu fizyolojik düşüş gözlenmeyen hastalar“non-dipper”olarak sınıflandırıldı. Hastaların demografik, klinik ve biyokimyasal verileri kaydedildi. Kullanılan antihipertansif ve immunsüpresif tedaviler ile birlikte son üç kontrolde ölçülen takrolimus düzeyleri ve dozlarının ortalaması hesaplandı. Elde edilen veriler doğrultusunda kan basıncı paternleri ile takrolimus düzeyleri arasındaki ilişki değerlendirildi. Çalışmanın istatistiksel analizleri SPSS 29.00 programı ile yapıldı. P değeri 0,05'in altında olan bulgular istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza alınan hastaların yaş ortalaması 41,3±12,6 yıl olup %58,8'i erkekti. Takrolimus kullanan hastaların %80,4'ü kısa etkili, %19,6'sı uzun etkili formdaydı. Hastaların %80,4'ünde non-dipper paterni saptandı. Uzun etkili takrolimus kullanan tüm hastalarda non-dipper paterni gözlendi (p=0,178). Non-dipper grupta AKBÖ günü ölçülen takrolimus düzeyi anlamlı şekilde düşük bulundu (p=0,041), ancak son üç ölçüm ortalaması açısından anlamlı fark yoktu. Kısa etkili takrolimus kullanan grupta gündüz ve ortalama nabız daha yüksekti (p

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: This study aimed to evaluate the relationship between blood pressure variability, a significant cardiovascular risk factor in the post-kidney transplantation period, and the levels of tacrolimus, a calcineurin inhibitor widely used in transplant practice. Materials and Methods: This cross-sectional prospective study was conducted at the kidney transplantation outpatient clinic of Istanbul Basaksehir Cam and Sakura City Hospital. Ethical committee and education planning board approvals were obtained. A total of 51 renal transplant recipients who met the inclusion criteria and signed informed consent were enrolled. In addition to routine clinical and biochemical assessments, 24-hour ambulatory blood pressure monitoring (ABPM) was performed for all patients. Blood pressure patterns were classified as“dipper”if nocturnal blood pressure decreased by ≥10% compared to daytime values, and“non-dipper”if this physiological decline was absent. Demographic, clinical, and biochemical data were recorded. Antihypertensive and immunosuppressive treatments, as well as the mean tacrolimus levels and doses from the last three visits, were documented. The relationship between blood pressure patterns and tacrolimus levels was evaluated based on the collected data. Statistical analyses of the study were performed using SPSS version 29.00. A p-value of less than 0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of the participants was 41.3±12.6 years, and 58.8% were male. Among the patients, 80.4% were using immediate-release tacrolimus, while 19.6% were using extended-release formulations. A non-dipper pattern was detected in 80.4% of the patients. All patients using extended-release tacrolimus exhibited a non-dipper pattern (p=0.178). Tacrolimus levels measured on the day of ABPM were significantly lower in the non-dipper group (p=0.041), although no significant difference was observed when the average of the last three measurements was considered. Daytime and average heart rates were higher among patients using immediate-release tacrolimus (p

Benzer Tezler

  1. Posttransplant diyabetes mellitus

    Başlık çevirisi yok

    FİLİZ YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Allerji ve İmmünolojiEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ERCAN OK

  2. Gebeliğin erken döneminde real - time ultraşal

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1982

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAkdeniz Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

  3. Müşteri ilişkileri yönetiminde süreç, proje yönetimi yaklaşımı ve emlak sektöründe uygulaması

    Process, project management approach of customer relationship management and application in real estate sector

    OĞUZHAN UĞUR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Endüstri ve Endüstri MühendisliğiHaliç Üniversitesi

    Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KENAN ÖZDEN

  4. Tam gömülü alt yirmi yaş dişlerinin folikül ebatları ile epidermal büyüme faktörü arasındaki ilişkinin araştırılması

    Exploration of the relation between impacted inferior third molar teeth follicle dimensions and epidermal growth factor

    YEŞİM ERKAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Diş HekimliğiGATA

    Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. Necdet DOĞAN

  5. Kardiyopulmoner bypass ile açık kalp cerrahisi uygulanan hastalarda orta ve hafif hipotermik bypass yöntemlerinin neutrophıl gelatınase assocıated lıpocalın (NGAL), cystatın c ve near ınfrared spectroscopy (NIRS) yöntemi ile ölçülen renal perfüzyon üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparing the effects of mild and moderate hypothermia on renal perfusion evaluated with neutrophil gelatinase associated lipocalin, cystatin c and near-infrared spectroscopy in patients undergoing cardiopulmonary bypass graft surgery

    SERKAN YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSelçuk Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ALKILIÇ HORASANI ÖÇ